Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Cahil Sofilik Olur mu?
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Turab3" data-source="post: 200328" data-attributes="member: 1005848"><p><strong>Cahil Sofilik Olur mu?</strong></p><p></p><p><span style="font-size: 10px">Mehmet ILDIRAR • </span></p><p></p><p></p><p></p><p>Allah ve Rasulü’nün bildirdiği gibi İslâm’ı yaşamadan tasavvufî bir hayattan söz edilemez. Bunun için ehl-i tasavvuf olan kişilerin, mürşidin manevi terbiyesi altında seyr-i süluklarını tamamlarken dinin emir ve yasaklarına ve Rasulullah s.a.v.’in sünnet-i seniyyesine uymaları gerekir.</p><p></p><p>Mürit, yani isteyen, talep eden kişi, Allah’ın hükümlerine sarılıp O’nun yolunda ilerlemeyi talep eden kişidir. İslâm’ı, Rasullullah s.a.v.’in bildirdiklerini bilmeden, Allah’ın hükümlerine teslim olmadan, ibadet ve taati ciddiye almadan mürit olunmaz. Yolunda olunanın yolunda ilerlemeyi istemeden, O’nu istemesi samimi olmaz. Bir mürit, mürşit eli tuttuktan sonra hemen dinini öğrenmesi, eksiklerini tamamlaması gerekir.</p><p></p><p>Şam’da doğup yine orada vefat etmiş olan fıkıh alimlerinin büyüklerinden İbn Abidin hazretleri, zahir ilim eğitimini tamamladıktan sonra tasavvufta da eğitimini tamamlamıştır. Büyük bir ilme sahip olarak Mevlâna Halid hazretlerinin halifesi olmuştur.</p><p></p><p>İbn Abidin hazretleri, kadın olsun erkek olsun, her müslümanın dinini muhakkak öğrenmesi gerektiğini buyurmuştur. Bir mümin hangi işi yapacak, hangi ibadeti ifa edecekse onunla ilgili bilgiyi öğrenmesi farzdır.</p><p></p><p>Şu halde ilk işimiz, dinimizi öğrenmek için sıkı bir gayret içerisine girmektir. “Her kime hikmet verildiyse ona pek çok hayır verilmiş demektir.” (Bakara, 269) ayetindeki hikmet kelimesini tefsir alimleri fıkıh ilmi olarak tefsir etmişlerdir. Bunun içindir ki ilimlerin en hayırlısı fıkıh ilmidir. Fıkıh ilmi ibadet, taat, alışveriş, insanlar arası münasebetler, miras gibi hususları içine alır.</p><p></p><p>Allah’tan korkan, takva sahibi bir fıkıh alimi, durmaksızın ibadet eden zahitten üstündür. Tasavvufta adı geçen riya, ucub, ihlâs gibi meselelerin fıkıh ilminde de hükmü bulunduğundan, bunların hükümlerini bilmek de farzdır.</p><p></p><p>İbn Abidin hazretleri bir eserinde şöyle buyurmaktadır: “İhlâsı elde etmek için kalp bilgilerini öğrenmek de farzdır. Tasavvufî hayat, ahlâk-i hamide (övülmüş, güzel ahlâk) olarak ihlâsı, samimiyeti, dürüst, mert olmayı, niyetin her türlü kötü fikirden arındırılıp doğru olmasını emreder. Tam bir muhabbet ve marifeti istediği gibi, düşük, kötü ahlâk olan harama yönelmeyi, ucubu, hasedi ve riyayı yasaklar.”</p><p></p><p>Hangi meselenin haram, hangisinin helal olduğu ayet-i kerime ve hadis-i şeriflerle bellidir. Niyet, ihlâs, marifet, iman-ı kâmil, muhabbet gibi hususlar emredilmiştir. Gösteriş, kendini beğenmek, başkasının elinde olanı kıskanmak, haset etmek, cimrilik gibi hususlar yasaklanmıştır.</p><p></p><p>Emredilmiş veya yasaklanmış olan bu hususların bilinmesi de farzdır. Çünkü bir kişi ibadetinde, bilhassa Allah rızası için yaptığı bütün işlerde riyakârlık yapar, göstere göstere yapıp insanların takdiri peşine düşerse ya da kendini ibadeti bol iyi kullardan görüp başkalarını küçümserse yaptığı amelin sevabından mahrum olur. </p><p></p><p>Böyle bir hataya düşmemesi için ucub ve kibiri, yani kendini beğenme ve büyüklenmenin ne olduğunu, Allah ve Rasulü’nün bu konuda bizden ne istediğini bilmesi gerekir. İnsan, Allah’ın kuludur, Allah’ın rızası için yaşar. Bu yüzden doğru niyetli, ihlâslı ve yapacağı ameller için bilgili olmak zorundadır.</p><p></p><p>Mümin alışverişi, nikâh ve talâkı da bilmelidir. Evlilik kurumunun sağlıklı bir şekilde devam etmesi için nikâha, boşanmaya dair meseleler öğrenilmelidr.</p><p></p><p>İbn Abidin hazretleri, cahil kimselerin iman dairesinden çıkartacak kelimeleri, hatalı sözleri sık kullanmalarının muhtemel olmasından dolayı, imanın her gün yenilenmesinin, nikâhın da ayda bir iki kez iki şahit huzurunda tazelenmesinin icap ettiğini söylemiştir.</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Turab3, post: 200328, member: 1005848"] [B]Cahil Sofilik Olur mu?[/B] [SIZE=2]Mehmet ILDIRAR • [/SIZE] Allah ve Rasulü’nün bildirdiği gibi İslâm’ı yaşamadan tasavvufî bir hayattan söz edilemez. Bunun için ehl-i tasavvuf olan kişilerin, mürşidin manevi terbiyesi altında seyr-i süluklarını tamamlarken dinin emir ve yasaklarına ve Rasulullah s.a.v.’in sünnet-i seniyyesine uymaları gerekir. Mürit, yani isteyen, talep eden kişi, Allah’ın hükümlerine sarılıp O’nun yolunda ilerlemeyi talep eden kişidir. İslâm’ı, Rasullullah s.a.v.’in bildirdiklerini bilmeden, Allah’ın hükümlerine teslim olmadan, ibadet ve taati ciddiye almadan mürit olunmaz. Yolunda olunanın yolunda ilerlemeyi istemeden, O’nu istemesi samimi olmaz. Bir mürit, mürşit eli tuttuktan sonra hemen dinini öğrenmesi, eksiklerini tamamlaması gerekir. Şam’da doğup yine orada vefat etmiş olan fıkıh alimlerinin büyüklerinden İbn Abidin hazretleri, zahir ilim eğitimini tamamladıktan sonra tasavvufta da eğitimini tamamlamıştır. Büyük bir ilme sahip olarak Mevlâna Halid hazretlerinin halifesi olmuştur. İbn Abidin hazretleri, kadın olsun erkek olsun, her müslümanın dinini muhakkak öğrenmesi gerektiğini buyurmuştur. Bir mümin hangi işi yapacak, hangi ibadeti ifa edecekse onunla ilgili bilgiyi öğrenmesi farzdır. Şu halde ilk işimiz, dinimizi öğrenmek için sıkı bir gayret içerisine girmektir. “Her kime hikmet verildiyse ona pek çok hayır verilmiş demektir.” (Bakara, 269) ayetindeki hikmet kelimesini tefsir alimleri fıkıh ilmi olarak tefsir etmişlerdir. Bunun içindir ki ilimlerin en hayırlısı fıkıh ilmidir. Fıkıh ilmi ibadet, taat, alışveriş, insanlar arası münasebetler, miras gibi hususları içine alır. Allah’tan korkan, takva sahibi bir fıkıh alimi, durmaksızın ibadet eden zahitten üstündür. Tasavvufta adı geçen riya, ucub, ihlâs gibi meselelerin fıkıh ilminde de hükmü bulunduğundan, bunların hükümlerini bilmek de farzdır. İbn Abidin hazretleri bir eserinde şöyle buyurmaktadır: “İhlâsı elde etmek için kalp bilgilerini öğrenmek de farzdır. Tasavvufî hayat, ahlâk-i hamide (övülmüş, güzel ahlâk) olarak ihlâsı, samimiyeti, dürüst, mert olmayı, niyetin her türlü kötü fikirden arındırılıp doğru olmasını emreder. Tam bir muhabbet ve marifeti istediği gibi, düşük, kötü ahlâk olan harama yönelmeyi, ucubu, hasedi ve riyayı yasaklar.” Hangi meselenin haram, hangisinin helal olduğu ayet-i kerime ve hadis-i şeriflerle bellidir. Niyet, ihlâs, marifet, iman-ı kâmil, muhabbet gibi hususlar emredilmiştir. Gösteriş, kendini beğenmek, başkasının elinde olanı kıskanmak, haset etmek, cimrilik gibi hususlar yasaklanmıştır. Emredilmiş veya yasaklanmış olan bu hususların bilinmesi de farzdır. Çünkü bir kişi ibadetinde, bilhassa Allah rızası için yaptığı bütün işlerde riyakârlık yapar, göstere göstere yapıp insanların takdiri peşine düşerse ya da kendini ibadeti bol iyi kullardan görüp başkalarını küçümserse yaptığı amelin sevabından mahrum olur. Böyle bir hataya düşmemesi için ucub ve kibiri, yani kendini beğenme ve büyüklenmenin ne olduğunu, Allah ve Rasulü’nün bu konuda bizden ne istediğini bilmesi gerekir. İnsan, Allah’ın kuludur, Allah’ın rızası için yaşar. Bu yüzden doğru niyetli, ihlâslı ve yapacağı ameller için bilgili olmak zorundadır. Mümin alışverişi, nikâh ve talâkı da bilmelidir. Evlilik kurumunun sağlıklı bir şekilde devam etmesi için nikâha, boşanmaya dair meseleler öğrenilmelidr. İbn Abidin hazretleri, cahil kimselerin iman dairesinden çıkartacak kelimeleri, hatalı sözleri sık kullanmalarının muhtemel olmasından dolayı, imanın her gün yenilenmesinin, nikâhın da ayda bir iki kez iki şahit huzurunda tazelenmesinin icap ettiğini söylemiştir. [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Cahil Sofilik Olur mu?
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst