Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Peygamberler ve Peygamberlerin Hayatı
DAVUD ALEYHİSSELÂM
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="KaSýRgA" data-source="post: 35706" data-attributes="member: 1555"><p><strong>Dâvûd Aleyhisselâmın Mescidi Aksâ'yı Yaptırmağa Teşebbüs Edişi:</strong></p><p></p><p> </p><p> <strong></strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Dâvûd Aleyhisselâmın zamanında, israil oğulları, öldürücü bir Taun hastalığına yakalanmışlardı.</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Dâvûd Aleyhisselâm, İsrail oğullarını Beytülmakdis'te bir yere götürmüş[143] Sahra'nın yerinde durup Taunu, onlardan kaldırmasını, onların kabullendikleri üç gün kütle halinde ölme cezasından afvedilmelerini orada Allah'dan dilemiş, Allah da, onun duasını kabul ederek onlardan ölümü[144] ve Tâûnu kaldırmıştı. [145]</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Dâvûd Aleyhisselâm, o sırada, Meleklerin ellerindeki sıyırılmış kılıçlarını, kınlarına sokarak Sahra'dan, semâya, altun merdivenden yükseldiklerini görmüş[146], İsrail oğullarına:</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>"Yüce Allah, size ihsan ve merhamet etti. Ona, şükrünüzü, yenileyiniz! demişti.</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>İsrail oğulları:</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>"Ne yapmamızı, bize emredersin?" diye sordular.</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Dâvûd Aleyhisselâm:</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>"Allah'ın, size merhamet ettiği şu Kaya'nın üzerini, Mescid edinmenizi, emrediyorum! [147]</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Çünkü, orası, Mescid edinilmeğe lâyık bir yerdir. [148]</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Onun içinde siz ve sizden sonrakiler, Allah'ı zikirden uzak kalmayacaklardır" dedi.</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Bunun üzerine, orada bir Mescid yapmak istedikleri zaman, yanlarına iyi halli, fakir bir adam gelip İsrail oğullarına:</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>"Benim, bu yerin içinde bir yerim vardır ki, benim, ona ihtiyacım var!</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Beni, hakkımdan men etmeniz, size helal olmaz!" dedi. İsrail oğulları: "Ey kişi!</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>İsrail oğullarından, şu Kaya üzerinde senin hakkın gibi hakkı olmayan bir kimse yoktur!</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Sen, insanların en pintisi olma ve bu hususta, bizi sıkıntıya sokma!" dediler. Fakit adam:</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>"Ben, hakkımı, biliyorum.</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Siz ise, hakkınızı, bilmiyorsunuz!" dedi.</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>İsrail oğulları:</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>"Rızan ile, gönlünden koparak vermezsen, biz, onu, senden zorla alırız!" dediler.</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Fakir adam:</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>"Siz buna, Allâhın hükmünde, Davud'un hükmünde bir dayanak buldunuz mu?" dedi.</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Durum, Dâvûd Aleyhisselâma haber verildi.</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Dâvûd Aleyhisselâm:</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>"Onu, razı ediniz!" dedi.</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>İsrail oğulları:</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>"Ey Allâhın Peygamberi! Orayı, ondan, kaça satın alalım?" diye sordular.</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Dâvûd Aleyhisselâm:</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>"Onu, yüz koyuna satın alınız!" dedi.</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Fakir adam:</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>"Ey Allâhın Peygamberi! Bana, biraz artır!" dedi.</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Dâvûd Aleyhisselâm:</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>"Onu, yüz sığıra, satın alınız!" dedi.</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Fakir adam:</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>"Biraz daha artır!" dedi.</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Dâvûd Aleyhisselâm:</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>"Onu, yüz deveye satın alınız!" dedi.</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Fakir adam:</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>"Ey Allâhın Peygamberi! Biraz daha artır!</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Sen, bunu, Allah için satın alıyorsun.</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Allah ise, Kerîm'dir, pinti değildir!" dedi.</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Dâvûd Aleyhisselâm:</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>"Haydi, sen de, bir şey söyle, bu hususta bir hüküm ver!" dedi.</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Fakir adam:</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>"Hakkımı, bir zeytun, bir hurma ve bir üzüm bahçesi karşılığında satın " dedi.</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Dâvûd Aleyhisselâm:</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>"Olur!" dedi.</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Fakir adam:</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>"Onu, sen, Yüce Allah için satın al, pintilik etme!" dedi.</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Dâvûd Aleyhisselâm:</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>"Sen, dilediğini, iste!" dedi.</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Fakir adam:</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>"Sen, Allah katında benden daha şereflisindir.</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Onun karşısında, oğluma, yüksek bir duvar yaptır ve onu, altunla, istersen, gümüşle doldur!" dedi.</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Dâvûd Almeyhisselâm:</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Bu, kolaydır!" dedi.</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Fakir adam, İsrail oğullarına dönüp:</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>"Bu, o muhlis tevbekârdır!" dedikten sonra, Dâvûd Aleyhisselâma:</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>"Ey Allanın Peygamberi! Allah'ın, benim bir tek günahımı bağışlaması, bana, bağışlanacak her şeyden daha sevgilidir.." dedi. [149]</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Mescid-i Aksa arsası hakkındaki başka bir rivayette, fakir adam yerine, bir genç gösterilir ve hâdise, şöyle anlatılır:</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Dâvûd Aleyhisselâm, arsa sahibi gencin yanına varıp:</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>"Ben, burada, oğluma, Allah rızası için bir Mâbed yapmakla emrolundum!" der.</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Genç:</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>"Allah, sana, burayı, benim rızam olmaksızın, almanı da, emretti mi?" diye sorar.</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Dâvûd Aleyhisselâm:</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>"Hayır!" der.</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Yüce Allah, Dâvûd Aleyhisselâma:</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>"Yer yüzünün hazinelerini, senin emrine verdim. Onu, razı et!" diye Vahy eder.</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Bunun üzerine, Dâvûd Aleyhisselâm, gencin yanına gidip:</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>"Seni, razı etmek için emrolundum.</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Sana, bu yerin için, bir Kantar altun!" der.</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Genç:</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>"Kabul ettim ey Dâvûd!</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Fakat, sorarım sana: bu yer mi daha hayırlı ve kıymetlidir? Yoksa, bir Kantar altun mu?" der.</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Dâvûd Aleyhisselâm:</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>"Hayır! Senin yerin daha hayırlı ve kıymetlidir!" diye cevap verir.</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Genç:</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>"Öyle ise, beni, razı et!" der.</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Dâvûd Aleyhisselâm:</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>"Sana, üç Kantar!" der.</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Fakat, genç, artırıldıkça;</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>"Beni, razı et!" demeye devam eder.</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Dâvûd Aleyhisselâm, dokuz Kantara kadar yükseltir.</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Yeri satın aldıktan sonra, Mescid'in inşasına başlar, Duvarların örülmesi bittiği sırada, üçte ikisi yıkılır. [150]</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Dâvûd Aleyhisselâm, Mescidin yapımını tamamlayamadan vefat etmiş ve tamamlamasını, oğlu Süleyman Aleyhisselâma vasiyet etmiştir. [151]</strong></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="KaSýRgA, post: 35706, member: 1555"] [b]Dâvûd Aleyhisselâmın Mescidi Aksâ'yı Yaptırmağa Teşebbüs Edişi:[/b] [b] Dâvûd Aleyhisselâmın zamanında, israil oğulları, öldürücü bir Taun hastalığına yakalanmışlardı. Dâvûd Aleyhisselâm, İsrail oğullarını Beytülmakdis'te bir yere götürmüş[143] Sahra'nın yerinde durup Taunu, onlardan kaldırmasını, onların kabullendikleri üç gün kütle halinde ölme cezasından afvedilmelerini orada Allah'dan dilemiş, Allah da, onun duasını kabul ederek onlardan ölümü[144] ve Tâûnu kaldırmıştı. [145] Dâvûd Aleyhisselâm, o sırada, Meleklerin ellerindeki sıyırılmış kılıçlarını, kınlarına sokarak Sahra'dan, semâya, altun merdivenden yükseldiklerini görmüş[146], İsrail oğullarına: "Yüce Allah, size ihsan ve merhamet etti. Ona, şükrünüzü, yenileyiniz! demişti. İsrail oğulları: "Ne yapmamızı, bize emredersin?" diye sordular. Dâvûd Aleyhisselâm: "Allah'ın, size merhamet ettiği şu Kaya'nın üzerini, Mescid edinmenizi, emrediyorum! [147] Çünkü, orası, Mescid edinilmeğe lâyık bir yerdir. [148] Onun içinde siz ve sizden sonrakiler, Allah'ı zikirden uzak kalmayacaklardır" dedi. Bunun üzerine, orada bir Mescid yapmak istedikleri zaman, yanlarına iyi halli, fakir bir adam gelip İsrail oğullarına: "Benim, bu yerin içinde bir yerim vardır ki, benim, ona ihtiyacım var! Beni, hakkımdan men etmeniz, size helal olmaz!" dedi. İsrail oğulları: "Ey kişi! İsrail oğullarından, şu Kaya üzerinde senin hakkın gibi hakkı olmayan bir kimse yoktur! Sen, insanların en pintisi olma ve bu hususta, bizi sıkıntıya sokma!" dediler. Fakit adam: "Ben, hakkımı, biliyorum. Siz ise, hakkınızı, bilmiyorsunuz!" dedi. İsrail oğulları: "Rızan ile, gönlünden koparak vermezsen, biz, onu, senden zorla alırız!" dediler. Fakir adam: "Siz buna, Allâhın hükmünde, Davud'un hükmünde bir dayanak buldunuz mu?" dedi. Durum, Dâvûd Aleyhisselâma haber verildi. Dâvûd Aleyhisselâm: "Onu, razı ediniz!" dedi. İsrail oğulları: "Ey Allâhın Peygamberi! Orayı, ondan, kaça satın alalım?" diye sordular. Dâvûd Aleyhisselâm: "Onu, yüz koyuna satın alınız!" dedi. Fakir adam: "Ey Allâhın Peygamberi! Bana, biraz artır!" dedi. Dâvûd Aleyhisselâm: "Onu, yüz sığıra, satın alınız!" dedi. Fakir adam: "Biraz daha artır!" dedi. Dâvûd Aleyhisselâm: "Onu, yüz deveye satın alınız!" dedi. Fakir adam: "Ey Allâhın Peygamberi! Biraz daha artır! Sen, bunu, Allah için satın alıyorsun. Allah ise, Kerîm'dir, pinti değildir!" dedi. Dâvûd Aleyhisselâm: "Haydi, sen de, bir şey söyle, bu hususta bir hüküm ver!" dedi. Fakir adam: "Hakkımı, bir zeytun, bir hurma ve bir üzüm bahçesi karşılığında satın " dedi. Dâvûd Aleyhisselâm: "Olur!" dedi. Fakir adam: "Onu, sen, Yüce Allah için satın al, pintilik etme!" dedi. Dâvûd Aleyhisselâm: "Sen, dilediğini, iste!" dedi. Fakir adam: "Sen, Allah katında benden daha şereflisindir. Onun karşısında, oğluma, yüksek bir duvar yaptır ve onu, altunla, istersen, gümüşle doldur!" dedi. Dâvûd Almeyhisselâm: Bu, kolaydır!" dedi. Fakir adam, İsrail oğullarına dönüp: "Bu, o muhlis tevbekârdır!" dedikten sonra, Dâvûd Aleyhisselâma: "Ey Allanın Peygamberi! Allah'ın, benim bir tek günahımı bağışlaması, bana, bağışlanacak her şeyden daha sevgilidir.." dedi. [149] Mescid-i Aksa arsası hakkındaki başka bir rivayette, fakir adam yerine, bir genç gösterilir ve hâdise, şöyle anlatılır: Dâvûd Aleyhisselâm, arsa sahibi gencin yanına varıp: "Ben, burada, oğluma, Allah rızası için bir Mâbed yapmakla emrolundum!" der. Genç: "Allah, sana, burayı, benim rızam olmaksızın, almanı da, emretti mi?" diye sorar. Dâvûd Aleyhisselâm: "Hayır!" der. Yüce Allah, Dâvûd Aleyhisselâma: "Yer yüzünün hazinelerini, senin emrine verdim. Onu, razı et!" diye Vahy eder. Bunun üzerine, Dâvûd Aleyhisselâm, gencin yanına gidip: "Seni, razı etmek için emrolundum. Sana, bu yerin için, bir Kantar altun!" der. Genç: "Kabul ettim ey Dâvûd! Fakat, sorarım sana: bu yer mi daha hayırlı ve kıymetlidir? Yoksa, bir Kantar altun mu?" der. Dâvûd Aleyhisselâm: "Hayır! Senin yerin daha hayırlı ve kıymetlidir!" diye cevap verir. Genç: "Öyle ise, beni, razı et!" der. Dâvûd Aleyhisselâm: "Sana, üç Kantar!" der. Fakat, genç, artırıldıkça; "Beni, razı et!" demeye devam eder. Dâvûd Aleyhisselâm, dokuz Kantara kadar yükseltir. Yeri satın aldıktan sonra, Mescid'in inşasına başlar, Duvarların örülmesi bittiği sırada, üçte ikisi yıkılır. [150] Dâvûd Aleyhisselâm, Mescidin yapımını tamamlayamadan vefat etmiş ve tamamlamasını, oğlu Süleyman Aleyhisselâma vasiyet etmiştir. [151][/b] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Peygamberler ve Peygamberlerin Hayatı
DAVUD ALEYHİSSELÂM
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst