Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi
İslama Göre Hayat
Cevap: Soralım öğrenelim
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="harp" data-source="post: 212402" data-attributes="member: 1008315"><p><strong>Cevap: Soralım öğrenelim</strong></p><p></p><p style="text-align: left"><strong>SORALIM ÖĞRENELİM</strong></p><p></p><p></p><p style="text-align: left"><strong>Soru:</strong></p> <p style="text-align: left"><strong>Dini açıdan kocamı boşama yetkim var mı?</strong></p><p></p><p style="text-align: left"><strong>Cevap:</strong></p> <p style="text-align: left"><strong>Dini açıdan koca, boşama yetkisini kısmen veya tamamen eşine devredebilir. Bu durumda kocanın boşama yetkisi devam eder. Ama bu yetkiyi alan kadın da kendisini eşinden boşayabilir. Bu durumdaki kadının, kocasına "Kendimi senden boşadım" veya "Seni boşadım" sözü geçerli olur.</strong></p><p></p><p style="text-align: left"><strong>Soru:</strong></p> <p style="text-align: left"><strong>Kırkı çıkmayan loğusa kadın, başka birinin çocuğunu ziyarete gidebilir mi?</strong></p><p></p><p style="text-align: left"><strong>Cevap:</strong></p> <p style="text-align: left"><strong>Tabii ki gidebilir. Loğusa bir kadının dışarı çıkmasında veya çocuk ziyaretine gitmesinde herhangi bir sakınca yoktur. </strong></p><p></p><p style="text-align: left"><strong>Soru:</strong></p> <p style="text-align: left"><strong>Bir insan "Şöyle yaparsam Allah’ımı inkár etmiş olayım" derse durumu nedir?</strong></p><p></p><p style="text-align: left"><strong>Cevap:</strong></p> <p style="text-align: left"><strong>Bir defa böyle bir söz İslam terbiyesine aykırıdır. Bu tür bir söz yemin sayılır. Öncelikle bu sözü söyleyenin tövbe ve istiğfar etmesi gerekir. Daha sonra, sözü yerine getiremezse 10 fakire birer fitre miktarı (en az 8-10 TL) para vermesi veya üç gün üst üste oruç tutması gerekir.</strong></p><p></p><p style="text-align: left"><strong>Soru:</strong></p> <p style="text-align: left"><strong>Ölen kişinin karnının üzerine bıçak koyulması nedendir? Bidat mi?</strong></p><p></p><p style="text-align: left"><strong>Cevap:</strong></p> <p style="text-align: left"><strong>Bilindiği gibi ölen insanın karnı, bir müddet sonra sindirim sisteminde oluşan gazlar nedeniyle şişer. Bu nedenle de cesedin fazla şişmemesi için tedbir anlamında ölenin karnı üzerine bıçak veya metal bir alet konulması ádet haline gelmiştir.</strong></p><p></p><p style="text-align: left"><strong>Soru:</strong></p> <p style="text-align: left"><strong>Cünüpken diş dolgusu yaptırılabilir mi?</strong></p><p></p><p style="text-align: left"><strong>Cevap:</strong></p> <p style="text-align: left"><strong>Cünüpken diş dolgusu yaptırmakta herhangi bir sakınca yoktur.</strong></p><p></p><p style="text-align: left"><strong>Soru:</strong></p> <p style="text-align: left"><strong>Cep telefonuna ezan ve Kuran-ı Kerim’i, çağrı uyarısı olarak koyuyoruz. Arandığımızda ezan okunuyor, bir sakıncası var mı?</strong></p><p></p><p style="text-align: left"><strong>Cevap:</strong></p> <p style="text-align: left"><strong>Ezan ve Kuran-ı Kerim, belli şartlarda okunması ve dinlenmesi gereken kutsal ifadelerdir. Bu nedenle de cep telefonlarına çağrı müziği olarak kullanılması doğru değildir. Çünkü telefon her ortamda çağrı alabilir. Kuran-ı Kerim ve ezanın uygun olmayan ortamlarda duyulması sakıncalıdır. Kişi isterse Kuran-ı Kerim’i telefonuna kaydeder ve uygun şekilde dinler.</strong></p><p></p><p style="text-align: left"><strong>Soru:</strong></p> <p style="text-align: left"><strong>Oturarak namaz kılabilir miyim?</strong></p><p></p><p style="text-align: left"><strong>Cevap:</strong></p> <p style="text-align: left"><strong>Ayakta duramayan veya yerde rahatça oturamayıp rüku ve secdelerini normal şekilde yerine getiremeyen hasta veya engelliler, sandalye ve benzeri şeylere oturarak namaz kılabilirler. Namazlarını ima ile (rükuda ve secdede daha da eğilerek) kılarlar.</strong></p><p></p><p style="text-align: left"><strong>Soru:</strong></p> <p style="text-align: left"><strong>Hz. Ádem’in çocuklarının evliliği nasıl olmuştur?</strong></p><p></p><p style="text-align: left"><strong>Cevap:</strong></p> <p style="text-align: left"><strong>Hz. Havva her doğumda bir erkek ve bir kız olmak üzere ikiz doğururdu. Yirmi batında (doğumda) 40 çocuk dünyaya geldi. Yüce Allah birinci batında doğanı, ikinci batında doğanla evlendirmeye müsaade ederek böylece çaprazlama evlenmelerini meşru kıldı. Çoğalmak için bu gerekiyordu. Daha sonraki peygamberlerin döneminde bu hüküm kaldırılmıştır. Bilindiği gibi helal ve haram ölçüsünü yüce Allah belirler. Şu anda böyle bir evlilik meşru değildir. </strong></p><p></p><p style="text-align: left"><strong>Soru:</strong></p> <p style="text-align: left"><strong>Bir cenaze için birden fazla namaz kılınır mı?</strong></p><p></p><p style="text-align: left"><strong>Cevap:</strong></p> <p style="text-align: left"><strong>Cenaze namazı bir defa kılınarak farz yerine getirilmiş olur. Ancak cenaze namazında bulunmayan kişiler, daha sonra münferit olarak aynı cenaze için namaz kılabilirler. Peygamberimiz cenaze namazında hazır bulunmadığı Ümmü Sa’d için daha sonradan cenaze namazını kılmıştır. (Tirmizi, Cenáiz, 47)</strong></p> <p style="text-align: left"></p> <p style="text-align: left"></p> <p style="text-align: left"><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: #ff0000">Önceki Sorulara Cevaplar....</span></span></strong></p> <p style="text-align: left"></p> <p style="text-align: left"></p> <p style="text-align: left"><strong>Soru:</strong></p> <p style="text-align: left"></p> <p style="text-align: left"><strong>Cenaze namazının abdestsiz kılınabileceğini söyleyenler var. Siz ne düşünüyorsunuz?</strong></p><p></p><p style="text-align: left"><strong>Cevap:</strong></p> <p style="text-align: left"></p> <p style="text-align: left"><strong>Cenaze namazı da şartları itibarıyla diğer namazlar gibidir. Namazlarda aranan hadesten ve necasetten taharet (yani abdestli ve gusüllü olmak ile elbisenin temiz olması), kıbleye dönmek, avret bölgesinin kapalı olması ve niyet gibi farzlar cenaze namazında da farzdır. Bu nedenle cenaze namazı abdestsiz kılınmaz.</strong></p><p></p><p> </p><p></p><p style="text-align: left"><strong>Soru:</strong></p> <p style="text-align: left"></p> <p style="text-align: left"><strong>Sadece farz namazlarını kılsam yeterli mi?</strong></p><p></p><p style="text-align: left"><strong>Cevap:</strong></p> <p style="text-align: left"></p> <p style="text-align: left"><strong>Namazların sadece farzını kılan kişi namazı eda etmiş olur. Ancak farzdan önce, öğle ve akşam namazlarının sünneti ile yatsının son sünneti güçlü sünnetlerdendir.</strong></p><p></p><p> </p><p style="text-align: left"><strong>Soru:</strong></p> <p style="text-align: left"></p> <p style="text-align: left"><strong>Allah dostu kavramını açıklar mısınız?</strong></p><p></p><p> </p><p style="text-align: left"><strong>Cevap:</strong></p> <p style="text-align: left"></p> <p style="text-align: left"><strong>Allah dostu kavramını, Allah'ın emir ve yasaklarını doğru bir şekilde öğrenip gerçek anlamda hayatına uygulayan Müslüman için kullanırız. Ayet bunu şöyle açıklar: "Bilesiniz ki Allah dostlarına (evliyalarına) korku yoktur. Onlar üzülmeyeceklerdir. Onlar iman etmiş ve takvaya ermiş olanlardır." (Yunus, 62, 63) </strong></p><p></p><p> </p><p></p><p style="text-align: left"><strong>Soru:</strong></p> <p style="text-align: left"></p> <p style="text-align: left"><strong>Peygamberimiz ve dostları için "Hazret" kelimesini kullanıyoruz. Bu ne demektir?</strong></p><p></p><p style="text-align: left"><strong>Cevap:</strong></p> <p style="text-align: left"><strong>Hazret, bir övgü ifadesidir. Yüce Allah için, peygamberler ve büyük álimler için bu ifadeyi kullanmak uygun olur.</strong></p><p></p><p> </p><p style="text-align: left"><strong>Soru:</strong></p> <p style="text-align: left"><strong>Regl günlerinde hanımıma yaklaşamaz mıyım? Böyle bir şey olsa ne yapmam lazım.</strong></p><p></p><p style="text-align: left"><strong>Cevap</strong></p> <p style="text-align: left"><strong>Muayyen günlerde cinsel ilişki günah sayılmıştır (Bakara, 222). Böyle bir hata yapan kişi tövbe ve istiğfar etmelidir. Ayrıca en az 5 gram değerinde sadaka dağıtılmalıdır.</strong></p><p></p><p style="text-align: left"><strong>Soru:</strong></p> <p style="text-align: left"></p> <p style="text-align: left"><strong>Teyze ve hala çocukları evlenebilir mi?</strong></p><p></p><p> </p><p style="text-align: left"><strong>Cevap</strong></p> <p style="text-align: left"><strong>Kuran-ı Kerim’de kimlerle evlenilmeyeceği açıklanır (Nisa 4/24). Ayetin devamında bunların dışında kalanlar helaldir denir. Kuzenler (hala, teyze, amca, dayı çocukları) de helal olanlarıdır. Ama evlenmeden önce gerekli tıbbi testlerin yapılması uygun olur. Bilindiği gibi Peygamberimiz, kızını amca çocuğu olan Hz. Ali’yle evlendirmiştir.</strong></p><p></p><p style="text-align: left"><strong>Soru:</strong></p> <p style="text-align: left"></p> <p style="text-align: left"><strong>Hz. Peygamberimiz ve Hz. Ali’nin resimleri yapılmış mıdır?</strong></p><p></p><p> </p><p style="text-align: left"><strong>Cevap</strong></p> <p style="text-align: left"><strong>Peygamberimizin veya herhangi bir sahabesinin resmi yapılmamıştır. Elimizde böyle bir resim yoktur. Hz. Ali’nin gerçek resmi yoktur. Hz. Ali’nin elde bulunan resmi, gönülden geçen çizgilerin káğıda yansıtılmış halidir.</strong></p><p></p><p style="text-align: left"><strong>Soru:</strong></p> <p style="text-align: left"></p> <p style="text-align: left"><strong>Kocamdan habersiz sadaka verebilir miyim?</strong></p><p></p><p> </p><p style="text-align: left"><strong>Cevap</strong></p> <p style="text-align: left"><strong>Hz. Peygamber’e gelen Hayr ismindeki bir kadın, sadaka için mücevher getirir. Peygamberimiz, eşinin haberi var mı anlamında kocası Kab’a sorar. O da haberim var deyince kabul eder. Ve fakirlere dağıtır (İbn Mac’e, Hibad 7). İslam álimleri, ufak tefek bağışlar hariç ciddi bir bağış-hayır konusunda eşin haberinin olması gerektiğini belirtmişlerdir. En güzeli bu konuyu eşinizle paylaşmanızdır. </strong></p><p></p><p></p><p style="text-align: left"><strong>Soru:</strong></p> <p style="text-align: left"></p> <p style="text-align: left"></p> <p style="text-align: left"><strong>Bir kadın ölen eşini yıkayabilir mi?</strong></p><p></p><p> </p><p style="text-align: left"><strong>Cevap</strong></p> <p style="text-align: left"><strong>Bilindiği gibi kocası ölen kadın dört ay on gün boyunca iddet gün sayar. Bu süre içinde başka bir erkekle evlenemez. İşte bu olay ölen erkekle hanımı arasında bir bağın henüz devam ettiğini gösterir. Bu nedenle de kadın ölen kocasını yıkayabilir.</strong></p><p></p><p></p><p style="text-align: left"><strong>Soru:</strong></p> <p style="text-align: left"></p> <p style="text-align: left"><strong>Annem kendisine kefen satın aldı. Bu doğru mu?</strong></p><p></p><p style="text-align: left"><strong>Cevap:</strong></p> <p style="text-align: left"><strong>Annenizin kefen satın almasında bir sakınca yoktur. Çünkü neticede bu kefene ihtiyaç olacaktır.</strong></p><p></p><p></p><p style="text-align: left"><strong>Soru:</strong></p> <p style="text-align: left"></p> <p style="text-align: left"><strong>Mezar yeri satın almak dinen sakıncalımıdır.</strong></p><p></p><p style="text-align: left"><strong>Cevap:</strong></p> <p style="text-align: left"><strong>Mezar yeriyle ilgili bir problem varsa mezar için toprak satın alınmasında bir sakınca yoktur. Ancak sırası gelen yeri satın almak yerine başkasının elinden güzel yeri satın almak suretiyle bir ayrımcılık yapmak haram olur. Bir de Hz. Ebubekir’in bir sözünü iletelim. Elinde kazma kendisine mezar hazırlamaya giden birine Hz. Ebubekir şöyle demişti: "Kendine mezar hazırlayacağına, kendini mezara hazırla."</strong></p> <p style="text-align: left"></p> <p style="text-align: left"></p> <p style="text-align: left"></p> <p style="text-align: left"><strong>Soru:</strong></p> <p style="text-align: left"></p> <p style="text-align: left"><strong>Cinlerden peygamber gelmiş midir?</strong></p><p></p><p style="text-align: left"><strong>Cevap:</strong></p> <p style="text-align: left"><strong>Álimlerimizin çoğunluğuna göre cinlerden peygamber gelmemiştir. İnsanlardan gelen peygamberlere uymak cinler için de farzdı. Álimlerden sadece Kelbi ve Vahidi’nin ilettikleri bir rivayette şöyle denir: Hz. Ádem’den önce cinlere onlardan Yusuf isimli bir peygamber geldi ve cinler bu peygamberi öldürdüler. (Bedrüddin Şibli, Ahkamül Cán,54). Bu konuyla ilgili Enam Suresi’nin 130. Ayeti’ne bakılabilir.</strong></p><p></p><p></p><p style="text-align: left"><strong>Soru:</strong></p> <p style="text-align: left"></p> <p style="text-align: left"><strong>Cennette uyku var mıdır?</strong></p><p></p><p style="text-align: left"><strong>Cevap:</strong></p> <p style="text-align: left"><strong>Kesin bir bilgi olmamakla beraber "Cennette ölüm ve uyku yoktur" (Keşfül hafa, 2/2868) şeklindeki rivayetten esinlenerek cennette uyku olmadığı söylenmiştir. Çünkü uyku, yorgunluk ve bir ihtiyaçtan dolayıdır. Cennette ise böyle bir ihtiyaç olmayacaktır.</strong></p><p></p><p></p><p style="text-align: left"><strong>Soru:</strong></p> <p style="text-align: left"></p> <p style="text-align: left"><strong>Kocam, annem ve babama uğramamı yasaklıyor. Buna hakkı var mı?</strong></p><p></p><p style="text-align: left"><strong>Cevap:</strong></p> <p style="text-align: left"><strong>Eşinizin, baba ve annenize uğramanıza engel olma hakkı yoktur. Zira akrabalarla bağı kesmek yasaklanmıştır. Kuran, baba ve anneyi iyiliği emreder. Bu emre engel olmak büyük günahlardandır.</strong></p><p></p><p></p><p style="text-align: left"><strong>Soru:</strong></p> <p style="text-align: left"></p> <p style="text-align: left"><strong>Ölüler mezar başındaki sözlerimizi duyarlar mı?</strong></p><p></p><p></p><p style="text-align: left"><strong>Cevap:</strong></p> <p style="text-align: left"></p> <p style="text-align: left"><strong>Peygamberimiz, Bedir Savaşı’nda ölen müşriklerin başında durup, "Siz Rabb’inizin dediğinin doğruluğunu işte şimdi gördünüz" buyurdu. Sahabe, sizi duyuyorlar mı diye sorunca da şöyle cevap verdi: "Onlar, sizden daha az duyuyor değiller." Bundan dolayı álimler, ölülerin mezar başında konuşulanları duyduklarını söylerler. Sadece Hz. Ayşe bu rivayeti tartışır ve "Peygamberimiz kabirdekiler duyuyorlar demedi; biliyorlar dedi. Hadisi rivayet eden İbn Ömer yanlış duydu" der ve delil olarak Neml Suresi’nin 80. Ayeti’ni okur.</strong></p> <p style="text-align: left"></p><p></p><p style="text-align: center"></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="harp, post: 212402, member: 1008315"] [b]Cevap: Soralım öğrenelim[/b] [LEFT][B]SORALIM ÖĞRENELİM[/B][/LEFT] [LEFT][B]Soru:[/B] [B]Dini açıdan kocamı boşama yetkim var mı?[/B][/LEFT] [LEFT][B]Cevap:[/B] [B]Dini açıdan koca, boşama yetkisini kısmen veya tamamen eşine devredebilir. Bu durumda kocanın boşama yetkisi devam eder. Ama bu yetkiyi alan kadın da kendisini eşinden boşayabilir. Bu durumdaki kadının, kocasına "Kendimi senden boşadım" veya "Seni boşadım" sözü geçerli olur.[/B][/LEFT] [LEFT][B]Soru:[/B] [B]Kırkı çıkmayan loğusa kadın, başka birinin çocuğunu ziyarete gidebilir mi?[/B][/LEFT] [LEFT][B]Cevap:[/B] [B]Tabii ki gidebilir. Loğusa bir kadının dışarı çıkmasında veya çocuk ziyaretine gitmesinde herhangi bir sakınca yoktur. [/B][/LEFT] [LEFT][B]Soru:[/B] [B]Bir insan "Şöyle yaparsam Allah’ımı inkár etmiş olayım" derse durumu nedir?[/B][/LEFT] [LEFT][B]Cevap:[/B] [B]Bir defa böyle bir söz İslam terbiyesine aykırıdır. Bu tür bir söz yemin sayılır. Öncelikle bu sözü söyleyenin tövbe ve istiğfar etmesi gerekir. Daha sonra, sözü yerine getiremezse 10 fakire birer fitre miktarı (en az 8-10 TL) para vermesi veya üç gün üst üste oruç tutması gerekir.[/B][/LEFT] [LEFT][B]Soru:[/B] [B]Ölen kişinin karnının üzerine bıçak koyulması nedendir? Bidat mi?[/B][/LEFT] [LEFT][B]Cevap:[/B] [B]Bilindiği gibi ölen insanın karnı, bir müddet sonra sindirim sisteminde oluşan gazlar nedeniyle şişer. Bu nedenle de cesedin fazla şişmemesi için tedbir anlamında ölenin karnı üzerine bıçak veya metal bir alet konulması ádet haline gelmiştir.[/B][/LEFT] [LEFT][B]Soru:[/B] [B]Cünüpken diş dolgusu yaptırılabilir mi?[/B][/LEFT] [LEFT][B]Cevap:[/B] [B]Cünüpken diş dolgusu yaptırmakta herhangi bir sakınca yoktur.[/B][/LEFT] [LEFT][B]Soru:[/B] [B]Cep telefonuna ezan ve Kuran-ı Kerim’i, çağrı uyarısı olarak koyuyoruz. Arandığımızda ezan okunuyor, bir sakıncası var mı?[/B][/LEFT] [LEFT][B]Cevap:[/B] [B]Ezan ve Kuran-ı Kerim, belli şartlarda okunması ve dinlenmesi gereken kutsal ifadelerdir. Bu nedenle de cep telefonlarına çağrı müziği olarak kullanılması doğru değildir. Çünkü telefon her ortamda çağrı alabilir. Kuran-ı Kerim ve ezanın uygun olmayan ortamlarda duyulması sakıncalıdır. Kişi isterse Kuran-ı Kerim’i telefonuna kaydeder ve uygun şekilde dinler.[/B][/LEFT] [LEFT][B]Soru:[/B] [B]Oturarak namaz kılabilir miyim?[/B][/LEFT] [LEFT][B]Cevap:[/B] [B]Ayakta duramayan veya yerde rahatça oturamayıp rüku ve secdelerini normal şekilde yerine getiremeyen hasta veya engelliler, sandalye ve benzeri şeylere oturarak namaz kılabilirler. Namazlarını ima ile (rükuda ve secdede daha da eğilerek) kılarlar.[/B][/LEFT] [LEFT][B]Soru:[/B] [B]Hz. Ádem’in çocuklarının evliliği nasıl olmuştur?[/B][/LEFT] [LEFT][B]Cevap:[/B] [B]Hz. Havva her doğumda bir erkek ve bir kız olmak üzere ikiz doğururdu. Yirmi batında (doğumda) 40 çocuk dünyaya geldi. Yüce Allah birinci batında doğanı, ikinci batında doğanla evlendirmeye müsaade ederek böylece çaprazlama evlenmelerini meşru kıldı. Çoğalmak için bu gerekiyordu. Daha sonraki peygamberlerin döneminde bu hüküm kaldırılmıştır. Bilindiği gibi helal ve haram ölçüsünü yüce Allah belirler. Şu anda böyle bir evlilik meşru değildir. [/B][/LEFT] [LEFT][B]Soru:[/B] [B]Bir cenaze için birden fazla namaz kılınır mı?[/B][/LEFT] [LEFT][B]Cevap:[/B] [B]Cenaze namazı bir defa kılınarak farz yerine getirilmiş olur. Ancak cenaze namazında bulunmayan kişiler, daha sonra münferit olarak aynı cenaze için namaz kılabilirler. Peygamberimiz cenaze namazında hazır bulunmadığı Ümmü Sa’d için daha sonradan cenaze namazını kılmıştır. (Tirmizi, Cenáiz, 47)[/B] [B][SIZE=4][COLOR=#ff0000]Önceki Sorulara Cevaplar....[/COLOR][/SIZE][/B] [B]Soru:[/B] [B]Cenaze namazının abdestsiz kılınabileceğini söyleyenler var. Siz ne düşünüyorsunuz?[/B][/LEFT] [LEFT][B]Cevap:[/B] [B]Cenaze namazı da şartları itibarıyla diğer namazlar gibidir. Namazlarda aranan hadesten ve necasetten taharet (yani abdestli ve gusüllü olmak ile elbisenin temiz olması), kıbleye dönmek, avret bölgesinin kapalı olması ve niyet gibi farzlar cenaze namazında da farzdır. Bu nedenle cenaze namazı abdestsiz kılınmaz.[/B][/LEFT] [LEFT][B]Soru:[/B] [B]Sadece farz namazlarını kılsam yeterli mi?[/B][/LEFT] [LEFT][B]Cevap:[/B] [B]Namazların sadece farzını kılan kişi namazı eda etmiş olur. Ancak farzdan önce, öğle ve akşam namazlarının sünneti ile yatsının son sünneti güçlü sünnetlerdendir.[/B][/LEFT] [LEFT][B]Soru:[/B] [B]Allah dostu kavramını açıklar mısınız?[/B][/LEFT] [LEFT][B]Cevap:[/B] [B]Allah dostu kavramını, Allah'ın emir ve yasaklarını doğru bir şekilde öğrenip gerçek anlamda hayatına uygulayan Müslüman için kullanırız. Ayet bunu şöyle açıklar: "Bilesiniz ki Allah dostlarına (evliyalarına) korku yoktur. Onlar üzülmeyeceklerdir. Onlar iman etmiş ve takvaya ermiş olanlardır." (Yunus, 62, 63) [/B][/LEFT] [LEFT][B]Soru:[/B] [B]Peygamberimiz ve dostları için "Hazret" kelimesini kullanıyoruz. Bu ne demektir?[/B][/LEFT] [LEFT][B]Cevap:[/B] [B]Hazret, bir övgü ifadesidir. Yüce Allah için, peygamberler ve büyük álimler için bu ifadeyi kullanmak uygun olur.[/B][/LEFT] [LEFT][B]Soru:[/B] [B]Regl günlerinde hanımıma yaklaşamaz mıyım? Böyle bir şey olsa ne yapmam lazım.[/B][/LEFT] [LEFT][B]Cevap[/B] [B]Muayyen günlerde cinsel ilişki günah sayılmıştır (Bakara, 222). Böyle bir hata yapan kişi tövbe ve istiğfar etmelidir. Ayrıca en az 5 gram değerinde sadaka dağıtılmalıdır.[/B][/LEFT] [LEFT][B]Soru:[/B] [B]Teyze ve hala çocukları evlenebilir mi?[/B][/LEFT] [LEFT][B]Cevap[/B] [B]Kuran-ı Kerim’de kimlerle evlenilmeyeceği açıklanır (Nisa 4/24). Ayetin devamında bunların dışında kalanlar helaldir denir. Kuzenler (hala, teyze, amca, dayı çocukları) de helal olanlarıdır. Ama evlenmeden önce gerekli tıbbi testlerin yapılması uygun olur. Bilindiği gibi Peygamberimiz, kızını amca çocuğu olan Hz. Ali’yle evlendirmiştir.[/B][/LEFT] [LEFT][B]Soru:[/B] [B]Hz. Peygamberimiz ve Hz. Ali’nin resimleri yapılmış mıdır?[/B][/LEFT] [LEFT][B]Cevap[/B] [B]Peygamberimizin veya herhangi bir sahabesinin resmi yapılmamıştır. Elimizde böyle bir resim yoktur. Hz. Ali’nin gerçek resmi yoktur. Hz. Ali’nin elde bulunan resmi, gönülden geçen çizgilerin káğıda yansıtılmış halidir.[/B][/LEFT] [LEFT][B]Soru:[/B] [B]Kocamdan habersiz sadaka verebilir miyim?[/B][/LEFT] [LEFT][B]Cevap[/B] [B]Hz. Peygamber’e gelen Hayr ismindeki bir kadın, sadaka için mücevher getirir. Peygamberimiz, eşinin haberi var mı anlamında kocası Kab’a sorar. O da haberim var deyince kabul eder. Ve fakirlere dağıtır (İbn Mac’e, Hibad 7). İslam álimleri, ufak tefek bağışlar hariç ciddi bir bağış-hayır konusunda eşin haberinin olması gerektiğini belirtmişlerdir. En güzeli bu konuyu eşinizle paylaşmanızdır. [/B][/LEFT] [LEFT][B]Soru:[/B] [B]Bir kadın ölen eşini yıkayabilir mi?[/B][/LEFT] [LEFT][B]Cevap[/B] [B]Bilindiği gibi kocası ölen kadın dört ay on gün boyunca iddet gün sayar. Bu süre içinde başka bir erkekle evlenemez. İşte bu olay ölen erkekle hanımı arasında bir bağın henüz devam ettiğini gösterir. Bu nedenle de kadın ölen kocasını yıkayabilir.[/B][/LEFT] [LEFT][B]Soru:[/B] [B]Annem kendisine kefen satın aldı. Bu doğru mu?[/B][/LEFT] [LEFT][B]Cevap:[/B] [B]Annenizin kefen satın almasında bir sakınca yoktur. Çünkü neticede bu kefene ihtiyaç olacaktır.[/B][/LEFT] [LEFT][B]Soru:[/B] [B]Mezar yeri satın almak dinen sakıncalımıdır.[/B][/LEFT] [LEFT][B]Cevap:[/B] [B]Mezar yeriyle ilgili bir problem varsa mezar için toprak satın alınmasında bir sakınca yoktur. Ancak sırası gelen yeri satın almak yerine başkasının elinden güzel yeri satın almak suretiyle bir ayrımcılık yapmak haram olur. Bir de Hz. Ebubekir’in bir sözünü iletelim. Elinde kazma kendisine mezar hazırlamaya giden birine Hz. Ebubekir şöyle demişti: "Kendine mezar hazırlayacağına, kendini mezara hazırla."[/B] [B]Soru:[/B] [B]Cinlerden peygamber gelmiş midir?[/B][/LEFT] [LEFT][B]Cevap:[/B] [B]Álimlerimizin çoğunluğuna göre cinlerden peygamber gelmemiştir. İnsanlardan gelen peygamberlere uymak cinler için de farzdı. Álimlerden sadece Kelbi ve Vahidi’nin ilettikleri bir rivayette şöyle denir: Hz. Ádem’den önce cinlere onlardan Yusuf isimli bir peygamber geldi ve cinler bu peygamberi öldürdüler. (Bedrüddin Şibli, Ahkamül Cán,54). Bu konuyla ilgili Enam Suresi’nin 130. Ayeti’ne bakılabilir.[/B][/LEFT] [LEFT][B]Soru:[/B] [B]Cennette uyku var mıdır?[/B][/LEFT] [LEFT][B]Cevap:[/B] [B]Kesin bir bilgi olmamakla beraber "Cennette ölüm ve uyku yoktur" (Keşfül hafa, 2/2868) şeklindeki rivayetten esinlenerek cennette uyku olmadığı söylenmiştir. Çünkü uyku, yorgunluk ve bir ihtiyaçtan dolayıdır. Cennette ise böyle bir ihtiyaç olmayacaktır.[/B][/LEFT] [LEFT][B]Soru:[/B] [B]Kocam, annem ve babama uğramamı yasaklıyor. Buna hakkı var mı?[/B][/LEFT] [LEFT][B]Cevap:[/B] [B]Eşinizin, baba ve annenize uğramanıza engel olma hakkı yoktur. Zira akrabalarla bağı kesmek yasaklanmıştır. Kuran, baba ve anneyi iyiliği emreder. Bu emre engel olmak büyük günahlardandır.[/B][/LEFT] [LEFT][B]Soru:[/B] [B]Ölüler mezar başındaki sözlerimizi duyarlar mı?[/B][/LEFT] [LEFT][B]Cevap:[/B] [B]Peygamberimiz, Bedir Savaşı’nda ölen müşriklerin başında durup, "Siz Rabb’inizin dediğinin doğruluğunu işte şimdi gördünüz" buyurdu. Sahabe, sizi duyuyorlar mı diye sorunca da şöyle cevap verdi: "Onlar, sizden daha az duyuyor değiller." Bundan dolayı álimler, ölülerin mezar başında konuşulanları duyduklarını söylerler. Sadece Hz. Ayşe bu rivayeti tartışır ve "Peygamberimiz kabirdekiler duyuyorlar demedi; biliyorlar dedi. Hadisi rivayet eden İbn Ömer yanlış duydu" der ve delil olarak Neml Suresi’nin 80. Ayeti’ni okur.[/B] [B][I][/I][/B] [/LEFT] [CENTER][SIZE=5][COLOR=#0000ff][/COLOR][/SIZE] [/CENTER] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi
İslama Göre Hayat
Cevap: Soralım öğrenelim
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst