Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nurdan Makaleler
Cenab-ı Hakk'ın vazifesine karışmamalı
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Þefkat_" data-source="post: 197757" data-attributes="member: 1000731"><p><img src="http://www.risalehaber.com/images/news/67754.jpg" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /></p><p>Cenab-ı Hakk'ın vazifesine karışmamalı</p><p> </p><p></p><p><strong>Bismillahirrahmanirrahim</strong></p><p>Tarik-i hakta çalışan ve mücahede edenler, yalnız kendi vazifelerini düşünmek lâzım gelirken, Cenâb-ı Hakka ait vazifeyi düşünüp, harekâtını ona bina ederek hataya düşerler. Edebü'd-Din ve'd-Dünya risalesinde vardır ki:</p><p>Bir zaman şeytan, Hazret-i İsâ Aleyhisselâma itiraz edip demiş ki: "Madem ecel ve herşey kader-i İlâhî iledir; sen kendini bu yüksek yerden at, bak nasıl öleceksin."</p><p>Hazret-i İsâ Aleyhisselâm demiş ki:</p><p>"Cenâb-ı Hak abdini tecrübe eder ve der ki: 'Sen böyle yapsan sana böyle yaparım. Göreyim seni, yapabilir misin?' diye tecrübe eder.</p><p>Fakat abdin hakkı yok ve haddi değil ki, Cenâb-ı Hakkı tecrübe etsin ve desin: 'Ben böyle işlesem Sen böyle işler misin?' diye tecrübevâri bir surette Cenâb-ı Hakkın rububiyetine karşı imtihan tarzı, sû-i edeptir, ubudiyete münâfidir."</p><p>Madem hakikat budur; insan kendi vazifesini yapıp Cenâb-ı Hakkın vazifesine karışmamalı.</p><p>Meşhurdur ki, bir zaman İslâm kahramanlarından ve Cengiz'in ordusunu müteaddit defa mağlûp eden Celâleddin-i Harzemşah harbe giderken, vüzerâsı ve etbâı ona demişler:</p><p>"Sen muzaffer olacaksın. Cenâb-ı Hak seni galip edecek."</p><p>O demiş: "Ben Allah'ın emriyle, cihad yolunda hareket etmeye vazifedarım. Cenâb-ı Hakkın vazifesine karışmam. Muzaffer etmek veya mağlûp etmek Onun vazifesidir."</p><p>İşte o zat bu sırr-ı teslimiyeti anlamasıyla, harika bir surette çok defa muzaffer olmuştur. (Lemalar 17. Lema)</p><p><strong>Bediüzzaman Said Nursi</strong></p><p><strong>SÖZLÜK:</strong></p><p>ABD : Kul,köle.</p><p>ECEL : Her mahlûkun ve canlının Allah tarafından takdir edilen ölüm vakti.</p><p>EDEBÜ'D-DİN VE'D-DÜNYA : Milâdi 974-1058 yılları arasında yaşayan hukuk, usûl, tefsir, edebiyat ve siyaset âlimi olan Ebu'l Hasan El- Maverdî'nin bir eseri.</p><p>ETBÂ : Tâbi olanlar, uyanlar, birisinin idâresinde olanlar, bağlı olanlar, halk, yönetilenler.</p><p>HADD : Hudut. Çizgi. Sınır.</p><p>KADER-İ İLÂHÎ : Allah'ın takdiri.</p><p>MAĞLÛP : Yenilen.</p><p>MUZAFFER : Gâlip gelmek, başarmak.</p><p>MÜCÂHEDE : Cihad etme, çarpışma, gayret, savaş.</p><p>MÜNÂFİ : Zıt, ters, aykırı.</p><p>MÜTEADDİD : Pekçok. Türlü türlü, çeşitli.</p><p>RİSÂLE : Mektup, kitap.</p><p>RUBÛBİYET : Cenâb-ı Hakkın her zaman, her yerde ve her mahlûka muhtaç olduğu şeyleri vermesi, onu terbiye etmesi ve idâresi altında bulundurması vasfı.</p><p>SIRR-I TESLİMİYET : Cenab-ı Hakk'a güvenme sırrı.</p><p>SU-İ EDEPTİR: Edep ve haya dışıdır. Edepsizliktir.</p><p>TARÎK : Yol, tarz, usul, vâsıta, meslek.</p><p>TARÎK-I HAK : Hak ve hakikat yolu.</p><p>TECRÜBE : Deneme, imtihan.</p><p>TECRÜBEVÂRÎ : Adeta tecrübe ederek, deneyerek.</p><p>UBÛDİYET : Kulluk, kölelik, kul olduğunu bilip Allah'a itaat etme.</p><p>VÜZERÂ : Vezirler</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Þefkat_, post: 197757, member: 1000731"] [IMG]http://www.risalehaber.com/images/news/67754.jpg[/IMG] Cenab-ı Hakk'ın vazifesine karışmamalı [B]Bismillahirrahmanirrahim[/B] Tarik-i hakta çalışan ve mücahede edenler, yalnız kendi vazifelerini düşünmek lâzım gelirken, Cenâb-ı Hakka ait vazifeyi düşünüp, harekâtını ona bina ederek hataya düşerler. Edebü'd-Din ve'd-Dünya risalesinde vardır ki: Bir zaman şeytan, Hazret-i İsâ Aleyhisselâma itiraz edip demiş ki: "Madem ecel ve herşey kader-i İlâhî iledir; sen kendini bu yüksek yerden at, bak nasıl öleceksin." Hazret-i İsâ Aleyhisselâm demiş ki: "Cenâb-ı Hak abdini tecrübe eder ve der ki: 'Sen böyle yapsan sana böyle yaparım. Göreyim seni, yapabilir misin?' diye tecrübe eder. Fakat abdin hakkı yok ve haddi değil ki, Cenâb-ı Hakkı tecrübe etsin ve desin: 'Ben böyle işlesem Sen böyle işler misin?' diye tecrübevâri bir surette Cenâb-ı Hakkın rububiyetine karşı imtihan tarzı, sû-i edeptir, ubudiyete münâfidir." Madem hakikat budur; insan kendi vazifesini yapıp Cenâb-ı Hakkın vazifesine karışmamalı. Meşhurdur ki, bir zaman İslâm kahramanlarından ve Cengiz'in ordusunu müteaddit defa mağlûp eden Celâleddin-i Harzemşah harbe giderken, vüzerâsı ve etbâı ona demişler: "Sen muzaffer olacaksın. Cenâb-ı Hak seni galip edecek." O demiş: "Ben Allah'ın emriyle, cihad yolunda hareket etmeye vazifedarım. Cenâb-ı Hakkın vazifesine karışmam. Muzaffer etmek veya mağlûp etmek Onun vazifesidir." İşte o zat bu sırr-ı teslimiyeti anlamasıyla, harika bir surette çok defa muzaffer olmuştur. (Lemalar 17. Lema) [B]Bediüzzaman Said Nursi[/B] [B]SÖZLÜK:[/B] ABD : Kul,köle. ECEL : Her mahlûkun ve canlının Allah tarafından takdir edilen ölüm vakti. EDEBÜ'D-DİN VE'D-DÜNYA : Milâdi 974-1058 yılları arasında yaşayan hukuk, usûl, tefsir, edebiyat ve siyaset âlimi olan Ebu'l Hasan El- Maverdî'nin bir eseri. ETBÂ : Tâbi olanlar, uyanlar, birisinin idâresinde olanlar, bağlı olanlar, halk, yönetilenler. HADD : Hudut. Çizgi. Sınır. KADER-İ İLÂHÎ : Allah'ın takdiri. MAĞLÛP : Yenilen. MUZAFFER : Gâlip gelmek, başarmak. MÜCÂHEDE : Cihad etme, çarpışma, gayret, savaş. MÜNÂFİ : Zıt, ters, aykırı. MÜTEADDİD : Pekçok. Türlü türlü, çeşitli. RİSÂLE : Mektup, kitap. RUBÛBİYET : Cenâb-ı Hakkın her zaman, her yerde ve her mahlûka muhtaç olduğu şeyleri vermesi, onu terbiye etmesi ve idâresi altında bulundurması vasfı. SIRR-I TESLİMİYET : Cenab-ı Hakk'a güvenme sırrı. SU-İ EDEPTİR: Edep ve haya dışıdır. Edepsizliktir. TARÎK : Yol, tarz, usul, vâsıta, meslek. TARÎK-I HAK : Hak ve hakikat yolu. TECRÜBE : Deneme, imtihan. TECRÜBEVÂRÎ : Adeta tecrübe ederek, deneyerek. UBÛDİYET : Kulluk, kölelik, kul olduğunu bilip Allah'a itaat etme. VÜZERÂ : Vezirler [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nurdan Makaleler
Cenab-ı Hakk'ın vazifesine karışmamalı
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst