Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nurdan Makaleler
Cumhuriyet Ve Demokrasi Aynı Şeymidir? Üstadın Şeri Cumhuriyet Tanımı
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Tevhid_Nur" data-source="post: 123081"><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: red">Üstadın Şeri Cumhuriyet Tarifi Nasıldır?</span></span></strong></p><p></p><p><span style="font-size: 12px"><strong>Beşinci Esâs:</strong> Dördüncü Esâs’ta<strong> demokrasinin</strong> ta’rîfi şöyle verildi: </span><span style="font-size: 12px"><strong>“Demokrasi, halkın kendi kendini idâre etmesidir. Yâni, kendi idârecilerini kendilerinin seçmesi ve kendilerini idâre edecek kánûnları da kendilerinin çıkarmalarıdır.”</strong></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px">Bedîüzzamân Hazretleri, <strong>İşârâtü’l-İ’câz</strong> tefsîrinde <strong><span style="color: red">“şerîat”</span></strong> kelimesini ise </span><span style="font-size: 12px"><strong>şöyle ta’rîf etmektedir:</strong></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px">“İnsândaki kuvve-i şeheviyye, kuvve-i gadabiyye, kuvve-i akliyye Sâni tarafından tahdîd edilmediğinden ve insânın cüz-i ihtiyârîsiyle terakkísini te’mîn etmek için bu kuvvetler başıboş bırakıldığından, muâmelâtta zulüm ve tecâvüzler vukúa gelir. Bu tecâvüzleri önlemek için, cemâat-ı insâniyye çalışmalarının semerelerini mübâdele etmekte adâlete muhtâcdır. Lâkin, her ferdin aklı, adâleti idrâkten âciz olduğundan, küllî bir akla ihtiyâc vardır ki; ferdler, o küllî akıldan istifâde etsinler. Öyle küllî bir akıl da ancak kánûn şeklinde olur. Öyle bir kánûn, ancak şerîattır.” (age, s.84)</span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><strong>Bedîüzzamân Hazretlerinin şerîat hakkında yaptığı bu ta’rîf, şu âyet-i kerîmelerden mülhemdir:</strong></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: red"><strong>ثُمَّ جَعَلْنَاكَ عَلى شَريعَةٍ مِنَ الْاَمْرِ فَاتَّبِعْهَا وَلَا تَتَّبِعْ اَهْوَاءَ الَّذينَ لَايَعْلَمُونَ</strong> </span></span></p><p><span style="font-size: 12px">“Sonra ey Rasûlüm! Seni dînden bir yol, bir şerîat üzere muvazzaf kıldık. Onun için sen, o şerîata uy da, bilmeyen kimselerin hevâlarına tâbi’ olma!” (Câsiye, 18)</span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><strong><span style="color: red">لِكُلٍّ جَعَلْنَا مِنْكُمْ شِرْعَةً</span> </strong>“Ey Peygamberler! Sizden her biriniz için Biz bir şerîat kıldık.” (Mâide, 48) </span></p><p></p><p><span style="font-size: 12px">Bu ta’rîfler muvâcehesinde anlaşıldı ki: <strong>Şerîat ayrıdır</strong>, demokrasi bütün bütün ayrıdır. <strong>Şerîatın demokrasi ile hiçbir alâkası yoktur</strong>. <strong>Çünkü, <span style="color: red">şerîat</span> İlâhî kánûnlar mecmûâsıdır, <span style="color: red">demokrasi</span> ise beşerî sistemdir. <span style="color: blue">Şerîat semâvîdir, demokrasi ise arzîdir.</span></strong></span></p><p></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: #ff0000">Cumhuriyet Ve Demokrasi Aynı Şeymidir?</span></span></strong></p><p></p><p><span style="font-size: 12px"><strong>Altıncı Esâs:</strong> Üstâd Bedîüzzamân Hazretleri <strong>cumhûriyyet”i</strong> şöyle ta’rîf etmektedir:</span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px">“Eskişehir mahkemesinde gizli kalmış, resmen zabta geçmemiş ve müdâfaatımda dahi yazılmamış bir eski hâtırayı ve latîf bir vâkıa-i müdâfaayı aynen beyân ediyorum.</span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px">“Orada benden sordular ki: <strong>‘Cumhûriyyet hakkında fikrin nedir?</strong>’ Ben de dedim: Eskişehir mahkeme reisinden başka, daha sizler dünyâya gelmeden, ben dîndar bir <strong>cumhûriyyetçi</strong> olduğumu elinizdeki târihçe-i hayâtım isbât eder. Hulâsâsı şudur ki: O zamân, şimdiki gibi, hâli bir türbe kubbesinde inzivâda idim. Bana çorba geliyordu, ben de tânelerini karıncalara verirdim, ekmeğimi onun suyu ile yerdim.</span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px">“İşitenler benden soruyordular, ben de derdim: ‘Bu karınca ve arı milletleri, cumhûriyyetçidirler, o cumhûriyyet-perverliklerine hürmeten tânelerini karıncalara verirdim.’ Sonra dediler:<strong> ‘Sen, selef-i sâlihîne muhâlefet ediyorsun?’</strong> <strong><span style="color: blue">Cevâben diyordum</span></strong>: ‘Hulefâ-i Râşidîn; her biri hem halîfe, hem reis-i cumhûr idi. Sıddîk-ı Ekber (ra), Aşere-i Mübeşşere ve Sahâbe-i kirâma elbette reis-i cumhûr hükmünde idi. <strong>Fakat, ma’nâsız isim ve resim değil, belki hakíkat-ı adâleti ve <span style="color: blue">hürriyyet-i şer’ıyyeyi</span></strong> taşıyan ma’nâ-yı dîndar cumhûriyyetin reisleri idiler.’ ” (Şuâlar, s. 279)</span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><strong>Bedîüzzamân Hazretlerinin</strong> yukarıda zikredilen <strong>“cumhûriyyet”</strong> ta’rîfi ile Dördüncü Esâs’ta verilen<strong> “demokrasi”</strong> ta’rîfi mukáyese edildiğinde görülecektir ki; <strong>cumhûriyyet ayrıdır, demokrasi ise bütün bütün ayrıdır.</strong> Cumhûriyyet, hakíkí ma’nâda kullanılsa ve lâfızdan ibâret kalmasa, hakáik-ı Kur’âniyyeye muhâlif değildir; belki hakáik-ı Kur’âniyyeye tam tamına muvâfıktır ve ta’bîr bakımından da İslâmî bir ta’bîrdir. Zîrâ, Cenâb-ı Hak şöyle buyurmaktadır:</span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: blue"><strong>وَاَمْرُهُمْ شُورى بَيْنَهُمْ</strong> “</span>Onlar, işlerinde meşveret ederler.” (Şûrâ, 38) Bir başka âyet-i kerîmede ise şöyle buyurulmaktadır:<span style="color: blue"> <strong>وَشَاوِرْهُمْ فِى الْاَمْرِ</strong></span> “İş husûsunda onların re’ylerini al, fikirlerine mürâcaat et, müşâveret et.” (Âl-i Imrân, 159)</span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px">Bu âyet-i kerîmelerin sarâhatine ve hukúk-ı İslâmiyyeye göre Kur’ânî bir devletin idâresinde “<strong>Kitâb, Sünnet, İcmâ-ı Ümmet ve Kıyâs-ı Fukahâya muhâlif olmamak şartıyla cemâatin re’yiyle milletin idâre edilmesi”</strong> demek olan <span style="color: blue"><strong>“cumhûriyyet”</strong></span> meşrû’dur, cumhûrun re’yi bu ölçüler içerisinde mu’teberdir.</span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><strong>Demokrasi ise;</strong> cumhûriyyetten çok daha ayrı bir cereyândır. Demokrasiyi müdâfaa edenlerin cumhûriyyetçi gibi görünmeleri, cumhûriyyet perdesi altında hedeflerine ulaşmak gáyesiyle avâmı aldatmak için sinsice bir plandır.</span></p><p></p><p><strong><span style="font-size: 12px">Kaynak:<span style="color: blue">Rahle Yayınları;Reddul-Evham-4</span> </span></strong></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Tevhid_Nur, post: 123081"] [B][SIZE=3][COLOR=red]Üstadın Şeri Cumhuriyet Tarifi Nasıldır?[/COLOR][/SIZE][/B] [SIZE=3][B]Beşinci Esâs:[/B] Dördüncü Esâs’ta[B] demokrasinin[/B] ta’rîfi şöyle verildi: [/SIZE][SIZE=3][B]“Demokrasi, halkın kendi kendini idâre etmesidir. Yâni, kendi idârecilerini kendilerinin seçmesi ve kendilerini idâre edecek kánûnları da kendilerinin çıkarmalarıdır.”[/B][/SIZE] [SIZE=3]Bedîüzzamân Hazretleri, [B]İşârâtü’l-İ’câz[/B] tefsîrinde [B][COLOR=red]“şerîat”[/COLOR][/B] kelimesini ise [/SIZE][SIZE=3][B]şöyle ta’rîf etmektedir:[/B][/SIZE] [SIZE=3]“İnsândaki kuvve-i şeheviyye, kuvve-i gadabiyye, kuvve-i akliyye Sâni tarafından tahdîd edilmediğinden ve insânın cüz-i ihtiyârîsiyle terakkísini te’mîn etmek için bu kuvvetler başıboş bırakıldığından, muâmelâtta zulüm ve tecâvüzler vukúa gelir. Bu tecâvüzleri önlemek için, cemâat-ı insâniyye çalışmalarının semerelerini mübâdele etmekte adâlete muhtâcdır. Lâkin, her ferdin aklı, adâleti idrâkten âciz olduğundan, küllî bir akla ihtiyâc vardır ki; ferdler, o küllî akıldan istifâde etsinler. Öyle küllî bir akıl da ancak kánûn şeklinde olur. Öyle bir kánûn, ancak şerîattır.” (age, s.84)[/SIZE] [SIZE=3][B]Bedîüzzamân Hazretlerinin şerîat hakkında yaptığı bu ta’rîf, şu âyet-i kerîmelerden mülhemdir:[/B][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=red][B]ثُمَّ جَعَلْنَاكَ عَلى شَريعَةٍ مِنَ الْاَمْرِ فَاتَّبِعْهَا وَلَا تَتَّبِعْ اَهْوَاءَ الَّذينَ لَايَعْلَمُونَ[/B] [/COLOR][/SIZE] [SIZE=3]“Sonra ey Rasûlüm! Seni dînden bir yol, bir şerîat üzere muvazzaf kıldık. Onun için sen, o şerîata uy da, bilmeyen kimselerin hevâlarına tâbi’ olma!” (Câsiye, 18)[/SIZE] [SIZE=3][B][COLOR=red]لِكُلٍّ جَعَلْنَا مِنْكُمْ شِرْعَةً[/COLOR] [/B]“Ey Peygamberler! Sizden her biriniz için Biz bir şerîat kıldık.” (Mâide, 48) [/SIZE] [SIZE=3]Bu ta’rîfler muvâcehesinde anlaşıldı ki: [B]Şerîat ayrıdır[/B], demokrasi bütün bütün ayrıdır. [B]Şerîatın demokrasi ile hiçbir alâkası yoktur[/B]. [B]Çünkü, [COLOR=red]şerîat[/COLOR] İlâhî kánûnlar mecmûâsıdır, [COLOR=red]demokrasi[/COLOR] ise beşerî sistemdir. [COLOR=blue]Şerîat semâvîdir, demokrasi ise arzîdir.[/COLOR][/B][/SIZE] [B][SIZE=3][COLOR=#ff0000]Cumhuriyet Ve Demokrasi Aynı Şeymidir?[/COLOR][/SIZE][/B] [SIZE=3][B]Altıncı Esâs:[/B] Üstâd Bedîüzzamân Hazretleri [B]cumhûriyyet”i[/B] şöyle ta’rîf etmektedir:[/SIZE] [SIZE=3]“Eskişehir mahkemesinde gizli kalmış, resmen zabta geçmemiş ve müdâfaatımda dahi yazılmamış bir eski hâtırayı ve latîf bir vâkıa-i müdâfaayı aynen beyân ediyorum.[/SIZE] [SIZE=3]“Orada benden sordular ki: [B]‘Cumhûriyyet hakkında fikrin nedir?[/B]’ Ben de dedim: Eskişehir mahkeme reisinden başka, daha sizler dünyâya gelmeden, ben dîndar bir [B]cumhûriyyetçi[/B] olduğumu elinizdeki târihçe-i hayâtım isbât eder. Hulâsâsı şudur ki: O zamân, şimdiki gibi, hâli bir türbe kubbesinde inzivâda idim. Bana çorba geliyordu, ben de tânelerini karıncalara verirdim, ekmeğimi onun suyu ile yerdim.[/SIZE] [SIZE=3]“İşitenler benden soruyordular, ben de derdim: ‘Bu karınca ve arı milletleri, cumhûriyyetçidirler, o cumhûriyyet-perverliklerine hürmeten tânelerini karıncalara verirdim.’ Sonra dediler:[B] ‘Sen, selef-i sâlihîne muhâlefet ediyorsun?’[/B] [B][COLOR=blue]Cevâben diyordum[/COLOR][/B]: ‘Hulefâ-i Râşidîn; her biri hem halîfe, hem reis-i cumhûr idi. Sıddîk-ı Ekber (ra), Aşere-i Mübeşşere ve Sahâbe-i kirâma elbette reis-i cumhûr hükmünde idi. [B]Fakat, ma’nâsız isim ve resim değil, belki hakíkat-ı adâleti ve [COLOR=blue]hürriyyet-i şer’ıyyeyi[/COLOR][/B] taşıyan ma’nâ-yı dîndar cumhûriyyetin reisleri idiler.’ ” (Şuâlar, s. 279)[/SIZE] [SIZE=3][B]Bedîüzzamân Hazretlerinin[/B] yukarıda zikredilen [B]“cumhûriyyet”[/B] ta’rîfi ile Dördüncü Esâs’ta verilen[B] “demokrasi”[/B] ta’rîfi mukáyese edildiğinde görülecektir ki; [B]cumhûriyyet ayrıdır, demokrasi ise bütün bütün ayrıdır.[/B] Cumhûriyyet, hakíkí ma’nâda kullanılsa ve lâfızdan ibâret kalmasa, hakáik-ı Kur’âniyyeye muhâlif değildir; belki hakáik-ı Kur’âniyyeye tam tamına muvâfıktır ve ta’bîr bakımından da İslâmî bir ta’bîrdir. Zîrâ, Cenâb-ı Hak şöyle buyurmaktadır:[/SIZE] [SIZE=3][COLOR=blue][B]وَاَمْرُهُمْ شُورى بَيْنَهُمْ[/B] “[/COLOR]Onlar, işlerinde meşveret ederler.” (Şûrâ, 38) Bir başka âyet-i kerîmede ise şöyle buyurulmaktadır:[COLOR=blue] [B]وَشَاوِرْهُمْ فِى الْاَمْرِ[/B][/COLOR] “İş husûsunda onların re’ylerini al, fikirlerine mürâcaat et, müşâveret et.” (Âl-i Imrân, 159)[/SIZE] [SIZE=3]Bu âyet-i kerîmelerin sarâhatine ve hukúk-ı İslâmiyyeye göre Kur’ânî bir devletin idâresinde “[B]Kitâb, Sünnet, İcmâ-ı Ümmet ve Kıyâs-ı Fukahâya muhâlif olmamak şartıyla cemâatin re’yiyle milletin idâre edilmesi”[/B] demek olan [COLOR=blue][B]“cumhûriyyet”[/B][/COLOR] meşrû’dur, cumhûrun re’yi bu ölçüler içerisinde mu’teberdir.[/SIZE] [SIZE=3][B]Demokrasi ise;[/B] cumhûriyyetten çok daha ayrı bir cereyândır. Demokrasiyi müdâfaa edenlerin cumhûriyyetçi gibi görünmeleri, cumhûriyyet perdesi altında hedeflerine ulaşmak gáyesiyle avâmı aldatmak için sinsice bir plandır.[/SIZE] [B][SIZE=3]Kaynak:[COLOR=blue]Rahle Yayınları;Reddul-Evham-4[/COLOR] [/SIZE][/B] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nurdan Makaleler
Cumhuriyet Ve Demokrasi Aynı Şeymidir? Üstadın Şeri Cumhuriyet Tanımı
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst