Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Aile ve Yaşam
Çocuklar(ımız)a Risale-i Nur’u anlatmanın 5 yolu
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="genc_kalem" data-source="post: 167500" data-attributes="member: 15919"><p><strong><em><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: blue">Bazı ‘Latif Nükteler’i içeren Yirmisekizinci Lem’a’da, Lem’alar’a derc edilmesindeki hikmetin ilk etapta pek kavranamadığı bir mektup vardır. Şefik adındaki bir talebesinin Bediüzzaman’a yazmış olduğu bu mektup, ilk okuyuşta, samimi duygularla yazılmış sıcak ve safiyane bir mektup olmaktan ibaret gözükür insana. </span></span></span></em></strong></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px">Bazı ‘Latif Nükteler’i içeren </span></span></span><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px">Yirmisekizinci Lem’a’da, Lem’alar’a derc edilmesindeki hikmetin ilk etapta pek kavranamadığı bir mektup vardır. Şefik adındaki bir talebesinin Bediüzzaman’a yazmış olduğu bu mektup, ilk okuyuşta, samimi duygularla yazılmış sıcak ve safiyane bir mektup olmaktan ibaret gözükür insana. </span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Arial'"></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px">Nitekim, bu mektupla ilgili şahsî tecrübem bu şekilde başlamış, ancak uzun bir zaman sonradır ki, bu mektup anlam ve derinliğini bana açmıştır. Çocuklara Risale-i Nur’u ne şekilde takdim edeceğini bilemeyenler için, bu mektup, manidar ipuçları vermektedir. En ziyade dikkate değer yanı, herhalde budur. </span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Arial'"></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px">Mektubun bilhassa son paragrafından öğrendiğimize göre, Şefik adlı Nur talebesi ‘üç yaşından sekiz yaşına kadar’ çocukları ile yeğenlerine Risale-i Nur okumuştur. Ama, meselâ “Bunlar Risale-i Nur’dur. </span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Arial'"></span></p><p> <span style="font-family: 'Arial'"></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px">Üstad Bediüzzaman Said Nursî bunları yazmıştır” gibi bir girişle değil! Hele hele, “Gelin bakalım. Şimdi size Risale-i Nur okuyayım” diye hiç değil. </span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Arial'"></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px">Bilakis, kendisi Risale-i Nur okuyorken çocuklar başına toplanıp ne okuduğunu sormuşlar; o da “Elmas, cevher, nur” demiştir. Bu cevapla merakları uyanan çocuklar ‘elmas, cevher, nur’u anlamaya çalışırken, Şefik onları sevmiş, çay vermiş, okumaya devam etmiş, aradaki sorularına “Bu, elmas, cevher, nurdur” şeklindeki merak uyandırıcı cevapla mukabele etmiş, ‘anlayamadıkları’ yerleri ‘onların anlayabileceği şekilde’ izah etmiş ve en sonunda “Nur, bunu okumaktır. Elmas, bu sözleri yazmaktır. Cevher de, bu kitaptan aldığınız imandır” diye bir açıklama getirmiştir. </span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Arial'"></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">Mektubun en son paragrafı ise şu şekildedir: </span></span></p><p> <span style="font-family: 'Arial'"></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px"><em><strong>“İşte Elmas, Cevher, Nur budur, dedim. Tasdik ettiler. Hepsi birden bana bakıyorlardı ve ‘Bunu kim yazmış?’ diyorlardı.” </strong></em></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><strong><em>İmdi, bu latif mektuptan alınacak bir dizi ders vardır. Özellikle “<u><span style="color: red">Çocuklar(ımız)a Risale-i Nur’u nasıl anlatabiliriz</span></u>?” sorusuyla hemhal olanlar için!</em></strong></span> </span></span></p><p> <span style="font-family: 'Arial'"></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: red"><strong><u><span style="color: blue">Birincisi</span></u>, Şefik’in (r.h.) kendisinin ev ortamında Risale-i Nur okuyor oluşudur. Demek, çocuklarımızın Risale-i Nur okumalarını istiyorsak, evvela onların bizi Risale-i Nur okurken görmeleri gerekmektedir. </strong></span></span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Arial'"></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: red"><strong><u><span style="color: blue">İkincisi</span>;</u> babalarının (veya dayılarının) ne okuduğunu merak edip soranlara Şefik’in doğrudan “Risale-i Nur okuyorum. Risale-i Nur ki, asrın tefsiridir. Üstad Bediüzzaman Hazretleri yazmıştır” türünden bir cevap yerine, çocukların merakını daha da kamçılayıcı latif bir cevabı tercih etmesidir: “Elmas, Cevher, Nur okuyorum.” </strong></span></span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Arial'"></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: red"><strong><u><span style="color: blue">Üçüncüsü</span></u>, bunun üzerine merak edip başına toplanan çocukları Şefik’in sevmesi ve kendilerine ikramda bulunmasıdır. Demek, çocuğumuzun Risale-i Nur’a muhatap olacağı ortam, sevgi gördüğü ve ikrama muhatap kılındığı bir ortam olmalıdır. </strong></span></span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Arial'"></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: red"><strong><span style="color: blue"><u>Dördüncüsü</u>,</span> Şefik’in “Onuncu Söz” gibi bir risaleyi okurken, çocukların anlayamadıkları noktada sordukları sorulara ‘onların anlayabileceği şekilde izah’ getirmesidir. Demek, Risale-i Nur’u çocuklara anlatmanın en uygun yolu, onu ‘çocukça’ anlatmaktır. </strong></span></span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Arial'"></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: red"><strong><u><span style="color: blue">Beşincisi</span></u>, Şefik’in elmas, cevher ve nuru son derece latif bir biçimde izah ettikten sonra, hâlâ daha müellifin ismini vermemiş olması; bu cevabın, ancak en sonra gelmesidir. Demek, önce Bediüzzaman’ın şahsını nazara verip, “İşte bu onun kitabı. Hadi okuyun” deme şeklinde örneklerini çokça gördüğüm bir tarz değildir doğrusu. Aslolan, muhatabı önce Risale’yle tanıştırmak, ancak bundan sonrasında gelen sorular dahilinde onun müellifini anlatmaktır. </strong></span></span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Arial'"></span></p><p> <span style="font-family: 'Arial'"></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"><em><strong><span style="font-family: 'Book Antiqua'">Şefik’in mektubu, sonradan farkına vardığım böylesi fıtrî, hakikatlı ve sımsıcak ölçüler taşıması itibarıyla, sanırım, çocuğuna veya çocuklara Risale-i Nur’u anlatma ve aktarma gayreti taşıyan herkesin dikkatle ele alması gereken bir mektup hükmündedir</span></strong></em>.</span></span></p><p> <span style="font-family: 'Arial'"></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: blue"><em>Metin Karabaşoğlu/Karakalem</em></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="genc_kalem, post: 167500, member: 15919"] [B][I][FONT=Book Antiqua][SIZE=3][COLOR=blue]Bazı ‘Latif Nükteler’i içeren Yirmisekizinci Lem’a’da, Lem’alar’a derc edilmesindeki hikmetin ilk etapta pek kavranamadığı bir mektup vardır. Şefik adındaki bir talebesinin Bediüzzaman’a yazmış olduğu bu mektup, ilk okuyuşta, samimi duygularla yazılmış sıcak ve safiyane bir mektup olmaktan ibaret gözükür insana. [/COLOR][/SIZE][/FONT][/I][/B] [I][FONT=Book Antiqua][SIZE=3][COLOR=magenta][/COLOR][/SIZE][/FONT][/I] [FONT=Arial][FONT=Book Antiqua][SIZE=3]Bazı ‘Latif Nükteler’i içeren [/SIZE][/FONT][/FONT][FONT=Arial][FONT=Book Antiqua][SIZE=3]Yirmisekizinci Lem’a’da, Lem’alar’a derc edilmesindeki hikmetin ilk etapta pek kavranamadığı bir mektup vardır. Şefik adındaki bir talebesinin Bediüzzaman’a yazmış olduğu bu mektup, ilk okuyuşta, samimi duygularla yazılmış sıcak ve safiyane bir mektup olmaktan ibaret gözükür insana. [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3]Nitekim, bu mektupla ilgili şahsî tecrübem bu şekilde başlamış, ancak uzun bir zaman sonradır ki, bu mektup anlam ve derinliğini bana açmıştır. Çocuklara Risale-i Nur’u ne şekilde takdim edeceğini bilemeyenler için, bu mektup, manidar ipuçları vermektedir. En ziyade dikkate değer yanı, herhalde budur. [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3]Mektubun bilhassa son paragrafından öğrendiğimize göre, Şefik adlı Nur talebesi ‘üç yaşından sekiz yaşına kadar’ çocukları ile yeğenlerine Risale-i Nur okumuştur. Ama, meselâ “Bunlar Risale-i Nur’dur. [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3]Üstad Bediüzzaman Said Nursî bunları yazmıştır” gibi bir girişle değil! Hele hele, “Gelin bakalım. Şimdi size Risale-i Nur okuyayım” diye hiç değil. [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3]Bilakis, kendisi Risale-i Nur okuyorken çocuklar başına toplanıp ne okuduğunu sormuşlar; o da “Elmas, cevher, nur” demiştir. Bu cevapla merakları uyanan çocuklar ‘elmas, cevher, nur’u anlamaya çalışırken, Şefik onları sevmiş, çay vermiş, okumaya devam etmiş, aradaki sorularına “Bu, elmas, cevher, nurdur” şeklindeki merak uyandırıcı cevapla mukabele etmiş, ‘anlayamadıkları’ yerleri ‘onların anlayabileceği şekilde’ izah etmiş ve en sonunda “Nur, bunu okumaktır. Elmas, bu sözleri yazmaktır. Cevher de, bu kitaptan aldığınız imandır” diye bir açıklama getirmiştir. [/SIZE][/FONT] [SIZE=3]Mektubun en son paragrafı ise şu şekildedir: [/SIZE] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3][I][B]“İşte Elmas, Cevher, Nur budur, dedim. Tasdik ettiler. Hepsi birden bana bakıyorlardı ve ‘Bunu kim yazmış?’ diyorlardı.” [/B][/I][/SIZE][/FONT] [SIZE=3][FONT=Book Antiqua][B][I]İmdi, bu latif mektuptan alınacak bir dizi ders vardır. Özellikle “[U][COLOR=red]Çocuklar(ımız)a Risale-i Nur’u nasıl anlatabiliriz[/COLOR][/U]?” sorusuyla hemhal olanlar için![/I][/B][/FONT] [/SIZE] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3][COLOR=red][B][U][COLOR=blue]Birincisi[/COLOR][/U], Şefik’in (r.h.) kendisinin ev ortamında Risale-i Nur okuyor oluşudur. Demek, çocuklarımızın Risale-i Nur okumalarını istiyorsak, evvela onların bizi Risale-i Nur okurken görmeleri gerekmektedir. [/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3][COLOR=red][B][U][COLOR=blue]İkincisi[/COLOR];[/U] babalarının (veya dayılarının) ne okuduğunu merak edip soranlara Şefik’in doğrudan “Risale-i Nur okuyorum. Risale-i Nur ki, asrın tefsiridir. Üstad Bediüzzaman Hazretleri yazmıştır” türünden bir cevap yerine, çocukların merakını daha da kamçılayıcı latif bir cevabı tercih etmesidir: “Elmas, Cevher, Nur okuyorum.” [/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3][COLOR=red][B][U][COLOR=blue]Üçüncüsü[/COLOR][/U], bunun üzerine merak edip başına toplanan çocukları Şefik’in sevmesi ve kendilerine ikramda bulunmasıdır. Demek, çocuğumuzun Risale-i Nur’a muhatap olacağı ortam, sevgi gördüğü ve ikrama muhatap kılındığı bir ortam olmalıdır. [/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3][COLOR=red][B][COLOR=blue][U]Dördüncüsü[/U],[/COLOR] Şefik’in “Onuncu Söz” gibi bir risaleyi okurken, çocukların anlayamadıkları noktada sordukları sorulara ‘onların anlayabileceği şekilde izah’ getirmesidir. Demek, Risale-i Nur’u çocuklara anlatmanın en uygun yolu, onu ‘çocukça’ anlatmaktır. [/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3][COLOR=red][B][U][COLOR=blue]Beşincisi[/COLOR][/U], Şefik’in elmas, cevher ve nuru son derece latif bir biçimde izah ettikten sonra, hâlâ daha müellifin ismini vermemiş olması; bu cevabın, ancak en sonra gelmesidir. Demek, önce Bediüzzaman’ın şahsını nazara verip, “İşte bu onun kitabı. Hadi okuyun” deme şeklinde örneklerini çokça gördüğüm bir tarz değildir doğrusu. Aslolan, muhatabı önce Risale’yle tanıştırmak, ancak bundan sonrasında gelen sorular dahilinde onun müellifini anlatmaktır. [/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [SIZE=3][I][B][FONT=Book Antiqua]Şefik’in mektubu, sonradan farkına vardığım böylesi fıtrî, hakikatlı ve sımsıcak ölçüler taşıması itibarıyla, sanırım, çocuğuna veya çocuklara Risale-i Nur’u anlatma ve aktarma gayreti taşıyan herkesin dikkatle ele alması gereken bir mektup hükmündedir[/FONT][/B][/I].[/SIZE] [SIZE=3][COLOR=blue][I]Metin Karabaşoğlu/Karakalem[/I][/COLOR][/SIZE] [/FONT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Aile ve Yaşam
Çocuklar(ımız)a Risale-i Nur’u anlatmanın 5 yolu
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst