Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Tasavvuf
Nakşıbendi ve Nakşıbendilik
Sufinin Dünyası
Canlı Bir Kur'an Olabilmek
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="ABDULLAH4" data-source="post: 502175" data-attributes="member: 1004566"><p>Canlı Bir Kur'an Olabilmek</p><p></p><p></p><p></p><p>Cenâb-ı Hak buyuruyor:</p><p></p><p>“Allâh sözün en güzelini, birbiriyle uyumlu ve bıkılmadan tekrar tekrar okunan bir kitap olarak indirdi. Rablerinden korkanların, bu Kitab’ın tesiriyle tüyleri ürperir, derken hem bedenleri hem de gönülleri Allâh’ın zikrine ısınıp yumuşar. İşte bu Kitap, Allâh’ın, dilediğini kendisiyle doğru yola ilettiği hidâyet rehberidir. Allâh kimi de saptırırsa, artık ona yol gösteren olmaz.” (Zümer, 23)</p><p></p><p>Rasûlullah (sav) buyurdular:</p><p></p><p>“Kur’ân okuyunuz! Çünkü Kur’ân, kıyâmet gününde kendisini okuyanlara şefaatçi olarak gelecektir.” (Müslim, Müsâfirîn, 252, 253; Ahmed, V, 249, 251)</p><p></p><p>İnsan için vaad olunan dünyâ ve âhıret seâdeti, ancak Kur'ân'a râm olabilmek mukâbilindedir. Her hakîkat Kur'ân'da gizli, her seâdet îmânda zâhirdir. Cihânın en hayırlı ve mes'ûd insanları, Kur'ân gölgesi altında toplanan, onun hayat nûru ile nûrlanan ve onda fânî olanlar, yâni canlı bir Kur'ân hâline gelebilenlerdir. Âyet-i kerîmede Hazret-i Peygamber (sav) hakkında buyurulan:</p><p></p><p>"(Ey Rasûlüm!) Şüphesiz ki sen, yüce bir ahlâk üzeresin!.." (Kalem, 4) beyânındaki hakîkati anlamak için Hazret-i Âişe'ye:</p><p></p><p>"-Rasûlullâh (sav)'in ahlâkı neydi?" diye sorduklarında mü'minlerin annesi, bu yüce ahlâkı şöyle ifâde etmiştir:</p><p></p><p>"O'nun ahlâkı Hazret-i Kur'ân idi..." (Müslim, Kitâbu's-salât 746)</p><p></p><p>Bu bakımdan:</p><p></p><p>"Rahmân (çok merhametli olan Allâh), Kur'ân'ı öğretti. İnsanı yarattı. Beyânı öğretti." (Rahmân, 1-4) âyetlerinin îzâhında:</p><p></p><p>"Cenâb-ı Hakk, Kur'ân'ı öğretmek için insanı yaratmış ve beyânı da ona Kur'ân'ı anlaması için öğretmiştir." denilmiştir.</p><p></p><p>Zîrâ Allâh Teâlâ'nın, bu âyet-i kerîmelerde evvelâ Kur'ân'ı öğretmesinden, sonra da insanı yaratmasından bahsedişi, yaratılış hikmetinin mecâzî bir ifâdesidir. Bu ifâdede, insanın hilkat gâyesinin, sırf dîn ve ilim olduğunun bilinmesi ve Kur'ân'a karşı mes'ûliyetin idrâk edilmesi vardır. Çünkü insan denilen bu varlığın haysiyet ve şerefi Kur'ân ile gerçekleşir. Dolayısıyla insana verilen beyân selâhiyeti de, ilâhî tâlimâtı almak, muhabbet, hikmet ve gaybî tecellîlere mazhar olacak canlı bir Kur'ân olabilmek hikmetine binâen ihsân edilmiştir. Çünkü dünyevî ve uhrevî seâdetin esrârı, Kur'ân-ı Kerîm'de dercedilmiş ve o kitab-ı ilâhî bizlere bir hayât kitabı ve bir kurtuluş reçetesi olarak takdîm buyurulmuştur. (Osman Nûri Topbaş, Altınoluk Dergisi, Aralık-2000)</p><p></p><p>Her Güne Bir Esma-ül Hüsna (Allah’ın En Güzel İsimleri)</p><p></p><p>es-Sabûr: Çok sabırlı olan, günahkar kullarını cezalandırmakta acele etmeyen, onların kendisine dönüşü için zaman tanıyan demektir.</p><p></p><p>Kısa Günün Kârı</p><p></p><p>Kur’ân’dan ne kadar rûhâniyet ve feyz alabilirsek îmanımız da o derece seviye kazanır. Kur’ân-ı Kerîm’de fânî olanlar, Allâh ve Rasûlü’nün rızâsını kazanarak idrâk ötesi ilâhî lutuflara mazhar olurlar. Cenâb-ı Hak bu hâli cümlemize nasîb ve müyesser eylesin. Âmîn!..</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="ABDULLAH4, post: 502175, member: 1004566"] Canlı Bir Kur'an Olabilmek Cenâb-ı Hak buyuruyor: “Allâh sözün en güzelini, birbiriyle uyumlu ve bıkılmadan tekrar tekrar okunan bir kitap olarak indirdi. Rablerinden korkanların, bu Kitab’ın tesiriyle tüyleri ürperir, derken hem bedenleri hem de gönülleri Allâh’ın zikrine ısınıp yumuşar. İşte bu Kitap, Allâh’ın, dilediğini kendisiyle doğru yola ilettiği hidâyet rehberidir. Allâh kimi de saptırırsa, artık ona yol gösteren olmaz.” (Zümer, 23) Rasûlullah (sav) buyurdular: “Kur’ân okuyunuz! Çünkü Kur’ân, kıyâmet gününde kendisini okuyanlara şefaatçi olarak gelecektir.” (Müslim, Müsâfirîn, 252, 253; Ahmed, V, 249, 251) İnsan için vaad olunan dünyâ ve âhıret seâdeti, ancak Kur'ân'a râm olabilmek mukâbilindedir. Her hakîkat Kur'ân'da gizli, her seâdet îmânda zâhirdir. Cihânın en hayırlı ve mes'ûd insanları, Kur'ân gölgesi altında toplanan, onun hayat nûru ile nûrlanan ve onda fânî olanlar, yâni canlı bir Kur'ân hâline gelebilenlerdir. Âyet-i kerîmede Hazret-i Peygamber (sav) hakkında buyurulan: "(Ey Rasûlüm!) Şüphesiz ki sen, yüce bir ahlâk üzeresin!.." (Kalem, 4) beyânındaki hakîkati anlamak için Hazret-i Âişe'ye: "-Rasûlullâh (sav)'in ahlâkı neydi?" diye sorduklarında mü'minlerin annesi, bu yüce ahlâkı şöyle ifâde etmiştir: "O'nun ahlâkı Hazret-i Kur'ân idi..." (Müslim, Kitâbu's-salât 746) Bu bakımdan: "Rahmân (çok merhametli olan Allâh), Kur'ân'ı öğretti. İnsanı yarattı. Beyânı öğretti." (Rahmân, 1-4) âyetlerinin îzâhında: "Cenâb-ı Hakk, Kur'ân'ı öğretmek için insanı yaratmış ve beyânı da ona Kur'ân'ı anlaması için öğretmiştir." denilmiştir. Zîrâ Allâh Teâlâ'nın, bu âyet-i kerîmelerde evvelâ Kur'ân'ı öğretmesinden, sonra da insanı yaratmasından bahsedişi, yaratılış hikmetinin mecâzî bir ifâdesidir. Bu ifâdede, insanın hilkat gâyesinin, sırf dîn ve ilim olduğunun bilinmesi ve Kur'ân'a karşı mes'ûliyetin idrâk edilmesi vardır. Çünkü insan denilen bu varlığın haysiyet ve şerefi Kur'ân ile gerçekleşir. Dolayısıyla insana verilen beyân selâhiyeti de, ilâhî tâlimâtı almak, muhabbet, hikmet ve gaybî tecellîlere mazhar olacak canlı bir Kur'ân olabilmek hikmetine binâen ihsân edilmiştir. Çünkü dünyevî ve uhrevî seâdetin esrârı, Kur'ân-ı Kerîm'de dercedilmiş ve o kitab-ı ilâhî bizlere bir hayât kitabı ve bir kurtuluş reçetesi olarak takdîm buyurulmuştur. (Osman Nûri Topbaş, Altınoluk Dergisi, Aralık-2000) Her Güne Bir Esma-ül Hüsna (Allah’ın En Güzel İsimleri) es-Sabûr: Çok sabırlı olan, günahkar kullarını cezalandırmakta acele etmeyen, onların kendisine dönüşü için zaman tanıyan demektir. Kısa Günün Kârı Kur’ân’dan ne kadar rûhâniyet ve feyz alabilirsek îmanımız da o derece seviye kazanır. Kur’ân-ı Kerîm’de fânî olanlar, Allâh ve Rasûlü’nün rızâsını kazanarak idrâk ötesi ilâhî lutuflara mazhar olurlar. Cenâb-ı Hak bu hâli cümlemize nasîb ve müyesser eylesin. Âmîn!.. [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Tasavvuf
Nakşıbendi ve Nakşıbendilik
Sufinin Dünyası
Canlı Bir Kur'an Olabilmek
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst