Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Dante ile Yunus Farkı "Hümanizm"
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="ebrar172" data-source="post: 221177" data-attributes="member: 157"><p><span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px"> Geçen sunumuzda,Dante ve Thomas More'un hümanistik düşüncelerinden bahsetmiştik..</span></span></p><p><span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px">Bu kez,sohbetimizin bu safhasında Anadolu erenlerinden Türkmen Kocası Yunus Emre'nin hümanistik düşüncelerine yer vermek istiyorum:</span></span></p><p><span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px">Bizim alçakgönüllü Yunus Emre’miz insanı, Kuran-ı Kerim’in “eşref-i mahlukat “diye nitelediği bir tarzda görür ve öylece sever...Gerçekte din,dil,ırk ayırımı yapmaz.Hiçbir sosyal sınıf,zümre ve statü farkı gözetmez..Buna mukabil Thomas More Ütopya’ da farklı ve ayrıcalıklı bir toplum oluşturur.Savaşçılar,kasaplar ve diğer basit işleri ya- panlar,başka toplumlardan getirtilen köle-insanlardır...Oysa Yunus Emre’de böyle bir ayırım yoktur...Çünkü Yunus’a göre insan,ilahi sırrın taşıyıcısı,Çalab’ın aynasıdır;do- layısıyla ona kin beslemek bile günahtır.</span></span></p><p><span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive"><strong>“ Kimseyi düşman tutmayız, ağyar ( yabancılar) dahi yardır bize.”</strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive"><strong></strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive"><strong>“ Adımız miskindir bizim, düşmanımız kindir bizim,</strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive"><strong>Biz kimseye kin tutmayız, kamu alem birdir bize...” </strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive"><strong></strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive"><strong>( Divan,s.182 ) </strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px">Görüyoruz ki burada insanlardan ziyade,kötülüğün bizzat kendisi düşman sayılıyor... Bu düşmanın başı da “kin"..Kin,insanoğlunu riyakar,ikiyüzlü,içten pazarlıklı ve haset yapan,onun insani yönlerini körelten bir duygu...Dolayısıyla kin,insan tabiatındaki iyilik,doğruluk,samimiyet, hoşgörü gibi yüksek değerler manzumesini hedefleyen karşı bir güç olarak tezahür ediyor...</span></span></p><p><span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px">Yunus Emre,insanı bu karşı güçler etkisinden kurtarmak için,birlik felsefesinden hareket ediyor...İnsanı “Yetmiş iki millet“,“kamu alem“ ibarelerinde topluyor ve onlar ara- sında din, dil, ırk ayırımı yapmıyor...</span></span></p><p><span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive"><strong>“ Yetmişiki milletin ayağını öpmek gerek... “ ( Divan s.187 )</strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive"><strong></strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive"><strong>“ Sen sana ne sanursan ayruğa da anı san,</strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive"><strong>Dört kitab’ın ma’nisi budur, eğer var ise... “ ( Divan s.163 )</strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive"><strong></strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive"><strong>“ Bir kez gönül yıkdunısa, bu kıldığın namaz değül</strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive"><strong>Yetmişiki millet dahi elin yüzün yumaz değül “ ( Divan s.91.)</strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px">Bu örnekleri çoğaltmak mümkün..Yunus’un şiirlerinde görülen“Yetmişiki millet“,“Kamu alem“,“Cümle yaratılmış“,“Dört Kitap“,“Yetmişiki dil“ gibi ibareler “Vahdet-i Vücut- Varlık Birliği“ felsefesinin,dünya görüşü seviyesine ulaşmış fikri araştırmasını kanıt- lıyor...Dikkat buyrulursa burada skolastik fanatizm, ya da dini bir taassup yok.. Aksine hiçbir ayırım gözetmeyen bir sevgi ve hoşgörü var...</span></span></p><p><span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px">Görülüyor ki,Dante ve Thomas More’da değerler çok daha sübjektif-öznel ve gerçeği yansıtmaktan tamamiyle uzak...Yunus Emre,Dante ve More gibi mensup olduğu din veya mezhebi öne çıkarıp, bu değerleri “Tematik Güç“gurubuna almıyor.Yani “hedef obje" olarak göstermiyor. Yunus Emre’de kılavuz, yalın ve saf bir insan sevgisi... Bu yüzden de onda çatışma ve çekişme yok...</span></span></p><p><span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px">Zaten o, kendisinin “ dav’i “ için değil, fakat “ sevi “ için geldiğini söyler :</span></span></p><p><span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive"><strong>Ben gelmedim dav’i için,</strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive"><strong>Benim işim sevi için.</strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive"><strong>Dostun evi gönüllerdir,</strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive"><strong>Gönüller yapmağa geldim. “</strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px">Başka bir deyimle küçük kaygulardan uzaklaşmış;kendini büyük kaygulara adamış...</span></span></p><p><span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px">Yunus’un gönlü bütün insanları kucaklıyor ve bir çağlayan gibi serinletiyor...Ama ken- di gönlüne de sitemler yağdırıp,ayaklar altına almaktan ve ondan şikayet etmeden de duramıyor...Şikayeti gönlün kararsızlığından...Çünkü gönül ne yaptığını bilmiyor... Bazen yaz gibi sıcak ve kavurucu,bazen kış gibi soğuk ve dondurucu...Bazen çölleşi yor,bazen yeşillenip çiçek açıyor...Damla iken,bir bakarsınız derya olmuş...Cahil olup kendini bilmezcesine işler yapıyor; lokman olup,hikmetlere dalıyor...Zaman oluyor,bir bakıyorsunuz Hz.İsa gibi ölmüşleri diriltmiş;zaman oluyor Firavun gibi kibirlenmiş, yanına varılamıyor...Böylece halden hale giren gönül, sonunda kaçınılmaz sonla karşılaşıyor:ölüm..Ve kefene sarılıp, ağaç ata biniyor ve teneşire düşüyor...</span></span></p><p><span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px">Dikkat buyrulursa öğüt dinlemeyen,gönlünden şikayet eden Yunus, her işte kendini öne sürer.. İrşad (doğru yolu gösterme, uyarma) ve ikaz edilmeğe ilk önce kendinden başlar,kendi kendisiyle hesaplaşır...O her zaman bağrı yanık, kolukanadı, gönlü kırık; gözü yaşlı bir gönül eridir:</span></span></p><p><span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px"><strong><span style="color: olive">“ Acep şu yerde varm’ola</span></strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px"><strong><span style="color: olive">Şöyle garip bencileyin?</span></strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px"><strong><span style="color: olive">Bağrı, başı, gözü yaşlı</span></strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px"><strong><span style="color: olive">Şöyle garip bencileyin... “</span></strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px">Yunus’a göre gönül,insanın en değerli yanı..O,Allah’ın tahtı...O halde,bir gönül kazanmak,yüz defa Kabe’yi ziyaret etmekten daha önemli..Çünkü Kabe kul yapısı, gönül ise Tanrı yapısıdır..</span></span></p><p><span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px"><strong><span style="color: olive">“ Bir kez gönül yıkdın ise, bu kıldığın namaz değil.</span></strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px"><strong><span style="color: olive">Yetmişiki millet dahi elin yüzün yumaz değil.. “</span></strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px"><strong><span style="color: olive"></span></strong></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px">Sohbetimizi az önce de arzetmeğe çalıştığımız şekilde özetlersek:</span></span></p><p><span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px">Yunus’umuzun kişiler seviyesinde:“insan”,“yetmişiki millet”, “cümle yaratılmış” gibi olgular yatarken ve kavramlar seviyesinde de:“sevgi”, “hoşgörü”, “gönül”, “birlik” gibi olgular varken;Dante ve Thomas More’da, kişiler seviyesinde Hz.İsa ile Hz.Muhammed;kavramlar seviyesinde ise hristiyanlık ile yahudilik ve müslümanlık; katolik mezhebi ile de protestanlık ve diğerleri,devamlı bir kavram çatışma ve çekişmesi içinde gösterilmektedirler...</span></span></p><p><span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px">Aslında özde böyle bir çatışma yok.Bütün mesele insana ve hayata bakışta tek yanlı ve skolastik bir fanatizme kaçılmış olmasından kaynaklanmakta.. Çatışmanın sebebi, hoşgörü unsurunun olmayışı ve bu iki hristiyan yazarın herkesi sevmeğe güçlerinin yetmeyişindendir...</span></span></p><p><span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px">Yunus Emre’deki hoşgörü,belki de tasavvufun mistik kavrayışından kaynaklanmaktadır...Tasavvufta insanın yüceltilmesinin sebebi:“ahsen-i takvim“üzere yaratılmış ol- masından ve “sıfat-ı ilahiyye“nin onda tecelli etmesinden dolayıdır </span></span></p><p><span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px">Yunus Emre insandaki bu ilahi sıfatlar yüzünden,hiçbir ayırım yapmadan insanları kucaklıyor:</span></span></p><p><span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive"><strong>“ Ak sakallı bir koca hiç bilmez, kim hal nice</strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive"><strong>Emek vermesin Hacc’a, bir gönül yıkar ise...</strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive"><strong>Gönül Çalab’ın tahtı, Gönül Çalab’a bahtı,</strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive"><strong>Dört Kitabın manası budur, eğer var ise.. “</strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px">Batı dünyası olarak adlandırdığımız kesim,insanlığın birliğini,buna bağlı olarak uygar- lıkların birliğini,evrensel bir medeniyetin varlığını kabul ve ilanda,galiba biraz geç kaldı...Neden?Çünkü Batı,kendinden başkasını pek insan yerine koymuyor...Dikkat buyu- rursanız,uygarlığın temelini oluşturduğu savunulan Roma Hukuku,insanları doğuştan hür ya da doğuştan köle diye ayırıyordu... </span></span></p><p><span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px">Batılıların arasında,gerçekleri keşfetmiş,tüm insanların birliğinden,dirliğinden yana olanlar yok mudur?Muhakkak ki vardır...Örneğin Fransız düşünür André Malraux,Tokyo Mektupları’nda şöyle diyor:</span></span></p><p><span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px">“Çağımızın kültür ve zihniyet alanında en büyük keşfi bir değil, fakat birçok uygarlığın varolduğuna ilişkin keşiftir... “</span></span></p><p><span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px">Toynbee,Erich Fromm,Leo Buscaglia,Garaudy gibi Batılı birçok yazar Malraux’nun benzer yaklaşımlarıyla yüreklerimizi ferahlatıyor... Batı bu düşünürler aracılığıyla,çağlar boyu uygarlıkların,dolayısıyla insanların birliği ilkesini inkar etmenin,adeta günahını çıkartıyor.. </span></span></p><p><span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px">Ünlü İngiliz Bilgini Nickholson,bundan 700 yıl önce insanları birliğe,dirliğe çağıran Yüce Mevlana ile Dante’yi karşılaştırma cesaretini gösterebiliyor...</span></span></p><p><span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px"><strong>Mevlana’nın, Mesnevi’sinde:</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive"><strong>“Sokak köşelerinde rastladığınız hristiyanlar küçük görülmemelidir.Onları itip kakar, kendinizden yani müslümanlardan-küçük görürseniz,Tanrı’yı gücendirecek bir davranışın içine girersiniz” mealindeki sözlerinin karşısında;Dante’nin İlahi Komedya’sın- da,Müslümanların Peygamberini,Cehennemin alt tabakalarına atmasına,insanlık adına adeta isyan ediyor...</strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive"><strong></strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive"><strong>Ve nihayet İnsan kişiliğini kuran faktörlerin başında maddi ve manevi mirasların önemli rolü olduğunu savunan Leo Buscaglia,“Yaşamak,Sevmek ve Öğrenmek” adlı eserin- de,“Sevecenlik,hoşgörü ve affetmeyi,ancak yüksek ruhlu insanlardan bekleyiniz.”</strong></span> diyor.</span></span></p><p><span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px">Karşılaştırmalı olarak incelemeğe çalıştığımız bu araştırmamızda,hümanizmin bugünkü anlamı doğrultusunda yapılan yorumlara, değerlendirmelere,Yunus’ça göz atmağa çalıştık.. İncelememizin sonucunun Yunus’tan yana olmasının biraz da Fransa’daki dostlarımızın,kardeşinizi adeta tahrik etmelerinden kaynaklandığını da itiraf etmeliyim... Karar,bu araştırmayı okuma nezaketini gösteren siz değerli kardeşlerimin sağduyusuna ve takdirine bırakılmıştır...</span></span></p><p><span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px"><strong>Ali Rıza Saysen</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px"><strong><span style="color: olive">"www.drtuncayfiliz.com"</span></strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px"><strong></strong></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="ebrar172, post: 221177, member: 157"] [FONT=Garamond][SIZE=4] Geçen sunumuzda,Dante ve Thomas More'un hümanistik düşüncelerinden bahsetmiştik.. Bu kez,sohbetimizin bu safhasında Anadolu erenlerinden Türkmen Kocası Yunus Emre'nin hümanistik düşüncelerine yer vermek istiyorum: Bizim alçakgönüllü Yunus Emre’miz insanı, Kuran-ı Kerim’in “eşref-i mahlukat “diye nitelediği bir tarzda görür ve öylece sever...Gerçekte din,dil,ırk ayırımı yapmaz.Hiçbir sosyal sınıf,zümre ve statü farkı gözetmez..Buna mukabil Thomas More Ütopya’ da farklı ve ayrıcalıklı bir toplum oluşturur.Savaşçılar,kasaplar ve diğer basit işleri ya- panlar,başka toplumlardan getirtilen köle-insanlardır...Oysa Yunus Emre’de böyle bir ayırım yoktur...Çünkü Yunus’a göre insan,ilahi sırrın taşıyıcısı,Çalab’ın aynasıdır;do- layısıyla ona kin beslemek bile günahtır. [COLOR=olive][B]“ Kimseyi düşman tutmayız, ağyar ( yabancılar) dahi yardır bize.” “ Adımız miskindir bizim, düşmanımız kindir bizim, Biz kimseye kin tutmayız, kamu alem birdir bize...” ( Divan,s.182 ) [/B][/COLOR] Görüyoruz ki burada insanlardan ziyade,kötülüğün bizzat kendisi düşman sayılıyor... Bu düşmanın başı da “kin"..Kin,insanoğlunu riyakar,ikiyüzlü,içten pazarlıklı ve haset yapan,onun insani yönlerini körelten bir duygu...Dolayısıyla kin,insan tabiatındaki iyilik,doğruluk,samimiyet, hoşgörü gibi yüksek değerler manzumesini hedefleyen karşı bir güç olarak tezahür ediyor... Yunus Emre,insanı bu karşı güçler etkisinden kurtarmak için,birlik felsefesinden hareket ediyor...İnsanı “Yetmiş iki millet“,“kamu alem“ ibarelerinde topluyor ve onlar ara- sında din, dil, ırk ayırımı yapmıyor... [COLOR=olive][B]“ Yetmişiki milletin ayağını öpmek gerek... “ ( Divan s.187 ) “ Sen sana ne sanursan ayruğa da anı san, Dört kitab’ın ma’nisi budur, eğer var ise... “ ( Divan s.163 ) “ Bir kez gönül yıkdunısa, bu kıldığın namaz değül Yetmişiki millet dahi elin yüzün yumaz değül “ ( Divan s.91.)[/B][/COLOR] Bu örnekleri çoğaltmak mümkün..Yunus’un şiirlerinde görülen“Yetmişiki millet“,“Kamu alem“,“Cümle yaratılmış“,“Dört Kitap“,“Yetmişiki dil“ gibi ibareler “Vahdet-i Vücut- Varlık Birliği“ felsefesinin,dünya görüşü seviyesine ulaşmış fikri araştırmasını kanıt- lıyor...Dikkat buyrulursa burada skolastik fanatizm, ya da dini bir taassup yok.. Aksine hiçbir ayırım gözetmeyen bir sevgi ve hoşgörü var... Görülüyor ki,Dante ve Thomas More’da değerler çok daha sübjektif-öznel ve gerçeği yansıtmaktan tamamiyle uzak...Yunus Emre,Dante ve More gibi mensup olduğu din veya mezhebi öne çıkarıp, bu değerleri “Tematik Güç“gurubuna almıyor.Yani “hedef obje" olarak göstermiyor. Yunus Emre’de kılavuz, yalın ve saf bir insan sevgisi... Bu yüzden de onda çatışma ve çekişme yok... Zaten o, kendisinin “ dav’i “ için değil, fakat “ sevi “ için geldiğini söyler : [COLOR=olive][B]Ben gelmedim dav’i için, Benim işim sevi için. Dostun evi gönüllerdir, Gönüller yapmağa geldim. “[/B][/COLOR] Başka bir deyimle küçük kaygulardan uzaklaşmış;kendini büyük kaygulara adamış... Yunus’un gönlü bütün insanları kucaklıyor ve bir çağlayan gibi serinletiyor...Ama ken- di gönlüne de sitemler yağdırıp,ayaklar altına almaktan ve ondan şikayet etmeden de duramıyor...Şikayeti gönlün kararsızlığından...Çünkü gönül ne yaptığını bilmiyor... Bazen yaz gibi sıcak ve kavurucu,bazen kış gibi soğuk ve dondurucu...Bazen çölleşi yor,bazen yeşillenip çiçek açıyor...Damla iken,bir bakarsınız derya olmuş...Cahil olup kendini bilmezcesine işler yapıyor; lokman olup,hikmetlere dalıyor...Zaman oluyor,bir bakıyorsunuz Hz.İsa gibi ölmüşleri diriltmiş;zaman oluyor Firavun gibi kibirlenmiş, yanına varılamıyor...Böylece halden hale giren gönül, sonunda kaçınılmaz sonla karşılaşıyor:ölüm..Ve kefene sarılıp, ağaç ata biniyor ve teneşire düşüyor... Dikkat buyrulursa öğüt dinlemeyen,gönlünden şikayet eden Yunus, her işte kendini öne sürer.. İrşad (doğru yolu gösterme, uyarma) ve ikaz edilmeğe ilk önce kendinden başlar,kendi kendisiyle hesaplaşır...O her zaman bağrı yanık, kolukanadı, gönlü kırık; gözü yaşlı bir gönül eridir: [B][COLOR=olive]“ Acep şu yerde varm’ola Şöyle garip bencileyin? Bağrı, başı, gözü yaşlı Şöyle garip bencileyin... “[/COLOR][/B] Yunus’a göre gönül,insanın en değerli yanı..O,Allah’ın tahtı...O halde,bir gönül kazanmak,yüz defa Kabe’yi ziyaret etmekten daha önemli..Çünkü Kabe kul yapısı, gönül ise Tanrı yapısıdır.. [B][COLOR=olive]“ Bir kez gönül yıkdın ise, bu kıldığın namaz değil. Yetmişiki millet dahi elin yüzün yumaz değil.. “ [/COLOR][/B] Sohbetimizi az önce de arzetmeğe çalıştığımız şekilde özetlersek: Yunus’umuzun kişiler seviyesinde:“insan”,“yetmişiki millet”, “cümle yaratılmış” gibi olgular yatarken ve kavramlar seviyesinde de:“sevgi”, “hoşgörü”, “gönül”, “birlik” gibi olgular varken;Dante ve Thomas More’da, kişiler seviyesinde Hz.İsa ile Hz.Muhammed;kavramlar seviyesinde ise hristiyanlık ile yahudilik ve müslümanlık; katolik mezhebi ile de protestanlık ve diğerleri,devamlı bir kavram çatışma ve çekişmesi içinde gösterilmektedirler... Aslında özde böyle bir çatışma yok.Bütün mesele insana ve hayata bakışta tek yanlı ve skolastik bir fanatizme kaçılmış olmasından kaynaklanmakta.. Çatışmanın sebebi, hoşgörü unsurunun olmayışı ve bu iki hristiyan yazarın herkesi sevmeğe güçlerinin yetmeyişindendir... Yunus Emre’deki hoşgörü,belki de tasavvufun mistik kavrayışından kaynaklanmaktadır...Tasavvufta insanın yüceltilmesinin sebebi:“ahsen-i takvim“üzere yaratılmış ol- masından ve “sıfat-ı ilahiyye“nin onda tecelli etmesinden dolayıdır Yunus Emre insandaki bu ilahi sıfatlar yüzünden,hiçbir ayırım yapmadan insanları kucaklıyor: [COLOR=olive][B]“ Ak sakallı bir koca hiç bilmez, kim hal nice Emek vermesin Hacc’a, bir gönül yıkar ise... Gönül Çalab’ın tahtı, Gönül Çalab’a bahtı, Dört Kitabın manası budur, eğer var ise.. “[/B][/COLOR] Batı dünyası olarak adlandırdığımız kesim,insanlığın birliğini,buna bağlı olarak uygar- lıkların birliğini,evrensel bir medeniyetin varlığını kabul ve ilanda,galiba biraz geç kaldı...Neden?Çünkü Batı,kendinden başkasını pek insan yerine koymuyor...Dikkat buyu- rursanız,uygarlığın temelini oluşturduğu savunulan Roma Hukuku,insanları doğuştan hür ya da doğuştan köle diye ayırıyordu... Batılıların arasında,gerçekleri keşfetmiş,tüm insanların birliğinden,dirliğinden yana olanlar yok mudur?Muhakkak ki vardır...Örneğin Fransız düşünür André Malraux,Tokyo Mektupları’nda şöyle diyor: “Çağımızın kültür ve zihniyet alanında en büyük keşfi bir değil, fakat birçok uygarlığın varolduğuna ilişkin keşiftir... “ Toynbee,Erich Fromm,Leo Buscaglia,Garaudy gibi Batılı birçok yazar Malraux’nun benzer yaklaşımlarıyla yüreklerimizi ferahlatıyor... Batı bu düşünürler aracılığıyla,çağlar boyu uygarlıkların,dolayısıyla insanların birliği ilkesini inkar etmenin,adeta günahını çıkartıyor.. Ünlü İngiliz Bilgini Nickholson,bundan 700 yıl önce insanları birliğe,dirliğe çağıran Yüce Mevlana ile Dante’yi karşılaştırma cesaretini gösterebiliyor... [B]Mevlana’nın, Mesnevi’sinde:[/B] [COLOR=olive][B]“Sokak köşelerinde rastladığınız hristiyanlar küçük görülmemelidir.Onları itip kakar, kendinizden yani müslümanlardan-küçük görürseniz,Tanrı’yı gücendirecek bir davranışın içine girersiniz” mealindeki sözlerinin karşısında;Dante’nin İlahi Komedya’sın- da,Müslümanların Peygamberini,Cehennemin alt tabakalarına atmasına,insanlık adına adeta isyan ediyor... Ve nihayet İnsan kişiliğini kuran faktörlerin başında maddi ve manevi mirasların önemli rolü olduğunu savunan Leo Buscaglia,“Yaşamak,Sevmek ve Öğrenmek” adlı eserin- de,“Sevecenlik,hoşgörü ve affetmeyi,ancak yüksek ruhlu insanlardan bekleyiniz.”[/B][/COLOR] diyor. Karşılaştırmalı olarak incelemeğe çalıştığımız bu araştırmamızda,hümanizmin bugünkü anlamı doğrultusunda yapılan yorumlara, değerlendirmelere,Yunus’ça göz atmağa çalıştık.. İncelememizin sonucunun Yunus’tan yana olmasının biraz da Fransa’daki dostlarımızın,kardeşinizi adeta tahrik etmelerinden kaynaklandığını da itiraf etmeliyim... Karar,bu araştırmayı okuma nezaketini gösteren siz değerli kardeşlerimin sağduyusuna ve takdirine bırakılmıştır... [B]Ali Rıza Saysen [COLOR=olive]"www.drtuncayfiliz.com"[/COLOR] [/B][/SIZE][/FONT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Dante ile Yunus Farkı "Hümanizm"
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst