Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Aile ve Yaşam
Cam yanaklı çocuklar (
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="bardak" data-source="post: 119976" data-attributes="member: 1298"><p style="text-align: center"><em><img src="http://img27.imageshack.us/img27/8272/camyanakl.jpg" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /></em></p><p></p><p> </p><p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Monotype Corsiva'"><span style="font-size: 18px"><strong><em>Bir kediyi, bir de çocuğu hoplayıp zıplarken görmekten fena halde haz duyarım. Her ne kadar resim ve tasvirlerde sıcağa sığınmış uyuklayan kediler yer alsa da, ben hazzetmem uyuşuk kedilerden. Ve tabii çocuklar da...</em></strong></span></span></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Monotype Corsiva'"><span style="font-size: 18px"><em>Eskilerin, epey eskilerin ileride iş yapacak sağlam, girişken ve gözünü budaktan sakınmayan birey ararken, çocukların kafalarını sıfır numaraya vurup, kafadaki kırık sayısına göre seçim yaptıklarını duyduğumda yüzümde benzersiz bir mutluluk gülümsemesi belirmişti.</em></span></span></strong></p><p></p><p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Monotype Corsiva'"><span style="font-size: 18px"><em>Yara demek deneyim demek değil miydi aslında? Ve her yara belki bir özgürleşme madalyasıydı.</em></span></span></strong></p><p></p><p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Monotype Corsiva'"><span style="font-size: 18px"><em>Kediler özgür olmalı... Ve tabii çocuklar da...</em></span></span></strong></p><p></p><p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Monotype Corsiva'"><span style="font-size: 18px"><em>Eski aristokrat evlerin mahzenlerinde saklanan kavanozlar vardır. Hani şu Hacı Abdullah türü lokantaların raf ve vitrinlerini süsleyen türden. Muhteşem bir şeffaflık ve içinde billur gibi bir sıvıda duran meyve ve sebzeler. Turşu yahut komposto olarak bekletilen bu cam kavanozlar nedense hep içimi burkar. Ve ne zaman yüzünü cama dayamış, sokağı seyreden bir çocuk görsem hep bu kavanozları hatırlarım. Bir çeşit mahpus hayatı gibi gelir bana o çocuğun yaşamı.</em></span></span></strong></p><p></p><p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Monotype Corsiva'"><span style="font-size: 18px"><em>Çocukluğun turşusu kurulamıyor maalesef ve çocuktan kompostonun tadı pek hoş olmaz sanırım. Ezilir çocuk ruhu, camdan bölmelerin ardında, lakin ebeveyn onu tehlikelerden korumak için içeride tuttuğuna inanır. Koruma güdüsünün neden olduğu tutsaklık!</em></span></span></strong></p><p></p><p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Monotype Corsiva'"><span style="font-size: 18px"><em>Bilumum tehlike işte; kötü arkadaş, kirli çevre, terleme, yorulma, sakatlanma vesaire... Ama atalarımız kafasındaki kırık sayısına göre belirlermiş çocukların geleceğini... Bu nedenle kafasında kırık izi olmaz yanağını cama dayamış çocukların. Gözlerinde ezik bir hüzün, yanakları cama dayalı bir şekilde buharlaştırana kadar camları bakarlar dışarı. Hayat oradadır; dışarıda; camın öte yanında... Durmaksızın akıp gider yollar, sokaklar, oyunları...</em></span></span></strong></p><p></p><p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Monotype Corsiva'"><span style="font-size: 18px"><em>Kirli çocuklar görürler camdan yanaklı çocuklar... Terlemiş, düşüp dizini kanatmış, burnu akan... Anlamam çocuklarını camdan kafese hapseden anneleri; 'çimlere basmayınız' levhalarını koyan devletlûları anlamadığım gibi.</em></span></span></strong></p><p></p><p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Monotype Corsiva'"><span style="font-size: 18px"><em>Ne münasebet çimlere basmamak! Çimler basılmak içindir, toprak üzerinde uzanmak!</em></span></span></strong></p><p></p><p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Monotype Corsiva'"><span style="font-size: 18px"><em>Esasen beton yapılarla çimleri çevrelen zihinlere asmak lazım tüm uyarı levhalarını... Upuzun gökdelenlerle dilim dilim dilimlenmiş masmavi gökyüzünü, kuyunun içindeki kurbağa gibi hüzünle izleyen cam yanaklı çocuklar hep hüzünlendirir beni.</em></span></span></strong></p><p></p><p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Monotype Corsiva'"><span style="font-size: 18px"><em>Bebekler henüz daha gözlerini bile açmadan el ve ağızlarıyla, yani dokunarak tanıyıp, zihinlerine tanımlarlarmış çevreyi. Minik bir bebeğin yakaladığı her şeyi ağzına götürmesi, onu yemek istemesinden değil, bu dokunarak tanıma sürecinin olağan reflekslerinden biriymiş.</em></span></span></strong></p><p></p><p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Monotype Corsiva'"><span style="font-size: 18px"><em>Bu nedenle bir tek camı tanıyabiliyor cam yanaklı çocuklar. Yağmura dokunamıyor, çamura, çime, toprağa, arkadaşının dizine, topa ve daha bin çeşit şeye...</em></span></span></strong></p><p></p><p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Monotype Corsiva'"><span style="font-size: 18px"><em>Oysa kediler dokunmalı ki, hayat denen o eşsiz mucizevi kaynağın neşesini hissetsin insanoğlu.</em></span></span></strong></p><p></p><p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Monotype Corsiva'"><span style="font-size: 18px"><em>Ve çocuklar da...</em></span></span></strong></p><p></p><p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Monotype Corsiva'"><span style="font-size: 18px"><em>Dokunmalı...</em></span></span></strong></p><p></p><p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Monotype Corsiva'"><span style="font-size: 18px"><em>Ve çekmeli yanağını camlardan...</em></span></span></strong></p><p></p><p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Monotype Corsiva'"><span style="font-size: 18px"><em>Kırıp camdan kafesin duvarlarını dışarıya çıkmalı mutlaka. Temas etmeli. Ve koşmalı hatta... Hoplayıp zıplamalı tıpkı kediler gibi. Düşmeli, kanamalı, canı yanmalı, iyileşmeli sonra, izler kalmalı küçük yaralanmalardan bacağında...Ve biz bu yaralara bakarak anlamalıyız hayatımızın anlamını.</em></span></span></strong></p><p></p><p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Monotype Corsiva'"><span style="font-size: 18px"><em>İnsan yaşadığını ancak o zaman hissediyor zira!</em></span></span></strong></p><p></p><p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Monotype Corsiva'"><span style="font-size: 18px"><em>Özgür olmalı çocuklar.</em></span></span></strong></p><p></p><p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Monotype Corsiva'"><span style="font-size: 18px"><em>Ve tabii kediler de...</em></span></span></strong></p><p></p><p> </p><p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Monotype Corsiva'"><span style="font-size: 18px"><em>m.Nedim Hazar</em></span></span></strong></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="bardak, post: 119976, member: 1298"] [CENTER][I][IMG]http://img27.imageshack.us/img27/8272/camyanakl.jpg[/IMG][/I][/CENTER] [CENTER][FONT=Monotype Corsiva][SIZE=5][B][I]Bir kediyi, bir de çocuğu hoplayıp zıplarken görmekten fena halde haz duyarım. Her ne kadar resim ve tasvirlerde sıcağa sığınmış uyuklayan kediler yer alsa da, ben hazzetmem uyuşuk kedilerden. Ve tabii çocuklar da...[/I][/B][/SIZE][/FONT] [B][FONT=Monotype Corsiva][SIZE=5][I]Eskilerin, epey eskilerin ileride iş yapacak sağlam, girişken ve gözünü budaktan sakınmayan birey ararken, çocukların kafalarını sıfır numaraya vurup, kafadaki kırık sayısına göre seçim yaptıklarını duyduğumda yüzümde benzersiz bir mutluluk gülümsemesi belirmişti.[/I][/SIZE][/FONT][/B][/CENTER] [CENTER][B][FONT=Monotype Corsiva][SIZE=5][I]Yara demek deneyim demek değil miydi aslında? Ve her yara belki bir özgürleşme madalyasıydı.[/I][/SIZE][/FONT][/B][/CENTER] [CENTER][B][FONT=Monotype Corsiva][SIZE=5][I]Kediler özgür olmalı... Ve tabii çocuklar da...[/I][/SIZE][/FONT][/B][/CENTER] [CENTER][B][FONT=Monotype Corsiva][SIZE=5][I]Eski aristokrat evlerin mahzenlerinde saklanan kavanozlar vardır. Hani şu Hacı Abdullah türü lokantaların raf ve vitrinlerini süsleyen türden. Muhteşem bir şeffaflık ve içinde billur gibi bir sıvıda duran meyve ve sebzeler. Turşu yahut komposto olarak bekletilen bu cam kavanozlar nedense hep içimi burkar. Ve ne zaman yüzünü cama dayamış, sokağı seyreden bir çocuk görsem hep bu kavanozları hatırlarım. Bir çeşit mahpus hayatı gibi gelir bana o çocuğun yaşamı.[/I][/SIZE][/FONT][/B][/CENTER] [CENTER][B][FONT=Monotype Corsiva][SIZE=5][I]Çocukluğun turşusu kurulamıyor maalesef ve çocuktan kompostonun tadı pek hoş olmaz sanırım. Ezilir çocuk ruhu, camdan bölmelerin ardında, lakin ebeveyn onu tehlikelerden korumak için içeride tuttuğuna inanır. Koruma güdüsünün neden olduğu tutsaklık![/I][/SIZE][/FONT][/B][/CENTER] [CENTER][B][FONT=Monotype Corsiva][SIZE=5][I]Bilumum tehlike işte; kötü arkadaş, kirli çevre, terleme, yorulma, sakatlanma vesaire... Ama atalarımız kafasındaki kırık sayısına göre belirlermiş çocukların geleceğini... Bu nedenle kafasında kırık izi olmaz yanağını cama dayamış çocukların. Gözlerinde ezik bir hüzün, yanakları cama dayalı bir şekilde buharlaştırana kadar camları bakarlar dışarı. Hayat oradadır; dışarıda; camın öte yanında... Durmaksızın akıp gider yollar, sokaklar, oyunları...[/I][/SIZE][/FONT][/B][/CENTER] [CENTER][B][FONT=Monotype Corsiva][SIZE=5][I]Kirli çocuklar görürler camdan yanaklı çocuklar... Terlemiş, düşüp dizini kanatmış, burnu akan... Anlamam çocuklarını camdan kafese hapseden anneleri; 'çimlere basmayınız' levhalarını koyan devletlûları anlamadığım gibi.[/I][/SIZE][/FONT][/B][/CENTER] [CENTER][B][FONT=Monotype Corsiva][SIZE=5][I]Ne münasebet çimlere basmamak! Çimler basılmak içindir, toprak üzerinde uzanmak![/I][/SIZE][/FONT][/B][/CENTER] [CENTER][B][FONT=Monotype Corsiva][SIZE=5][I]Esasen beton yapılarla çimleri çevrelen zihinlere asmak lazım tüm uyarı levhalarını... Upuzun gökdelenlerle dilim dilim dilimlenmiş masmavi gökyüzünü, kuyunun içindeki kurbağa gibi hüzünle izleyen cam yanaklı çocuklar hep hüzünlendirir beni.[/I][/SIZE][/FONT][/B][/CENTER] [CENTER][B][FONT=Monotype Corsiva][SIZE=5][I]Bebekler henüz daha gözlerini bile açmadan el ve ağızlarıyla, yani dokunarak tanıyıp, zihinlerine tanımlarlarmış çevreyi. Minik bir bebeğin yakaladığı her şeyi ağzına götürmesi, onu yemek istemesinden değil, bu dokunarak tanıma sürecinin olağan reflekslerinden biriymiş.[/I][/SIZE][/FONT][/B][/CENTER] [CENTER][B][FONT=Monotype Corsiva][SIZE=5][I]Bu nedenle bir tek camı tanıyabiliyor cam yanaklı çocuklar. Yağmura dokunamıyor, çamura, çime, toprağa, arkadaşının dizine, topa ve daha bin çeşit şeye...[/I][/SIZE][/FONT][/B][/CENTER] [CENTER][B][FONT=Monotype Corsiva][SIZE=5][I]Oysa kediler dokunmalı ki, hayat denen o eşsiz mucizevi kaynağın neşesini hissetsin insanoğlu.[/I][/SIZE][/FONT][/B][/CENTER] [CENTER][B][FONT=Monotype Corsiva][SIZE=5][I]Ve çocuklar da...[/I][/SIZE][/FONT][/B][/CENTER] [CENTER][B][FONT=Monotype Corsiva][SIZE=5][I]Dokunmalı...[/I][/SIZE][/FONT][/B][/CENTER] [CENTER][B][FONT=Monotype Corsiva][SIZE=5][I]Ve çekmeli yanağını camlardan...[/I][/SIZE][/FONT][/B][/CENTER] [CENTER][B][FONT=Monotype Corsiva][SIZE=5][I]Kırıp camdan kafesin duvarlarını dışarıya çıkmalı mutlaka. Temas etmeli. Ve koşmalı hatta... Hoplayıp zıplamalı tıpkı kediler gibi. Düşmeli, kanamalı, canı yanmalı, iyileşmeli sonra, izler kalmalı küçük yaralanmalardan bacağında...Ve biz bu yaralara bakarak anlamalıyız hayatımızın anlamını.[/I][/SIZE][/FONT][/B][/CENTER] [CENTER][B][FONT=Monotype Corsiva][SIZE=5][I]İnsan yaşadığını ancak o zaman hissediyor zira![/I][/SIZE][/FONT][/B][/CENTER] [CENTER][B][FONT=Monotype Corsiva][SIZE=5][I]Özgür olmalı çocuklar.[/I][/SIZE][/FONT][/B][/CENTER] [CENTER][B][FONT=Monotype Corsiva][SIZE=5][I]Ve tabii kediler de...[/I][/SIZE][/FONT][/B][/CENTER] [CENTER][B][FONT=Monotype Corsiva][SIZE=5][I]m.Nedim Hazar[/I][/SIZE][/FONT][/B][/CENTER] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Aile ve Yaşam
Cam yanaklı çocuklar (
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst