Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Çocuk Sahibi Olmanın İslamî Perspektifi ve Cahiliye Anlayışı
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="MuhammedRidvan" data-source="post: 718635" data-attributes="member: 1059161"><p style="text-align: justify"><strong>İslam hayatın her alanında olduğu gibi çocuk sahibi olma meselesine de hikmet ve derinlik katar. Resul İbrahim ve Resul Zekeriya’nın duaları bu konuda örnek teşkil eder. Her ikisi de yaşlılık dönemlerinde Allah’tan salih bir evlat istemiş dualarında yalnızca İslam’ın menfaatlerini gözetmişlerdir. Onların çocuk istemeleri soyun devamı, sayısal üstünlük ya da dünya menfaatleri için değil tevhid bayrağını kendilerinden sonra taşıyacak bir nesil yetiştirme amacına dayanıyordu. Bu durum bizlere çocuk sahibi olmanın asıl niyetini ve hikmetini öğretir. İslam’da çocuk yalnızca biyolojik bir gereklilik ya da sosyal bir statü göstergesi değildir. Çocuk sahibi olmak Allah’ın bir nimeti ve aynı zamanda ağır bir sorumluluktur. Resuller çocuk sahibi olmayı bir ihtiyaç olarak görmüşlerdir. Ancak bu ihtiyaç İslam’ın mesajını taşıyacak bir nesil yetiştirme ihtiyacıdır. Onların duaları bu saf ve samimi niyeti yansıtır: > “Rabbim! Bana salihlerden bağışla.” (Saffat, 100) Resullerin çocuk isteme gayesi İslam’ın ali menfaatlerini korumaktır. Dünya nimetleri, toplumsal saygınlık ya da kişisel arzular onların dualarında hiçbir zaman yer almamıştır. Bugün milyarlarca insanın çocuk sahibi olma sebepleri İslamî kıstaslara uygun değildir. Çocuk sahibi olmak çoğu zaman toplumsal baskılardan ya da kişisel arzularla alınan bir karar haline gelmiştir. Sayısal üstünlük sağlamak, soyun devamı ya da toplumda kabul görmek gibi nedenler İslam’ın ölçülerine aykırı olan cahiliye anlayışını temsil eder. Allah Teâlâ A’râf Suresi’nde şöyle buyurur: > “O sizi tek bir nefisten yarattı ve onunla sukun bulsun diye eşini yarattı. Onu sarıp örtünce hafif bir yük yüklendi ve onu gezdirdi. Ağırlaştığı zaman ikisi Rableri Allah'a dua ettiler. Eğer bize hayırlılardan verirsen kesinlikle şükredenlerden olacağız. Fakat onlara hayırlılardan verince kendilerine verdiği şeyde O'na ortaklar koşmaya başladılar. Allah ortak koştukları şeyden yücedir.” (A’râf, 189-190) Bu ayet cahiliye döneminde olduğu gibi günümüzde de çocukların putlaştırılmasına işaret eder. Çocuğunu hayatının merkezine koyan onun için her şeyinden vazgeçen onun geleceğini her şeyin önüne koyan bir anlayış tevhid inancına zarar verir. Çocuk Allah’a bir nimet olarak görülmeli asla O’na ortak koşulmamalıdır. Çocuğunu putlaştıran anne ve babalar farkında olmadan Allah’a şirk koşmaktadır. Hayatlarını çocuklarına adayan onları dünya nimetlerinden üstün tutan bu anlayış hem dünya hem ahiret saadetini tehlikeye atar. Çocuğun ölümüne aşırı derecede yas tutan Allah’a isyan eden ve hayatını normale döndüremeyen ebeveynler aslında çocuklarını Allah’tan daha çok önemsediklerini göstermektedir. Bu durum Mearic Suresi’nde açıkça belirtilmiştir: > “Ve yakın dost samimi arkadaşı sormaz. Birbirlerine gösterilirler suçlu olan o günün azabından fidye vermek ister. Oğullarını, eşini ve kardeşini ve kendisini barındıran tüm ailesini sonra kendisini kurtarmak için yeryüzündekilerin hepsini.” (Mearic, 10-14) Mahşer gününde dünya hayatında çocukları için her şeyini feda eden insanlar kendi kurtuluşları için çocuklarını cehennem ateşine vermek isteyecektir. Bu dünyada yanlış bir ölçüyle hareket edenlerin ahirette yaşayacakları büyük pişmanlığı gözler önüne serer. İslam çocuk sahibi olmayı bir sorumluluk olarak görür. Bu sorumluluk çocuğu yalnızca dünyaya getirmekle sınırlı değildir. Onun tevhid inancı üzere yetiştirilmesi iyi bir kul ve salih bir insan olarak topluma kazandırılması gereklidir. Aksi takdirde anne ve babalar kıyamet günü hesap verecektir. Çocuk sahibi olmak İslam’ı gelecek nesillere taşıyacak bir nesil yetiştirme niyetine dayanmalıdır. Bu bilinçle hareket eden bir Müslüman Allah’a şükreder çocuğunu putlaştırmaz ve asla cahiliye kıstaslarına boyun eğmez. Çocuk sahibi olmak İslam’da kutsal bir emanettir. Bu emanetin hakkını vermek çocukları İslam ahlakı üzerine yetiştirmek ve onları Allah’a ortak koşmaktan kaçınmakla mümkündür. Cahiliye toplumlarının ölçüleriyle hareket edenler hem dünyada hem ahirette hüsrana uğrayacaklardır. Ancak Resullerin dualarını kendine örnek alanlar çocuklarını birer tevhid eri olarak yetiştirerek hem kendilerine hem de ümmete faydalı olacak bir nesil bırakacaklardır. Allah bizlere çocuklarımızı birer emanet olarak görmeyi onları İslam ahlakı üzere yetiştirmeyi ve bu yolda sabırlı olmayı nasip eylesin.</strong></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="MuhammedRidvan, post: 718635, member: 1059161"] [JUSTIFY][B]İslam hayatın her alanında olduğu gibi çocuk sahibi olma meselesine de hikmet ve derinlik katar. Resul İbrahim ve Resul Zekeriya’nın duaları bu konuda örnek teşkil eder. Her ikisi de yaşlılık dönemlerinde Allah’tan salih bir evlat istemiş dualarında yalnızca İslam’ın menfaatlerini gözetmişlerdir. Onların çocuk istemeleri soyun devamı, sayısal üstünlük ya da dünya menfaatleri için değil tevhid bayrağını kendilerinden sonra taşıyacak bir nesil yetiştirme amacına dayanıyordu. Bu durum bizlere çocuk sahibi olmanın asıl niyetini ve hikmetini öğretir. İslam’da çocuk yalnızca biyolojik bir gereklilik ya da sosyal bir statü göstergesi değildir. Çocuk sahibi olmak Allah’ın bir nimeti ve aynı zamanda ağır bir sorumluluktur. Resuller çocuk sahibi olmayı bir ihtiyaç olarak görmüşlerdir. Ancak bu ihtiyaç İslam’ın mesajını taşıyacak bir nesil yetiştirme ihtiyacıdır. Onların duaları bu saf ve samimi niyeti yansıtır: > “Rabbim! Bana salihlerden bağışla.” (Saffat, 100) Resullerin çocuk isteme gayesi İslam’ın ali menfaatlerini korumaktır. Dünya nimetleri, toplumsal saygınlık ya da kişisel arzular onların dualarında hiçbir zaman yer almamıştır. Bugün milyarlarca insanın çocuk sahibi olma sebepleri İslamî kıstaslara uygun değildir. Çocuk sahibi olmak çoğu zaman toplumsal baskılardan ya da kişisel arzularla alınan bir karar haline gelmiştir. Sayısal üstünlük sağlamak, soyun devamı ya da toplumda kabul görmek gibi nedenler İslam’ın ölçülerine aykırı olan cahiliye anlayışını temsil eder. Allah Teâlâ A’râf Suresi’nde şöyle buyurur: > “O sizi tek bir nefisten yarattı ve onunla sukun bulsun diye eşini yarattı. Onu sarıp örtünce hafif bir yük yüklendi ve onu gezdirdi. Ağırlaştığı zaman ikisi Rableri Allah'a dua ettiler. Eğer bize hayırlılardan verirsen kesinlikle şükredenlerden olacağız. Fakat onlara hayırlılardan verince kendilerine verdiği şeyde O'na ortaklar koşmaya başladılar. Allah ortak koştukları şeyden yücedir.” (A’râf, 189-190) Bu ayet cahiliye döneminde olduğu gibi günümüzde de çocukların putlaştırılmasına işaret eder. Çocuğunu hayatının merkezine koyan onun için her şeyinden vazgeçen onun geleceğini her şeyin önüne koyan bir anlayış tevhid inancına zarar verir. Çocuk Allah’a bir nimet olarak görülmeli asla O’na ortak koşulmamalıdır. Çocuğunu putlaştıran anne ve babalar farkında olmadan Allah’a şirk koşmaktadır. Hayatlarını çocuklarına adayan onları dünya nimetlerinden üstün tutan bu anlayış hem dünya hem ahiret saadetini tehlikeye atar. Çocuğun ölümüne aşırı derecede yas tutan Allah’a isyan eden ve hayatını normale döndüremeyen ebeveynler aslında çocuklarını Allah’tan daha çok önemsediklerini göstermektedir. Bu durum Mearic Suresi’nde açıkça belirtilmiştir: > “Ve yakın dost samimi arkadaşı sormaz. Birbirlerine gösterilirler suçlu olan o günün azabından fidye vermek ister. Oğullarını, eşini ve kardeşini ve kendisini barındıran tüm ailesini sonra kendisini kurtarmak için yeryüzündekilerin hepsini.” (Mearic, 10-14) Mahşer gününde dünya hayatında çocukları için her şeyini feda eden insanlar kendi kurtuluşları için çocuklarını cehennem ateşine vermek isteyecektir. Bu dünyada yanlış bir ölçüyle hareket edenlerin ahirette yaşayacakları büyük pişmanlığı gözler önüne serer. İslam çocuk sahibi olmayı bir sorumluluk olarak görür. Bu sorumluluk çocuğu yalnızca dünyaya getirmekle sınırlı değildir. Onun tevhid inancı üzere yetiştirilmesi iyi bir kul ve salih bir insan olarak topluma kazandırılması gereklidir. Aksi takdirde anne ve babalar kıyamet günü hesap verecektir. Çocuk sahibi olmak İslam’ı gelecek nesillere taşıyacak bir nesil yetiştirme niyetine dayanmalıdır. Bu bilinçle hareket eden bir Müslüman Allah’a şükreder çocuğunu putlaştırmaz ve asla cahiliye kıstaslarına boyun eğmez. Çocuk sahibi olmak İslam’da kutsal bir emanettir. Bu emanetin hakkını vermek çocukları İslam ahlakı üzerine yetiştirmek ve onları Allah’a ortak koşmaktan kaçınmakla mümkündür. Cahiliye toplumlarının ölçüleriyle hareket edenler hem dünyada hem ahirette hüsrana uğrayacaklardır. Ancak Resullerin dualarını kendine örnek alanlar çocuklarını birer tevhid eri olarak yetiştirerek hem kendilerine hem de ümmete faydalı olacak bir nesil bırakacaklardır. Allah bizlere çocuklarımızı birer emanet olarak görmeyi onları İslam ahlakı üzere yetiştirmeyi ve bu yolda sabırlı olmayı nasip eylesin.[/B][/JUSTIFY] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Çocuk Sahibi Olmanın İslamî Perspektifi ve Cahiliye Anlayışı
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst