Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
“Çok mu istiyorsun?”
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="&amp;#304;lim-irfan" data-source="post: 96849" data-attributes="member: 8679"><p><strong>Behâeddîn-i Buhârî hazretlerinin talebelerinden Emîr Burhâneddîn şöyle anlatıyor: Bir gün, Hocamız bize teşrif etmişti.</strong></p><p><strong>Baş başa sohbet ediyorduk.</strong></p><p><strong>Mevlânâ Ârif diye bir arkadaşımdan bahsettim kendilerine. </strong></p><p><strong>Çoktandır görmediğimi arz ettim. </strong></p><p><strong>- Onu görmeyi çok mu istiyorsun? buyurdu.</strong></p><p><strong>- Evet efendim, çok istiyorum, dedim.</strong></p><p><strong>Ancak o, uzak bir diyarda yaşıyordu.</strong></p><p><strong>Beni üzüntülü görünce kalkıp bahçeye çıktı ve;</strong></p><p><strong>- Ey Mevlânâ Ârif, acele Buhâra’ya gel! diye seslendi.</strong></p><p><strong>Sonra yanıma gelip;</strong></p><p><strong>- Sesimi işitti, inşallah yarın gelir, buyurdu.</strong></p><p><strong>Ertesi gün sabah erkenden çıkıp geldi hakîkaten.</strong></p><p><strong>Kalkıp sarıldım kendisine.</strong></p><p><strong>- Nasıl böyle çabuk gelebildin? diye sordum.</strong></p><p><strong>Dedi ki:</strong></p><p><strong>- Dün, bu saatlerde evimde oturuyordum ki, bir ara Hocamızın sesini duydum. İsmimle çağırarak, “Buhâra’ya gel!” diyordu bana. Ben de bu sabah yola çıktım. Bir anda burada buldum kendimi.</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>BİR ŞARTLA!..</strong></p><p><strong>Bir gün sevdiği bir gence;</strong></p><p><strong>- Emr-i mâruf yapan bir kişi, bu vazîfede Peygamberlere ortak olmuş olur, buyurdu. Ama bir şartla.</strong></p><p><strong>Delikanlı merak etti:</strong></p><p><strong>- O şart nedir efendim?</strong></p><p><strong>- İhlâsla yapmaktır. Yâni sırf “Allah için”. Dünyalık bir menfaat için olursa, hiç kıymeti yoktur.</strong></p><p><strong>Ve ekledi:</strong></p><p><strong>- Sabahları bu niyetle evinden çıkan bir Müslümana, melekler gıbta ederler. Hatta gidip kanatlarını o mücahidin ayakları altına gerer ve; “O mücahit, kanadımıza bassın da biz de şereflenelim” derler.</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong></strong></p><p><strong></strong><span style="color: blue"><span style="font-family: 'Tahoma'">Abdüllatif Uyan</span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="İlim-irfan, post: 96849, member: 8679"] [B]Behâeddîn-i Buhârî hazretlerinin talebelerinden Emîr Burhâneddîn şöyle anlatıyor: Bir gün, Hocamız bize teşrif etmişti. Baş başa sohbet ediyorduk. Mevlânâ Ârif diye bir arkadaşımdan bahsettim kendilerine. Çoktandır görmediğimi arz ettim. - Onu görmeyi çok mu istiyorsun? buyurdu. - Evet efendim, çok istiyorum, dedim. Ancak o, uzak bir diyarda yaşıyordu. Beni üzüntülü görünce kalkıp bahçeye çıktı ve; - Ey Mevlânâ Ârif, acele Buhâra’ya gel! diye seslendi. Sonra yanıma gelip; - Sesimi işitti, inşallah yarın gelir, buyurdu. Ertesi gün sabah erkenden çıkıp geldi hakîkaten. Kalkıp sarıldım kendisine. - Nasıl böyle çabuk gelebildin? diye sordum. Dedi ki: - Dün, bu saatlerde evimde oturuyordum ki, bir ara Hocamızın sesini duydum. İsmimle çağırarak, “Buhâra’ya gel!” diyordu bana. Ben de bu sabah yola çıktım. Bir anda burada buldum kendimi. BİR ŞARTLA!.. Bir gün sevdiği bir gence; - Emr-i mâruf yapan bir kişi, bu vazîfede Peygamberlere ortak olmuş olur, buyurdu. Ama bir şartla. Delikanlı merak etti: - O şart nedir efendim? - İhlâsla yapmaktır. Yâni sırf “Allah için”. Dünyalık bir menfaat için olursa, hiç kıymeti yoktur. Ve ekledi: - Sabahları bu niyetle evinden çıkan bir Müslümana, melekler gıbta ederler. Hatta gidip kanatlarını o mücahidin ayakları altına gerer ve; “O mücahit, kanadımıza bassın da biz de şereflenelim” derler. [/B][COLOR=blue][FONT=Tahoma]Abdüllatif Uyan[/FONT][/COLOR] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
“Çok mu istiyorsun?”
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst