Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
İslam Akaidi ve Fıkıh
çalgılı ilahi
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="hatve" data-source="post: 146189"><p>[highlight] <p style="text-align: center"> <span style="font-size: 10px"> Hem, nasıl medeniyet-i hâzıra, hikmet-i Kur’ân’ın ilmî ve amelî i’câzına karşı mağlûp oluyor;</span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 10px"> öyle de, medeniyetin edebiyat ve belâğatı da Kur’ân’ın edeb ve belâgatına karşı nisbeti,</span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 10px">öksüz bir yetimin muzlim bir hüzün ile ümitsiz ağlayışı; hem süflî bir vaziyette sarhoş bir ayyaşın velvele-i gınâsının (şarkı demektir) nisbeti ile </span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 10px">ulvî bir âşığın muvakkat bir iftiraktan müştâkàne, ümitkârâne bir hüzün ile gınâsı (şarkısı); </span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 10px"> hem, zafer veya harbe ve ulvî fedâkârlıklara sevk etmek için teşvikkârâne kasâid-i vataniyeye nisbeti gibidir. </span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 10px"> Çünkü, edeb ve belâgat, tesir-i üslup itibâriyle ya hüzün verir, ya neşe verir. </span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 10px"></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 10px">Hüzün ise, iki kısımdır: </span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 10px"> Ya fakdü’l-ahbabdan gelir, yani ahbabsızlıktan, sahipsizlikten gelen karanlıklı bir hüzündür ki, </span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 10px"> dalâletâlûd, tabiatperest, gafletpîşe olan medeniyetin edebiyatının verdiği hüzündür. </span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 10px"> İkinci hüzün, firâkü’l-ahbabdan gelir. </span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 10px"> Yani ahbab var; firâkında müştâkàne bir hüzün verir.</span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 10px">İşte şu hüzün, hidâyetedâ, nurefşân Kur’ân’ın verdiği hüzündür. </span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 10px"></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 10px">Ammâ neşe ise, o da iki kısımdır:</span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 10px"> Birisi, nefsi hevesâtına teşvik eder; o da tiyatrocu, sinemacı, romancı medeniyetin edebiyatının şe’nidir.</span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 10px"> İkinci neş’e, nefsi susturup, ruhu, kalbi, aklı, sırrı, maâliyâta, vatan-ı aslîlerine, makarr-ı ebedîlerine, ahbab-ı uhrevîlerine yetişmek için latîf ve edebli mâsumâne bir teşviktir ki; </span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 10px"> o da Cennet ve saadet-i ebediyeye ve rü’yet-i Cemâlullâha beşeri sevk eden ve şevke getiren Kur’ân-ı Mu’cizü’l-Beyânın verdiği neşedir.[/highlight]</span></p><p></p><p></p><p> <span style="color: bulue"> Üstadımızın bu izahına binaen musıki veya teganninin insana yaptığı tesir haram veya helal </span></p><p><span style="color: bulue">oluşunu belirler.</span></p><p><span style="color: bulue">Bütün çalgılara veya namelere haram demek ifratkar bir tevil olur ki bukadar</span></p><p><span style="color: bulue">kesin yorum ben hiç duymamıştım.</span></p><p><span style="color: bulue">Herkes vicdanını yoklasa pekçok ilahi veya melodi veya sözün kendinde ulvi hisleri tahrik ettiğini veya ALLAHa yaklaştırma nevinden bir tesir bıraktığını tecrübe etmiştir.elbetteki tersi olduğunda nefsimiz temayül ettiğinde de vicdanımız bunu biliyor.</span></p><p><span style="color: bulue"> Bununla birlikte takvaya çok dikkat eden insanlar için veya gafletten uzaklaşma nispetinde Kurandan başka hiçbirşey dinlemek istemediğiniz zamanlar da oluyor ki bu taktire şayandır.ama unutmamak gerekirki hükümler umuma bakar.</span></p><p><span style="color: bulue"> Müzikli ilahiler veya müspet manaları olan şakılar bence bir ihtiyaca cevap veriyor.bu ihtiyaçta zaten ahir zaman tezahürü her türlü eğlencele kesretle temayül eden insanlar için </span></p><p><span style="color: bulue">envenüşşer kabilinden onları değilde bunları dinleyebilirsiniz diyebileceğimiz türden.</span></p><p><span style="color: bulue">düşünmemize vesile olduğunuz için teşekkürler samimiyet ve ihlasınızdan dolayı sizi taktir etmekle birlikte yorumlarınıza katılmadığımı belirtmek isterim nur5 kardeşim........selametle</span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="hatve, post: 146189"] [highlight] [center] [size=2] Hem, nasıl medeniyet-i hâzıra, hikmet-i Kur’ân’ın ilmî ve amelî i’câzına karşı mağlûp oluyor; öyle de, medeniyetin edebiyat ve belâğatı da Kur’ân’ın edeb ve belâgatına karşı nisbeti, öksüz bir yetimin muzlim bir hüzün ile ümitsiz ağlayışı; hem süflî bir vaziyette sarhoş bir ayyaşın velvele-i gınâsının (şarkı demektir) nisbeti ile ulvî bir âşığın muvakkat bir iftiraktan müştâkàne, ümitkârâne bir hüzün ile gınâsı (şarkısı); hem, zafer veya harbe ve ulvî fedâkârlıklara sevk etmek için teşvikkârâne kasâid-i vataniyeye nisbeti gibidir. Çünkü, edeb ve belâgat, tesir-i üslup itibâriyle ya hüzün verir, ya neşe verir. Hüzün ise, iki kısımdır: Ya fakdü’l-ahbabdan gelir, yani ahbabsızlıktan, sahipsizlikten gelen karanlıklı bir hüzündür ki, dalâletâlûd, tabiatperest, gafletpîşe olan medeniyetin edebiyatının verdiği hüzündür. İkinci hüzün, firâkü’l-ahbabdan gelir. Yani ahbab var; firâkında müştâkàne bir hüzün verir. İşte şu hüzün, hidâyetedâ, nurefşân Kur’ân’ın verdiği hüzündür. Ammâ neşe ise, o da iki kısımdır: Birisi, nefsi hevesâtına teşvik eder; o da tiyatrocu, sinemacı, romancı medeniyetin edebiyatının şe’nidir. İkinci neş’e, nefsi susturup, ruhu, kalbi, aklı, sırrı, maâliyâta, vatan-ı aslîlerine, makarr-ı ebedîlerine, ahbab-ı uhrevîlerine yetişmek için latîf ve edebli mâsumâne bir teşviktir ki; o da Cennet ve saadet-i ebediyeye ve rü’yet-i Cemâlullâha beşeri sevk eden ve şevke getiren Kur’ân-ı Mu’cizü’l-Beyânın verdiği neşedir.[/highlight][/size][/center][size=2][/size] [color=bulue] Üstadımızın bu izahına binaen musıki veya teganninin insana yaptığı tesir haram veya helal oluşunu belirler. Bütün çalgılara veya namelere haram demek ifratkar bir tevil olur ki bukadar kesin yorum ben hiç duymamıştım. Herkes vicdanını yoklasa pekçok ilahi veya melodi veya sözün kendinde ulvi hisleri tahrik ettiğini veya ALLAHa yaklaştırma nevinden bir tesir bıraktığını tecrübe etmiştir.elbetteki tersi olduğunda nefsimiz temayül ettiğinde de vicdanımız bunu biliyor. Bununla birlikte takvaya çok dikkat eden insanlar için veya gafletten uzaklaşma nispetinde Kurandan başka hiçbirşey dinlemek istemediğiniz zamanlar da oluyor ki bu taktire şayandır.ama unutmamak gerekirki hükümler umuma bakar. Müzikli ilahiler veya müspet manaları olan şakılar bence bir ihtiyaca cevap veriyor.bu ihtiyaçta zaten ahir zaman tezahürü her türlü eğlencele kesretle temayül eden insanlar için envenüşşer kabilinden onları değilde bunları dinleyebilirsiniz diyebileceğimiz türden. düşünmemize vesile olduğunuz için teşekkürler samimiyet ve ihlasınızdan dolayı sizi taktir etmekle birlikte yorumlarınıza katılmadığımı belirtmek isterim nur5 kardeşim........selametle[/color] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
İslam Akaidi ve Fıkıh
çalgılı ilahi
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst