Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Cancağızım…
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Livza" data-source="post: 114359" data-attributes="member: 8422"><p style="text-align: center"><p style="text-align: center"><span style="color: black"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><a href="http://imageshack.us/" target="_blank"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><em><strong><img src="http://img514.imageshack.us/img514/5466/0100431xu2.jpg" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /></strong></em></span></span></a></span></span></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Cancağızım…</span></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Rûhun Rûhuma dosttur,</span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Dost denilen ne hastır,</span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Dostun hası Allah’tır,</span></p> <p style="text-align: center"><span style="color: black"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Rahmân’dan tesellâsın…</span></span></span></span></p> <p style="text-align: center"></p> </p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Sana seslenirken burun direkleri sızlamak, gözleri dolup, “yağız bir bulut”a dönmek ne güzel. Sana upuzun ve hayırlı bir ömür dilerken, seni, kendim için değil, sırf senin için sevmek ne güzel… </span></span></span></span></p><p> </p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Ve bu güzelliği, “uzaklığına tahammül dikeni” ile kanayarak yaşamak ne garip...</span></span></span></span></p><p> </p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Şu okuduğun; senin hakkın, benim borcumdur Cancağızım. Sebebi bizzat sen olduğun için, zaten, seninle yazılmıştır. O hâlde, “ben” yazmışım gibi okuma!.. Senden gaflet içinde kaldığım anlar için affet… Seni, lâyık olduğunca sevebilmem için bana yardım et.</span></span></span></span></p><p> </p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Herkes için bir başkasın. Zira Hak Teâlâ seni, bir şekilde karşısına çıktığın ve çıkacağın herkesin kaderinde, az ya da çok, sıradan ya da önemli “bir rol” oynamakla vazifelendirmiştir. Bu mânâda, diğer insanlardan bir farkın yok. Seni farklı yapan, benim için taşıdığın mânâdır. Binlerce insan tanırız; ama içlerinden sadece biri, belki bir kaçı “can” gibi gelir. Habîbine dahî insanlar arasından dost lûtfeden Rabbim, elbet bizden de bu güzelliği esirgemez. Hani, tesellî bâbından… Hani “şu gurbet daha çekilir hâle gelsin” için, lûtfeder. </span></span></span></span></p><p> </p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Başkalarının cancağızı nedir, nasıldır, onlar nasıl severler bilmem. Fakat işte, bana sorarsan, tek bir sözüne dahî îtiraz etmeksizin tâbî olmam demektir, seni sevmem. “Seviyorum” iddiasında olduğum hâlde, sana karşı söz söyleyen ve senin sözlerine “ama” ile başlayan alternatif cümlelerle mukabelede bulunan biri olursam, sevgim defoludur. Sen ne diyorsan odur. “Ama”sı, “fakat”ı, “neden”i, niçin”i yoktur, olamaz! </span></span></span></span></p><p> </p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Seni sevmem; emrine mutî olmam demektir. Hem sevmediğin ve istemediğin hâller içinde bulunmakta ısrar edip, hem de “seviyorum seni” dersem, hâlim, sun’î güllerin vaziyetine döner ki; ne güzel bir kokusu, ne de gerçekliği kalır. </span></span></span></span></p><p> </p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Herkesler gibi olmayı bekleme gözümde… Zira ne gün sen, herkes gibi olursun, o gün çürümüşlüğümün başladığı tarihtir. Sen iyi bil ki; hiçbir vakit, herkes gibi olmayacaksın. Fakat belki herkes arasından bazı kimseler, gün gelip benim için “sen gibi” olur da, bu sevgiden nasiplenirler. Zira sen, öyle bir nasipsin ki -biiznillah- bölündükçe çoğalır, nicelerine de yetersin. </span></span></span></span></p><p> </p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Sadece seni değil, senden ötürü “senin sevdiklerini de sevmem” gerekir Cancağızım. Faraza ki bu, nefsimin hiç haz etmediği biri olsun. Zaten, sevende nefs ne gezer, değil mi ya? Sevende kendine ait bir rey nasıl kalır? Seni sevmem demek, kendime dair her ne varsa gözümden ve gönlümden çıkması, bütün varlığımın seninle dolması demektir. Hâlâ kendimden bir söz, görüş, duygu, iş ya da kaygı kalmışsa içimde, bu nice “seviyorum” demektir?! </span></span></span></span></p><p> </p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Seni sevmek; kaşını, gözünü, dilini, dişini, saçının her telini, bakışını ve bakmayışını sevmektir. Sadece sohbetini değil, sükûtunu da kavî bir rızâ ile karşılamaktır. Eğer senin karşında böyle olmazsam, o ilk vahiyden sonra yıllarca ikinci bir işaretin hasretiyle kavrulduğu hâlde, Rabbini beklemiş olan Habîbullâh’ın aşkından nasip almış sayılabilir miyim? Sadece verişini değil, esirgeyişini de aynı şevkle karşılamam; verişinden şımarmayıp, vermeyişinden ümitsizliğe düşmemem gerekir. De ki; hiç seninkinden güzel yüz gören, seninkinden âlâ söz duyan mı olmuş?! </span></span></span></span></p><p> </p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Seni sevmem, kapındaki paspası da sevmem demektir. O ki, senin ayak bastığın şeydir, mübârektir. Senin yüzündeki gülümseyişi görmüş de hayran olamamış kimseye ne kadar da yazık be güzelim! </span></span></span></span></p><p> </p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Sevmem, gölge gibi peşinde dolanmamdır. Sen güneşe karşı aşkla yürüyen bir yiğitken, eğer bir gölge gibi ardına düşebiliyorsam, ne kadar da nasipliyim. Biricik kârım ardında bulunmak, izine yüz sürmektir. Duâ et ki, gölgelikten de aşıp, “sen” olayım… Bakan, bende beni göremez olsun. </span></span></span></span></p><p> </p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Bir lâle gibi tek ve özelsin. Seni sevip, sana bürüneyim, duâ et. </span></span></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Seni sevmek, sana nazlanmaktır be Cancağızım. Mesâfelerin bir yay mesafesine inmesi, sanal buluşmaların sıcacık bir vuslata dönmesi, yapmacık her ne varsa, hakikate ermesidir. </span></span></span></span></p><p> </p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Soğumaktan bahsediyor bazı insanlar… Birkaç gün görmeyince, görüşmeyince soğumak da n’ola ki? Seni sevmem; tadı, yağı, şifası içinde taptaze bir süt gibi, etrafı için lezzet ve şifa kaynağına dönüşmek üzere, her an bir ateşin üzerinde, sabırla, fokur fokur kaynamamdır. Bir bilsen, taşmamak adına bazen nasıl da yiter giderim. İşte bu, beni sana daha çok yaklaştırır da, kendimden kurtulmuşluğum, sana dönüşmüşlüğüm çoğalır, sevinirim. </span></span></span></span></p><p> </p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Seni sevdikçe güzelleşir, sencileyin miske benzerim. Çevremdekiler benden bîzâr olursa, bunu, seni sevemeyişime yorar; aksine bana duâcı ve benden memnun olurlarsa, bunu da senin gönlüne girdiğime, senin hayırlı duâlarını aldığıma yorarım. Ne vakit, etrafımdakilerden bir yardım gelse, bilirim, bu da senden ötürüdür. Kim bilir, derim, nasıl nazlı yakardı da, bu ikram bana isabet etti. Zira sen güzelsin. Sen nimetsin sevdiceğim. </span></span></span></span></p><p> </p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Seni sevmem, sana doğru akmamdır. Çünkü sevmek, sevdiğine meftûn eder kişiyi... Sana hayran olmuşa, mahlûkat da hayrandır. Eğer birileri bana “seviyorum” diyorsa, bilirim, bu, seni sevmeye niyetlenişimin bereketidir. Niyetlenişim diyorum, çünkü seni lâyık olduğun gibi sevebilmiş değilim. </span></span></span></span></p><p> </p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Seni sevmem, sahibi olduğun bir küçücük mendile dahî dokunurken, seni hissetmem demektir. Seni nasıl özlüyorsam, işte, senden gelen en küçük ikrâmı da öylece özlerim. Oysa diğer yandan, sahip olduğun hiç bir şey, senin yerini tutamaz. Senden gelen ve gelecek olan hiçbir hediye de… Çünkü zaten, hazinenin de, hediyenin de, ecrin de hası sensin. </span></span></span></span></p><p> </p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Seni sevmek; gurur, kibir, tembellik, uyuşukluk etmeden sana gelebilmek, karşında boyun eğebilmektir. Zaten sevmişsem seni, dilersen eğdir, dilersen kaldır başımı… İki türlü de, yapanım, kotaranım, edenim, sen değil misin? Her iki durumda da huzurunda değil miyim? Yeter ki, huzurunda olmak zevkini esirgeme benden sevdiceğim… Yeter ki muhatap almayı sürdür. </span></span></span></span></p><p> </p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Biri, hem seni sevdiğini söyler, hem de gözlerine baka baka hâlâ, “ben, ben!” diye inilerse, sarhoşluğundan kendini iyice şaşmış olduğuna veririm. Bunun dışında bir ihtimal düşünmem; zira o vakit, Hallâc-ı Mansur mübâreğin “Ene’l-Hak” deyişindeki tatlı esrar, o “ben” diyen kişide kalmayıverir. Bu da -maâzallah- sevdânın zoruna gider. </span></span></span></span></p><p> </p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Sana kırılan, nasıl seviyor olabilir seni? Senden incinen, nasıl?! Sevende gönül mü kalır ki, kırılıp dökülsün? Sevende incinecek bir varlık mı kalır? Nesi varsa “sen” olur da, seven için, her bir hâlin lûtfa dönüşür.</span></span></span></span></p><p> </p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Seni sevmem, seni kaybetmekten, senin sevginden mahrum kalmaktan delice korkmamdır ki; sana karşı laçka ve densiz olmaktan korur beni… Gerçi, âşıkta edep aramazlar ve bazen, hasret başıma vurup dellenir, olmadık sözler ederim ya, bilirsin işte, bu aramızda cilvedir… Tüm edepsizliğimle birlikte, aleyhinde laf etmeye kalkacak adam için, çekinmem, korkulu bir kâbusa da dönerim. Canını çok seviyorsa ve birazcık aklı varsa, hakkında hüsn-i zan etsin de, senin için, yalandan da olsa güzel sözler söylesin de, merhamete geleyim. </span></span></span></span></p><p> </p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Seni sevmek, karşında tir tir titremektir. Zira sende öyle bir heybet vardır ki; ancak sevenlerine gösterirsin. O sevmeyenlerin, sendeki bu heybeti fark etselerdi, zaten öyle ileri-geri konuşacak mecâlleri de kalmazdı. Aslında, karşında çoğu zaman, benim de mecalim tükenirdi ya, sen bana kendini hep, dayanabileceğim kadar gösterdin. İşte bu sebepten, yani aczimden, seni bütünüyle hiç görmemiş olsam da sana hayranım. Birileri beni, ölçüsüz, yarı mecnûn addeder; lâkin senden ötürü böyle dedikleri için, bu durum, canımı acıtmak yerine, hoşuma bile gider. </span></span></span></span></p><p> </p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Seni sevmem, attığım her adımı, tuttuğum her eli, baktığım her gözü, söylediğim her sözü senden bilmektir. “Sen” dururken, yapmak, etmek, demek bana mı kalır? Sen, konuşsan da sussan da, gelsen de gelmesen de, vursan da okşasan da sevgilisin. Zaman zaman senden gelenden şikâyet ediyor, tercih ettiğin tavırdan başkasını bekliyorsam, bu elbette zaafımdır. Sen, öylece, olduğun gibi güzelsin. </span></span></span></span></p><p> </p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Gözden ırak olan, gönülden de ırak olur diyenlere şaşarım! Sen, nerede olursan ol, gözümün önünden hiç gitmezsin ki, gönlümden gidesin. Gözden ırak kalmış kişi zaten, gönle acep hiç girmiş midir de çıksın? Yok böyle bir şey, yok! </span></span></span></span></p><p> </p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Seni sevmem; asırlardır herkesin inandığı, atalardan, dedelerden kalma nice sözü inkâr etmem; töre, gelenek nâmına ne varsa korkmadan, çekinmeden fedâ etmem ve sadece sevginin bereketiyle dolup, sana bağlanmamdır. Eğer güzelliğini ve gözümde perde olmuşluğunu cesurca ilân etmezsem, o güzeller güzeli Peygamber, Hazret-i Muhammed Mustafa -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’in, çevresindeki azılı müşriklere rağmen Rabbini anması ve putperestlere karşı, aldığı vazifeyi ölümüne yerine getirmesi durumundan, nasıl nasip alabilirim?! </span></span></span></span></p><p> </p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Seni sevmem Cancağızım; anlamlı ya da anlamsız gelen her türlü hareketini, sorgulamadan ve şüphe duymadan taklide yönelmemdir. Zira sen o kadar üstünsün ki, benim bücür aklım, senin engin doruklarına akıl erdirip, hâllerini yorumlamaya cüret edemez. Sevmenin edebinin bu olduğunu, Ebûbekir Sıddîk fısıldamıştır bize… </span></span></span></span></p><p> </p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Seni sevmem, senden korkmamdır. Keyiflerine göre yaşayabilmek için, cehennemin varlığını inkâra yeltenerek, kendilerini rahatlatmaya çalışan gafiller ne derse desin, cehennem de cennet gibi vardır ve haktır. Lâkin seni sevenin cehennemi, cennet içredir ki; o bilindik cehennem algısının çok ötesinde yakıcı ve cefâlıdır. O hâlde, seni sevenin senden korkması, senin sevgini, senin yakınlığını kaybetme endişesinden ibarettir. Seven, bu kaygıyı delice hissettiğinden, emirlerini yaşamaya, nehiylerinden sakınmaya meyleder. Hem seni sevdiğini iddia edecek, hem senin hiçbir talebini umursamadan, kafasına göre yaşayacak olan insan, sahtekâr değil de nedir?! Seven, sevdiğini de umursamayacaksa, yâhu bu dünyaya ne demeye gelmiştir!?</span></span></span></span></p><p> </p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Seni sevmem, aştan ayrı kalabilmemdir. Senin hatırına uykumdan, hazlarımdan, isteklerimden geçebilmemdir. Senden ayrı duruyor, seni sınırlar ardından seyrediyorsam; işte bu da sevmemdendir. </span></span></span></span></p><p> </p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Hem sevdiğimi söyler, hem de değer verdiklerine hakâret edersem, bana yazıklar olsun! Seni sevdiğimi söylerken, sevdiklerine zarar verecek işler peşinde koşmaya kalkarsam, ayaklarım kırılsın! Sözüne kıymet verdiğimi söyleyip, “ama bence böyle” diye ağzını açmak sûretiyle, hükmünü değiştirmeye kalkışırsam, dilim lâl olsun! Her şeyi sana fedâ etmeyip, seni nefsimin arzularına ve kaypaklığına kurban etmeye kalkarsam, canım çıksın! Şu dünyada, sadece seni sevmek gibi bir imtihandan alın aklığıyla çıksam, ne mutlu bana… Zira bu aklık, kalbimin Allah ile dolmasının izi olacaktır. Çünkü sen, O’nun ardında durduğu, sırlı bir perdeden başka bir şey değilsin. </span></span></span></span></p><p> </p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Cancağızım! Sen, kendisini sevmedikçe, Hakk’ı sevmeye de eremeyeceğim güzelsin. Şimdi kim olduğunu merak edecekler. Ne diyeyim, keşke her göz görse de seni, herkes sevse… Zaten, söylemekle anlaşılacak bir şey değilsin. Hem canım, kime ne senin kimliğinden?! Sen benim mahremimsin.</span></span></span></span></p><p> </p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Şimdi, ne desem anlatamayacak seni, ne desem laf olmayacak madem, hadi, içten içe bir sohbete koyulalım da, kimsecikler duymasın. Hadi, bana biraz daha anlat aşkı… Dışarıdan bakanın, belki sadece derinliğini sezebileceği, yılların alışkanlığı içli sükûtuma dönüp dinleyeceğim yine… Hadi anlat, yüzüm gülsün, içim açılsın.</span></span></span></span></p><p> </p><p style="text-align: center"><p style="text-align: center"><span style="color: black"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Neslihan Nur Türk</span></span></span></span></p> <p style="text-align: center"></p> </p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Livza, post: 114359, member: 8422"] [CENTER][CENTER][COLOR=black][FONT=Book Antiqua][URL="http://imageshack.us/"][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][I][B][IMG]http://img514.imageshack.us/img514/5466/0100431xu2.jpg[/IMG][/B][/I][/SIZE][/FONT][/URL][/FONT][/COLOR][/CENTER] [CENTER][COLOR=black][FONT=Book Antiqua][/FONT][/COLOR][FONT=Comic Sans MS][/FONT][/CENTER] [CENTER][FONT=Comic Sans MS]Cancağızım…[/FONT][/CENTER] [CENTER][FONT=Comic Sans MS] [/FONT][/CENTER] [CENTER][FONT=Comic Sans MS]Rûhun Rûhuma dosttur,[/FONT][/CENTER] [CENTER][FONT=Comic Sans MS]Dost denilen ne hastır,[/FONT][/CENTER] [CENTER][FONT=Comic Sans MS]Dostun hası Allah’tır,[/FONT][/CENTER] [CENTER][COLOR=black][FONT=Book Antiqua][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Rahmân’dan tesellâsın…[/SIZE][/FONT][/FONT][/COLOR][/CENTER] [CENTER][COLOR=black][FONT=Book Antiqua][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3] [/SIZE][/FONT][/FONT][/COLOR][/CENTER][/CENTER] [COLOR=black][FONT=Book Antiqua][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Sana seslenirken burun direkleri sızlamak, gözleri dolup, “yağız bir bulut”a dönmek ne güzel. Sana upuzun ve hayırlı bir ömür dilerken, seni, kendim için değil, sırf senin için sevmek ne güzel… [/SIZE][/FONT][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Book Antiqua][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][/SIZE][/FONT][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Book Antiqua][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Ve bu güzelliği, “uzaklığına tahammül dikeni” ile kanayarak yaşamak ne garip...[/SIZE][/FONT][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Book Antiqua][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][/SIZE][/FONT][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Book Antiqua][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Şu okuduğun; senin hakkın, benim borcumdur Cancağızım. Sebebi bizzat sen olduğun için, zaten, seninle yazılmıştır. O hâlde, “ben” yazmışım gibi okuma!.. Senden gaflet içinde kaldığım anlar için affet… Seni, lâyık olduğunca sevebilmem için bana yardım et.[/SIZE][/FONT][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Book Antiqua][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][/SIZE][/FONT][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Book Antiqua][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Herkes için bir başkasın. Zira Hak Teâlâ seni, bir şekilde karşısına çıktığın ve çıkacağın herkesin kaderinde, az ya da çok, sıradan ya da önemli “bir rol” oynamakla vazifelendirmiştir. Bu mânâda, diğer insanlardan bir farkın yok. Seni farklı yapan, benim için taşıdığın mânâdır. Binlerce insan tanırız; ama içlerinden sadece biri, belki bir kaçı “can” gibi gelir. Habîbine dahî insanlar arasından dost lûtfeden Rabbim, elbet bizden de bu güzelliği esirgemez. Hani, tesellî bâbından… Hani “şu gurbet daha çekilir hâle gelsin” için, lûtfeder. [/SIZE][/FONT][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Book Antiqua][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][/SIZE][/FONT][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Book Antiqua][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Başkalarının cancağızı nedir, nasıldır, onlar nasıl severler bilmem. Fakat işte, bana sorarsan, tek bir sözüne dahî îtiraz etmeksizin tâbî olmam demektir, seni sevmem. “Seviyorum” iddiasında olduğum hâlde, sana karşı söz söyleyen ve senin sözlerine “ama” ile başlayan alternatif cümlelerle mukabelede bulunan biri olursam, sevgim defoludur. Sen ne diyorsan odur. “Ama”sı, “fakat”ı, “neden”i, niçin”i yoktur, olamaz! [/SIZE][/FONT][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Book Antiqua][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][/SIZE][/FONT][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Book Antiqua][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Seni sevmem; emrine mutî olmam demektir. Hem sevmediğin ve istemediğin hâller içinde bulunmakta ısrar edip, hem de “seviyorum seni” dersem, hâlim, sun’î güllerin vaziyetine döner ki; ne güzel bir kokusu, ne de gerçekliği kalır. [/SIZE][/FONT][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Book Antiqua][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][/SIZE][/FONT][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Book Antiqua][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Herkesler gibi olmayı bekleme gözümde… Zira ne gün sen, herkes gibi olursun, o gün çürümüşlüğümün başladığı tarihtir. Sen iyi bil ki; hiçbir vakit, herkes gibi olmayacaksın. Fakat belki herkes arasından bazı kimseler, gün gelip benim için “sen gibi” olur da, bu sevgiden nasiplenirler. Zira sen, öyle bir nasipsin ki -biiznillah- bölündükçe çoğalır, nicelerine de yetersin. [/SIZE][/FONT][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Book Antiqua][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][/SIZE][/FONT][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Book Antiqua][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Sadece seni değil, senden ötürü “senin sevdiklerini de sevmem” gerekir Cancağızım. Faraza ki bu, nefsimin hiç haz etmediği biri olsun. Zaten, sevende nefs ne gezer, değil mi ya? Sevende kendine ait bir rey nasıl kalır? Seni sevmem demek, kendime dair her ne varsa gözümden ve gönlümden çıkması, bütün varlığımın seninle dolması demektir. Hâlâ kendimden bir söz, görüş, duygu, iş ya da kaygı kalmışsa içimde, bu nice “seviyorum” demektir?! [/SIZE][/FONT][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Book Antiqua][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][/SIZE][/FONT][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Book Antiqua][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Seni sevmek; kaşını, gözünü, dilini, dişini, saçının her telini, bakışını ve bakmayışını sevmektir. Sadece sohbetini değil, sükûtunu da kavî bir rızâ ile karşılamaktır. Eğer senin karşında böyle olmazsam, o ilk vahiyden sonra yıllarca ikinci bir işaretin hasretiyle kavrulduğu hâlde, Rabbini beklemiş olan Habîbullâh’ın aşkından nasip almış sayılabilir miyim? Sadece verişini değil, esirgeyişini de aynı şevkle karşılamam; verişinden şımarmayıp, vermeyişinden ümitsizliğe düşmemem gerekir. De ki; hiç seninkinden güzel yüz gören, seninkinden âlâ söz duyan mı olmuş?! [/SIZE][/FONT][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Book Antiqua][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][/SIZE][/FONT][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Book Antiqua][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Seni sevmem, kapındaki paspası da sevmem demektir. O ki, senin ayak bastığın şeydir, mübârektir. Senin yüzündeki gülümseyişi görmüş de hayran olamamış kimseye ne kadar da yazık be güzelim! [/SIZE][/FONT][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Book Antiqua][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][/SIZE][/FONT][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Book Antiqua][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Sevmem, gölge gibi peşinde dolanmamdır. Sen güneşe karşı aşkla yürüyen bir yiğitken, eğer bir gölge gibi ardına düşebiliyorsam, ne kadar da nasipliyim. Biricik kârım ardında bulunmak, izine yüz sürmektir. Duâ et ki, gölgelikten de aşıp, “sen” olayım… Bakan, bende beni göremez olsun. [/SIZE][/FONT][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Book Antiqua][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][/SIZE][/FONT][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Book Antiqua][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Bir lâle gibi tek ve özelsin. Seni sevip, sana bürüneyim, duâ et. [/SIZE][/FONT][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Book Antiqua][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Seni sevmek, sana nazlanmaktır be Cancağızım. Mesâfelerin bir yay mesafesine inmesi, sanal buluşmaların sıcacık bir vuslata dönmesi, yapmacık her ne varsa, hakikate ermesidir. [/SIZE][/FONT][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Book Antiqua][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][/SIZE][/FONT][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Book Antiqua][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Soğumaktan bahsediyor bazı insanlar… Birkaç gün görmeyince, görüşmeyince soğumak da n’ola ki? Seni sevmem; tadı, yağı, şifası içinde taptaze bir süt gibi, etrafı için lezzet ve şifa kaynağına dönüşmek üzere, her an bir ateşin üzerinde, sabırla, fokur fokur kaynamamdır. Bir bilsen, taşmamak adına bazen nasıl da yiter giderim. İşte bu, beni sana daha çok yaklaştırır da, kendimden kurtulmuşluğum, sana dönüşmüşlüğüm çoğalır, sevinirim. [/SIZE][/FONT][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Book Antiqua][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][/SIZE][/FONT][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Book Antiqua][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Seni sevdikçe güzelleşir, sencileyin miske benzerim. Çevremdekiler benden bîzâr olursa, bunu, seni sevemeyişime yorar; aksine bana duâcı ve benden memnun olurlarsa, bunu da senin gönlüne girdiğime, senin hayırlı duâlarını aldığıma yorarım. Ne vakit, etrafımdakilerden bir yardım gelse, bilirim, bu da senden ötürüdür. Kim bilir, derim, nasıl nazlı yakardı da, bu ikram bana isabet etti. Zira sen güzelsin. Sen nimetsin sevdiceğim. [/SIZE][/FONT][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Book Antiqua][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][/SIZE][/FONT][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Book Antiqua][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Seni sevmem, sana doğru akmamdır. Çünkü sevmek, sevdiğine meftûn eder kişiyi... Sana hayran olmuşa, mahlûkat da hayrandır. Eğer birileri bana “seviyorum” diyorsa, bilirim, bu, seni sevmeye niyetlenişimin bereketidir. Niyetlenişim diyorum, çünkü seni lâyık olduğun gibi sevebilmiş değilim. [/SIZE][/FONT][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Book Antiqua][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][/SIZE][/FONT][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Book Antiqua][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Seni sevmem, sahibi olduğun bir küçücük mendile dahî dokunurken, seni hissetmem demektir. Seni nasıl özlüyorsam, işte, senden gelen en küçük ikrâmı da öylece özlerim. Oysa diğer yandan, sahip olduğun hiç bir şey, senin yerini tutamaz. Senden gelen ve gelecek olan hiçbir hediye de… Çünkü zaten, hazinenin de, hediyenin de, ecrin de hası sensin. [/SIZE][/FONT][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Book Antiqua][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][/SIZE][/FONT][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Book Antiqua][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Seni sevmek; gurur, kibir, tembellik, uyuşukluk etmeden sana gelebilmek, karşında boyun eğebilmektir. Zaten sevmişsem seni, dilersen eğdir, dilersen kaldır başımı… İki türlü de, yapanım, kotaranım, edenim, sen değil misin? Her iki durumda da huzurunda değil miyim? Yeter ki, huzurunda olmak zevkini esirgeme benden sevdiceğim… Yeter ki muhatap almayı sürdür. [/SIZE][/FONT][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Book Antiqua][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][/SIZE][/FONT][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Book Antiqua][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Biri, hem seni sevdiğini söyler, hem de gözlerine baka baka hâlâ, “ben, ben!” diye inilerse, sarhoşluğundan kendini iyice şaşmış olduğuna veririm. Bunun dışında bir ihtimal düşünmem; zira o vakit, Hallâc-ı Mansur mübâreğin “Ene’l-Hak” deyişindeki tatlı esrar, o “ben” diyen kişide kalmayıverir. Bu da -maâzallah- sevdânın zoruna gider. [/SIZE][/FONT][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Book Antiqua][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][/SIZE][/FONT][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Book Antiqua][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Sana kırılan, nasıl seviyor olabilir seni? Senden incinen, nasıl?! Sevende gönül mü kalır ki, kırılıp dökülsün? Sevende incinecek bir varlık mı kalır? Nesi varsa “sen” olur da, seven için, her bir hâlin lûtfa dönüşür.[/SIZE][/FONT][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Book Antiqua][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][/SIZE][/FONT][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Book Antiqua][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Seni sevmem, seni kaybetmekten, senin sevginden mahrum kalmaktan delice korkmamdır ki; sana karşı laçka ve densiz olmaktan korur beni… Gerçi, âşıkta edep aramazlar ve bazen, hasret başıma vurup dellenir, olmadık sözler ederim ya, bilirsin işte, bu aramızda cilvedir… Tüm edepsizliğimle birlikte, aleyhinde laf etmeye kalkacak adam için, çekinmem, korkulu bir kâbusa da dönerim. Canını çok seviyorsa ve birazcık aklı varsa, hakkında hüsn-i zan etsin de, senin için, yalandan da olsa güzel sözler söylesin de, merhamete geleyim. [/SIZE][/FONT][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Book Antiqua][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][/SIZE][/FONT][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Book Antiqua][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Seni sevmek, karşında tir tir titremektir. Zira sende öyle bir heybet vardır ki; ancak sevenlerine gösterirsin. O sevmeyenlerin, sendeki bu heybeti fark etselerdi, zaten öyle ileri-geri konuşacak mecâlleri de kalmazdı. Aslında, karşında çoğu zaman, benim de mecalim tükenirdi ya, sen bana kendini hep, dayanabileceğim kadar gösterdin. İşte bu sebepten, yani aczimden, seni bütünüyle hiç görmemiş olsam da sana hayranım. Birileri beni, ölçüsüz, yarı mecnûn addeder; lâkin senden ötürü böyle dedikleri için, bu durum, canımı acıtmak yerine, hoşuma bile gider. [/SIZE][/FONT][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Book Antiqua][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][/SIZE][/FONT][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Book Antiqua][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Seni sevmem, attığım her adımı, tuttuğum her eli, baktığım her gözü, söylediğim her sözü senden bilmektir. “Sen” dururken, yapmak, etmek, demek bana mı kalır? Sen, konuşsan da sussan da, gelsen de gelmesen de, vursan da okşasan da sevgilisin. Zaman zaman senden gelenden şikâyet ediyor, tercih ettiğin tavırdan başkasını bekliyorsam, bu elbette zaafımdır. Sen, öylece, olduğun gibi güzelsin. [/SIZE][/FONT][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Book Antiqua][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][/SIZE][/FONT][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Book Antiqua][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Gözden ırak olan, gönülden de ırak olur diyenlere şaşarım! Sen, nerede olursan ol, gözümün önünden hiç gitmezsin ki, gönlümden gidesin. Gözden ırak kalmış kişi zaten, gönle acep hiç girmiş midir de çıksın? Yok böyle bir şey, yok! [/SIZE][/FONT][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Book Antiqua][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][/SIZE][/FONT][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Book Antiqua][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Seni sevmem; asırlardır herkesin inandığı, atalardan, dedelerden kalma nice sözü inkâr etmem; töre, gelenek nâmına ne varsa korkmadan, çekinmeden fedâ etmem ve sadece sevginin bereketiyle dolup, sana bağlanmamdır. Eğer güzelliğini ve gözümde perde olmuşluğunu cesurca ilân etmezsem, o güzeller güzeli Peygamber, Hazret-i Muhammed Mustafa -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’in, çevresindeki azılı müşriklere rağmen Rabbini anması ve putperestlere karşı, aldığı vazifeyi ölümüne yerine getirmesi durumundan, nasıl nasip alabilirim?! [/SIZE][/FONT][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Book Antiqua][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][/SIZE][/FONT][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Book Antiqua][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Seni sevmem Cancağızım; anlamlı ya da anlamsız gelen her türlü hareketini, sorgulamadan ve şüphe duymadan taklide yönelmemdir. Zira sen o kadar üstünsün ki, benim bücür aklım, senin engin doruklarına akıl erdirip, hâllerini yorumlamaya cüret edemez. Sevmenin edebinin bu olduğunu, Ebûbekir Sıddîk fısıldamıştır bize… [/SIZE][/FONT][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Book Antiqua][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][/SIZE][/FONT][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Book Antiqua][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Seni sevmem, senden korkmamdır. Keyiflerine göre yaşayabilmek için, cehennemin varlığını inkâra yeltenerek, kendilerini rahatlatmaya çalışan gafiller ne derse desin, cehennem de cennet gibi vardır ve haktır. Lâkin seni sevenin cehennemi, cennet içredir ki; o bilindik cehennem algısının çok ötesinde yakıcı ve cefâlıdır. O hâlde, seni sevenin senden korkması, senin sevgini, senin yakınlığını kaybetme endişesinden ibarettir. Seven, bu kaygıyı delice hissettiğinden, emirlerini yaşamaya, nehiylerinden sakınmaya meyleder. Hem seni sevdiğini iddia edecek, hem senin hiçbir talebini umursamadan, kafasına göre yaşayacak olan insan, sahtekâr değil de nedir?! Seven, sevdiğini de umursamayacaksa, yâhu bu dünyaya ne demeye gelmiştir!?[/SIZE][/FONT][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Book Antiqua][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][/SIZE][/FONT][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Book Antiqua][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Seni sevmem, aştan ayrı kalabilmemdir. Senin hatırına uykumdan, hazlarımdan, isteklerimden geçebilmemdir. Senden ayrı duruyor, seni sınırlar ardından seyrediyorsam; işte bu da sevmemdendir. [/SIZE][/FONT][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Book Antiqua][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][/SIZE][/FONT][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Book Antiqua][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Hem sevdiğimi söyler, hem de değer verdiklerine hakâret edersem, bana yazıklar olsun! Seni sevdiğimi söylerken, sevdiklerine zarar verecek işler peşinde koşmaya kalkarsam, ayaklarım kırılsın! Sözüne kıymet verdiğimi söyleyip, “ama bence böyle” diye ağzını açmak sûretiyle, hükmünü değiştirmeye kalkışırsam, dilim lâl olsun! Her şeyi sana fedâ etmeyip, seni nefsimin arzularına ve kaypaklığına kurban etmeye kalkarsam, canım çıksın! Şu dünyada, sadece seni sevmek gibi bir imtihandan alın aklığıyla çıksam, ne mutlu bana… Zira bu aklık, kalbimin Allah ile dolmasının izi olacaktır. Çünkü sen, O’nun ardında durduğu, sırlı bir perdeden başka bir şey değilsin. [/SIZE][/FONT][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Book Antiqua][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][/SIZE][/FONT][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Book Antiqua][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Cancağızım! Sen, kendisini sevmedikçe, Hakk’ı sevmeye de eremeyeceğim güzelsin. Şimdi kim olduğunu merak edecekler. Ne diyeyim, keşke her göz görse de seni, herkes sevse… Zaten, söylemekle anlaşılacak bir şey değilsin. Hem canım, kime ne senin kimliğinden?! Sen benim mahremimsin.[/SIZE][/FONT][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Book Antiqua][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][/SIZE][/FONT][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Book Antiqua][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Şimdi, ne desem anlatamayacak seni, ne desem laf olmayacak madem, hadi, içten içe bir sohbete koyulalım da, kimsecikler duymasın. Hadi, bana biraz daha anlat aşkı… Dışarıdan bakanın, belki sadece derinliğini sezebileceği, yılların alışkanlığı içli sükûtuma dönüp dinleyeceğim yine… Hadi anlat, yüzüm gülsün, içim açılsın.[/SIZE][/FONT][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Book Antiqua][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3] [/SIZE][/FONT][/FONT][/COLOR] [CENTER][CENTER][COLOR=black][FONT=Book Antiqua][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Neslihan Nur Türk[/SIZE][/FONT][/FONT][/COLOR][/CENTER] [CENTER][COLOR=black][FONT=Book Antiqua] [/FONT][/COLOR][/CENTER][/CENTER] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Cancağızım…
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst