Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
Cennette Mekân Ve Zaman (Kısa Bir Ders)
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Huseyni" data-source="post: 137756" data-attributes="member: 27"><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"><span style="color: DarkRed"><strong>Cennet hayatında insanın mekân ve zamanla alâkası nasıl olacak? İnsan bu dünyadaki gibi zaman ve mekâna tam olarak bağlı mı olacak, yoksa zaman ve mekânın tesirinden kurtulacak mı? Cisim ve ruh noktasında nasıl bir hayat süreceğiz?</strong></span></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">Bu ve benzeri suâllere cevap olması açısından 28. Söz’den üç tâbiri nazarlara sunarak kısa birer izah yapmak istiyoruz. </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span><u><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen"><strong>Birinci tâbir: </strong></span></span></span></u></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"><span style="color: DarkGreen">“Cisim, eğer hayatî olsa, eczâ-i bedenî dâim terkib ve tahlildedir, inkırâza mahkûmdur, ebediyete mazhar olamaz. Ekl ve şürb, bekà-i şahsî ve muâmele-i zevciye ise, bekà-i nev’î içindir ki, şu âlemde birer esas olmuşlar. Âlem-i ebediyette ve âlem-i uhrevîde şunlara ihtiyaç yoktur. Neden Cennetin en büyük lezâizi sırasına geçmişler?”</span> (Sözler: 459.) </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">Bu tabirdeki en mühim cümle hiç kuşkusuz, <strong>“Âlem-i ebediyette ve âlem-i uhrevîde şunlara ihtiyaç yoktur”</strong> cümlesidir. <strong>Bu cümleden anlaşılan şudur:</strong> </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">Ahiret âlemlerinde, haşir meydanında, mahşerde, cennette ve diğer ahiret âlemlerinde insanın hayatının devam etmesi için yeme ve içmeye ve havaya ihtiyacı olmayacaktır. Bu dünya şartlarına baktığınız zaman yemek yemeksizin ancak altmış gün yaşayabiliriz. Susuz altı gün, havasız da altı dakika. Eğer altı dakika hava teneffüs etmezsek ölür gideriz, hayatımız sona erer. </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">Yukarıdaki ifadeye göre ahiret âlemlerinde ise ne havaya, ne suya ve ne de yemek yemeye ihtiyaç vardır. Ahirette bin sene yemek yemesek, su içmesek veya hava almasak ölmeyeceğiz. Yani hayatımızın devamı için bunlara ihtiyaç olmayacak. <strong>Cennette ihtiyaçtan değil, sadece lezzet ve zevk için yenip içilecek. </strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"><strong></strong></span></span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">Bu dünya şartlarında ise insan yemeye ve içmeye muhtaç. Bu durum da, biz insanların bir ölçüde mekân ve zaman bağlılığını ifade ediyor. Zira bize toprak tarafından gelen nimetler bir mekân ve zaman istiyor. Belli bir süre içinde meyveler, sebzeler yetişiyor. Semadan yağmur iniyor, yerden su fışkırıyor. Dağlar ve ormanlar havayı temizleyip insanın ihtiyacı olan oksijeni yetiştiriyor. <strong>İşte bütün bu faaliyetler insanın bu dünyada zaman ve mekâna tam bağlılığının göstergesi. </strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"><strong></strong></span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">Ancak ahirette böyle bir durum gözükmüyor. İnsan yeme, içme ve hava almaya muhtaç olmayacak ise, bunlar hayatın devamı için olmazsa olmaz bir şart olmayacaksa, demek ki, insan bir ölçüde mekân ve zamana bağımlı olmayacaktır. Yani ahiret âlemlerinde, bu dünyadaki tarzda zaman ve mekân insanı tesiri altına alamayacaktır. Mahşer meydanında dünyevî zaman ve mekânın üstünde bir hayat tarzı ile ebedî hayata gözlerini açacaktır. </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p> </p><p><span style="color: DarkGreen"><u><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">İkinci tâbir: </span></span></strong></u></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen"><span style="color: DarkRed"><strong>“Bu dünya hayatı bir oyun ve oyalanmadan başka birşey değildir. Asıl hayata mazhar olan ise âhiret yurdudur.’</strong> (Ankebût Sûresi: 64.) </span>sırrınca, şu dâr-ı dünyada, câmid ve şuursuz ve hayatsız maddeler, orada şuurlu hayattardırlar. Buradaki insanlar gibi orada da ağaçlar, buradaki hayvanlar gibi oradaki taşlar, emri anlar ve yapar. Sen bir ağaca desen, ‘Filân meyveyi bana getir’; getirir. Filân taşa desen, ‘Gel’; gelir. Mâdem taş, ağaç bu derece ulvî bir sûret alırlar;...” </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen"></span></span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">Derin mânâları ihtiva eden bu hoş ve güzel tabir üzerinde farklı anlayışlar ortaya çıkıyor. Üzerinde ne kadar çok tefekkür ederseniz mânâlardaki letafet daha da artıyor. <strong>Sanki bu tabir bir Misk-i Kur’ânîdir. </strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"><strong></strong></span></span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"><strong>Birinci anlayış:</strong> Cennet hayatı o kadar güzel bir yerdir ki, taşlar ve ağaçlar ve cennetin diğer mahlûkları insanla konuşur, sohbet eder ve insanın isteklerini yerine getirir. </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"><strong>İkinci anlayış:</strong> İnsan Cennette bir sultan seviyesine yükselir. Ki Cennetin bütün mahlûkları insana hizmet eder. Ağaca ‘Meyveni getir’ desen getirir, kuşa ‘Piş’ desen pişer, sen yersin o da uçar gider. Taş ve toprak insan için şekilden şekle girer. </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"><strong>Üçüncü anlayış:</strong> Cennette insan mekânın kayıtlarından kurtulur. Bu dünyadaki gibi bir zaman ve mekân kaydı bulunmaz. Zira mekânın bir ölçüde temsil edildiği cisimler olan ağaç, taş, toprak ve diğer mahlûkat insanın yanına gelecekse, demek ki insan, mekânın yanına gitmek yerine mekânı kendi yanına getirir. <strong>Yani diyelim Cennette bir yerden bir yere gideceksiniz. Bu noktada siz o yere gitmeniz gerekmez. O yeri yanınıza çağırırsınız, o yer de gelir. Bu durumda da insan mekânın bağ ve kayıtlarından kurtulacak demektir.</strong> Demek ki, cennette, dünyadaki gibi bir mekân ve zaman bağı ve kaydı yoktur insan için. </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"><strong>Dördüncü anlayış:</strong> Bu hal bizlere Resul-i Ekrem Aleyhisselâm’ın mu'cizelerini hatırlatır. Zira Peygamberimiz (asm) bu dünyada da ağaca emretmiş, o ağaç yanına gelmiştir. Taşa emretmiş, taş istediği şekli almıştır. Taşları avucuna almış, onlarla konuşmuştur. <strong>Demek ki Peygamberlerin mu'cizeleri ahirette yaşanacak hallere birer numunedirler.</strong> Belki de her mü’min derecesine göre bu dünyadaki Peygamber mu'cizelerini gerçek olarak orada yaşayacaktır. </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p></p><p><span style="color: DarkGreen"><u><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Üçüncü tabir: </span></span></strong></u></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen">“Elbette nurânî kayıtsız, geniş ve ebedî olan Cennette, cisimleri ruh kuvvetinde ve hiffetinde ve hayal sür’atinde olan ehl-i Cennet, bir vakitte yüz bin yerlerde bulunup, yüz bin hûrilerle sohbet ederek, yüz bin tarzda zevk almak, o ebedî Cennete, o nihayetsiz rahmete lâyıktır ve Muhbir-i Sâdık’ın (asm) haber verdiği gibi hak ve hakikattir.” </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen"></span></span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">Bu tabir de yine mühim sırları ihtivâ ediyor. Konumuzla ilgili kısmına dikkat edersek, yine insanın belli ölçüde mekân ve zaman kayıtları dışında olacağını bizlere ifade ediyor.<strong> Çünkü bir insan cennette ruh kuvvetinde ve hayal sür'atinde yaşayacak ve bir anda yüz binler yerde bulunacaksa, bu durumda mekânın ve zamanın kayıtları içinde olmasa gerektir.</strong> Zaten bu dünya şartları içinde bile bir anda farklı mekânlarda bulunan zatlar, belli ölçüde zaman ve mekân kaydından kurtulmuş oluyorlar. Ki, hayat derecesinin çok yükseldiği cennet hayatında, dünya aklı ile kavramamızın mümkün olmadığı bir mekânda elbette ki dünyevî kayıtlar olmayacaktır. Bir anda yüz bin yerde bulunan bir insan için de her halde mekân ve zaman kaydı yoktur. <strong>Demek ki insan Cennet hayatında bir ölçüde mekân ve zamanın şartlarına bağlı olmaksızın ebedî bir hayat sürecektir. </strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"><strong></strong></span></span></span></p><p><u><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"><span style="color: DarkGreen">Son söz Üstadın:</span> </span></span></span></strong></u></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"><span style="color: DarkRed">“Bununla beraber, bu küçücük aklımızın terazisiyle o muazzam hakikatler tartılmaz.”</span><strong><span style="font-size: 10px">(Sözler: s. 463) </span></strong></span></span></span> </p><p> </p><p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"> <u><strong><span style="font-size: 10px"><span style="color: DarkSlateBlue">HALİL AKGÜNLER </span></span></strong></u></span></span></span> </p> <p style="text-align: center"><u><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: DarkSlateBlue"> 21.06.2009</span></span></span></strong></u></p> <p style="text-align: center"><u><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"><span style="font-size: 10px"><span style="color: DarkSlateBlue">Yeniasya</span></span></span></span></span></strong></u></p> <p style="text-align: center"></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Huseyni, post: 137756, member: 27"] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray][COLOR=DarkRed][B]Cennet hayatında insanın mekân ve zamanla alâkası nasıl olacak? İnsan bu dünyadaki gibi zaman ve mekâna tam olarak bağlı mı olacak, yoksa zaman ve mekânın tesirinden kurtulacak mı? Cisim ve ruh noktasında nasıl bir hayat süreceğiz?[/B][/COLOR] [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray] [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]Bu ve benzeri suâllere cevap olması açısından 28. Söz’den üç tâbiri nazarlara sunarak kısa birer izah yapmak istiyoruz. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray] [/COLOR][/SIZE][/FONT][U][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkGreen][B]Birinci tâbir: [/B][/COLOR][/SIZE][/FONT][/U] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray][COLOR=DarkGreen]“Cisim, eğer hayatî olsa, eczâ-i bedenî dâim terkib ve tahlildedir, inkırâza mahkûmdur, ebediyete mazhar olamaz. Ekl ve şürb, bekà-i şahsî ve muâmele-i zevciye ise, bekà-i nev’î içindir ki, şu âlemde birer esas olmuşlar. Âlem-i ebediyette ve âlem-i uhrevîde şunlara ihtiyaç yoktur. Neden Cennetin en büyük lezâizi sırasına geçmişler?”[/COLOR] (Sözler: 459.) [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]Bu tabirdeki en mühim cümle hiç kuşkusuz, [B]“Âlem-i ebediyette ve âlem-i uhrevîde şunlara ihtiyaç yoktur”[/B] cümlesidir. [B]Bu cümleden anlaşılan şudur:[/B] [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]Ahiret âlemlerinde, haşir meydanında, mahşerde, cennette ve diğer ahiret âlemlerinde insanın hayatının devam etmesi için yeme ve içmeye ve havaya ihtiyacı olmayacaktır. Bu dünya şartlarına baktığınız zaman yemek yemeksizin ancak altmış gün yaşayabiliriz. Susuz altı gün, havasız da altı dakika. Eğer altı dakika hava teneffüs etmezsek ölür gideriz, hayatımız sona erer. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]Yukarıdaki ifadeye göre ahiret âlemlerinde ise ne havaya, ne suya ve ne de yemek yemeye ihtiyaç vardır. Ahirette bin sene yemek yemesek, su içmesek veya hava almasak ölmeyeceğiz. Yani hayatımızın devamı için bunlara ihtiyaç olmayacak. [B]Cennette ihtiyaçtan değil, sadece lezzet ve zevk için yenip içilecek. [/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]Bu dünya şartlarında ise insan yemeye ve içmeye muhtaç. Bu durum da, biz insanların bir ölçüde mekân ve zaman bağlılığını ifade ediyor. Zira bize toprak tarafından gelen nimetler bir mekân ve zaman istiyor. Belli bir süre içinde meyveler, sebzeler yetişiyor. Semadan yağmur iniyor, yerden su fışkırıyor. Dağlar ve ormanlar havayı temizleyip insanın ihtiyacı olan oksijeni yetiştiriyor. [B]İşte bütün bu faaliyetler insanın bu dünyada zaman ve mekâna tam bağlılığının göstergesi. [/B][/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray] [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]Ancak ahirette böyle bir durum gözükmüyor. İnsan yeme, içme ve hava almaya muhtaç olmayacak ise, bunlar hayatın devamı için olmazsa olmaz bir şart olmayacaksa, demek ki, insan bir ölçüde mekân ve zamana bağımlı olmayacaktır. Yani ahiret âlemlerinde, bu dünyadaki tarzda zaman ve mekân insanı tesiri altına alamayacaktır. Mahşer meydanında dünyevî zaman ve mekânın üstünde bir hayat tarzı ile ebedî hayata gözlerini açacaktır. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [COLOR=DarkGreen][U][B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]İkinci tâbir: [/SIZE][/FONT][/B][/U][/COLOR] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkGreen][COLOR=DarkRed][B]“Bu dünya hayatı bir oyun ve oyalanmadan başka birşey değildir. Asıl hayata mazhar olan ise âhiret yurdudur.’[/B] (Ankebût Sûresi: 64.) [/COLOR]sırrınca, şu dâr-ı dünyada, câmid ve şuursuz ve hayatsız maddeler, orada şuurlu hayattardırlar. Buradaki insanlar gibi orada da ağaçlar, buradaki hayvanlar gibi oradaki taşlar, emri anlar ve yapar. Sen bir ağaca desen, ‘Filân meyveyi bana getir’; getirir. Filân taşa desen, ‘Gel’; gelir. Mâdem taş, ağaç bu derece ulvî bir sûret alırlar;...” [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]Derin mânâları ihtiva eden bu hoş ve güzel tabir üzerinde farklı anlayışlar ortaya çıkıyor. Üzerinde ne kadar çok tefekkür ederseniz mânâlardaki letafet daha da artıyor. [B]Sanki bu tabir bir Misk-i Kur’ânîdir. [/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray][B]Birinci anlayış:[/B] Cennet hayatı o kadar güzel bir yerdir ki, taşlar ve ağaçlar ve cennetin diğer mahlûkları insanla konuşur, sohbet eder ve insanın isteklerini yerine getirir. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray][B]İkinci anlayış:[/B] İnsan Cennette bir sultan seviyesine yükselir. Ki Cennetin bütün mahlûkları insana hizmet eder. Ağaca ‘Meyveni getir’ desen getirir, kuşa ‘Piş’ desen pişer, sen yersin o da uçar gider. Taş ve toprak insan için şekilden şekle girer. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray][B]Üçüncü anlayış:[/B] Cennette insan mekânın kayıtlarından kurtulur. Bu dünyadaki gibi bir zaman ve mekân kaydı bulunmaz. Zira mekânın bir ölçüde temsil edildiği cisimler olan ağaç, taş, toprak ve diğer mahlûkat insanın yanına gelecekse, demek ki insan, mekânın yanına gitmek yerine mekânı kendi yanına getirir. [B]Yani diyelim Cennette bir yerden bir yere gideceksiniz. Bu noktada siz o yere gitmeniz gerekmez. O yeri yanınıza çağırırsınız, o yer de gelir. Bu durumda da insan mekânın bağ ve kayıtlarından kurtulacak demektir.[/B] Demek ki, cennette, dünyadaki gibi bir mekân ve zaman bağı ve kaydı yoktur insan için. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray][B]Dördüncü anlayış:[/B] Bu hal bizlere Resul-i Ekrem Aleyhisselâm’ın mu'cizelerini hatırlatır. Zira Peygamberimiz (asm) bu dünyada da ağaca emretmiş, o ağaç yanına gelmiştir. Taşa emretmiş, taş istediği şekli almıştır. Taşları avucuna almış, onlarla konuşmuştur. [B]Demek ki Peygamberlerin mu'cizeleri ahirette yaşanacak hallere birer numunedirler.[/B] Belki de her mü’min derecesine göre bu dünyadaki Peygamber mu'cizelerini gerçek olarak orada yaşayacaktır. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [COLOR=DarkGreen][U][B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Üçüncü tabir: [/SIZE][/FONT][/B][/U][/COLOR] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkGreen]“Elbette nurânî kayıtsız, geniş ve ebedî olan Cennette, cisimleri ruh kuvvetinde ve hiffetinde ve hayal sür’atinde olan ehl-i Cennet, bir vakitte yüz bin yerlerde bulunup, yüz bin hûrilerle sohbet ederek, yüz bin tarzda zevk almak, o ebedî Cennete, o nihayetsiz rahmete lâyıktır ve Muhbir-i Sâdık’ın (asm) haber verdiği gibi hak ve hakikattir.” [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]Bu tabir de yine mühim sırları ihtivâ ediyor. Konumuzla ilgili kısmına dikkat edersek, yine insanın belli ölçüde mekân ve zaman kayıtları dışında olacağını bizlere ifade ediyor.[B] Çünkü bir insan cennette ruh kuvvetinde ve hayal sür'atinde yaşayacak ve bir anda yüz binler yerde bulunacaksa, bu durumda mekânın ve zamanın kayıtları içinde olmasa gerektir.[/B] Zaten bu dünya şartları içinde bile bir anda farklı mekânlarda bulunan zatlar, belli ölçüde zaman ve mekân kaydından kurtulmuş oluyorlar. Ki, hayat derecesinin çok yükseldiği cennet hayatında, dünya aklı ile kavramamızın mümkün olmadığı bir mekânda elbette ki dünyevî kayıtlar olmayacaktır. Bir anda yüz bin yerde bulunan bir insan için de her halde mekân ve zaman kaydı yoktur. [B]Demek ki insan Cennet hayatında bir ölçüde mekân ve zamanın şartlarına bağlı olmaksızın ebedî bir hayat sürecektir. [/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [U][B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray][COLOR=DarkGreen]Son söz Üstadın:[/COLOR] [/COLOR][/SIZE][/FONT][/B][/U] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray][COLOR=DarkRed]“Bununla beraber, bu küçücük aklımızın terazisiyle o muazzam hakikatler tartılmaz.”[/COLOR][B][SIZE=2](Sözler: s. 463) [/SIZE][/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [CENTER][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray] [U][B][SIZE=2][COLOR=DarkSlateBlue]HALİL AKGÜNLER [/COLOR][/SIZE][/B][/U][/COLOR][/SIZE][/FONT] [U][B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=2][COLOR=DarkSlateBlue] 21.06.2009[/COLOR][/SIZE][/FONT][/B][/U] [U][B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray][SIZE=2][COLOR=DarkSlateBlue]Yeniasya[/COLOR][/SIZE][/COLOR][/SIZE][/FONT][/B][/U] [/CENTER] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
Cennette Mekân Ve Zaman (Kısa Bir Ders)
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst