Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Peygamberler ve Peygamberlerin Hayatı
DAVUD ALEYHİSSELÂM
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="KaSýRgA" data-source="post: 35708" data-attributes="member: 1555"><p><strong>Dâvûd Aleyhisselâmın Vefatı:</strong></p><p></p><p><img src="data:image/gif;base64,R0lGODlhAQABAIAAAAAAAP///yH5BAEAAAAALAAAAAABAAEAAAIBRAA7" class="smilie smilie--sprite smilie--sprite4" alt=":mad:" title="Mad :mad:" loading="lazy" data-shortname=":mad:" /><strong></strong></p><p> <strong></strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Dâvûd Aleyhisselâm, son zamanlarında, bir gün Yüce Allah'a:</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>"Yâ Rab! Ömrüm uzadı, yaşım, büyüdü. Bacaklarım, zayıfladı!" diyerek halini arz etmişti.</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Yüce Allah, ona:</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>"Ey Dâvud! Ne iyidir o kişi için ki, ömrü, uzamış, ve ameli, güzel olmuştur!" diye Vahy buyurdu. [161]</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Dâvûd Aleyhisselâmın hastalığı şiddetlenip ağırlaşınca, oğlu Süleyman Aley-hisselâma:</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>"Sen, İlâh'ın olan Rabb'ın tavsiyelerine göre amel ve hareket et!</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>O'nun, Mûsâ b.İmran'a indirmiş olduğu Tevrat'taki Mîsakları, Ahidleri ve Tavsiyeleri, koru!" dedi. [162]</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Dâvûd Aleyhisselâm, ailesi hakkında son derece kıskançtı.</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Dışarıya çıktığı zaman, kapılar, kilitlenir, kendisi, dönünceye kadar, ailesinin yanına, hiç kimse giremezdi.</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Kendisi, yine, bir gün, dışarı çıkmış, kapılar kilitlenmişti.</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Zevcelerinden birisi, evin kapısını açıp ta, evin ortasında bir adamın dikilip durduğunu görünce, kendi kendine:</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>"Evde, bir kimse var!?</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Ev, kilitli olduğu halde, bu adam, eve, nereden girdi?!</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Vallahi, Dâvûd, bize, bağırır, çağırır, azab eder!" dedi.</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Tam o sırada, Dâvûd Aleyhisselâm da, gelip adamın, evin ortasında ayakta dikildiğini görünce[163] ona :</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>"Seni, bu eve, bu vakitte, izinsiz olarak kim soktu?! dedi[164] ve:</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>"Sen, kimsin?" diye sordu.</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Adam:</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>"Ben, öyle bir kimseyim ki: krallardan korkmam ve hiç bir şey de, benden imtina' edemez, korunamaz! [165]</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Ben, kralların yanlarına, izinsiz girerim!" dedi. [166] Dâvûd Aleyhisselâm:</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>"Öyle ise, sen[167], Vallahi, [168] Ölüm Meleğisin!" dedi. [169]</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Adam:</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>"Evet!" dedi. [170]</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Dâvûd Aleyhisselâm:</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>"Hoş geldin Allah'ın emriyle!" dedi. [171]</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>"Sen, dâvetci olarak mı? Yoksa, ölüm haberi getirici olarak mı geldin?" diye sordu.</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Ölüm Meleği:</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>"Ölüm haberi getirici olarak geldim!" deyince Dâvûd Aleyhisselâm:</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>"Bundan önce[172], ölüme hazırlanmam için, bana, haber göndersen olmaz mı idi?" dedi.</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Ölüm Meleği:</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>"Ben, sana[173], kaç kereler[174], pek çok kereler[175] haber göndermişimdir. [176]</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Sen, uyanmadın!" dedi.</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Dâvûd Aleyhisselâm:</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>"Senin, bana gönderdiğin[177] Elçin, kimdi?" diye sordu. [178]</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Ölüm Meleği:</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>"Ey Dâvûd! [179] Baban[180] İşa[181], nerede? [182]</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Annen, nerede[183]</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Kardeşin[184], nerede?'[185]</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Komşun[186], nerede? [187]</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Tanıdıkların[188], filan, filan[189] neredeler?" diye sordu. [190]</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Dâvûd Aleyhisselâm:</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>"Onların hepsi[191], öldüler!" dedi. [192]</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Ölüm Meleği:</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>"Bilemedin mi ki[193]: onlar, sana:</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Sen de, muhakkak, onlar gibi, öleceksin!" diyen[194], sana, ölüm nöbetini tebliğ eden[195], benim birer Elçilerimdi!" dedi. [196]</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Dâvûd Aleyhisselâm, Mihrabından inerken, Ölüm Meleği, onun yanına varmış bulunuyordu.</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Dâvûd Aleyhisselâm, ona:</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>"Beni, bırak ta, ya aşağı ineyim, ya da, yukarı çıkayım!" dedi. Ölüm Meleği:</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>"Ey Allanın Nebîsi! Yıllar, aylar, yiyecek ve içecekler tükendi artık!" dedi. Dâvûd Aleyhisselâm, hemen Mihrabın basamaklarından bir basamağın üzerinde secdeye kapandı.</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Ölüm Meleği, onun ruhunu secdede iken, kabzetti.</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Dâvûd Aleyhisselâmın vefat ettiği gün, cumartesi günü idi. [197]</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Dâvûd Aleyhisselâm, o zaman, yüz yaşında idi. [198]</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Dâvûd Aleyhisselâm, yıkanıp kefenlendikten sonra -Süleyman Aleyhisselâmın emriyle- kuşlar, Dâvûd Aleyhisselâmın cesedini, kanadlarıyla gölgelediler. [199]</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Dâvûd Aleyhisselâmın on dokuz oğlu vardı. Hükümdarlığa, Hikmetine ve bilgisine ve Peygamberliğine, oğullarından, yalnız Süleyman Aleyhisselâm vâris oldu. [200]</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Ona ve gönderilen bütün Peygamberlere Selâm olsun![201]</strong></p><p><strong></strong></p><p> <strong></strong></p><p><strong></strong></p><p> <strong></strong></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="KaSýRgA, post: 35708, member: 1555"] [b]Dâvûd Aleyhisselâmın Vefatı:[/b] >:([b] Dâvûd Aleyhisselâm, son zamanlarında, bir gün Yüce Allah'a: "Yâ Rab! Ömrüm uzadı, yaşım, büyüdü. Bacaklarım, zayıfladı!" diyerek halini arz etmişti. Yüce Allah, ona: "Ey Dâvud! Ne iyidir o kişi için ki, ömrü, uzamış, ve ameli, güzel olmuştur!" diye Vahy buyurdu. [161] Dâvûd Aleyhisselâmın hastalığı şiddetlenip ağırlaşınca, oğlu Süleyman Aley-hisselâma: "Sen, İlâh'ın olan Rabb'ın tavsiyelerine göre amel ve hareket et! O'nun, Mûsâ b.İmran'a indirmiş olduğu Tevrat'taki Mîsakları, Ahidleri ve Tavsiyeleri, koru!" dedi. [162] Dâvûd Aleyhisselâm, ailesi hakkında son derece kıskançtı. Dışarıya çıktığı zaman, kapılar, kilitlenir, kendisi, dönünceye kadar, ailesinin yanına, hiç kimse giremezdi. Kendisi, yine, bir gün, dışarı çıkmış, kapılar kilitlenmişti. Zevcelerinden birisi, evin kapısını açıp ta, evin ortasında bir adamın dikilip durduğunu görünce, kendi kendine: "Evde, bir kimse var!? Ev, kilitli olduğu halde, bu adam, eve, nereden girdi?! Vallahi, Dâvûd, bize, bağırır, çağırır, azab eder!" dedi. Tam o sırada, Dâvûd Aleyhisselâm da, gelip adamın, evin ortasında ayakta dikildiğini görünce[163] ona : "Seni, bu eve, bu vakitte, izinsiz olarak kim soktu?! dedi[164] ve: "Sen, kimsin?" diye sordu. Adam: "Ben, öyle bir kimseyim ki: krallardan korkmam ve hiç bir şey de, benden imtina' edemez, korunamaz! [165] Ben, kralların yanlarına, izinsiz girerim!" dedi. [166] Dâvûd Aleyhisselâm: "Öyle ise, sen[167], Vallahi, [168] Ölüm Meleğisin!" dedi. [169] Adam: "Evet!" dedi. [170] Dâvûd Aleyhisselâm: "Hoş geldin Allah'ın emriyle!" dedi. [171] "Sen, dâvetci olarak mı? Yoksa, ölüm haberi getirici olarak mı geldin?" diye sordu. Ölüm Meleği: "Ölüm haberi getirici olarak geldim!" deyince Dâvûd Aleyhisselâm: "Bundan önce[172], ölüme hazırlanmam için, bana, haber göndersen olmaz mı idi?" dedi. Ölüm Meleği: "Ben, sana[173], kaç kereler[174], pek çok kereler[175] haber göndermişimdir. [176] Sen, uyanmadın!" dedi. Dâvûd Aleyhisselâm: "Senin, bana gönderdiğin[177] Elçin, kimdi?" diye sordu. [178] Ölüm Meleği: "Ey Dâvûd! [179] Baban[180] İşa[181], nerede? [182] Annen, nerede[183] Kardeşin[184], nerede?'[185] Komşun[186], nerede? [187] Tanıdıkların[188], filan, filan[189] neredeler?" diye sordu. [190] Dâvûd Aleyhisselâm: "Onların hepsi[191], öldüler!" dedi. [192] Ölüm Meleği: "Bilemedin mi ki[193]: onlar, sana: Sen de, muhakkak, onlar gibi, öleceksin!" diyen[194], sana, ölüm nöbetini tebliğ eden[195], benim birer Elçilerimdi!" dedi. [196] Dâvûd Aleyhisselâm, Mihrabından inerken, Ölüm Meleği, onun yanına varmış bulunuyordu. Dâvûd Aleyhisselâm, ona: "Beni, bırak ta, ya aşağı ineyim, ya da, yukarı çıkayım!" dedi. Ölüm Meleği: "Ey Allanın Nebîsi! Yıllar, aylar, yiyecek ve içecekler tükendi artık!" dedi. Dâvûd Aleyhisselâm, hemen Mihrabın basamaklarından bir basamağın üzerinde secdeye kapandı. Ölüm Meleği, onun ruhunu secdede iken, kabzetti. Dâvûd Aleyhisselâmın vefat ettiği gün, cumartesi günü idi. [197] Dâvûd Aleyhisselâm, o zaman, yüz yaşında idi. [198] Dâvûd Aleyhisselâm, yıkanıp kefenlendikten sonra -Süleyman Aleyhisselâmın emriyle- kuşlar, Dâvûd Aleyhisselâmın cesedini, kanadlarıyla gölgelediler. [199] Dâvûd Aleyhisselâmın on dokuz oğlu vardı. Hükümdarlığa, Hikmetine ve bilgisine ve Peygamberliğine, oğullarından, yalnız Süleyman Aleyhisselâm vâris oldu. [200] Ona ve gönderilen bütün Peygamberlere Selâm olsun![201] [/b] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Peygamberler ve Peygamberlerin Hayatı
DAVUD ALEYHİSSELÂM
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst