Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
Bütün lezzetler imanda olduğu gibi, bütün elemler de dalâlettedir ;
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="GuLSerbeti" data-source="post: 8292" data-attributes="member: 19"><p><em>Allah razi olsun...</em></p><p> </p><p><em>Bu kisimda konuyla alâkali gorundu; onu da ekleyelim.. ister istemez akla gelen bir soruya; </em><em>Ustad muhtesem bir aciklama sunmus;</em></p><p> </p><p></p><p style="margin-left: 20px"><span style="color: red"><span style="font-size: 12px"><strong>Eğer denilse:</strong> </span><span style="font-size: 10px"><strong>Bu kadar elîm ve karanlıklı, müşkilâtlı yola nasıl ekser insanlar gidiyorlar?</strong></span></span></p><p></p><p></p><p style="margin-left: 20px"><span style="color: darkred"><strong><span style="font-size: 12px">Elcevap:</span></strong> İçine düşmüş bulunuyorlar, çıkamıyorlar. Hem insandaki nebâtî ve hayvânî kuvveleri, âkıbeti görmedikleri, düşünemedikleri ve o insandaki letâif-i insaniyeye galebe ettikleri için, çıkmak istemiyorlar ve <u>hazır ve muvakkat bir lezzetle</u> <strong>mütesellî</strong> oluyorlar. </span></p><p></p><p> </p><p> </p><p></p><p style="margin-left: 20px"><span style="color: red"><strong><span style="font-size: 12px">Sual:</span></strong> Eğer denilse: <strong>Dalâlette öyle dehşetli bir elem ve bir korku var ki, kâfir, değil hayattan lezzet alması, hiç yaşamaması lâzım geliyor. Belki o elemden ezilmeli ve o korkudan ödü patlamalıydı.</strong> Çünkü insaniyet itibarıyla hadsiz eşyaya müştak ve hayata âşık olduğu halde, küfür vasıtasıyla, mevtini bir idam-ı ebedî ve bir firâk-ı lâyezâlî ve zevâl-i mevcudatı ve ahbabının vefatlarını ve bütün sevdiklerini idam ve mufarakat-i ebediye suretinde, gözü önünde, <strong>daima küfür vasıtasıyla gören insan nasıl yaşayabilir? Nasıl hayattan lezzet alabilir?</strong></span></p><p></p><p></p><p style="margin-left: 20px"><span style="color: darkred"><strong><span style="font-size: 12px">Elcevap:</span></strong> Acip bir mağlâta-i şeytaniye ile kendini aldatır, yaşar.<u> Sûrî bir lezzet alır zanneder.</u> Meşhur bir temsille onun mahiyetine işaret edeceğiz. Şöyle ki: </span></p><p></p><p></p><p style="margin-left: 20px"><strong><span style="color: darkred">Yokluk ispat edilemez.</span></strong></p><p></p><p></p><p style="margin-left: 20px"><strong><span style="color: darkred">Deniliyor:</span></strong> <span style="color: darkred"><span style="color: olive">Devekuşuna demişler, "<strong>Kanatların var, uç</strong>." O da kanatlarını kısıp "<strong>Ben deveyim</strong>" demiş, uçmamış. Fakat avcının tuzağına düşmüş. Avcı beni görmesin diye başını kuma sokmuş. Halbuki koca gövdesini dışarıda bırakmış, avcıya hedef etmiş. Sonra ona demişler, "<strong>Madem deveyim diyorsun, yük götür</strong>." O zaman kanatlarını açıvermiş, "<strong>Ben kuşum</strong>" demiş, yükün zahmetinden kurtulmuş. Fakat hâmisiz ve yemsiz olarak avcıların hücumuna hedef olmuş.</span> </span></p><p></p><p></p><p style="margin-left: 20px"><span style="color: darkred">Aynen onun gibi, kâfir, Kur'ân'ın semâvî ilânâtına karşı küfr-ü mutlakı bırakıp meşkûk bir küfre inmiş. Ona denilse: "Madem <strong>mevt ve zevâli bir idam-ı ebedî biliyorsun. Kendini asacak olan darağacı göz önünde. Ona her vakit bakan nasıl yaşar, nasıl lezzet alır</strong>?" O adam, Kur'ân'ın umumî vech-i rahmet ve şümullü nurundan aldığı bir hisse ile der: "<strong>Mevt idam değil; ihtimal-i beka var</strong>." Veyahut, devekuşu gibi başını gaflet kumuna sokar-tâ ki ecel onu görmesin ve kabir ona bakmasın ve zevâl-i eşya ona ok atmasın! </span></p><p></p><p></p><p style="margin-left: 20px"><span style="color: darkred"><span style="font-size: 12px"><strong>Elhasıl</strong></span>, o meşkûk küfür vasıtasıyla, <u>devekuşu gibi mevt ve zevâli idam mânâsında gördüğü vakit, Kur'ân ve semâvî kitapların îmânün bi'l-âhiret'e dair kat'î ihbârâtı ona bir ihtimal verir;</u> <u>o kâfir o ihtimale yapışır, o dehşetli elemi üzerine almaz.</u> O vakit ona denilse, <strong>"Madem bâki bir âleme gidilecek; o âlemde güzel yaşamak için tekâlif-i diniye meşakkatini çekmek gerektir."</strong> O adam şekk-i küfrî cihetiyle der: <strong>"Belki yoktur. Yok için neden çalışayım?"</strong> Yani, vaktâ ki o hükm-ü Kur'ân'ın verdiği ihtimal-i beka cihetiyle idam-ı ebedî âlâmından kurtulur ve meşkûk küfrün verdiği ihtimal-i adem cihetiyle tekâlif-i diniye meşakkati ona müteveccih olur; <u>ona karşı küfür ihtimaline yapışır, o zahmetten kurtulur</u>. <strong>Demek, bu nokta-i nazarda, mü'minden ziyade bu hayatta lezzet<span style="font-size: 12px"> alır zannediyor</span>.</strong> Çünkü tekâlif-i diniyenin zahmetinden ihtimal-i küfrî ile kurtuluyor ve âlâm-ı ebediyeden, ihtimal-i imanî cihetiyle kendi üzerine almaz. Halbuki bu mağlâta-i şeytaniyenin hükmü <u>gayet sathî</u> ve <u>faydasız</u> ve <u>muvakkattir</u>. </span></p><p></p><p></p><p style="margin-left: 20px"><span style="color: blue">İşte, Kur'ân-ı Hakîmin <strong>küffarlar hakkında da bir nevi cihet-i rahmeti</strong> vardır ki, <u>hayat-ı dünyeviyeyi onlara cehennem olmaktan bir derece kurtarıp bir nevi şek vererek, şek ile yaşıyorlar.</u> Yoksa, <strong>âhiret cehennemini andıracak, bu dünyada dahi mânevî bir cehennem azâbı çekeceklerdi ve intihara mecbur olacaklardı. </strong></span></p><p></p><p></p><p style="margin-left: 20px"><span style="color: darkred">İşte, ey ehl-i iman! Sizi idam-ı ebedîden ve <u>dünyevî ve uhrevî cehennemlerden</u> kurtaran <strong>Kur'ân'ın himayeti altına mü'minâne ve mutemidâne giriniz</strong> ve <strong>Sünnet-i Seniyyesinin dairesine teslimkârâne ve müstahsinâne dahil olunuz</strong>, <u>dünya şekavetinden ve âhirette azaptan kurtulunuz.</u></span></p><p></p><p></p><p style="margin-left: 20px"><strong><span style="color: black">Lemalar | On Üçüncü Lem´a | 82</span></strong></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="GuLSerbeti, post: 8292, member: 19"] [I]Allah razi olsun...[/I] [I]Bu kisimda konuyla alâkali gorundu; onu da ekleyelim.. ister istemez akla gelen bir soruya; [/I][I]Ustad muhtesem bir aciklama sunmus;[/I] [INDENT][COLOR=red][SIZE=3][B]Eğer denilse:[/B] [/SIZE][SIZE=2][B]Bu kadar elîm ve karanlıklı, müşkilâtlı yola nasıl ekser insanlar gidiyorlar?[/B][/SIZE][/COLOR][/INDENT] [INDENT][COLOR=darkred][B][SIZE=3]Elcevap:[/SIZE][/B] İçine düşmüş bulunuyorlar, çıkamıyorlar. Hem insandaki nebâtî ve hayvânî kuvveleri, âkıbeti görmedikleri, düşünemedikleri ve o insandaki letâif-i insaniyeye galebe ettikleri için, çıkmak istemiyorlar ve [U]hazır ve muvakkat bir lezzetle[/U] [B]mütesellî[/B] oluyorlar. [/COLOR][/INDENT] [INDENT][COLOR=red][B][SIZE=3]Sual:[/SIZE][/B] Eğer denilse: [B]Dalâlette öyle dehşetli bir elem ve bir korku var ki, kâfir, değil hayattan lezzet alması, hiç yaşamaması lâzım geliyor. Belki o elemden ezilmeli ve o korkudan ödü patlamalıydı.[/B] Çünkü insaniyet itibarıyla hadsiz eşyaya müştak ve hayata âşık olduğu halde, küfür vasıtasıyla, mevtini bir idam-ı ebedî ve bir firâk-ı lâyezâlî ve zevâl-i mevcudatı ve ahbabının vefatlarını ve bütün sevdiklerini idam ve mufarakat-i ebediye suretinde, gözü önünde, [B]daima küfür vasıtasıyla gören insan nasıl yaşayabilir? Nasıl hayattan lezzet alabilir?[/B][/COLOR][/INDENT] [INDENT][COLOR=darkred][B][SIZE=3]Elcevap:[/SIZE][/B] Acip bir mağlâta-i şeytaniye ile kendini aldatır, yaşar.[U] Sûrî bir lezzet alır zanneder.[/U] Meşhur bir temsille onun mahiyetine işaret edeceğiz. Şöyle ki: [/COLOR][/INDENT] [INDENT][B][COLOR=darkred]Yokluk ispat edilemez.[/COLOR][/B][/INDENT] [INDENT][B][COLOR=darkred]Deniliyor:[/COLOR][/B] [COLOR=darkred][COLOR=olive]Devekuşuna demişler, "[B]Kanatların var, uç[/B]." O da kanatlarını kısıp "[B]Ben deveyim[/B]" demiş, uçmamış. Fakat avcının tuzağına düşmüş. Avcı beni görmesin diye başını kuma sokmuş. Halbuki koca gövdesini dışarıda bırakmış, avcıya hedef etmiş. Sonra ona demişler, "[B]Madem deveyim diyorsun, yük götür[/B]." O zaman kanatlarını açıvermiş, "[B]Ben kuşum[/B]" demiş, yükün zahmetinden kurtulmuş. Fakat hâmisiz ve yemsiz olarak avcıların hücumuna hedef olmuş.[/COLOR] [/COLOR][/INDENT] [INDENT][COLOR=darkred]Aynen onun gibi, kâfir, Kur'ân'ın semâvî ilânâtına karşı küfr-ü mutlakı bırakıp meşkûk bir küfre inmiş. Ona denilse: "Madem [B]mevt ve zevâli bir idam-ı ebedî biliyorsun. Kendini asacak olan darağacı göz önünde. Ona her vakit bakan nasıl yaşar, nasıl lezzet alır[/B]?" O adam, Kur'ân'ın umumî vech-i rahmet ve şümullü nurundan aldığı bir hisse ile der: "[B]Mevt idam değil; ihtimal-i beka var[/B]." Veyahut, devekuşu gibi başını gaflet kumuna sokar-tâ ki ecel onu görmesin ve kabir ona bakmasın ve zevâl-i eşya ona ok atmasın! [/COLOR][/INDENT] [INDENT][COLOR=darkred][SIZE=3][B]Elhasıl[/B][/SIZE], o meşkûk küfür vasıtasıyla, [U]devekuşu gibi mevt ve zevâli idam mânâsında gördüğü vakit, Kur'ân ve semâvî kitapların îmânün bi'l-âhiret'e dair kat'î ihbârâtı ona bir ihtimal verir;[/U] [U]o kâfir o ihtimale yapışır, o dehşetli elemi üzerine almaz.[/U] O vakit ona denilse, [B]"Madem bâki bir âleme gidilecek; o âlemde güzel yaşamak için tekâlif-i diniye meşakkatini çekmek gerektir."[/B] O adam şekk-i küfrî cihetiyle der: [B]"Belki yoktur. Yok için neden çalışayım?"[/B] Yani, vaktâ ki o hükm-ü Kur'ân'ın verdiği ihtimal-i beka cihetiyle idam-ı ebedî âlâmından kurtulur ve meşkûk küfrün verdiği ihtimal-i adem cihetiyle tekâlif-i diniye meşakkati ona müteveccih olur; [U]ona karşı küfür ihtimaline yapışır, o zahmetten kurtulur[/U]. [B]Demek, bu nokta-i nazarda, mü'minden ziyade bu hayatta lezzet[SIZE=3] alır zannediyor[/SIZE].[/B] Çünkü tekâlif-i diniyenin zahmetinden ihtimal-i küfrî ile kurtuluyor ve âlâm-ı ebediyeden, ihtimal-i imanî cihetiyle kendi üzerine almaz. Halbuki bu mağlâta-i şeytaniyenin hükmü [U]gayet sathî[/U] ve [U]faydasız[/U] ve [U]muvakkattir[/U]. [/COLOR][/INDENT] [INDENT][COLOR=blue]İşte, Kur'ân-ı Hakîmin [B]küffarlar hakkında da bir nevi cihet-i rahmeti[/B] vardır ki, [U]hayat-ı dünyeviyeyi onlara cehennem olmaktan bir derece kurtarıp bir nevi şek vererek, şek ile yaşıyorlar.[/U] Yoksa, [B]âhiret cehennemini andıracak, bu dünyada dahi mânevî bir cehennem azâbı çekeceklerdi ve intihara mecbur olacaklardı. [/B][/COLOR][/INDENT] [INDENT][COLOR=darkred]İşte, ey ehl-i iman! Sizi idam-ı ebedîden ve [U]dünyevî ve uhrevî cehennemlerden[/U] kurtaran [B]Kur'ân'ın himayeti altına mü'minâne ve mutemidâne giriniz[/B] ve [B]Sünnet-i Seniyyesinin dairesine teslimkârâne ve müstahsinâne dahil olunuz[/B], [U]dünya şekavetinden ve âhirette azaptan kurtulunuz.[/U][/COLOR][/INDENT] [INDENT][B][COLOR=black]Lemalar | On Üçüncü Lem´a | 82[/COLOR][/B][/INDENT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
Bütün lezzetler imanda olduğu gibi, bütün elemler de dalâlettedir ;
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst