Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Sorularla İslamiyet
Cennet ve Cehennem şu an mevcut mudur?
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="NuruAhsen" data-source="post: 30078" data-attributes="member: 857"><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred">Malatya’dan okuyucumuz: “Cennet ve Cehennem şu an mevcut mudur, yani hali hazırda yaratılmış mıdır? Peygamberimiz (asm) Mîraçta gelecek olayları mı görmüştür? Kıyamet koptuğu zaman Cennet ve Cehennem de bundan etkilenecek mi?” </span></span></span></p><p> <img src="http://www.moralhaber.net/resimler/haberler/71726.jpg" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="color: darkred">Gayb âlemini merak ediyoruz şüphesiz. Fakat gayb âlemini şehadet âleminin mîzanlarıyla, tartılarıyla, değerleriyle, ölçüleriyle ölçüp biçemeyiz. Şehadet âleminin ölçü birimleri, sonsuzluk âlemine dar gelir. Bize göre dün, bu gün ve yarın mefhumları tamamen şehadet âleminin ölçüleridir. Dün dediğimizde şehadet âleminin dününü kastediyoruz. Yarın dediğimizde şehadet âleminin yarınını kastediyoruz. Yoksa gayb âleminin veya sonsuzluk âleminin ya da Peygamber Efendimiz’in (asm) Mîraçta müşahede ettiği mahşerin, Cennetin, dirilişin ve sair gaybî olayların zamanını kast etmiyoruz. Gayb âlemi zaman bakımından ne dündür, ne yarındır! Meselâ Peygamber Efendimiz (asm) Uhud şehitlerinin arasında gezerken, “Bu şehitleri kanlarıyla sarıp gömünüz. Allah yolunda çarpışarak yara alanlar, Kıyâmet Gününde Mahşere yaraları kanayarak gelirler. Kanlarının rengi kan rengi, ama kokusu mis kokusu gibidir”1 buyurmuştur. Bu gaybî bir haberdir ve bu gaybî haber Peygamber Efendimizin (asm) müşahedesidir. Yani Peygamber Efendimiz (asm) bu gaybî olayı “görmüş” de söylemiştir. Bu haber ebediyetle ilgilidir. Öyleyse, ebediyeti dünya zamanı ile sınırlandıramayız, dünyanın zaman ölçüsüyle kavrayamayız. </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="color: darkred">Dolayısıyla âlem-i şehadet nasıl varsa ve biz içinde yaşıyorsak, âlem-i gayb da vardır ve mevcuttur. Cennet ve Cehennem hâlen mevcuttur, yaratılmıştır ve Peygamber Efendimiz (asm) Mîraçta “gelecek” olayları değil, “gördüğü ve müşahede ettiği” olayları bize bildirmiştir. Kezâ, Cennet ve Cehennem ebediyetle ilgili âlemler olduğundan, kıyametin kopuşundan etkilenmezler. </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="color: darkred">Nitekim, Cenâb-ı Hak, “Rabb’inizin mağfiretine ve genişliği göklerle yer kadar olan ve Allah’a karşı gelmekten sakınanlar için hazırlanmış bulunan Cennet’e koşun!”2 ve “Kâfirler için hazırlanmış olan ateşten sakının”3 buyurmuştur. Bu âyetlerden Cennetin de, Cehennem’in de şu an mevcut olduğunu ve insanlar için hazırlanmış bulunduğunu anlıyoruz. İmam-ı Gazâlî (ra), âyette geçen “üıddet” (=hazırlandı) kelimesinin mâzî siygasından gelişini, Cennet ve Cehennem’in hâlen yaratılmış ve mevcut bulunduklarına delil olarak zikreder.4 Kur’ân, Hazret-i Âdem (as) yaratıldıktan sonra, Hazret-i Havva ile birlikte Cennet’e yerleştirildiklerini ve orada kendilerine bir ağacın dışında diledikleri gibi yiyip içebileceklerinin emredildiğini beyan ederek, Cennetin Hazret-i Adem’den (as) önce yaratılmış olduğunu bildirmiş olur.5 </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="color: darkred">Cehennem’in sonradan halk edileceğini söyleyen Mutezile imamlarının yanlış ve hatâ içinde olduklarını beyan eden Üstad </span></span></span><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="color: darkred"><span style="color: red">Bedîüzzaman Hazretleri (ra); Cennet’in ve Cehennem’in şu ân mevcut olduğunu ve hattâ dünyamızla münâsebettâr olduğunu; Cenâb-ı Hakk’ın semâvâtın âhirete bakan yıldızlarına kemâl-i hikmetiyle Cennetten nûr, Cehennemden de nâr ve harâret verdiğini kaydeder.6 Yıldızların iki âleme de nezâretlerinin bulunduğunu ifâde eden7 Bedîüzzaman, “Ecel ve kabir insanı beklediği gibi, Cennet ve Cehennem de insanı bekliyor ve gözlüyor”8 diyor. </span></span></span></span><span style="color: darkred"></span></p><p> <span style="color: darkred"></span></p><p><span style="color: darkred"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="color: darkred">Ancak Bedîüzzaman (ra), Cehennem’in hâl-i hazırda tamamıyla sekenelerine münâsip bir tarzda genişleyip yayılmadığını9; çünkü zıtlarla iç içe yaratılmış olan kâinâtın, zıtlıklardan ayrıştırmak için tasfiye ve arındırma ameliyatına uğrayacağını; kötülük, şer ve zararlı maddelerin bir tarafa çekilmesiyle Cehennem’in; iyilik, hayır ve faydalı maddelerin de diğer tarafa çekilmesiyle Cennet’in donanımının ikmal edileceğini ifâde ediyor.10 </span>Yâsin Sûresinde şehit edilmiş olan Habib-i Neccâr’a11, Fecir Sûresinde imanla tatmin olmuş nefse “Cennetime gir!” denilmektedir.12 Hicr Sûresinde Allah’a karşı gelmekten sakınanlara13, Kaf Sûresinde Allah’a yönelen ve görmediği Rahmân’dan korkanlara14 “Cennete selâmetle girin!” diye hitâp edilmektedir. Tüm bu emir ve olaylar âlem-i gaybdandır. </span></span></span></p><p> <span style="color: darkred"></span></p><p><span style="color: darkred"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'">Cenâb-ı Hakk’ın hitâbı ezelîdir ve ebedîdir. Âlem-i gaybta zaman kavramı, geçmiş ve gelecek mefhumu, dün, bugün ve yarın zaman-değer dilimleri yaşadığımız âlemdeki değerlerden çok farklıdır. Bu açıdan, bugünkü zaman değerlerimizle o güne (âlem-i gayba) bakmak bizi doğru sonuca götürmez. </span></span></span></p><p> <span style="color: darkred"></span></p><p><span style="color: darkred"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'">Esasen, gayba iman bir bütündür. Zaman bakımından kavramakta güçlük çektiğimiz hususları da kapsar. </span></span></span></p><p> <span style="color: darkred"></span></p><p><span style="color: darkred"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #000000"><strong><span style="color: red">Süleyman KÖSMENE</span></strong> </span></span></span></span></span></span></p><p><span style="color: darkred"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"></span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="color: darkred">Dipnotlar: </span></span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="color: darkred">1- Sîre, 3/103, 104, 2- Âl-i İmrân, 3/133, 3- Âl-i İmrân Sûresi, 3/131, 4- İhyâ, 1/296, 5- Bakara Sûresi, 2/35, 6- Mektûbât, 15, 7- a.g.e., S.25, 8- Sözler, S. 83, 9- Mektûbât, S. 15, 10- İşârâtü’l-İ’câz, S. 194, 11- Yâsin Sûresi, 36/26, 12- Fecir Sûresi, 89/30, 13- Hicr Sûresi, 15/46, 14- Kaf Sûresi, 50/34,</span></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="NuruAhsen, post: 30078, member: 857"] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3][COLOR=darkred]Malatya’dan okuyucumuz: “Cennet ve Cehennem şu an mevcut mudur, yani hali hazırda yaratılmış mıdır? Peygamberimiz (asm) Mîraçta gelecek olayları mı görmüştür? Kıyamet koptuğu zaman Cennet ve Cehennem de bundan etkilenecek mi?” [/COLOR][/SIZE][/FONT] [IMG]http://www.moralhaber.net/resimler/haberler/71726.jpg[/IMG] [SIZE=3][FONT=Book Antiqua][COLOR=darkred]Gayb âlemini merak ediyoruz şüphesiz. Fakat gayb âlemini şehadet âleminin mîzanlarıyla, tartılarıyla, değerleriyle, ölçüleriyle ölçüp biçemeyiz. Şehadet âleminin ölçü birimleri, sonsuzluk âlemine dar gelir. Bize göre dün, bu gün ve yarın mefhumları tamamen şehadet âleminin ölçüleridir. Dün dediğimizde şehadet âleminin dününü kastediyoruz. Yarın dediğimizde şehadet âleminin yarınını kastediyoruz. Yoksa gayb âleminin veya sonsuzluk âleminin ya da Peygamber Efendimiz’in (asm) Mîraçta müşahede ettiği mahşerin, Cennetin, dirilişin ve sair gaybî olayların zamanını kast etmiyoruz. Gayb âlemi zaman bakımından ne dündür, ne yarındır! Meselâ Peygamber Efendimiz (asm) Uhud şehitlerinin arasında gezerken, “Bu şehitleri kanlarıyla sarıp gömünüz. Allah yolunda çarpışarak yara alanlar, Kıyâmet Gününde Mahşere yaraları kanayarak gelirler. Kanlarının rengi kan rengi, ama kokusu mis kokusu gibidir”1 buyurmuştur. Bu gaybî bir haberdir ve bu gaybî haber Peygamber Efendimizin (asm) müşahedesidir. Yani Peygamber Efendimiz (asm) bu gaybî olayı “görmüş” de söylemiştir. Bu haber ebediyetle ilgilidir. Öyleyse, ebediyeti dünya zamanı ile sınırlandıramayız, dünyanın zaman ölçüsüyle kavrayamayız. [/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Book Antiqua][COLOR=darkred]Dolayısıyla âlem-i şehadet nasıl varsa ve biz içinde yaşıyorsak, âlem-i gayb da vardır ve mevcuttur. Cennet ve Cehennem hâlen mevcuttur, yaratılmıştır ve Peygamber Efendimiz (asm) Mîraçta “gelecek” olayları değil, “gördüğü ve müşahede ettiği” olayları bize bildirmiştir. Kezâ, Cennet ve Cehennem ebediyetle ilgili âlemler olduğundan, kıyametin kopuşundan etkilenmezler. [/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Book Antiqua][COLOR=darkred]Nitekim, Cenâb-ı Hak, “Rabb’inizin mağfiretine ve genişliği göklerle yer kadar olan ve Allah’a karşı gelmekten sakınanlar için hazırlanmış bulunan Cennet’e koşun!”2 ve “Kâfirler için hazırlanmış olan ateşten sakının”3 buyurmuştur. Bu âyetlerden Cennetin de, Cehennem’in de şu an mevcut olduğunu ve insanlar için hazırlanmış bulunduğunu anlıyoruz. İmam-ı Gazâlî (ra), âyette geçen “üıddet” (=hazırlandı) kelimesinin mâzî siygasından gelişini, Cennet ve Cehennem’in hâlen yaratılmış ve mevcut bulunduklarına delil olarak zikreder.4 Kur’ân, Hazret-i Âdem (as) yaratıldıktan sonra, Hazret-i Havva ile birlikte Cennet’e yerleştirildiklerini ve orada kendilerine bir ağacın dışında diledikleri gibi yiyip içebileceklerinin emredildiğini beyan ederek, Cennetin Hazret-i Adem’den (as) önce yaratılmış olduğunu bildirmiş olur.5 [/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Book Antiqua][COLOR=darkred]Cehennem’in sonradan halk edileceğini söyleyen Mutezile imamlarının yanlış ve hatâ içinde olduklarını beyan eden Üstad [/COLOR][/FONT][/SIZE][SIZE=3][FONT=Book Antiqua][COLOR=darkred][COLOR=red]Bedîüzzaman Hazretleri (ra); Cennet’in ve Cehennem’in şu ân mevcut olduğunu ve hattâ dünyamızla münâsebettâr olduğunu; Cenâb-ı Hakk’ın semâvâtın âhirete bakan yıldızlarına kemâl-i hikmetiyle Cennetten nûr, Cehennemden de nâr ve harâret verdiğini kaydeder.6 Yıldızların iki âleme de nezâretlerinin bulunduğunu ifâde eden7 Bedîüzzaman, “Ecel ve kabir insanı beklediği gibi, Cennet ve Cehennem de insanı bekliyor ve gözlüyor”8 diyor. [/COLOR][/COLOR][/FONT][/SIZE][COLOR=darkred] [SIZE=3][FONT=Book Antiqua][COLOR=darkred]Ancak Bedîüzzaman (ra), Cehennem’in hâl-i hazırda tamamıyla sekenelerine münâsip bir tarzda genişleyip yayılmadığını9; çünkü zıtlarla iç içe yaratılmış olan kâinâtın, zıtlıklardan ayrıştırmak için tasfiye ve arındırma ameliyatına uğrayacağını; kötülük, şer ve zararlı maddelerin bir tarafa çekilmesiyle Cehennem’in; iyilik, hayır ve faydalı maddelerin de diğer tarafa çekilmesiyle Cennet’in donanımının ikmal edileceğini ifâde ediyor.10 [/COLOR]Yâsin Sûresinde şehit edilmiş olan Habib-i Neccâr’a11, Fecir Sûresinde imanla tatmin olmuş nefse “Cennetime gir!” denilmektedir.12 Hicr Sûresinde Allah’a karşı gelmekten sakınanlara13, Kaf Sûresinde Allah’a yönelen ve görmediği Rahmân’dan korkanlara14 “Cennete selâmetle girin!” diye hitâp edilmektedir. Tüm bu emir ve olaylar âlem-i gaybdandır. [/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Book Antiqua]Cenâb-ı Hakk’ın hitâbı ezelîdir ve ebedîdir. Âlem-i gaybta zaman kavramı, geçmiş ve gelecek mefhumu, dün, bugün ve yarın zaman-değer dilimleri yaşadığımız âlemdeki değerlerden çok farklıdır. Bu açıdan, bugünkü zaman değerlerimizle o güne (âlem-i gayba) bakmak bizi doğru sonuca götürmez. [/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Book Antiqua]Esasen, gayba iman bir bütündür. Zaman bakımından kavramakta güçlük çektiğimiz hususları da kapsar. [/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Book Antiqua][FONT=Verdana][SIZE=2][COLOR=#000000][B][COLOR=red]Süleyman KÖSMENE[/COLOR][/B] [/COLOR][/SIZE][/FONT] [/FONT][/SIZE][/COLOR] [SIZE=3][FONT=Book Antiqua][COLOR=darkred]Dipnotlar: [/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Book Antiqua][COLOR=darkred]1- Sîre, 3/103, 104, 2- Âl-i İmrân, 3/133, 3- Âl-i İmrân Sûresi, 3/131, 4- İhyâ, 1/296, 5- Bakara Sûresi, 2/35, 6- Mektûbât, 15, 7- a.g.e., S.25, 8- Sözler, S. 83, 9- Mektûbât, S. 15, 10- İşârâtü’l-İ’câz, S. 194, 11- Yâsin Sûresi, 36/26, 12- Fecir Sûresi, 89/30, 13- Hicr Sûresi, 15/46, 14- Kaf Sûresi, 50/34,[/COLOR][/FONT][/SIZE] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Sorularla İslamiyet
Cennet ve Cehennem şu an mevcut mudur?
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst