Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Bunları Biliyormusunuz
Tarihden Bir Yaprak
Değil miydi ki şehitler ölmezlerdi, Rab katında diriydiler..! Baban Gelirse
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="topraktoprak" data-source="post: 175153" data-attributes="member: 11795"><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen"><strong>Kızılca kıyametin koptuğu günlerdi.</strong> </span></span></p><p> </p><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen">Adına “Çanakkale” denen destanı yazacak koç yiğitler, dilde Allahü Ekber, niyetlerde zafer ile düşmüşlerdi cephe yollarına. Vatan ki, emanetti anadan babadan; vatan ki korunmalıydı hain düşmandan. </span></span></strong></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen"><strong>Düşmana ‘illallah’ dedirtecek er oğlu erlerden biriydi Ali.</strong> Anasının en büyük arzusu oğlunun hâfızlığını görebilmekti. Ali, gayretlerinin semeresini almış, hâfız olmuştu; anasının yüreciği sevinçle dolmuştu. Ağzı dualı Ali’nin anası; ‘Bir de oğlumun mürüvvetini görsem!’ diye geçirdi içinden. Âh bir görebilsem! Köyün, güzel olduğu kadar terbiyeli, hanım hanımcık kızı Adeviye’yi Ali’ye istediler. Adı gibi iyilikseverdi Adeviye. Çok geçmeden düşman ateşinin gölgesinde sâde bir düğünle evlendiler. Adeviye, Ali’yi kendi elleriyle hazırladı cepheye. ‘Git Ali’m!’ dedi Adeviye. </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen"><strong>Vatan için, doğacak evlâdımız için git, dedi</strong>. Gitmek lâzımdı. Neylersin ki evde oturma zamanı değildi. Vazife kurşun kadar ağırdı. Vatan söz konusu olunca geçilirdi serden. Ali, acısını içinin en girift yerine gömüp “Yine geleceğim.”dedi. Silâhıyla, silâh yoksa süngüsüyle, o da yoksa bedeniyle siper olacaktı ya düşman ateşine. Düşmanı savacak ve dönecekti evine. </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen">Ali gitmişti bir kış soğuğunda. Cepheden şehitlerin haberi tez ulaşıyordu köye. ‘Ali’mden bir haber var mı?’ diyordu Adeviye kalbi yerinden fırlarcasına. Bir haber yoktu Ali’den. Sağ mıydı, yaralı mıydı, adı sanı bilinmez bir yerde şehitlerin arasına mı karışmıştı, bilen yoktu. Adeviye günlerce, mevsimlerce bekledi, bekledi. Giden gelmiyordu, acep nedendi? </span></span></p><p> </p><p style="text-align: center"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen"><img src="http://www.hanimlar.com/image/yazi_img/canakkale4.jpg" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /> </span></span></p><p></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen"><strong>Günler yokluk, kıtlık ve sıkıntıyla geçiyordu</strong>. Asker Ali’den iyi veya kötü, bir haber gelmiyordu. Adeviye’nin tesellisi minik yavrusu Cevdet’i olmuştu. Çalan her kapı, duyulan her ayak sesi, Adeviye’nin yüreğini hoplatıyordu. Ya gelen Ali ise! Rüyalarında her dâim Ali’yi görüyor, asker kıyafetiyle karşısında mütebessim çehreyle duran Ali’nin yaralarını pansuman ediyordu. Rüyalara sık sık gelen Ali, kendi evine gelmiyordu bir türlü. Babasının bir fotoğrafını görmeden büyüyen Cevdet, yürümeye başlamıştı. Cevdet, Çanakkale’yi anlatan ninnilerle büyümüş; masal yerine, destanlar dinlemişti anasından. </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen"><strong>Ülke düşmandan temizleneli yıllar olmuştu</strong>. Ali’nin âkıbetinden haber yoktu. Kolunu, bacağını, bedeninden bir parçasını Çanakkale’de bırakan erler de dönmüştü köylerine. Köylü; ‘Kocan şehit olmuştur, bekleme artık Ali’yi.’ diyemedi. </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen"><strong>Yaslı anacığına acısını unutturmaya çalışan Cevdet büyümüş</strong>, iş güç sahibi olmuştu. Adeviye ne vakit bir yere gidecek olsa, ‘Baban gelirse, çağır beni oğul!’ derdi. Komşulara gitse, mevlide, akrabalara gitse, hep aynı sözü söylüyordu oğluna: ‘Baban gelirse, çağır beni oğul!’ </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen"><strong>Günler yerinde durmadı. Zaman çark misali döndü</strong>. Alınlarda çizgiler derinleşti, saçlara beyazlıklar aktı. Adeviye, Ali’nin geleceği ümidiyle yaşadı durdu. Her sözünün sonunda Cevdet’e, ‘Baban gelirse…’ diyordu. Adeviye, güçten takatten kesilmişti. Geri dönülmez hastalığın pençesine düşmüştü. İyice ağırlaşmıştı artık. Son demlerinde oğlu Cevdet’i yanına çağırdı, yavaşça: ‘<strong>Oğlum!’ dedi. “Bana iyi baktınız. Hakkınızı helâl edin. Baban bir gün gelirse ona; ‘Annem seni hep bekledi.’ de.”</strong> Cevdet’in ve oradakilerin gözlerinden sicim sicim yaşlar boşalırken Adeviye beklenmedik bir şekilde irkilerek doğruldu, kapıya doğru gülümseyerek <strong>“Hoş geldin Ali, hoş geldin!”diyerek ruhunu teslim etti</strong>. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen"><strong>Değil miydi ki şehitler ölmezlerdi, Rab katında diriydiler.</strong> </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen">* Bu hikâyedeki hâdise ve şahıslar tamamen gerçektir. </span></span></p><p style="text-align: right"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen">Sızıntı</span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="topraktoprak, post: 175153, member: 11795"] [SIZE=4][COLOR=darkgreen][B]Kızılca kıyametin koptuğu günlerdi.[/B] [/COLOR][/SIZE] [B][SIZE=4][COLOR=darkgreen]Adına “Çanakkale” denen destanı yazacak koç yiğitler, dilde Allahü Ekber, niyetlerde zafer ile düşmüşlerdi cephe yollarına. Vatan ki, emanetti anadan babadan; vatan ki korunmalıydı hain düşmandan. [/COLOR][/SIZE][/B] [SIZE=4][COLOR=darkgreen][B]Düşmana ‘illallah’ dedirtecek er oğlu erlerden biriydi Ali.[/B] Anasının en büyük arzusu oğlunun hâfızlığını görebilmekti. Ali, gayretlerinin semeresini almış, hâfız olmuştu; anasının yüreciği sevinçle dolmuştu. Ağzı dualı Ali’nin anası; ‘Bir de oğlumun mürüvvetini görsem!’ diye geçirdi içinden. Âh bir görebilsem! Köyün, güzel olduğu kadar terbiyeli, hanım hanımcık kızı Adeviye’yi Ali’ye istediler. Adı gibi iyilikseverdi Adeviye. Çok geçmeden düşman ateşinin gölgesinde sâde bir düğünle evlendiler. Adeviye, Ali’yi kendi elleriyle hazırladı cepheye. ‘Git Ali’m!’ dedi Adeviye. [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkgreen][B]Vatan için, doğacak evlâdımız için git, dedi[/B]. Gitmek lâzımdı. Neylersin ki evde oturma zamanı değildi. Vazife kurşun kadar ağırdı. Vatan söz konusu olunca geçilirdi serden. Ali, acısını içinin en girift yerine gömüp “Yine geleceğim.”dedi. Silâhıyla, silâh yoksa süngüsüyle, o da yoksa bedeniyle siper olacaktı ya düşman ateşine. Düşmanı savacak ve dönecekti evine. [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkgreen]Ali gitmişti bir kış soğuğunda. Cepheden şehitlerin haberi tez ulaşıyordu köye. ‘Ali’mden bir haber var mı?’ diyordu Adeviye kalbi yerinden fırlarcasına. Bir haber yoktu Ali’den. Sağ mıydı, yaralı mıydı, adı sanı bilinmez bir yerde şehitlerin arasına mı karışmıştı, bilen yoktu. Adeviye günlerce, mevsimlerce bekledi, bekledi. Giden gelmiyordu, acep nedendi? [/COLOR][/SIZE] [CENTER][SIZE=4][COLOR=darkgreen][IMG]http://www.hanimlar.com/image/yazi_img/canakkale4.jpg[/IMG] [/COLOR][/SIZE][/CENTER] [SIZE=4][COLOR=darkgreen][B]Günler yokluk, kıtlık ve sıkıntıyla geçiyordu[/B]. Asker Ali’den iyi veya kötü, bir haber gelmiyordu. Adeviye’nin tesellisi minik yavrusu Cevdet’i olmuştu. Çalan her kapı, duyulan her ayak sesi, Adeviye’nin yüreğini hoplatıyordu. Ya gelen Ali ise! Rüyalarında her dâim Ali’yi görüyor, asker kıyafetiyle karşısında mütebessim çehreyle duran Ali’nin yaralarını pansuman ediyordu. Rüyalara sık sık gelen Ali, kendi evine gelmiyordu bir türlü. Babasının bir fotoğrafını görmeden büyüyen Cevdet, yürümeye başlamıştı. Cevdet, Çanakkale’yi anlatan ninnilerle büyümüş; masal yerine, destanlar dinlemişti anasından. [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkgreen][B]Ülke düşmandan temizleneli yıllar olmuştu[/B]. Ali’nin âkıbetinden haber yoktu. Kolunu, bacağını, bedeninden bir parçasını Çanakkale’de bırakan erler de dönmüştü köylerine. Köylü; ‘Kocan şehit olmuştur, bekleme artık Ali’yi.’ diyemedi. [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkgreen][B]Yaslı anacığına acısını unutturmaya çalışan Cevdet büyümüş[/B], iş güç sahibi olmuştu. Adeviye ne vakit bir yere gidecek olsa, ‘Baban gelirse, çağır beni oğul!’ derdi. Komşulara gitse, mevlide, akrabalara gitse, hep aynı sözü söylüyordu oğluna: ‘Baban gelirse, çağır beni oğul!’ [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkgreen][B]Günler yerinde durmadı. Zaman çark misali döndü[/B]. Alınlarda çizgiler derinleşti, saçlara beyazlıklar aktı. Adeviye, Ali’nin geleceği ümidiyle yaşadı durdu. Her sözünün sonunda Cevdet’e, ‘Baban gelirse…’ diyordu. Adeviye, güçten takatten kesilmişti. Geri dönülmez hastalığın pençesine düşmüştü. İyice ağırlaşmıştı artık. Son demlerinde oğlu Cevdet’i yanına çağırdı, yavaşça: ‘[B]Oğlum!’ dedi. “Bana iyi baktınız. Hakkınızı helâl edin. Baban bir gün gelirse ona; ‘Annem seni hep bekledi.’ de.”[/B] Cevdet’in ve oradakilerin gözlerinden sicim sicim yaşlar boşalırken Adeviye beklenmedik bir şekilde irkilerek doğruldu, kapıya doğru gülümseyerek [B]“Hoş geldin Ali, hoş geldin!”diyerek ruhunu teslim etti[/B]. [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkgreen][B]Değil miydi ki şehitler ölmezlerdi, Rab katında diriydiler.[/B] [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkgreen]* Bu hikâyedeki hâdise ve şahıslar tamamen gerçektir. [/COLOR][/SIZE] [RIGHT][SIZE=4][COLOR=darkgreen]Sızıntı[/COLOR][/SIZE][/RIGHT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Bunları Biliyormusunuz
Tarihden Bir Yaprak
Değil miydi ki şehitler ölmezlerdi, Rab katında diriydiler..! Baban Gelirse
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst