Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Canım Sıkılıyor!
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Muvahhid1" data-source="post: 239485" data-attributes="member: 1003203"><p><span style="color: red">Dikkat edin kalpler ancak Allah’ı anmakla huzura kavuşur. <em>(Ra’d:28)</em></span></p><p></p><p><span style="color: red">Mü’minlerin kalplerine, imanlarına iman katıp artırsınlar diye güven ve huzur indiren O’dur. <em>(Fetih:4)</em></span></p><p></p><p><span style="color: blue">O’nu (cc) tanıyan ve itaat eden zindanda dahi olsa bahtiyardır. O’nu (cc) unutan saraylarda da olsa zindandadır, bedbahttır.</span></p><p><span style="color: blue"><em>(Bediüzzaman Said Nursi)</em></span></p><p><span style="color: blue"></span></p><p><span style="color: blue"></span></p><p><strong>BÜYÜK KÜÇÜK BÜTÜN İNSANLARA BÜYÜK BİR GERÇEKTEN HABER VEREN CÜMLE:</strong></p><p></p><p><strong>“Canım sıkılıyor!”</strong></p><p></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: black">Yediden yetmişe her birimize “Canım sıkılıyor!” cümlesi oldukça tanıdıktır. İnsanoğlu can sıkıntısından kurtulmak için neler yapmaz ki?!</span></span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: black">“Neden sıkılıyorsun?” diye sorulduğunda hatta “Neden sıkılıyorum?” diye kendi kendimize sorduğumuzda birçok kez cevabını bulamayız.</span></span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: black">İnsanın sebebini açıklayamadığı belki de sebepsiz zannettiği bu ruh daralmaları aslında hiç de sebepsiz değil. Can sıkıntılarının en önemli sebebi bir hakîkat arayan ruhun hakîkat arayışının göz ardı edilmesidir. İnsanoğlu sadece gözüyle gördüğü şeylerle yani maddeyle çok meşgul olduğundandır ki; ruhundaki bu arayışın farkına varmaz.</span></span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: black">Farkına varsa da ruhunun seslenişini bir şekilde bastırmaya, duymamaya çalışır. Hakîkat arayışının göz ardı edilmesi neticesinde ise ruh sesini can sıkıntıları ile (ki; bu ileride bunalımlara dönüşecektir) duyurmaya çalışır. Ruhlarımızın aradığı en büyük hakîkat ise; Allah’tır.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: black"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: black">Fakat insanoğlu kaçar. En büyük hakîkatten yani Allah’ından kaçar. Oysa insanın yaşanması zor zannederek kaçtığı tek bir Allah inancı, yaratıcısını tanıması ve Rabbinin isteklerini yapması bütün bunalımlarını ortadan kaldıracak en kolay ve bir tek yoldur.</span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: black"> Allah’a kulluk etmek insanın nefsine külfet görünüyor. Fakat günde beş vakit ibâdet külfetinden kaçan insan cahilliği ile sinek ısırmalarından kaçıp yılanların ısırmasına yakalanıyor. Çünkü kulluk gıdasından mahrum bırakılan bir ruh bunalımlarla dünyada perişan olurken ahiret saadetinden de mahrum kalıyor.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: black"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: black"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: black"><strong>FITRAT (YARATILIŞ) YALAN SÖYLEMEZ</strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: black"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: black">Siz bir limon çekirdeğinden elma ağacı çıkaramazsınız. Bir tavuk yumurtasından da bir ördek. Bir kavun çekirdeği kavun olmak için programlıdır. “Ben bir kavun olacağım” der ve asla bir karpuz olmaz. Yaratılan her şey için geçerlidir bu. İnsan da ibâdet için yaratılmıştır. Ebedî bir zata kul olmak için yaratılan ruh ve kalplerimiz bu iştiyaktan asla vazgeçemezler. Ve O ebedî zâtı anmadan ve O’na secde etmeden asla huzur bulamayacaklardır.</span></span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: black">Hepimizin bildiği gibi bir çekirdeğin iki neticesi vardır. Ya gayret edip toprağın üstüne çıkar çiçek açar, meyve verir ya da toprağın altında börtü böceğe teslim olup çürüyüp gider. Elbette insan için de iki netice var: Ya fıtratının gereği olan tek bir Allah’a iman ve ibâdet ederek dünya toprağından cennete çiçek açacak ya da nefis haşaratına teslim olup insaniyetini çürütecektir.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: black"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: black"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: black"><strong>MUTLULUK İMAN NİSPETİNDEDİR</strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: black"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: black">Sıkıntı ve bunalımların en büyük sebebi Allah’a inanmamak veya O’nu tanımamak, O’nu anmamaktadır. Nasıl canlıların yaşaması ve gelişmesi için hava, su, ışık gerekiyorsa ruhlarımız için de Allah’ın varlığını kabul edip O’nu tanımak ve Allah’ı anmak o derece gereklidir.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: black"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: black"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: black">Ne yazık ki Allah’a iman ve itaatten kaçanlar huzurdan mutluluktan kaçtıklarının, kendilerine eziyet ettiklerinin farkına varamayacak kadar cahiller. Öyle ki Allah’a secde izzetini kabul etmeyenler dünya ve içindekilere secde zilletini tercih ederler de bunun farkında bile olmazlar! Allah’a secde etmeye tenezzül etmeyip birçok aciz varlıklara secde edilmesi çok tuhaf değil midir? “N’olur dünya! Bizi zevklerinden mahrum etme!” yalvarışlarıyla dünya lezzetleri peşinde koşturan zavallı dilencilerle dolu asrımız. Lakin onlar dünyaya dilenci olurken dünya onlara mağrur ve gaddar bir zengin rolündedir. Çünkü gerçekte dünya insan ruhunun istediği ebedîyeti ve huzuru asla veremeyecek kadar fakirdir.</span></span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: black">“Ben inanmıyorum ama mutluyum” diyenler kendilerini bile kandıramadıklarını bildiğimizi bilmeliler. Görünüşte eğlenceli, lezzetli ve debdebeli hayatlarının iç yüzü karanlık bir boşluktur. Allah inancı zayıf olan toplumların neden alkol ve uyuşturucularla beyinlerini uyuşturma ihtiyacı duydukları ortada değil midir? Ve ahlaksızlığın yıldızları sayılanların ki; zenginlik ve şöhretleri zirvelerdeyken yüzde doksanı acaba neden uyuşturucu müptelasıdır? İnsan neden en güzel nimetlerden biri olan aklını uyuşturmayı tercih eder ki? Hatta insanı insanlıktan çıkararak çok da aşağı bir hale düşüren sarhoşluğu insan olan insan nasıl tercih edebilir!?</span></span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: black">Bazen aklıma gelir: İnançsızların veya Allah’ın razı olmadığı bir hayat yaşayanların ruh dünyalarıyla sadece beş dakikalık bir değişim yaşayabilseydik ne olurdu acaba? Sanırım onlar bizim daha dünyadayken yaşadığımız cenneti görüp imana gelecek, biz de onların daha dünyadayken yaşadıkları cehennemi görünce dehşet alıp secdeye kapanacak iman ve İslâm için tekrar tekrar Rabbimize şükürler sunacaktık.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: black"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: black"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: black"><strong>ALLAH’A İNANANLARIN NEDEN CANI SIKILIR?</strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: black"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: black">İslâm’a yeni girmiş insanlarda bir coşku hali gözlemleriz. Onlara fevkalade bir huzurla sevinç gözyaşları döktüren sebep ruhun hasretle beklediğine kavuşma hissidir. Ruh aradığını bulmuş ve Rabbine kavuşmuştur.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: black"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: black">Yüz binlerle tecrübe edilmiş bir hakîkattir ki şehadet iman lezzetiyle harika bir huzur kazandırır.</span></span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: black">İmanı olduğu halde ruhsal sıkıntılara düşülmesindeki en mühim sebep ise iman edilen zatın tanınmayışıdır. Ruhlarımız Allah’a iman ve ibâdet için yaratıldıkları gibi Allah’ı tanımaya da bir o kadar müştak ve muhtaçtırlar. Sebepler perdesini aşıp Allah’ın her an bizimle olduğunu hissedebilmek için Allah’ı tanımak gerekir. Şah damarımızdan daha yakın olan Allah (cc) ile birliktelikten gelen lezzeti yakalayabilmek elbette Marifetullahsız olamaz.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: black"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: black">Hem insan tanımadığı bir zâtı sevemediği gibi itaat de edemez. Evet insan iman ettiği zâtı tanımalı. Tanıdıkça sevecek, sevdikçe de ondan gelene râzı olacaktır. Meseâ: Musibeti musibet yapan Allah’tan geldiğini düşünmemek değil midir!? Yani musibet acısını çekilebilir kılan musibet anında Allah’ı tefekkür edebilmektir. Ancak Allah’ını tanıyan bir kul gelen musibetlerin Rabbinden geldiğini düşünebilir. Allah’ın insana çekemeyeceği yükü yüklemeyeceğini söz verdiğini, bütün annelerden daha şefkatli oluşunu, hiç abes iş yapmadığını biliyorsak şayet “kahrında hoş, lütfun da hoş” mısralarındaki hakîkat ortaya çıkacak kederler ve sıkıntılar lezzete dönecektir. Allah’ımızı tanıdığımızda her an tüm düşünce ve hislerimizle O’na (cc) yönelecek ve artık bize düşen iki dünya saadetinden başkası olmayacaktır.</span></span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: black">İman, marifetullah ve muhabbetullahı elde etmiş insanlar da zaman zaman içlerinde huzursuzluk değil fakat bir boşluk hissederler. Bu da bir kudsi hadiste buyrulduğuna göre ruhun Allah’ın cemalini özlemesidir.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: black"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: black"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: black">Ya Rabb! İçimizdeki can sıkıntılarımızın sebebi olan boşluğa sana olan imanı yerleştir, marifetin ile doldur, muhabbetin ile tamamla. Ve bizlere dünyada ibâdet lezzetini nasip ettiğin gibi cennette ru’yet-i cemâline kavuşmak lezzetiyle kendinden geçen kullarından olmayı ihsan et.. Amin.</span></span></span></p><p> </p><p><span style="color: red">Mehlika YAĞMUR</span><a href="http://www.irfanmektebi.com/YazarinYazilari.php?YazarId=80" target="_blank"></a></p><p><a href="http://www.irfanmektebi.com/YazarinYazilari.php?YazarId=80" target="_blank"></a></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Muvahhid1, post: 239485, member: 1003203"] [COLOR=red]Dikkat edin kalpler ancak Allah’ı anmakla huzura kavuşur. [I](Ra’d:28)[/I][/COLOR] [COLOR=red]Mü’minlerin kalplerine, imanlarına iman katıp artırsınlar diye güven ve huzur indiren O’dur. [I](Fetih:4)[/I][/COLOR] [COLOR=blue]O’nu (cc) tanıyan ve itaat eden zindanda dahi olsa bahtiyardır. O’nu (cc) unutan saraylarda da olsa zindandadır, bedbahttır. [I](Bediüzzaman Said Nursi)[/I] [/COLOR] [B]BÜYÜK KÜÇÜK BÜTÜN İNSANLARA BÜYÜK BİR GERÇEKTEN HABER VEREN CÜMLE:[/B] [B]“Canım sıkılıyor!”[/B] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=2][COLOR=black]Yediden yetmişe her birimize “Canım sıkılıyor!” cümlesi oldukça tanıdıktır. İnsanoğlu can sıkıntısından kurtulmak için neler yapmaz ki?![/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=2][COLOR=black]“Neden sıkılıyorsun?” diye sorulduğunda hatta “Neden sıkılıyorum?” diye kendi kendimize sorduğumuzda birçok kez cevabını bulamayız.[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=2][COLOR=black]İnsanın sebebini açıklayamadığı belki de sebepsiz zannettiği bu ruh daralmaları aslında hiç de sebepsiz değil. Can sıkıntılarının en önemli sebebi bir hakîkat arayan ruhun hakîkat arayışının göz ardı edilmesidir. İnsanoğlu sadece gözüyle gördüğü şeylerle yani maddeyle çok meşgul olduğundandır ki; ruhundaki bu arayışın farkına varmaz.[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=2][COLOR=black]Farkına varsa da ruhunun seslenişini bir şekilde bastırmaya, duymamaya çalışır. Hakîkat arayışının göz ardı edilmesi neticesinde ise ruh sesini can sıkıntıları ile (ki; bu ileride bunalımlara dönüşecektir) duyurmaya çalışır. Ruhlarımızın aradığı en büyük hakîkat ise; Allah’tır. Fakat insanoğlu kaçar. En büyük hakîkatten yani Allah’ından kaçar. Oysa insanın yaşanması zor zannederek kaçtığı tek bir Allah inancı, yaratıcısını tanıması ve Rabbinin isteklerini yapması bütün bunalımlarını ortadan kaldıracak en kolay ve bir tek yoldur.[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=2][COLOR=black][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=2][COLOR=black] Allah’a kulluk etmek insanın nefsine külfet görünüyor. Fakat günde beş vakit ibâdet külfetinden kaçan insan cahilliği ile sinek ısırmalarından kaçıp yılanların ısırmasına yakalanıyor. Çünkü kulluk gıdasından mahrum bırakılan bir ruh bunalımlarla dünyada perişan olurken ahiret saadetinden de mahrum kalıyor. [B]FITRAT (YARATILIŞ) YALAN SÖYLEMEZ[/B] Siz bir limon çekirdeğinden elma ağacı çıkaramazsınız. Bir tavuk yumurtasından da bir ördek. Bir kavun çekirdeği kavun olmak için programlıdır. “Ben bir kavun olacağım” der ve asla bir karpuz olmaz. Yaratılan her şey için geçerlidir bu. İnsan da ibâdet için yaratılmıştır. Ebedî bir zata kul olmak için yaratılan ruh ve kalplerimiz bu iştiyaktan asla vazgeçemezler. Ve O ebedî zâtı anmadan ve O’na secde etmeden asla huzur bulamayacaklardır.[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=2][COLOR=black]Hepimizin bildiği gibi bir çekirdeğin iki neticesi vardır. Ya gayret edip toprağın üstüne çıkar çiçek açar, meyve verir ya da toprağın altında börtü böceğe teslim olup çürüyüp gider. Elbette insan için de iki netice var: Ya fıtratının gereği olan tek bir Allah’a iman ve ibâdet ederek dünya toprağından cennete çiçek açacak ya da nefis haşaratına teslim olup insaniyetini çürütecektir. [B]MUTLULUK İMAN NİSPETİNDEDİR[/B] Sıkıntı ve bunalımların en büyük sebebi Allah’a inanmamak veya O’nu tanımamak, O’nu anmamaktadır. Nasıl canlıların yaşaması ve gelişmesi için hava, su, ışık gerekiyorsa ruhlarımız için de Allah’ın varlığını kabul edip O’nu tanımak ve Allah’ı anmak o derece gereklidir. Ne yazık ki Allah’a iman ve itaatten kaçanlar huzurdan mutluluktan kaçtıklarının, kendilerine eziyet ettiklerinin farkına varamayacak kadar cahiller. Öyle ki Allah’a secde izzetini kabul etmeyenler dünya ve içindekilere secde zilletini tercih ederler de bunun farkında bile olmazlar! Allah’a secde etmeye tenezzül etmeyip birçok aciz varlıklara secde edilmesi çok tuhaf değil midir? “N’olur dünya! Bizi zevklerinden mahrum etme!” yalvarışlarıyla dünya lezzetleri peşinde koşturan zavallı dilencilerle dolu asrımız. Lakin onlar dünyaya dilenci olurken dünya onlara mağrur ve gaddar bir zengin rolündedir. Çünkü gerçekte dünya insan ruhunun istediği ebedîyeti ve huzuru asla veremeyecek kadar fakirdir.[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=2][COLOR=black]“Ben inanmıyorum ama mutluyum” diyenler kendilerini bile kandıramadıklarını bildiğimizi bilmeliler. Görünüşte eğlenceli, lezzetli ve debdebeli hayatlarının iç yüzü karanlık bir boşluktur. Allah inancı zayıf olan toplumların neden alkol ve uyuşturucularla beyinlerini uyuşturma ihtiyacı duydukları ortada değil midir? Ve ahlaksızlığın yıldızları sayılanların ki; zenginlik ve şöhretleri zirvelerdeyken yüzde doksanı acaba neden uyuşturucu müptelasıdır? İnsan neden en güzel nimetlerden biri olan aklını uyuşturmayı tercih eder ki? Hatta insanı insanlıktan çıkararak çok da aşağı bir hale düşüren sarhoşluğu insan olan insan nasıl tercih edebilir!?[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=2][COLOR=black]Bazen aklıma gelir: İnançsızların veya Allah’ın razı olmadığı bir hayat yaşayanların ruh dünyalarıyla sadece beş dakikalık bir değişim yaşayabilseydik ne olurdu acaba? Sanırım onlar bizim daha dünyadayken yaşadığımız cenneti görüp imana gelecek, biz de onların daha dünyadayken yaşadıkları cehennemi görünce dehşet alıp secdeye kapanacak iman ve İslâm için tekrar tekrar Rabbimize şükürler sunacaktık. [B]ALLAH’A İNANANLARIN NEDEN CANI SIKILIR?[/B] İslâm’a yeni girmiş insanlarda bir coşku hali gözlemleriz. Onlara fevkalade bir huzurla sevinç gözyaşları döktüren sebep ruhun hasretle beklediğine kavuşma hissidir. Ruh aradığını bulmuş ve Rabbine kavuşmuştur. Yüz binlerle tecrübe edilmiş bir hakîkattir ki şehadet iman lezzetiyle harika bir huzur kazandırır.[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=2][COLOR=black]İmanı olduğu halde ruhsal sıkıntılara düşülmesindeki en mühim sebep ise iman edilen zatın tanınmayışıdır. Ruhlarımız Allah’a iman ve ibâdet için yaratıldıkları gibi Allah’ı tanımaya da bir o kadar müştak ve muhtaçtırlar. Sebepler perdesini aşıp Allah’ın her an bizimle olduğunu hissedebilmek için Allah’ı tanımak gerekir. Şah damarımızdan daha yakın olan Allah (cc) ile birliktelikten gelen lezzeti yakalayabilmek elbette Marifetullahsız olamaz. Hem insan tanımadığı bir zâtı sevemediği gibi itaat de edemez. Evet insan iman ettiği zâtı tanımalı. Tanıdıkça sevecek, sevdikçe de ondan gelene râzı olacaktır. Meseâ: Musibeti musibet yapan Allah’tan geldiğini düşünmemek değil midir!? Yani musibet acısını çekilebilir kılan musibet anında Allah’ı tefekkür edebilmektir. Ancak Allah’ını tanıyan bir kul gelen musibetlerin Rabbinden geldiğini düşünebilir. Allah’ın insana çekemeyeceği yükü yüklemeyeceğini söz verdiğini, bütün annelerden daha şefkatli oluşunu, hiç abes iş yapmadığını biliyorsak şayet “kahrında hoş, lütfun da hoş” mısralarındaki hakîkat ortaya çıkacak kederler ve sıkıntılar lezzete dönecektir. Allah’ımızı tanıdığımızda her an tüm düşünce ve hislerimizle O’na (cc) yönelecek ve artık bize düşen iki dünya saadetinden başkası olmayacaktır.[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=2][COLOR=black]İman, marifetullah ve muhabbetullahı elde etmiş insanlar da zaman zaman içlerinde huzursuzluk değil fakat bir boşluk hissederler. Bu da bir kudsi hadiste buyrulduğuna göre ruhun Allah’ın cemalini özlemesidir. Ya Rabb! İçimizdeki can sıkıntılarımızın sebebi olan boşluğa sana olan imanı yerleştir, marifetin ile doldur, muhabbetin ile tamamla. Ve bizlere dünyada ibâdet lezzetini nasip ettiğin gibi cennette ru’yet-i cemâline kavuşmak lezzetiyle kendinden geçen kullarından olmayı ihsan et.. Amin.[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=2][/SIZE][/FONT] [COLOR=red]Mehlika YAĞMUR[/COLOR][URL="http://www.irfanmektebi.com/YazarinYazilari.php?YazarId=80"] [/URL] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Canım Sıkılıyor!
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst