Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Değerini bilmek
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="nurlu hacý" data-source="post: 171955" data-attributes="member: 1000462"><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: #9acd32"><strong>Vaktiyle ergin bir şeyh, yıllarca yanında yetiştirdiği müridini imtihan etmek ister. Onun eline iri bir pırlanta verip: “Oğlum” der “Bunu al, önüne gelen esnafa göster, kaç para verdiklerini sor, en sonra da kuyumcuya göster. Hiç kimseye satmadan sadece fiyatlarını ve ne dediklerini öğren, gel bana bildir.</strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: #9acd32"><strong></strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: #9acd32"><strong>” Mürit elinde pırlanta bir bakkal dükkanına girer ve “Şunu alır mısınız?” diye sorar . Bakkal parlak bir boncuğa benzettiği mücevheri alır; elinde evirir çevirir; sonra: “Buna bir tek lira veririm. Bizim çocuk oynasın” der. Mürit teşekkür edip çıkar. </strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: #9acd32"><strong></strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: #9acd32"><strong>Bir manifaturacıya gider. O da parlak bir taşa benzettiği mücevhere ancak bir beş lira vermeye razı olur. Üçüncü olarak semerciye gidir: Buna ne verirsiniz?” diye sorar Semerci şöyle bir bakar, “Bu der “benim semerlere iyi süs olur. Bundan “kaş dediğimiz süslerden yaparım. Buna bir on lira veririm.”</strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: #9acd32"><strong></strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: #9acd32"><strong>Mürit en son olarak kuyumcuya gider. Kuyumcu mücevheri görünce yerinden fırlar. “Bu kadar büyük pırlantıya nereden buldun?” diye hayretle bağırır ve hemen ilâve eder. “Buna kaç lira istiyorsun?” Mürit sorar: Siz ne veriyorsunuz?” “Ne istiyorsan veririm.” Mürit, “Hayır veremem.” diye taşı almak için uzanınca kuyumcu yalvarmaya başlar:</strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: #9acd32"><strong></strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: #9acd32"><strong>Ne olur bunu bana sat. </strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: #9acd32"><strong>Dükkânımı, evimi, hatta arsalarımı vereyim.” Mürit emanet olduğunu, satmaya yetkili olmadığını, ancak fiyat öğrenmesini istediklerini anlatıncaya kadar bir hayli dil döker.</strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: #9acd32"><strong>Şeyhinin yanına dönen mürit büyük bir şaşkınlık içinde macerasını anlatır. </strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: #9acd32"><strong></strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: #9acd32"><strong>Şeyh sorar: “Bundan ne anladın?”</strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: #9acd32"><strong></strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: #9acd32"><strong>Müridin verdiği cevap çok doğrudur: <span style="color: #000000">“</span><u><span style="color: #ff8c00">Bir şey ancak değerini bilenin yanında kıymetlidir.”</span></u></strong> <strong>__________________</strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: #9acd32"><strong>alıntı</strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: #9acd32"></span></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="nurlu hacý, post: 171955, member: 1000462"] [SIZE=4][FONT=Times New Roman][COLOR=#9acd32][B]Vaktiyle ergin bir şeyh, yıllarca yanında yetiştirdiği müridini imtihan etmek ister. Onun eline iri bir pırlanta verip: “Oğlum” der “Bunu al, önüne gelen esnafa göster, kaç para verdiklerini sor, en sonra da kuyumcuya göster. Hiç kimseye satmadan sadece fiyatlarını ve ne dediklerini öğren, gel bana bildir. ” Mürit elinde pırlanta bir bakkal dükkanına girer ve “Şunu alır mısınız?” diye sorar . Bakkal parlak bir boncuğa benzettiği mücevheri alır; elinde evirir çevirir; sonra: “Buna bir tek lira veririm. Bizim çocuk oynasın” der. Mürit teşekkür edip çıkar. Bir manifaturacıya gider. O da parlak bir taşa benzettiği mücevhere ancak bir beş lira vermeye razı olur. Üçüncü olarak semerciye gidir: Buna ne verirsiniz?” diye sorar Semerci şöyle bir bakar, “Bu der “benim semerlere iyi süs olur. Bundan “kaş dediğimiz süslerden yaparım. Buna bir on lira veririm.” Mürit en son olarak kuyumcuya gider. Kuyumcu mücevheri görünce yerinden fırlar. “Bu kadar büyük pırlantıya nereden buldun?” diye hayretle bağırır ve hemen ilâve eder. “Buna kaç lira istiyorsun?” Mürit sorar: Siz ne veriyorsunuz?” “Ne istiyorsan veririm.” Mürit, “Hayır veremem.” diye taşı almak için uzanınca kuyumcu yalvarmaya başlar: Ne olur bunu bana sat. Dükkânımı, evimi, hatta arsalarımı vereyim.” Mürit emanet olduğunu, satmaya yetkili olmadığını, ancak fiyat öğrenmesini istediklerini anlatıncaya kadar bir hayli dil döker. Şeyhinin yanına dönen mürit büyük bir şaşkınlık içinde macerasını anlatır. Şeyh sorar: “Bundan ne anladın?” Müridin verdiği cevap çok doğrudur: [COLOR=#000000]“[/COLOR][U][COLOR=#ff8c00]Bir şey ancak değerini bilenin yanında kıymetlidir.”[/COLOR][/U][/B][COLOR=#000000] [/COLOR][B]__________________ alıntı[/B] [/COLOR][/FONT][/SIZE] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Değerini bilmek
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst