Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nurdan Makaleler
Çözüm: 5 Esas
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Huseyni" data-source="post: 137500" data-attributes="member: 27"><p style="text-align: center"><span style="font-size: 18px"><span style="color: Blue"><strong><u><p style="text-align: center">Beş esas...</p></p> <p style="text-align: center"></u></strong></span></span></p><p></p><p>“Bu vatanın ve bu milletin hayat-ı içtimâiyesi bu acîb zamanda anarşîlikten kurtulmak için beş esas lâzım ve zarûridir: Hürmet, merhamet, haramdan çekinmek, emniyet, serserîliği bırakıp itaât etmektir.” <em>(Târihçe-i Hayat, s. 481)</em></p><p></p><p>Son dönemde, yukarıda Bediüzzaman Said Nursî tarafından, yarım asrı aşkın, 1947 yılında Afyon Mahkemesi Müdafaâsı’nda müdafaâ, hem de “formüle” edilen bu esaslara, günümüz toplumu olarak, geldiğimiz şu noktada ne kadar muhtâç olduğumuzu, şu son dönemde yaşadığımız sosyal hayatımıza âit “travmalar” ne kadar da iyi resmediyor di’mi!</p><p></p><p>Profesör olan annesini, gözünü kırpmadan öldürebilen üniversite öğrencisi kızlarımız.. Sevgilisini öldürüp, en mu’tena bir muhîtte çöp konteynerine koyan delikanlılarımız.. Kaçırdığı kızın boğazını kesen sapıklarımız.. Bebek yaştaki çocuklara göz dikebilecek derecede ruh hastası insanlarımız.. İki bilezik uğruna, yalnız yaşayan alt komşusunu öldürebilen gözüdönmüş gençlerimiz.. En son olarak, kadın, erkek, çocuk, imam—hem de namazda—demeden 44 kişiyi katledebilen canavar ruhlu gaddarlarımız..</p><p></p><p><strong>Nereye gidiyoruz beyler; ve, nereye gidiyoruz ey ricâl-i devlet!?..</strong></p><p></p><p>Ve, ne ektik ki, ne biçiyoruz; veya neyi diktik ki, meyvesini şimdi bu şekilde devşiriyoruz; bi yerlerde, bi şeylerde yanlışlık yok mu sizce de?..</p><p></p><p>Ve bu gidiş nereye; tamamen sosyal ya da toplumsal bir çözülmeye mi?</p><p></p><p>Ve, yine bir haykırış; yine o yıllardan:</p><p></p><p>“Dünya, büyük bir mânevî buhran geçiriyor. Mânevî temelleri sarsılan Garb cemiyeti içinde doğan bir hastalık, bir vebâ, bir tâun felâketi, gittikçe yeryüzüne dağılıyor. Bu müthiş sârî illete karşı İslâm cemiyeti ne gibi çârelerle karşı koyacak? Garbın, çürümüş, kokmuş, tefessüh etmiş bâtıl formülleriyle mi; yoksa, İslâm cemiyetinin ter ü taze îman esaslarıyla mı? ‘Büyük kafaları’ gaflet içinde görüyorum.. Ben, cemiyetin iç hayatını, mânevî varlığını, vicdân ve îmânını terennüm ediyorum, yalnız, Kur’ân’ın tesis ettiği tevhid ve îman esâsı üzerinde işliyorum ki; İslâm cemiyetinin ana direği budur. Bu sarsıldığı gün, cemiyet yoktur..</p><p></p><p>“Bana, ‘Sen şuna buna niçin sataştın?’ diyorlar. Farkında değilim; karşımda müthiş bir yangın var; alevleri göklere yükseliyor; içinde evlâdım yanıyor, îmânım tutuşmuş yanıyor. O yangını söndürmeye, îmânımı kurtarmaya koşuyorum. Yolda biri beni kösteklemek istemiş de, ayağım ona çarpmış; ne ehemmiyeti var; o müthiş yangın karşısında bu küçük hâdise bir kıymet ifade eder mi; dar düşünceler, dar görüşler!..” <em>(Târihçe-i Hayat, s. 543)</em></p><p></p><p>Yıllar önce, Sebîlürreşad Mecmuâsı’nın sâhibi merhum Eşref Edip Fergan’a verdiği bir mülâkatta Bediüzzaman, aslında “çözümü” ne kadar da “kolay” özetliyor di’mi!..</p><p></p><p>Ama ne demişler: Gö-re-ne; köre ne!..</p><p></p><p><strong><span style="color: DarkGreen"><u><p style="text-align: center">ORHAN ALİ YILMAZ</p></u></span></strong></p><p style="text-align: center"><strong><span style="color: DarkGreen"><u>20.06.2009 </p></u></span></strong></p><p style="text-align: center"><strong><span style="color: DarkGreen"><u>Yeniasya</p><p></u></span></strong></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Huseyni, post: 137500, member: 27"] [CENTER][SIZE="5"][COLOR="Blue"][B][U][CENTER]Beş esas...[/CENTER][/U][/B][/COLOR][/SIZE][/CENTER] “Bu vatanın ve bu milletin hayat-ı içtimâiyesi bu acîb zamanda anarşîlikten kurtulmak için beş esas lâzım ve zarûridir: Hürmet, merhamet, haramdan çekinmek, emniyet, serserîliği bırakıp itaât etmektir.” [I](Târihçe-i Hayat, s. 481)[/I] Son dönemde, yukarıda Bediüzzaman Said Nursî tarafından, yarım asrı aşkın, 1947 yılında Afyon Mahkemesi Müdafaâsı’nda müdafaâ, hem de “formüle” edilen bu esaslara, günümüz toplumu olarak, geldiğimiz şu noktada ne kadar muhtâç olduğumuzu, şu son dönemde yaşadığımız sosyal hayatımıza âit “travmalar” ne kadar da iyi resmediyor di’mi! Profesör olan annesini, gözünü kırpmadan öldürebilen üniversite öğrencisi kızlarımız.. Sevgilisini öldürüp, en mu’tena bir muhîtte çöp konteynerine koyan delikanlılarımız.. Kaçırdığı kızın boğazını kesen sapıklarımız.. Bebek yaştaki çocuklara göz dikebilecek derecede ruh hastası insanlarımız.. İki bilezik uğruna, yalnız yaşayan alt komşusunu öldürebilen gözüdönmüş gençlerimiz.. En son olarak, kadın, erkek, çocuk, imam—hem de namazda—demeden 44 kişiyi katledebilen canavar ruhlu gaddarlarımız.. [B]Nereye gidiyoruz beyler; ve, nereye gidiyoruz ey ricâl-i devlet!?..[/B] Ve, ne ektik ki, ne biçiyoruz; veya neyi diktik ki, meyvesini şimdi bu şekilde devşiriyoruz; bi yerlerde, bi şeylerde yanlışlık yok mu sizce de?.. Ve bu gidiş nereye; tamamen sosyal ya da toplumsal bir çözülmeye mi? Ve, yine bir haykırış; yine o yıllardan: “Dünya, büyük bir mânevî buhran geçiriyor. Mânevî temelleri sarsılan Garb cemiyeti içinde doğan bir hastalık, bir vebâ, bir tâun felâketi, gittikçe yeryüzüne dağılıyor. Bu müthiş sârî illete karşı İslâm cemiyeti ne gibi çârelerle karşı koyacak? Garbın, çürümüş, kokmuş, tefessüh etmiş bâtıl formülleriyle mi; yoksa, İslâm cemiyetinin ter ü taze îman esaslarıyla mı? ‘Büyük kafaları’ gaflet içinde görüyorum.. Ben, cemiyetin iç hayatını, mânevî varlığını, vicdân ve îmânını terennüm ediyorum, yalnız, Kur’ân’ın tesis ettiği tevhid ve îman esâsı üzerinde işliyorum ki; İslâm cemiyetinin ana direği budur. Bu sarsıldığı gün, cemiyet yoktur.. “Bana, ‘Sen şuna buna niçin sataştın?’ diyorlar. Farkında değilim; karşımda müthiş bir yangın var; alevleri göklere yükseliyor; içinde evlâdım yanıyor, îmânım tutuşmuş yanıyor. O yangını söndürmeye, îmânımı kurtarmaya koşuyorum. Yolda biri beni kösteklemek istemiş de, ayağım ona çarpmış; ne ehemmiyeti var; o müthiş yangın karşısında bu küçük hâdise bir kıymet ifade eder mi; dar düşünceler, dar görüşler!..” [I](Târihçe-i Hayat, s. 543)[/I] Yıllar önce, Sebîlürreşad Mecmuâsı’nın sâhibi merhum Eşref Edip Fergan’a verdiği bir mülâkatta Bediüzzaman, aslında “çözümü” ne kadar da “kolay” özetliyor di’mi!.. Ama ne demişler: Gö-re-ne; köre ne!.. [B][COLOR="DarkGreen"][U][CENTER]ORHAN ALİ YILMAZ 20.06.2009 Yeniasya[/CENTER][/U][/COLOR][/B] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nurdan Makaleler
Çözüm: 5 Esas
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst