Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Aile ve Yaşam
Çikolata mı, Kabe mi ?
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Kýrýk Testi" data-source="post: 246435" data-attributes="member: 358"><p style="text-align: center"><span style="font-size: 10px"><span style="color: darkred"><img src="http://a1.sphotos.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-snc6/225066_144156092321794_143962669007803_246314_2908151_n.jpg" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /></span></span></p><p></p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 10px"><span style="color: darkred">Çikolata mı, Kabe mi ?</span></span></p><p></p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 10px">Sonra tuttum ellerinden, gözlerinin içine baktım."Bugün Al</span><span style="font-size: 10px">lah'tan ne istersin?" diye sordum. "Gerek yok ki.." dedi, "annem babam benim istediklerimi alıyor."</span></p><p></p><p> </p><p> </p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 10px">Peygamberimizin (asm) sözü yerinde kullanmasına dair şu küçük anektod bana, yazın Kur'an eğitimi alacak çocuklarımızı hatırlattı:</span></p><p></p><p> </p><p> </p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 10px">Bir göçebe Arap Müslüman olma niyetiyle gelmiştir. Fakat henüz kararı kesin değildir.</span></p><p></p><p> </p><p> </p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 10px">Netleştirmek için Peygambere sorar: -İnsanları neye çağırıyorsun? - Yalnız Allah?a ibadet etmeye. O Allah ki, başın bir derde girdiğinde O?nu çağırırsın.</span></p><p></p><p> </p><p> </p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 10px">Seni kurtarır. O Allah ki bir kuraklık olduğunda O'nu çağırırsın. Yeri yeşertir. O Allah ki, çölde yolunu şaşırdığında O'nu çağırırsın. Yolunu buldurur.</span></p><p></p><p> </p><p> </p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 10px">Gelen adamın arayışına birebir karşılıktır bu sözler. Çünkü Efendimiz (asm) davet ettiği dini, bir çöl sakininin ihtiyaçlarını gözeterek anlatmıştır.</span></p><p></p><p> </p><p> </p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 10px">Kuralın ve kanunun olmadığı çölde, her göçebenin başı derttedir, derde girmek üzeredir. Kuraklığın hüküm sürdüğü çölde yaşayanlar, en çok da yeri yeşertecek,</span></p><p></p><p> </p><p> </p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 10px">vahalara gökden sular indirecek Bir'ini arar. Çölün zemini sürekli hareketlidir, bir rüzgarla tepe ve rüzgar yer değiştirir, yön ve yol bir anda kayboluverir.</span></p><p></p><p> </p><p> </p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 10px">Çölde yolunu kaybedenler en çok kendilerini yola getiren Bir'ini arar. Gelelim çocuklarımıza...</span></p><p></p><p> </p><p> </p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 10px">Onlara dualar öğretiyoruz. Ayetleri Arabca aslıyla ezberletiyoruz. Hacca ve umreye gitme hayalleri telkin ediyoruz.</span></p><p></p><p> </p><p> </p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 10px">Peygamberimizin savaşlarına dair şiirleri büyük bir heyecanla okutuyoruz.</span></p><p></p><p> </p><p> </p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 10px">Hiç şüphesiz iyi niyetliyiz ve iyi ediyoruz. Başkaca şeyler öğretmekten elbette ki daha anlamlı bir iş yapıyoruz.</span></p><p></p><p> </p><p> </p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 10px">Ama Efendimizin bir çöl bedevisine gösterdiği inceliği çocuklarımızdan esirgiyor olabilir miyiz?</span></p><p></p><p> </p><p> </p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 10px">Soruyor muyuz kendimize: "Çocuklar en çok neyi arar?" Bence, Kabe'den önce şeker ve çikolata arar..</span></p><p></p><p> </p><p> </p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 10px">Bence, Hacca gitmeye hasret duymadan önce, bisiklete binmeyi, dondurma yalamayı özler.</span></p><p></p><p> </p><p> </p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 10px">Bence, savaş şiirleri dinlemekten çok daha önce, kül kedisini, yedi cüceleri, kırmızı şapkalı kızı, belki keloğlanı, pinokyoyu, tom ile jerry'yi,</span></p><p></p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 10px">şirinleri ve onların şen şakrak serüvenlerini dinlemek ister..</span></p><p></p><p> </p><p> </p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 10px">İhtimal ki, bu sözlerim yaralayıcı olacak.. Kabe'nin karşısına şeker ve çikolatayı koyuyorum diye...</span></p><p></p><p> </p><p> </p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 10px">Peygamberimizin hayatına karşılık Batılıların masallarını öne çıkarıyorum diye..</span></p><p></p><p> </p><p> </p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 10px">Hacc ve umrenin rakibi olarak bisiklete binmeyi, dondurmayı yemeyi zikrediyorum diye...</span></p><p></p><p> </p><p> </p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 10px">Ben başlatmadım bu rekabeti.. Asıl, çocukların çocukluğunu, Peygamberimizin bedevinin bedeviliğini ciddiye aldığı kadar ciddiye almayan anabablar başlattı..</span></p><p></p><p> </p><p> </p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 10px">Nasıl oldu da, en önce çikolatayı ve şekeri, bonbonu ve boncuğu seven çocuğu, bir anda Kabe'yi ve umreyi sever hale getirebildik dersiniz?</span></p><p></p><p> </p><p> </p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 10px">Başarı mı bu, yoksa bir aldanma mı? Çocuklar biz büyüklerin küçümsediği şekeri ve bonbonu küçümser gibi yapıp, yerine bizim öncelediklerimizi koyar gibi yapıyor olmasınlar? Çocuk babası gibi olgun olmak zorunda değil.. Çocuk annesi gibi dünya süslerini bir tarafa bırakmak zorunda değil..</span></p><p></p><p> </p><p> </p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 10px">Hele de çocuklar büyüklerin dinlediği şiirleri, büyüklerin edasıyla okumak zorunda değil... Çocuk çocukça şiir okur. Şaşırır. Kekeler.. Harfleri yutar..</span></p><p></p><p> </p><p> </p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 10px">Kocaman adamlar gibi kollarını romantik bir edayla açıp, başını göğe çevirip, gözlernii huşu ile yummaz. Hadi, diyelim ki, gerçekten de Kabe'yi çikolatadan önce istiyorlar, savaş menkıbelerini çocuk masallarından daha çok seviyorlar.. Samimiler...</span></p><p></p><p> </p><p> </p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 10px">Tam da bizim istediğimiz formatı tutturdular.. İyi ama..</span></p><p></p><p> </p><p> </p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 10px">Allah'ı sadece "Kabe'nin Allah'ı" olarak tanıtmak onlara zulüm değil mi?</span></p><p></p><p> </p><p> </p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 10px">Allah'ı sadece Mekke'nin Medine'nin Yaradan'ı olarak, çöl ve devenin Rabbi olarak tanıtmak haksızlık değil mi?</span></p><p></p><p> </p><p> </p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 10px">Niye Peygamberimizin hayatını, İslam'ı anlatan imajlar, resimler, sarıklı ve cübbeli adamlar ve çocuklar üzerinden, çöller ve develerle anlatılır?</span></p><p></p><p> </p><p> </p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 10px">Demek ki şu güzel kumsalın Rabbi -haşa- Allah değil? Demek ki tişörtle gezen çocuklar -haşa- Peygamberimizin dostu değil.</span></p><p></p><p> </p><p> </p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 10px">Allah'a kul olmak çöl kadar uzak, develer kadar egzotik bir şey... Öyle mi? Niye burada ve şimdi varolan şeyler üzerinden tanıtmaktan kaçınırız Allah'ı çocuklara?</span></p><p></p><p> </p><p> </p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 10px">Neden ellerine tutuşturduğumuz Elif Ba kitapcıkları ille de derme çatma mizanpajlı, renksiz ve zevksiz, albenisiz ve tatsız tuzsuz olmak zorundadır?</span></p><p></p><p> </p><p> </p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 10px">Güzel ve çekici olan şeylerle anlatmaktan korkuyor muyuz Allah'ı? Yoksa, kimilerinin ısrarla ve sistematik bir biçimde anlattığı,</span></p><p></p><p> </p><p> </p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 10px">telkin ettiği gibi "asık suratlı" bir din midir bizimkisi? "Kızan", "taş yapan", "kullarını yakmaya " bir Rabb midir bizim Rabbimiz? İlle de "çarpar" mı Kur'an?</span></p><p></p><p> </p><p> </p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 10px">Hiç okşamaz mı? Hiç hikaye anlatmaz mı? Oysa, Allah çikolota da verir çocuklara.</span></p><p></p><p> </p><p> </p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 10px">Oysa Allah dondurmayı da sevdirir çocuklara.. Oysa Allah bisikletin de Rabbidir.. Oysa Allah masallardaki güzel kızların ve prenslerin de Yaradan'dır.</span></p><p></p><p> </p><p> </p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 10px">Oysa, Kur'an "masal" da anlatır çocuklara? Oysa, Peygamberimiz oyun oynar çocuklarla? Oysa, Peygamber namazının en hassas yerinde, secdede, başının üzerine oturmasına ses etmez çocukların...</span></p><p></p><p> </p><p> </p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 10px">Allah da, Kur'an da, Peygamber de, yeri geldiğinde "çocukça"dır çocuklara.. Çocuklaşırlar..</span></p><p></p><p> </p><p> </p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 10px">Kendi asık suratımızı Allah'a yamamaya çalışmak haddimize mi?</span></p><p></p><p> </p><p> </p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 10px">Çocukluğunu ve içindeki çocukluğu unuttuğu için çocuklarından yetişkinlik bekleyen bizler gibi göstermeye hakkımız var mı Peygamberi (asm)?</span></p><p></p><p> </p><p> </p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 10px">Çikolatayı babasından, dondurmayı annesinden isteyebileceğini, ama Allah'tan ancak Kabe gibi, hacc gibi,</span></p><p></p><p> </p><p> </p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 10px">Peygamberimizi rüyasında görmek gibi büyük ve soyut şeyleri isteyebileceğini öğrenen bir çocuğun zihninde nasıl bir Allah imajı inşa ediyoruz? Hiç düşündük mü?</span></p><p></p><p> </p><p> </p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 10px">Yıllar önce beş altı yaşındaki bir kız çocuğuna sormuştum: "Dua biliyor musun?" "Evet," dedi ve hemen "Rabbi yessir..."i okuyuverdi..</span></p><p></p><p> </p><p> </p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 10px">Sonra tuttum ellerinden, gözlerinin içine baktım. "Bugün Allah'tan ne istersin?" diye sordum. "Gerek yok ki.." dedi, "annem babam benim istediklerimi alıyor."</span></p><p></p><p> </p><p> </p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 10px">Duanın Allah'tan bir şey istemek demek olmadığnı bilmeden "dua ediyor" kızımız.</span></p><p></p><p> </p><p> </p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 10px">Ne garip! Babası araya giriyor: "Hocam, o en çok Kabe'yi görmek ister!"</span></p><p></p><p> </p><p> </p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 10px">Bak sen işe! Dünya tatlısı küçücük kız çocuğu, ona çikolata yiyecek dili damağı dudağı hiç yoktan veren, gözlerinin her iki kapağına süslü mü süslü kirpikler takan Rabbini, çikolata ve şeker isteyebileceği Biri olarak tanımıyor.</span></p><p></p><p> </p><p> </p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 10px">Ancak, babasının istediği ya da istemesini istediği Kabe söz konusu olunca, Rabbine başvuruyor.</span></p><p></p><p> </p><p> </p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 10px">Söyler misiniz, Kabe'ye şekeri ve bonbonu, çikolatayı ve oyuncağı rakip eden kimler? Söyler misiniz, güzeller güzeli dini çöl imajlarıyla, deve resimleriyle çocuğun dünyasından uzak bir yere atan kimler? Gelin bir sünneti icra edelim.</span></p><p></p><p> </p><p> </p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 10px">Efendimizin çölde yaşayan göçebeye hitabını çocuklarımıza uyarlayalım..</span></p><p></p><p> </p><p> </p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 10px">Yalnız Allah?tan iste, çocuğum. O Allah ki, oyuncaklarını kaybettiğinde O?nu çağırırsın.</span></p><p></p><p> </p><p> </p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 10px">Sana yeni oyuncaklar gönderir. O Allah ki bisiklete binmek istediğinde, O'nu çağırırsın, sana bisiklet alacak anne baba verir.</span></p><p></p><p> </p><p> </p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 10px">O Allah ki bir canın dondurma çektiğinde sana seve seve dondurma yapacak, dondurma alacak, dondurma satacak amcaları teyzeleri, ağabeyleri ablaları verir..</span></p> <p style="text-align: left"><span style="font-size: 10px">Devamını siz getirin.. "Sünnettir!" dedim ya..</span></p><p></p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 10px">Senai Demirci</span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Kýrýk Testi, post: 246435, member: 358"] [CENTER][SIZE=2][COLOR=darkred][IMG]http://a1.sphotos.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-snc6/225066_144156092321794_143962669007803_246314_2908151_n.jpg[/IMG][/COLOR][/SIZE][/CENTER] [LEFT][SIZE=2][COLOR=darkred]Çikolata mı, Kabe mi ?[/COLOR][/SIZE][/LEFT] [LEFT][SIZE=2]Sonra tuttum ellerinden, gözlerinin içine baktım."Bugün Al[/SIZE][SIZE=2]lah'tan ne istersin?" diye sordum. "Gerek yok ki.." dedi, "annem babam benim istediklerimi alıyor."[/SIZE][/LEFT] [LEFT][SIZE=2]Peygamberimizin (asm) sözü yerinde kullanmasına dair şu küçük anektod bana, yazın Kur'an eğitimi alacak çocuklarımızı hatırlattı:[/SIZE][/LEFT] [LEFT][SIZE=2]Bir göçebe Arap Müslüman olma niyetiyle gelmiştir. Fakat henüz kararı kesin değildir.[/SIZE][/LEFT] [LEFT][SIZE=2]Netleştirmek için Peygambere sorar: -İnsanları neye çağırıyorsun? - Yalnız Allah?a ibadet etmeye. O Allah ki, başın bir derde girdiğinde O?nu çağırırsın.[/SIZE][/LEFT] [LEFT][SIZE=2]Seni kurtarır. O Allah ki bir kuraklık olduğunda O'nu çağırırsın. Yeri yeşertir. O Allah ki, çölde yolunu şaşırdığında O'nu çağırırsın. Yolunu buldurur.[/SIZE][/LEFT] [LEFT][SIZE=2]Gelen adamın arayışına birebir karşılıktır bu sözler. Çünkü Efendimiz (asm) davet ettiği dini, bir çöl sakininin ihtiyaçlarını gözeterek anlatmıştır.[/SIZE][/LEFT] [LEFT][SIZE=2]Kuralın ve kanunun olmadığı çölde, her göçebenin başı derttedir, derde girmek üzeredir. Kuraklığın hüküm sürdüğü çölde yaşayanlar, en çok da yeri yeşertecek,[/SIZE][/LEFT] [LEFT][SIZE=2]vahalara gökden sular indirecek Bir'ini arar. Çölün zemini sürekli hareketlidir, bir rüzgarla tepe ve rüzgar yer değiştirir, yön ve yol bir anda kayboluverir.[/SIZE][/LEFT] [LEFT][SIZE=2]Çölde yolunu kaybedenler en çok kendilerini yola getiren Bir'ini arar. Gelelim çocuklarımıza...[/SIZE][/LEFT] [LEFT][SIZE=2]Onlara dualar öğretiyoruz. Ayetleri Arabca aslıyla ezberletiyoruz. Hacca ve umreye gitme hayalleri telkin ediyoruz.[/SIZE][/LEFT] [LEFT][SIZE=2]Peygamberimizin savaşlarına dair şiirleri büyük bir heyecanla okutuyoruz.[/SIZE][/LEFT] [LEFT][SIZE=2]Hiç şüphesiz iyi niyetliyiz ve iyi ediyoruz. Başkaca şeyler öğretmekten elbette ki daha anlamlı bir iş yapıyoruz.[/SIZE][/LEFT] [LEFT][SIZE=2]Ama Efendimizin bir çöl bedevisine gösterdiği inceliği çocuklarımızdan esirgiyor olabilir miyiz?[/SIZE][/LEFT] [LEFT][SIZE=2]Soruyor muyuz kendimize: "Çocuklar en çok neyi arar?" Bence, Kabe'den önce şeker ve çikolata arar..[/SIZE][/LEFT] [LEFT][SIZE=2]Bence, Hacca gitmeye hasret duymadan önce, bisiklete binmeyi, dondurma yalamayı özler.[/SIZE][/LEFT] [LEFT][SIZE=2]Bence, savaş şiirleri dinlemekten çok daha önce, kül kedisini, yedi cüceleri, kırmızı şapkalı kızı, belki keloğlanı, pinokyoyu, tom ile jerry'yi,[/SIZE][/LEFT] [LEFT][SIZE=2]şirinleri ve onların şen şakrak serüvenlerini dinlemek ister..[/SIZE][/LEFT] [LEFT][SIZE=2]İhtimal ki, bu sözlerim yaralayıcı olacak.. Kabe'nin karşısına şeker ve çikolatayı koyuyorum diye...[/SIZE][/LEFT] [LEFT][SIZE=2]Peygamberimizin hayatına karşılık Batılıların masallarını öne çıkarıyorum diye..[/SIZE][/LEFT] [LEFT][SIZE=2]Hacc ve umrenin rakibi olarak bisiklete binmeyi, dondurmayı yemeyi zikrediyorum diye...[/SIZE][/LEFT] [LEFT][SIZE=2]Ben başlatmadım bu rekabeti.. Asıl, çocukların çocukluğunu, Peygamberimizin bedevinin bedeviliğini ciddiye aldığı kadar ciddiye almayan anabablar başlattı..[/SIZE][/LEFT] [LEFT][SIZE=2]Nasıl oldu da, en önce çikolatayı ve şekeri, bonbonu ve boncuğu seven çocuğu, bir anda Kabe'yi ve umreyi sever hale getirebildik dersiniz?[/SIZE][/LEFT] [LEFT][SIZE=2]Başarı mı bu, yoksa bir aldanma mı? Çocuklar biz büyüklerin küçümsediği şekeri ve bonbonu küçümser gibi yapıp, yerine bizim öncelediklerimizi koyar gibi yapıyor olmasınlar? Çocuk babası gibi olgun olmak zorunda değil.. Çocuk annesi gibi dünya süslerini bir tarafa bırakmak zorunda değil..[/SIZE][/LEFT] [LEFT][SIZE=2]Hele de çocuklar büyüklerin dinlediği şiirleri, büyüklerin edasıyla okumak zorunda değil... Çocuk çocukça şiir okur. Şaşırır. Kekeler.. Harfleri yutar..[/SIZE][/LEFT] [LEFT][SIZE=2]Kocaman adamlar gibi kollarını romantik bir edayla açıp, başını göğe çevirip, gözlernii huşu ile yummaz. Hadi, diyelim ki, gerçekten de Kabe'yi çikolatadan önce istiyorlar, savaş menkıbelerini çocuk masallarından daha çok seviyorlar.. Samimiler...[/SIZE][/LEFT] [LEFT][SIZE=2]Tam da bizim istediğimiz formatı tutturdular.. İyi ama..[/SIZE][/LEFT] [LEFT][SIZE=2]Allah'ı sadece "Kabe'nin Allah'ı" olarak tanıtmak onlara zulüm değil mi?[/SIZE][/LEFT] [LEFT][SIZE=2]Allah'ı sadece Mekke'nin Medine'nin Yaradan'ı olarak, çöl ve devenin Rabbi olarak tanıtmak haksızlık değil mi?[/SIZE][/LEFT] [LEFT][SIZE=2]Niye Peygamberimizin hayatını, İslam'ı anlatan imajlar, resimler, sarıklı ve cübbeli adamlar ve çocuklar üzerinden, çöller ve develerle anlatılır?[/SIZE][/LEFT] [LEFT][SIZE=2]Demek ki şu güzel kumsalın Rabbi -haşa- Allah değil? Demek ki tişörtle gezen çocuklar -haşa- Peygamberimizin dostu değil.[/SIZE][/LEFT] [LEFT][SIZE=2]Allah'a kul olmak çöl kadar uzak, develer kadar egzotik bir şey... Öyle mi? Niye burada ve şimdi varolan şeyler üzerinden tanıtmaktan kaçınırız Allah'ı çocuklara?[/SIZE][/LEFT] [LEFT][SIZE=2]Neden ellerine tutuşturduğumuz Elif Ba kitapcıkları ille de derme çatma mizanpajlı, renksiz ve zevksiz, albenisiz ve tatsız tuzsuz olmak zorundadır?[/SIZE][/LEFT] [LEFT][SIZE=2]Güzel ve çekici olan şeylerle anlatmaktan korkuyor muyuz Allah'ı? Yoksa, kimilerinin ısrarla ve sistematik bir biçimde anlattığı,[/SIZE][/LEFT] [LEFT][SIZE=2]telkin ettiği gibi "asık suratlı" bir din midir bizimkisi? "Kızan", "taş yapan", "kullarını yakmaya " bir Rabb midir bizim Rabbimiz? İlle de "çarpar" mı Kur'an?[/SIZE][/LEFT] [LEFT][SIZE=2]Hiç okşamaz mı? Hiç hikaye anlatmaz mı? Oysa, Allah çikolota da verir çocuklara.[/SIZE][/LEFT] [LEFT][SIZE=2]Oysa Allah dondurmayı da sevdirir çocuklara.. Oysa Allah bisikletin de Rabbidir.. Oysa Allah masallardaki güzel kızların ve prenslerin de Yaradan'dır.[/SIZE][/LEFT] [LEFT][SIZE=2]Oysa, Kur'an "masal" da anlatır çocuklara? Oysa, Peygamberimiz oyun oynar çocuklarla? Oysa, Peygamber namazının en hassas yerinde, secdede, başının üzerine oturmasına ses etmez çocukların...[/SIZE][/LEFT] [LEFT][SIZE=2]Allah da, Kur'an da, Peygamber de, yeri geldiğinde "çocukça"dır çocuklara.. Çocuklaşırlar..[/SIZE][/LEFT] [LEFT][SIZE=2]Kendi asık suratımızı Allah'a yamamaya çalışmak haddimize mi?[/SIZE][/LEFT] [LEFT][SIZE=2]Çocukluğunu ve içindeki çocukluğu unuttuğu için çocuklarından yetişkinlik bekleyen bizler gibi göstermeye hakkımız var mı Peygamberi (asm)?[/SIZE][/LEFT] [LEFT][SIZE=2]Çikolatayı babasından, dondurmayı annesinden isteyebileceğini, ama Allah'tan ancak Kabe gibi, hacc gibi,[/SIZE][/LEFT] [LEFT][SIZE=2]Peygamberimizi rüyasında görmek gibi büyük ve soyut şeyleri isteyebileceğini öğrenen bir çocuğun zihninde nasıl bir Allah imajı inşa ediyoruz? Hiç düşündük mü?[/SIZE][/LEFT] [LEFT][SIZE=2]Yıllar önce beş altı yaşındaki bir kız çocuğuna sormuştum: "Dua biliyor musun?" "Evet," dedi ve hemen "Rabbi yessir..."i okuyuverdi..[/SIZE][/LEFT] [LEFT][SIZE=2]Sonra tuttum ellerinden, gözlerinin içine baktım. "Bugün Allah'tan ne istersin?" diye sordum. "Gerek yok ki.." dedi, "annem babam benim istediklerimi alıyor."[/SIZE][/LEFT] [LEFT][SIZE=2]Duanın Allah'tan bir şey istemek demek olmadığnı bilmeden "dua ediyor" kızımız.[/SIZE][/LEFT] [LEFT][SIZE=2]Ne garip! Babası araya giriyor: "Hocam, o en çok Kabe'yi görmek ister!"[/SIZE][/LEFT] [LEFT][SIZE=2]Bak sen işe! Dünya tatlısı küçücük kız çocuğu, ona çikolata yiyecek dili damağı dudağı hiç yoktan veren, gözlerinin her iki kapağına süslü mü süslü kirpikler takan Rabbini, çikolata ve şeker isteyebileceği Biri olarak tanımıyor.[/SIZE][/LEFT] [LEFT][SIZE=2]Ancak, babasının istediği ya da istemesini istediği Kabe söz konusu olunca, Rabbine başvuruyor.[/SIZE][/LEFT] [LEFT][SIZE=2]Söyler misiniz, Kabe'ye şekeri ve bonbonu, çikolatayı ve oyuncağı rakip eden kimler? Söyler misiniz, güzeller güzeli dini çöl imajlarıyla, deve resimleriyle çocuğun dünyasından uzak bir yere atan kimler? Gelin bir sünneti icra edelim.[/SIZE][/LEFT] [LEFT][SIZE=2]Efendimizin çölde yaşayan göçebeye hitabını çocuklarımıza uyarlayalım..[/SIZE][/LEFT] [LEFT][SIZE=2]Yalnız Allah?tan iste, çocuğum. O Allah ki, oyuncaklarını kaybettiğinde O?nu çağırırsın.[/SIZE][/LEFT] [LEFT][SIZE=2]Sana yeni oyuncaklar gönderir. O Allah ki bisiklete binmek istediğinde, O'nu çağırırsın, sana bisiklet alacak anne baba verir.[/SIZE][/LEFT] [LEFT][SIZE=2]O Allah ki bir canın dondurma çektiğinde sana seve seve dondurma yapacak, dondurma alacak, dondurma satacak amcaları teyzeleri, ağabeyleri ablaları verir..[/SIZE] [SIZE=2]Devamını siz getirin.. "Sünnettir!" dedim ya..[/SIZE][/LEFT] [LEFT][SIZE=2]Senai Demirci[/SIZE][/LEFT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Aile ve Yaşam
Çikolata mı, Kabe mi ?
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst