Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Tasavvuf
Ehli Sünnet Tarikat ve Cemaatler
Cevaplıyoruz-Şia'ya Sorulan Sorular
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="ümmüebiha" data-source="post: 200574" data-attributes="member: 1006580"><p><span style="color: blue">ALİ B. EBÎTALİB'İN (A.S) HZ. PEYGAMBER'İN (S.A.A) VASİSİ VE HALİFESİ OLDUĞUNUN DELİLİ NEDİR?</span></p><p> </p><p><span style="color: red">Cevap:</span> Önceden de belirttiğimiz gibi Şia, hilâfet ma-kaminin ilâhî tayin ile oluşu hususunda köklü bir inanca sahiptir. Bu bağlamda Şia, Hz. Peygamber'den sonra imamet makammm bazı açılardan nübüvvet makamma benzediğine inanmaktadır. Nasıl ki peygamberi Allah tanıtıyorsa, aynı şekilde peygamberin vasisi de aziz ve yüce Allah tarafmdan tayin edilmelidir.</p><p>Allah Resulü'nün (s.a.a) hayat tarihi de, bu ilkeye tamkhk etmektedir. Zira Hz. Peygamber çeşitli yerlerde Ali'yi (a.s) kendi halifesi olarak tayin etmiştir. Biz burada sadece üç örneğini vermekle yetineceğiz:</p><p> </p><p><span style="color: red">1- Bi'setin Başlangıcında</span></p><p>Hz. Peygamber (s.a.a), Allah tarafmdan, "En yakin akrabalanm uyar."Şuarâ,214 ayeti gereğince akrabalarını tevhid dinine davet etmekle görevlendirilince, akrabalanm top-ladi ve onlara hitaben şöyle buyurdu:</p><p>"Her kim bana bu yolda yardımcı olursa, o benim vasim, vezirim, yardimcim ve halifem olacaktir."</p><p>Hz. Peygamber'in (s.a.a) ifadesi şöyledir:</p><p> </p><p>"Sizden kirn kardeşim, vezirim halifem ve içinizdeki vasim olmak üzere bana bu işte yar-dımcı olur?"</p><p>Bu melekutî çağrıya olumlu cevap veren tek kişi, Ebu Talib oğlu AN (a.s) oldu. Bunun üzerine Allah Resulü akrabalarına dönerekşöyle buyurdu:</p><p>"Şüphesiz bu benim kardeşim, vasim ve içi-nizdeki halifemdir, onu dinleyin ve ona itaat e-din." <span style="color: red">Tarih-i Taberî, c.2, s.62-63; Tarih-i Kâmil, c.2, s.40-41; Müs-ned-i Ahmed, c.l, s.lll; İbn-i Ebi'l-Hadid, Şerh-u Nehc'il-Belâğa, c. 13, s.212-215</span></p><p> </p><p><span style="color: red">2- Tebûk Savaş'ında</span></p><p>Hz. Peygamber (s.a.a) Ali'ye şöyle buyurdu:</p><p>"Harun Musa'ya göre ne idiyse, sen de bana göre o olmak istemez misin? Yalniz benden sonra peygamber yoktur."<span style="color: red">Siret-ü İbn-i Hişam, c.2, s.520; İbn-i Hacer, es-Savaik'ul-Muh-rika, 9. bab, 2. fasıl, s.121, Mısır, ikinci baskı.</span></p><p> </p><p>Hz. Peygamber (s.a.a) bu sözüyle şunu söylemek is-tiyordu: Nasıl ki Harun, Musa'nm halifesi ve vasisi idiyse, sen de benim halifem ve vasimsin.</p><p> </p><p><span style="color: red">3- Hicret'in Onuncu Yilmda</span></p><p>Allah Resulü (s.a.a) Veda Haccı'ndan dönerken Ga-dir-i Hum denen yerde Ali'yi (a.s) kalabahk bir topluluk içinde Müslümanların ve müminlerin velisi olarak tamtti ve şöyle buyurdu:</p><p>"Ben kimin mevlâsı isem, bu AM de onun mev-lâsıdır."</p><p>Burada dikkat edilmesi gereken bir husus, Hz. Pey-gamber'in (s.a.a) sözünün başlangıcında, "Ben size ken-di nefsinizden daha ev/â değil miyim?" diye buyurmasi ve Muslumanlarm da hep birlikte onu tasdik etmiş olma-larıdır. Buna göre şöyle demek gerekir ki Hz. Peygam-ber'in, bu hadiste "mevlâ" kelimesinden maksadı, mü-minlere evlâ olma, onlar üzerinde yetki sahibi olma, on-ların işlerini idare etme makamıdır. Yine şu netice ah-nabilir ki Hz. Peygamber (s.a.a), kendi sahip olduğu evlâ-lık makamını AN (a.s) için de sabit kılmıştır. Nitekim o gün Hasan b. Sabit tarihî Gadir olayını şiire dökmüş ve şöyle haykır-mıştı:</p><p> </p><p>Gadir-i Hum gününde seslendi nebileri Kulak verip dinledi cümlesi o serveri "Mevlânız kimdir" dedi, "ve de size peygamber?"</p><p>Sessiz kalan olmadı, haykırdılar beraber: "İlâh'ın Mevlâmızdır, sen de bizim nebimiz Velâyet karşıtına rastlamazsın şüphesiz." Işte o an seslendi: "Kalk ayağa ya AN! Benden sonra imamsm, sensin hidâyet yolu Ben kime me via isem, velisi AN onun Ona sidk ile uyun, onu gönülden sevin." Sonra "Allâh'ım!" dedi, "Sev Ali'yi seveni Ona düşman olanın, düşmanı ol İlâhi!"<span style="color: red">1Harezmî el-Malikî, el-Menakıb, s.80; Sibt b. el-Cevzî el-Ha-nefî, s.20; Gencî eş-Şafiî, Kifayet'ut-Talib, s.17 ve diğer kaynaklar</span></p><p> </p><p>Burada Hz. Peygamber şöyle dua etti:</p><p>"Allahim, Ali'nin dostuna dost ol! Ona düş-man olana da düşman ol."</p><p>Gadir hadisi, Şia âlimlerinin yam sıra üç yüz altmış Ehlisünnet âliminin de naklettigi mutevatir hadislerden biridir.</p><p>Bu hadis, çeşitli senetlerle yüz yirmi sahabîden nakledilir. Büyük Islam alimlerinden yirmi altı kişi de, bu hadisin senetleri ve kanalları hakkında müstakil kitap yazmıştır.</p><p>Müslümanların meşhur tarihçisi Ebu Cafer Taberî, bu hadisin senetlerini ve kanallarını iki büyük ciltte bir a ray a toplamıştır. Daha fazla bilgi için <span style="color: red">el-Gadir</span> kitabına müracaat edebilirsiniz.</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="ümmüebiha, post: 200574, member: 1006580"] [COLOR=blue]ALİ B. EBÎTALİB'İN (A.S) HZ. PEYGAMBER'İN (S.A.A) VASİSİ VE HALİFESİ OLDUĞUNUN DELİLİ NEDİR?[/COLOR] [COLOR=#0000ff][/COLOR] [COLOR=red]Cevap:[/COLOR] Önceden de belirttiğimiz gibi Şia, hilâfet ma-kaminin ilâhî tayin ile oluşu hususunda köklü bir inanca sahiptir. Bu bağlamda Şia, Hz. Peygamber'den sonra imamet makammm bazı açılardan nübüvvet makamma benzediğine inanmaktadır. Nasıl ki peygamberi Allah tanıtıyorsa, aynı şekilde peygamberin vasisi de aziz ve yüce Allah tarafmdan tayin edilmelidir. Allah Resulü'nün (s.a.a) hayat tarihi de, bu ilkeye tamkhk etmektedir. Zira Hz. Peygamber çeşitli yerlerde Ali'yi (a.s) kendi halifesi olarak tayin etmiştir. Biz burada sadece üç örneğini vermekle yetineceğiz: [COLOR=red]1- Bi'setin Başlangıcında[/COLOR] Hz. Peygamber (s.a.a), Allah tarafmdan, "En yakin akrabalanm uyar."Şuarâ,214 ayeti gereğince akrabalarını tevhid dinine davet etmekle görevlendirilince, akrabalanm top-ladi ve onlara hitaben şöyle buyurdu: "Her kim bana bu yolda yardımcı olursa, o benim vasim, vezirim, yardimcim ve halifem olacaktir." Hz. Peygamber'in (s.a.a) ifadesi şöyledir: "Sizden kirn kardeşim, vezirim halifem ve içinizdeki vasim olmak üzere bana bu işte yar-dımcı olur?" Bu melekutî çağrıya olumlu cevap veren tek kişi, Ebu Talib oğlu AN (a.s) oldu. Bunun üzerine Allah Resulü akrabalarına dönerekşöyle buyurdu: "Şüphesiz bu benim kardeşim, vasim ve içi-nizdeki halifemdir, onu dinleyin ve ona itaat e-din." [COLOR=red]Tarih-i Taberî, c.2, s.62-63; Tarih-i Kâmil, c.2, s.40-41; Müs-ned-i Ahmed, c.l, s.lll; İbn-i Ebi'l-Hadid, Şerh-u Nehc'il-Belâğa, c. 13, s.212-215[/COLOR] [COLOR=red]2- Tebûk Savaş'ında[/COLOR] Hz. Peygamber (s.a.a) Ali'ye şöyle buyurdu: "Harun Musa'ya göre ne idiyse, sen de bana göre o olmak istemez misin? Yalniz benden sonra peygamber yoktur."[COLOR=red]Siret-ü İbn-i Hişam, c.2, s.520; İbn-i Hacer, es-Savaik'ul-Muh-rika, 9. bab, 2. fasıl, s.121, Mısır, ikinci baskı.[/COLOR] Hz. Peygamber (s.a.a) bu sözüyle şunu söylemek is-tiyordu: Nasıl ki Harun, Musa'nm halifesi ve vasisi idiyse, sen de benim halifem ve vasimsin. [COLOR=red]3- Hicret'in Onuncu Yilmda[/COLOR] Allah Resulü (s.a.a) Veda Haccı'ndan dönerken Ga-dir-i Hum denen yerde Ali'yi (a.s) kalabahk bir topluluk içinde Müslümanların ve müminlerin velisi olarak tamtti ve şöyle buyurdu: "Ben kimin mevlâsı isem, bu AM de onun mev-lâsıdır." Burada dikkat edilmesi gereken bir husus, Hz. Pey-gamber'in (s.a.a) sözünün başlangıcında, "Ben size ken-di nefsinizden daha ev/â değil miyim?" diye buyurmasi ve Muslumanlarm da hep birlikte onu tasdik etmiş olma-larıdır. Buna göre şöyle demek gerekir ki Hz. Peygam-ber'in, bu hadiste "mevlâ" kelimesinden maksadı, mü-minlere evlâ olma, onlar üzerinde yetki sahibi olma, on-ların işlerini idare etme makamıdır. Yine şu netice ah-nabilir ki Hz. Peygamber (s.a.a), kendi sahip olduğu evlâ-lık makamını AN (a.s) için de sabit kılmıştır. Nitekim o gün Hasan b. Sabit tarihî Gadir olayını şiire dökmüş ve şöyle haykır-mıştı: Gadir-i Hum gününde seslendi nebileri Kulak verip dinledi cümlesi o serveri "Mevlânız kimdir" dedi, "ve de size peygamber?" Sessiz kalan olmadı, haykırdılar beraber: "İlâh'ın Mevlâmızdır, sen de bizim nebimiz Velâyet karşıtına rastlamazsın şüphesiz." Işte o an seslendi: "Kalk ayağa ya AN! Benden sonra imamsm, sensin hidâyet yolu Ben kime me via isem, velisi AN onun Ona sidk ile uyun, onu gönülden sevin." Sonra "Allâh'ım!" dedi, "Sev Ali'yi seveni Ona düşman olanın, düşmanı ol İlâhi!"[COLOR=red]1Harezmî el-Malikî, el-Menakıb, s.80; Sibt b. el-Cevzî el-Ha-nefî, s.20; Gencî eş-Şafiî, Kifayet'ut-Talib, s.17 ve diğer kaynaklar[/COLOR] [COLOR=red][/COLOR] Burada Hz. Peygamber şöyle dua etti: "Allahim, Ali'nin dostuna dost ol! Ona düş-man olana da düşman ol." Gadir hadisi, Şia âlimlerinin yam sıra üç yüz altmış Ehlisünnet âliminin de naklettigi mutevatir hadislerden biridir. Bu hadis, çeşitli senetlerle yüz yirmi sahabîden nakledilir. Büyük Islam alimlerinden yirmi altı kişi de, bu hadisin senetleri ve kanalları hakkında müstakil kitap yazmıştır. Müslümanların meşhur tarihçisi Ebu Cafer Taberî, bu hadisin senetlerini ve kanallarını iki büyük ciltte bir a ray a toplamıştır. Daha fazla bilgi için [COLOR=red]el-Gadir[/COLOR] kitabına müracaat edebilirsiniz. [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Tasavvuf
Ehli Sünnet Tarikat ve Cemaatler
Cevaplıyoruz-Şia'ya Sorulan Sorular
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst