Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Aile ve Yaşam
Çocukta Saygı Eğitimi
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Eyvàh!" data-source="post: 1453" data-attributes="member: 12"><p><strong><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: purple">Çocukta Saygı Eğitimi</span></span></span></strong></p><p></p><p style="text-align: left"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: purple">Prof. Dr. Nevzat Tarhan</span></span></span></p><p></p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: purple">Büyükler rehberlik rolünü doğru üstlenebilirlerse, çocuk hayatı tanır; nerede, nasıl davranacağını öğrenir. </span></span></span></p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: purple">Saygılı olmak iyi bir insanın taşıması gereken temel özelliklerden birisidir. Saygı, insanın kendi kişiliği ile başkalarının kişiliğinin arasındaki sınırı bilip o sınırı aşmaması, kendi aleyhine dahi olsa başkasının hakkına, hukukuna özen göstermesidir. Her anne baba çocuklarının etrafa ve kendilerine karşı saygılı olmasını ister. Ancak saygının sınırının ne olduğu; kimlere, nereye kadar saygı gösterilmesi gerektiği konusunda bazı soru işaretleri olabilir. </span></span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: purple">Saygı ölçütleri kültürden kültüre farklılık gösterir. Bizim kültürümüzde yaşlılara saygı göstermek önemsenirken, başka kültürlerde önemsenmeyebilir. Yine bizim kültürümüzde yardımlaşmak, ihtiyacı olanlara bağışta bulunmak çok önemlidir. Fakat örneğin Japonya’da yaşayan bir insana yardım etmek, para vermek, onun kişiliğine yapılmış bir hakaret ve saygısızlık olarak kabul edilebilir. Saygı ölçütlerini bu kültürel farkları göz önüne alarak belirlemek gerekir. </span></span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: purple">Aynı kültürün içinde de ölçütlerde birtakım değişiklikler olabilir. Zaman içinde değer yargılarında değişmeler görülebilir. </span></span></span></p><p></p><p><span style="color: purple"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 12px"><strong>Saygı Eğitiminde Hatalar</strong> </span></span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: purple">Kültürümüzde itaat ve büyüklere saygı önemli bir yer tutar. Sadece büyüklere değil, nefes alıp veren her şeye saygılı olmak elbette çok güzel bir davranıştır. Ancak bunu özsaygıyı önemsememe noktasına götürmek kendine güvensiz girişimci olmayan, inisiyatif kullanamayan, değişimi sorgulamayan, zora talip olmayan, yeteneklerini geliştiremeyen insanlar ortaya çıkarır. Baskıcı kültürel özellikler nedeniyle, ailede baba baskısı şeklinde başlayan bu sürece, ilerleyen yıllarda toplum baskısı, koca baskısı, kayınvalide baskısı da eklenir ve kişi kendi özsaygısını kaybeder. Kendi kişiliğinin sınırlarını bilemeyen, sadece kurallara uymak zorunda hisseden ama kuralları sorgulamayan bir insan ortaya çıkar. </span></span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: purple">Anne babalar kendi haklarına sahip çıkabilen, silik olmayan, kendine güvenen çocuklar yetiştirmek isterler. </span></span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: purple">Hayatın içinde yaşanan olayları alıp incelediğimizde, genellikle o anda sorunu çözmek için çocuğun kendine güvenini zedeleyeceği tavırlar takınıldığını görürüz. İnsanların çoğu başkalarını kırmamak, gücendirmemek için kendi çocuklarını kırar ve çoğu zaman bunun yanlış bir davranış olduğunu fark bile edemez. </span></span></span></p><p></p><p><span style="color: purple"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 12px"><strong>Çocuklara Saygı Eğitimi Hak Duygusuyla Birlikte Verilmeli</strong> </span></span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: purple">Çocuk, hem kendi hakkını talep etme, hak arama becerisini kazanmalı, hem de başkasının hakkına zarar vermeme bilincini benimsemelidir. Çocuğa körü körüne itaat alışkanlığı kazandırmak yerine, doğru olana, hakka, akla uygun olana saygı alışkanlığı kazandırılmalıdır. Çocuğun zihninde iyi-kötü, doğru-yanlış kavramlarının oluşması için ona kuralların nedenleri, gerekçeleri izah edilmelidir. Çocuk kurala anne babası öyle istediği için değil, doğru olduğuna inandığı için uymalı, başka insanlara da bu motivasyondan hareketle saygı göstermelidir. Körü körüne uygulanan kurallarda, neyin neden yapıldığı bilinmediği için tutarsızlıklar olacaktır. Aslolan çocukta kalıcı bir davranış değişikliği ve saygı bilinci geliştirmektir. Aksi halde çocuk sadece anne babasının yanında onların istediği gibi davranıp, yalnızken canının istediğini yapabilir. </span></span></span></p><p></p><p><span style="color: purple"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 12px"><strong>Çocuklarda Saygı Eğitiminde Anne Babaların Tutumları</strong> </span></span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: purple">Çocukların benmerkezci olduklarını biliyoruz. Benmerkezcilik, çocukların bencilce davranmalarına, hata yapmalarına neden olur. Çocuklar davranışlarının sonucunu düşünmeden hareket ederler. Kendilerini nasıl iyi hissederlerse öyle davranırlar. Çocuk için o anda korkunun gitmesi, incinme ihtimalinin ortadan kalkması, kendini daha iyi hissedebilmesi saygısız bir davranışta bulunması için yeterli nedendir. Davranışının iyi mi kötü mü olduğunu, uzun vadeli sonuçlarını düşünmez. O nedenle anne baba çocuğa doğru rehberlik yapma görevini yerine getirebilmelidir. Büyükler rehberlik rolünü doğru üstlenebilirlerse çocuk hayatı tanır; nerede, nasıl davranacağını öğrenir. Aileler saygısızlık, haksızlık yapan çocuğa mutlaka müdahale etmelidirler, fakat bunu çocuğa konuyla ilgili farkındalık kazandırarak, yaptığının neden yanlış olduğunu anlatarak yapmalıdırlar. Çocuğun saygısızlık yapmayı bir yöntem hâline getirmemesi, huy edinmemesi için çaba göstermek gerekir. </span></span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: purple">Aileler çocuğa saygının sınırlarını iyi çizmeli; nerede, ne yapılacağını öğretmelidir. Gülünecek yerde gülünecek, ağlanacak yerde ağlanacak, saygı gösterilecek yerde saygı gösterilecek gibi, zaman kavramını iyi öğretmek gerekir. İnsanın kişilik gelişiminde sosyal sınırları çizebilmek çok önemlidir. </span></span></span></p><p></p><p><span style="color: purple"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 12px"><strong>Saygılı Davranarak Hakkını Aramak</strong> </span></span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: purple">Saygılı davranmayla hak arama arasındaki sınır önemlidir. Hak aramak illa ki zor kullanmak, şiddete başvurmak değildir. İyilik yapana iyilikle karşılık verilir. Kötülük yapana kötülük yapmak değil de haksızlık yapmamaya çalışmak, haksızlık yapmadan hatasını göstermek idealdir. Çocuğa sadece iyilere saygılı olmayı değil, kötülük yapana haksızlık yapmama kaygısını da öğretmek gerekir. </span></span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: purple">Çocuklara haklarını ararken saygı sınırları içinde kalmayı öğretmek için anne babaların bu konuda da model olmaları gereklidir. Kavgacı bir ailede yetişen çocuk, ister istemez bunun sorun çözmek için doğru yöntem olduğunu düşünür, öyle hareket eder. Nasıl ki aile içi ilişkilerde haklı olmak yetmiyor, haklı olanın kendisini doğru bir üslupla ifade etmesi gerekiyorsa, aynı şekilde sosyal ilişkilerde de kullanılan yöntem önemlidir. İnsanların medeniyet ölçüsünü gösteren en önemli arama bilinci ve hukuka saygı anlayışıdır. Hukukun geçerli olduğu toplumlarda haksızlığa uğrayan kişi, karşısındakinin boynuna sarılmaz. </span></span></span></p><p></p><p><span style="color: purple"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 12px"><strong>Hatayı kabul edebilmek</strong> </span></span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: purple">Günümüzde insanlar arasında yaygın olan bir tavır kişilerin haksız oldukları, hata yaptıkları durumlarda bunu kabul etmeme eğilimi göstermeleridir. Bu davranışın temelinde hata yapmanın insanın değerini azaltacağı düşüncesi yatmaktadır. Oysa ki hata yapmak çok doğal bir şeydir. Önemli olan insanın hatasını fark edip düzeltmesi ve aynı hatayı bir daha yapmamaya çalışmasıdır. Hiç kimsenin her durumda haklı olması mümkün değildir. Hatalı olduğu halde, “ben hep haklıyım” duygusu içinde hareket eden insan, çevresindekileri kendisinden uzaklaştırır. </span></span></span></p><p></p><p><span style="color: purple"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 12px"><strong>Bazı İnsanlar Teşekkür Etmeyi ve Özür Dilemeyi Zayıflık Olarak Görürler</strong> </span></span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: purple">Sürekli haklı olduklarını savunma çabası içindedir. Bu davranışın arkasındaki dinamiği araştırdığımızda şunu görürüz: Kendilerinde birtakım eksiklikler gören insanlar, kontrolü başkalarına bırakmamak için sürekli haklı olduklarını kanıtlamaya çalışırlar. Daima kendisinin haklı, başkalarının haksız olduğunu kanıtlamaya çalışan kendini beğenmiş kişiler, kendilerini yalnızlığa mahkum ederler. Halbuki bir insanın hatasını kabul etmesi kendisine değer katar ve başkaları tarafından daha çok sevilmesini sağlar. Yetişkinlerin bu bilinçte olup hem kendi sosyal hayatlarında hem de aile içi ilişkilerinde özür dilemeyi bilmeleri ve bunu uygulamaları, çocuklarına doğru örnek olma bakımından önemlidir. Hatasını kabul etmek, hem hak duygusuna uygun bir davranıştır, hem de kişiye duyulan saygıyı arttırır. </span></span></span></p><p></p><p><em><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: purple">“Bizim kültürümüzde yaşlılara saygı göstermek önemsenirken, başka kültürlerde önemsenmeyebilir. Yine bizim kültürümüzde yardımlaşmak, ihtiyacı olanlara bağışta bulunmak çok önemlidir.”</span></span></span></em></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Eyvàh!, post: 1453, member: 12"] [B][FONT=Arial Narrow][SIZE=4][COLOR=purple]Çocukta Saygı Eğitimi[/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [LEFT][FONT=Arial Narrow][SIZE=3][COLOR=purple]Prof. Dr. Nevzat Tarhan[/COLOR][/SIZE][/FONT][/LEFT] [FONT=Arial Narrow][SIZE=3][COLOR=purple]Büyükler rehberlik rolünü doğru üstlenebilirlerse, çocuk hayatı tanır; nerede, nasıl davranacağını öğrenir. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Arial Narrow][SIZE=3][COLOR=purple]Saygılı olmak iyi bir insanın taşıması gereken temel özelliklerden birisidir. Saygı, insanın kendi kişiliği ile başkalarının kişiliğinin arasındaki sınırı bilip o sınırı aşmaması, kendi aleyhine dahi olsa başkasının hakkına, hukukuna özen göstermesidir. Her anne baba çocuklarının etrafa ve kendilerine karşı saygılı olmasını ister. Ancak saygının sınırının ne olduğu; kimlere, nereye kadar saygı gösterilmesi gerektiği konusunda bazı soru işaretleri olabilir. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Arial Narrow][SIZE=3][COLOR=purple]Saygı ölçütleri kültürden kültüre farklılık gösterir. Bizim kültürümüzde yaşlılara saygı göstermek önemsenirken, başka kültürlerde önemsenmeyebilir. Yine bizim kültürümüzde yardımlaşmak, ihtiyacı olanlara bağışta bulunmak çok önemlidir. Fakat örneğin Japonya’da yaşayan bir insana yardım etmek, para vermek, onun kişiliğine yapılmış bir hakaret ve saygısızlık olarak kabul edilebilir. Saygı ölçütlerini bu kültürel farkları göz önüne alarak belirlemek gerekir. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Arial Narrow][SIZE=3][COLOR=purple]Aynı kültürün içinde de ölçütlerde birtakım değişiklikler olabilir. Zaman içinde değer yargılarında değişmeler görülebilir. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [COLOR=purple][FONT=Arial Narrow][SIZE=3][B]Saygı Eğitiminde Hatalar[/B] [/SIZE][/FONT][/COLOR] [FONT=Arial Narrow][SIZE=3][COLOR=purple]Kültürümüzde itaat ve büyüklere saygı önemli bir yer tutar. Sadece büyüklere değil, nefes alıp veren her şeye saygılı olmak elbette çok güzel bir davranıştır. Ancak bunu özsaygıyı önemsememe noktasına götürmek kendine güvensiz girişimci olmayan, inisiyatif kullanamayan, değişimi sorgulamayan, zora talip olmayan, yeteneklerini geliştiremeyen insanlar ortaya çıkarır. Baskıcı kültürel özellikler nedeniyle, ailede baba baskısı şeklinde başlayan bu sürece, ilerleyen yıllarda toplum baskısı, koca baskısı, kayınvalide baskısı da eklenir ve kişi kendi özsaygısını kaybeder. Kendi kişiliğinin sınırlarını bilemeyen, sadece kurallara uymak zorunda hisseden ama kuralları sorgulamayan bir insan ortaya çıkar. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Arial Narrow][SIZE=3][COLOR=purple]Anne babalar kendi haklarına sahip çıkabilen, silik olmayan, kendine güvenen çocuklar yetiştirmek isterler. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Arial Narrow][SIZE=3][COLOR=purple]Hayatın içinde yaşanan olayları alıp incelediğimizde, genellikle o anda sorunu çözmek için çocuğun kendine güvenini zedeleyeceği tavırlar takınıldığını görürüz. İnsanların çoğu başkalarını kırmamak, gücendirmemek için kendi çocuklarını kırar ve çoğu zaman bunun yanlış bir davranış olduğunu fark bile edemez. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [COLOR=purple][FONT=Arial Narrow][SIZE=3][B]Çocuklara Saygı Eğitimi Hak Duygusuyla Birlikte Verilmeli[/B] [/SIZE][/FONT][/COLOR] [FONT=Arial Narrow][SIZE=3][COLOR=purple]Çocuk, hem kendi hakkını talep etme, hak arama becerisini kazanmalı, hem de başkasının hakkına zarar vermeme bilincini benimsemelidir. Çocuğa körü körüne itaat alışkanlığı kazandırmak yerine, doğru olana, hakka, akla uygun olana saygı alışkanlığı kazandırılmalıdır. Çocuğun zihninde iyi-kötü, doğru-yanlış kavramlarının oluşması için ona kuralların nedenleri, gerekçeleri izah edilmelidir. Çocuk kurala anne babası öyle istediği için değil, doğru olduğuna inandığı için uymalı, başka insanlara da bu motivasyondan hareketle saygı göstermelidir. Körü körüne uygulanan kurallarda, neyin neden yapıldığı bilinmediği için tutarsızlıklar olacaktır. Aslolan çocukta kalıcı bir davranış değişikliği ve saygı bilinci geliştirmektir. Aksi halde çocuk sadece anne babasının yanında onların istediği gibi davranıp, yalnızken canının istediğini yapabilir. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [COLOR=purple][FONT=Arial Narrow][SIZE=3][B]Çocuklarda Saygı Eğitiminde Anne Babaların Tutumları[/B] [/SIZE][/FONT][/COLOR] [FONT=Arial Narrow][SIZE=3][COLOR=purple]Çocukların benmerkezci olduklarını biliyoruz. Benmerkezcilik, çocukların bencilce davranmalarına, hata yapmalarına neden olur. Çocuklar davranışlarının sonucunu düşünmeden hareket ederler. Kendilerini nasıl iyi hissederlerse öyle davranırlar. Çocuk için o anda korkunun gitmesi, incinme ihtimalinin ortadan kalkması, kendini daha iyi hissedebilmesi saygısız bir davranışta bulunması için yeterli nedendir. Davranışının iyi mi kötü mü olduğunu, uzun vadeli sonuçlarını düşünmez. O nedenle anne baba çocuğa doğru rehberlik yapma görevini yerine getirebilmelidir. Büyükler rehberlik rolünü doğru üstlenebilirlerse çocuk hayatı tanır; nerede, nasıl davranacağını öğrenir. Aileler saygısızlık, haksızlık yapan çocuğa mutlaka müdahale etmelidirler, fakat bunu çocuğa konuyla ilgili farkındalık kazandırarak, yaptığının neden yanlış olduğunu anlatarak yapmalıdırlar. Çocuğun saygısızlık yapmayı bir yöntem hâline getirmemesi, huy edinmemesi için çaba göstermek gerekir. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Arial Narrow][SIZE=3][COLOR=purple]Aileler çocuğa saygının sınırlarını iyi çizmeli; nerede, ne yapılacağını öğretmelidir. Gülünecek yerde gülünecek, ağlanacak yerde ağlanacak, saygı gösterilecek yerde saygı gösterilecek gibi, zaman kavramını iyi öğretmek gerekir. İnsanın kişilik gelişiminde sosyal sınırları çizebilmek çok önemlidir. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [COLOR=purple][FONT=Arial Narrow][SIZE=3][B]Saygılı Davranarak Hakkını Aramak[/B] [/SIZE][/FONT][/COLOR] [FONT=Arial Narrow][SIZE=3][COLOR=purple]Saygılı davranmayla hak arama arasındaki sınır önemlidir. Hak aramak illa ki zor kullanmak, şiddete başvurmak değildir. İyilik yapana iyilikle karşılık verilir. Kötülük yapana kötülük yapmak değil de haksızlık yapmamaya çalışmak, haksızlık yapmadan hatasını göstermek idealdir. Çocuğa sadece iyilere saygılı olmayı değil, kötülük yapana haksızlık yapmama kaygısını da öğretmek gerekir. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Arial Narrow][SIZE=3][COLOR=purple]Çocuklara haklarını ararken saygı sınırları içinde kalmayı öğretmek için anne babaların bu konuda da model olmaları gereklidir. Kavgacı bir ailede yetişen çocuk, ister istemez bunun sorun çözmek için doğru yöntem olduğunu düşünür, öyle hareket eder. Nasıl ki aile içi ilişkilerde haklı olmak yetmiyor, haklı olanın kendisini doğru bir üslupla ifade etmesi gerekiyorsa, aynı şekilde sosyal ilişkilerde de kullanılan yöntem önemlidir. İnsanların medeniyet ölçüsünü gösteren en önemli arama bilinci ve hukuka saygı anlayışıdır. Hukukun geçerli olduğu toplumlarda haksızlığa uğrayan kişi, karşısındakinin boynuna sarılmaz. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [COLOR=purple][FONT=Arial Narrow][SIZE=3][B]Hatayı kabul edebilmek[/B] [/SIZE][/FONT][/COLOR] [FONT=Arial Narrow][SIZE=3][COLOR=purple]Günümüzde insanlar arasında yaygın olan bir tavır kişilerin haksız oldukları, hata yaptıkları durumlarda bunu kabul etmeme eğilimi göstermeleridir. Bu davranışın temelinde hata yapmanın insanın değerini azaltacağı düşüncesi yatmaktadır. Oysa ki hata yapmak çok doğal bir şeydir. Önemli olan insanın hatasını fark edip düzeltmesi ve aynı hatayı bir daha yapmamaya çalışmasıdır. Hiç kimsenin her durumda haklı olması mümkün değildir. Hatalı olduğu halde, “ben hep haklıyım” duygusu içinde hareket eden insan, çevresindekileri kendisinden uzaklaştırır. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [COLOR=purple][FONT=Arial Narrow][SIZE=3][B]Bazı İnsanlar Teşekkür Etmeyi ve Özür Dilemeyi Zayıflık Olarak Görürler[/B] [/SIZE][/FONT][/COLOR] [FONT=Arial Narrow][SIZE=3][COLOR=purple]Sürekli haklı olduklarını savunma çabası içindedir. Bu davranışın arkasındaki dinamiği araştırdığımızda şunu görürüz: Kendilerinde birtakım eksiklikler gören insanlar, kontrolü başkalarına bırakmamak için sürekli haklı olduklarını kanıtlamaya çalışırlar. Daima kendisinin haklı, başkalarının haksız olduğunu kanıtlamaya çalışan kendini beğenmiş kişiler, kendilerini yalnızlığa mahkum ederler. Halbuki bir insanın hatasını kabul etmesi kendisine değer katar ve başkaları tarafından daha çok sevilmesini sağlar. Yetişkinlerin bu bilinçte olup hem kendi sosyal hayatlarında hem de aile içi ilişkilerinde özür dilemeyi bilmeleri ve bunu uygulamaları, çocuklarına doğru örnek olma bakımından önemlidir. Hatasını kabul etmek, hem hak duygusuna uygun bir davranıştır, hem de kişiye duyulan saygıyı arttırır. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [I][FONT=Arial Narrow][SIZE=3][COLOR=purple]“Bizim kültürümüzde yaşlılara saygı göstermek önemsenirken, başka kültürlerde önemsenmeyebilir. Yine bizim kültürümüzde yardımlaşmak, ihtiyacı olanlara bağışta bulunmak çok önemlidir.”[/COLOR][/SIZE][/FONT][/I] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Aile ve Yaşam
Çocukta Saygı Eğitimi
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst