Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Tasavvuf
Ehli Sünnet Tarikat ve Cemaatler
Cevaplıyoruz-Şia'ya Sorulan Sorular
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="ümmüebiha" data-source="post: 200113" data-attributes="member: 1006580"><p><span style="color: red"><strong>BEDA NEDİR VE NEDEN BEDAYA İNANIYORSUNUZ?</strong></span></p><p> </p><p><strong><span style="color: blue">Cevap:</span> "Beda"nın Arapça'daki kelime anlami, ortaya çıkmak ve aşikâr olmaktır. Şia âlimlerinin terminoloji-sinde ise, bir insanın beğenilen iyi davranışları netice-sinde kaderinin doğal akışının değişikliği anlamını ifade eder. "Beda" meselesi, Şia mektebinin vahiy mantığın-dan ve aklî incelemeden kaynaklanan yüce öğretilerin-den biridir.</strong></p><p><strong>Kur'ân-ı Kerim'e göre insan, kendi kaderi karşısında sürekli eli kolu bağlı değildir. Aksine, kendisi için saadet kapısı her zaman açıktır ve hak yola dönüp salih ameller iş I eye re k kendi hayatimn akışını değiştirebilme gücüne sahiptir. Kur'ân-ı Kerim, bu gerçeği kapsamlı ve kahci bir ilke olarak şöyle beyan etmektedir:</strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: teal">"Bir millet kendini değiştirmedikçe, Allah on-ların durumunu değiştirmez."</span><span style="color: #000000">Ra'd, 11</span></strong></p><p> </p><p><strong>Başka bir yerde ise şöyle buyurmaktadır:</strong></p><p><strong>"<span style="color: teal">Eğer kasabaların halki iman etmiş ve bi-ze karşı gelmekten sakınmış olsalardı, yüzlerine gotten ve yerden bolluklann kapilanm açar-dık."2</span><span style="color: #000000">A'râf, 96</span></strong></p><p> </p><p><strong>Hz. Yunus'un (a.s) kaderinin değişmesi hususunda ise şöyle buyurmaktadır:</strong></p><p><strong><span style="color: teal">"Eğer Allah'ı tespih edenlerden olmasaydi, insanlann tekrar diriltileceği güne kadar balığın karnında kalacaktı."1</span><span style="color: #000000">Sâffat, 143 ve 144</span></strong></p><p> </p><p><strong>Son ayetten anlaşıldığı üzere olayın zahiri, Yunus Peygamber'in (a.s) kiyamete kadar o özel hapiste kal-masim gerektirmekteydi. Fakat onun uygun davranışları (yani tespih etmesi), kaderinin akışını değiştirdi ve onu kurtardi.</strong></p><p><strong>Bu gerçek, hadislerde de kabul edilmiştir. Hz. Pey-gamber (s.a.a) bu konuda şöyle buyurmuştur:</strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: teal">"Şüphesiz bir insan günah sebebiyle rızkın-dan mahrum olabilir. Dua etmek dışında da hiçbir şey kaderi değiştiremez. İyilik etmek dı-şında da hiçbirşey, ömrü uzatamaz."2</span><span style="color: #000000"> Müsned-i Ahmed, c.5, s.277; Müstedrek-i Hâkim, c.l, s.493. Bunun bir benzeri de, et-Tac'ul-Camiu Li'l-Usul, c.5, s.lll'de yer almıştır.</span></strong></p><p> </p><p><strong>Bu ve benzeri hadislerden kolayca anlaşıldığı üzere insan, isyan ve günahı sebebiyle nzkmdan mahrum olabilir. Fakat dua gibi salih bir amel, kaderinin akışını de-ğiştirebilir ve iyilik etmek ömrünü uzatabilir.</strong></p><p> </p><p><span style="color: blue"><strong>Sonuç</strong></span></p><p> </p><p><strong>Kur'ân ayetlerinden ve sünnetten anlaşıldığı üzere, birçok defa doğal sebepler ve işlerinin normal sonuçları açısından insan kendi bildik davranışları çerçevesinde belli bir kadere mahkûm olmakta ve bazen Allah'ın kul-larından biri, örneğin bir peygamber veya imam, ona bu davranış tarzını sürdürdüğü takdirde söz konusu akıbete duçar olacağını haber vermektedir. Ama ani bir dönüşle bu insan, farklı bir tutum içine girmekte ve bu yolla kendi kaderini ve akıbetini değiştirmektedir.</strong></p><p> </p><p><strong>Vahiy mantığından, Hz. Peygamber'in sünnetinden ve selim aklın araştırmalarından kaynaklanan bu gerçek, Şia âlimlerî nezdinde "beda" olarak adlandmlmaktadir.</strong></p><p><strong>Ayrıca şunu da açıklamak gerekir ki, bu gerçekten "beda" diye söz edilmesi, Şia'ya has bir şey değildir. Eh-lisünnet kitaplarında ve Hz. Peygamber'in sözlerinde de bu tabir göze çarpmaktadır. Örneğin, Hz. Peygamber'in (a.s) aşağıdaki hadisinde "beda" tabirinin kullanıldığını görmekteyiz:</strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: teal">"Aziz ve Celil olan Allah, onlan imtihan etme-yi uygun buldu."1</span><span style="color: #000000">- Celâluddin Mübarek b. Muhamed Cezerî, en-Nihaye fi Gari-b'il-Hadis ve'l-Eser, c.l, s.109</span></strong></p><p> </p><p><strong>Bunu hemen hatırlatmalıyız ki, "beda" meselesi, Al-lah'ın ilminin değişmesi anlamında değildir. Çünkü yüce Allah, işin başından beri hem insanların davranışlarının doğal seyrini ve hem de bedaya (bu seyrin değişmesine) sebep olan etkenlerin süreci değiştiren etkisini bilmek-tedir. Nitekim Kur'ân-ı Kerim, bu gerçeği şu şekilde bize bildirmiştir:</strong></p><p><span style="color: teal"><strong>"Allah dilediğini siler, dilediğini bırakır; Ana Kitap (her şeyin kesinlikle belirlenmiş olduğu Levh-i Mahfuz) da O'nun katındadır.<span style="color: #000000">Ra'd, 39</span>"</strong></span></p><p><strong>Buna göre, yüce Allah'a beda hâsıl olması, önceden kendi nezdinde malum olan bir şeyi bize aşikâr etmesi demektir. Bu yüzden İmam Cafer Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur:</strong></p><p> </p><p><span style="color: teal"><strong>"Allah'a ezelî ilminde mevcut olmayan hiçbir şey hakkında beda hâsıl olmamıştır.<span style="color: #000000">Usul'ül-Kâfi, c.l, Kitab'ut-Tevhid, Bab'ul-Beda, 9. hadis</span>"</strong></span></p><p> </p><p><span style="color: red"><strong>Beda İnancının Hikmeti</strong></span></p><p> </p><p><strong>Şüphesiz eğer insan, kaderini değiştirme hususunda elinin kolunun bağlı olmadığını hissederse, kendisi için daha iyi bir gelecek hazirlamaya, daha üstün bir moral ve daha fazia bir çaba ile hayatını iyileştirmeye çalışır.</strong></p><p><strong>Başka bir deyişle: Beda, tıpkı tövbe ve şefaat gibi, insam umitsizlikten ve hayatin soğukluğundan kurtarir, insana sevinç ve neşe pompalar, onu aydmhk bir gelecek hususunda ümitlendirir. Çünkü bu bakış açısı ışığın-da insan, yüce Allah'ın hükmüyle, kaderini değiştirebile-ceğini ve daha iyi bir geleceğe, daha nurlu bir akibete doğru adım atabileceğini bilir.</strong></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="ümmüebiha, post: 200113, member: 1006580"] [COLOR=red][B]BEDA NEDİR VE NEDEN BEDAYA İNANIYORSUNUZ?[/B][/COLOR] [COLOR=#ff0000][/COLOR] [B][COLOR=blue]Cevap:[/COLOR] "Beda"nın Arapça'daki kelime anlami, ortaya çıkmak ve aşikâr olmaktır. Şia âlimlerinin terminoloji-sinde ise, bir insanın beğenilen iyi davranışları netice-sinde kaderinin doğal akışının değişikliği anlamını ifade eder. "Beda" meselesi, Şia mektebinin vahiy mantığın-dan ve aklî incelemeden kaynaklanan yüce öğretilerin-den biridir.[/B] [B]Kur'ân-ı Kerim'e göre insan, kendi kaderi karşısında sürekli eli kolu bağlı değildir. Aksine, kendisi için saadet kapısı her zaman açıktır ve hak yola dönüp salih ameller iş I eye re k kendi hayatimn akışını değiştirebilme gücüne sahiptir. Kur'ân-ı Kerim, bu gerçeği kapsamlı ve kahci bir ilke olarak şöyle beyan etmektedir:[/B] [B][COLOR=teal]"Bir millet kendini değiştirmedikçe, Allah on-ların durumunu değiştirmez."[/COLOR][COLOR=#000000]Ra'd, 11[/COLOR][/B] [COLOR=#008080][/COLOR] [B]Başka bir yerde ise şöyle buyurmaktadır:[/B] [B]"[COLOR=teal]Eğer kasabaların halki iman etmiş ve bi-ze karşı gelmekten sakınmış olsalardı, yüzlerine gotten ve yerden bolluklann kapilanm açar-dık."2[/COLOR][COLOR=#000000]A'râf, 96[/COLOR][/B] [B]Hz. Yunus'un (a.s) kaderinin değişmesi hususunda ise şöyle buyurmaktadır:[/B] [B][COLOR=teal]"Eğer Allah'ı tespih edenlerden olmasaydi, insanlann tekrar diriltileceği güne kadar balığın karnında kalacaktı."1[/COLOR][COLOR=#000000]Sâffat, 143 ve 144[/COLOR][/B] [COLOR=#008080][/COLOR] [B]Son ayetten anlaşıldığı üzere olayın zahiri, Yunus Peygamber'in (a.s) kiyamete kadar o özel hapiste kal-masim gerektirmekteydi. Fakat onun uygun davranışları (yani tespih etmesi), kaderinin akışını değiştirdi ve onu kurtardi.[/B] [B]Bu gerçek, hadislerde de kabul edilmiştir. Hz. Pey-gamber (s.a.a) bu konuda şöyle buyurmuştur:[/B] [B][COLOR=teal]"Şüphesiz bir insan günah sebebiyle rızkın-dan mahrum olabilir. Dua etmek dışında da hiçbir şey kaderi değiştiremez. İyilik etmek dı-şında da hiçbirşey, ömrü uzatamaz."2[/COLOR][COLOR=#000000] Müsned-i Ahmed, c.5, s.277; Müstedrek-i Hâkim, c.l, s.493. Bunun bir benzeri de, et-Tac'ul-Camiu Li'l-Usul, c.5, s.lll'de yer almıştır.[/COLOR][/B] [COLOR=#008080][/COLOR] [B]Bu ve benzeri hadislerden kolayca anlaşıldığı üzere insan, isyan ve günahı sebebiyle nzkmdan mahrum olabilir. Fakat dua gibi salih bir amel, kaderinin akışını de-ğiştirebilir ve iyilik etmek ömrünü uzatabilir.[/B] [COLOR=blue][B]Sonuç[/B][/COLOR] [COLOR=#0000ff][/COLOR] [B]Kur'ân ayetlerinden ve sünnetten anlaşıldığı üzere, birçok defa doğal sebepler ve işlerinin normal sonuçları açısından insan kendi bildik davranışları çerçevesinde belli bir kadere mahkûm olmakta ve bazen Allah'ın kul-larından biri, örneğin bir peygamber veya imam, ona bu davranış tarzını sürdürdüğü takdirde söz konusu akıbete duçar olacağını haber vermektedir. Ama ani bir dönüşle bu insan, farklı bir tutum içine girmekte ve bu yolla kendi kaderini ve akıbetini değiştirmektedir.[/B] [B]Vahiy mantığından, Hz. Peygamber'in sünnetinden ve selim aklın araştırmalarından kaynaklanan bu gerçek, Şia âlimlerî nezdinde "beda" olarak adlandmlmaktadir.[/B] [B]Ayrıca şunu da açıklamak gerekir ki, bu gerçekten "beda" diye söz edilmesi, Şia'ya has bir şey değildir. Eh-lisünnet kitaplarında ve Hz. Peygamber'in sözlerinde de bu tabir göze çarpmaktadır. Örneğin, Hz. Peygamber'in (a.s) aşağıdaki hadisinde "beda" tabirinin kullanıldığını görmekteyiz:[/B] [B][COLOR=teal]"Aziz ve Celil olan Allah, onlan imtihan etme-yi uygun buldu."1[/COLOR][COLOR=#000000]- Celâluddin Mübarek b. Muhamed Cezerî, en-Nihaye fi Gari-b'il-Hadis ve'l-Eser, c.l, s.109[/COLOR][/B] [COLOR=#008080][/COLOR] [B]Bunu hemen hatırlatmalıyız ki, "beda" meselesi, Al-lah'ın ilminin değişmesi anlamında değildir. Çünkü yüce Allah, işin başından beri hem insanların davranışlarının doğal seyrini ve hem de bedaya (bu seyrin değişmesine) sebep olan etkenlerin süreci değiştiren etkisini bilmek-tedir. Nitekim Kur'ân-ı Kerim, bu gerçeği şu şekilde bize bildirmiştir:[/B] [COLOR=teal][B]"Allah dilediğini siler, dilediğini bırakır; Ana Kitap (her şeyin kesinlikle belirlenmiş olduğu Levh-i Mahfuz) da O'nun katındadır.[COLOR=#000000]Ra'd, 39[/COLOR]"[/B][/COLOR] [B]Buna göre, yüce Allah'a beda hâsıl olması, önceden kendi nezdinde malum olan bir şeyi bize aşikâr etmesi demektir. Bu yüzden İmam Cafer Sadık (a.s) şöyle bu-yurmuştur:[/B] [COLOR=teal][B]"Allah'a ezelî ilminde mevcut olmayan hiçbir şey hakkında beda hâsıl olmamıştır.[COLOR=#000000]Usul'ül-Kâfi, c.l, Kitab'ut-Tevhid, Bab'ul-Beda, 9. hadis[/COLOR]"[/B][/COLOR] [COLOR=red][B]Beda İnancının Hikmeti[/B][/COLOR] [COLOR=#ff0000][/COLOR] [B]Şüphesiz eğer insan, kaderini değiştirme hususunda elinin kolunun bağlı olmadığını hissederse, kendisi için daha iyi bir gelecek hazirlamaya, daha üstün bir moral ve daha fazia bir çaba ile hayatını iyileştirmeye çalışır.[/B] [B]Başka bir deyişle: Beda, tıpkı tövbe ve şefaat gibi, insam umitsizlikten ve hayatin soğukluğundan kurtarir, insana sevinç ve neşe pompalar, onu aydmhk bir gelecek hususunda ümitlendirir. Çünkü bu bakış açısı ışığın-da insan, yüce Allah'ın hükmüyle, kaderini değiştirebile-ceğini ve daha iyi bir geleceğe, daha nurlu bir akibete doğru adım atabileceğini bilir.[/B] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Tasavvuf
Ehli Sünnet Tarikat ve Cemaatler
Cevaplıyoruz-Şia'ya Sorulan Sorular
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst