Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nurdan Makaleler
Demokrasinin Tarifi Nedir? Bediüzzaman Hzleri Demokrasiyi Savunmuşmudur?
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Tevhid_Nur" data-source="post: 122887"><p><span style="font-size: 12px"><strong>Dördüncü Esâs:</strong> Ma’lûmdur ki, bir kelimenin<strong> “lügavî”</strong> ma’nâsı ayrıdır; <strong>“ıstılahî”</strong> ma’nâsı da bütün bütün ayrıdır. <strong><span style="color: red">Istılahî ma’nâ;</span></strong> o işin ehil ve erbâbı tarafından kullanılan ma’nâdır. <strong>Meselâ;</strong> tasavvufa âit bir kelimeyi mutasavvıflardan; kelâma âit bir kelimeyi ilm-i kelâm ulemâsından; tıbla alâkalı bir terimi doktordan; siyâsetle alâkalı bir deyimi siyâsetçilerden sormak lâzımdır. Eğer onların kullandığı ma’nâda o kelimeye ma’nâ verilmezse, hatâ edilmiş olur. Meselâ; <strong>“demokrasi”</strong>nin lügat ma’nâsı; “halkın otoritesi” (hürriyyet) demektir. Demokrasinin mâzîsi, takrîben 2000 yıl evvele dayanır.<strong> Demokrasi, Yunan feylesoflarının geliştirdiği beşerî bir sistemdir</strong>. Bunlara göre demokrasi:</span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px">“İnsanın hiç bir kánûn altına girmeden, kendi aklınca dilediği gibi hareket etmesi gerektiğini ileri süren bir düşüncedir. Yâni, insânın ne beşerî kánûnları, ne de İlâhî kánûnları dinlemeden, herhangi bir baskı altında kalmadan ve başkasını da baskı altına almadan kendi hevâ ve hevesine göre yaşaması gerektiğini ileri süren bir düşüncedir.”</span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><strong>Bugünün feylesoflarının kabûl ettikleri demokrasi’nin ta’rîfine gelince:</strong></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px">“Demokrasi, halkın kendi kendini idâre etmesidir. Yâni, kendi idârecilerini kendilerinin seçmesi ve kendilerini idâre edecek kánûnları da bizzât kendilerinin çıkarmalarıdır.”</span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px">Mâdem her iki ta’rîfe göre de <strong>demokrasi,</strong> beşerîdir; öyle ise <strong>Kur’ân nazarında merdûddur, gayr-ı meşrû’dur</strong>.</span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px">Demokrasinin daha geniş ma’nâsını anlamak için, bu sahada yazılan eserlere mürâcaat edilebilir. <strong>2000 küsûr seneden beri kullanılan bir kelimenin ıstılahî ma’nâsı değiştirilemez</strong>. O hâlde, ba’zı kesimlerin demokrasi gibi ba’zı terimleri kendilerine göre ta’rîf etmelerine i’tibâr edilmez.</span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px">Gerek <strong>sosyalizm</strong>, gerek <strong>komünizm</strong>, gerekse <strong>demokraside </strong>dîn, devlet işlerine karışamaz ve<strong> dîni esâslara dayalı devlet kurulamaz</strong>. Onların ta’bîrince, dînî esâslara dayanan sistem <strong>“teokrasi”</strong>; dînî esâslara dayanmayan sistem ise <strong>“demokrasi”</strong> vb isimler ile isimlendirilir.</span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px">Bütün dünyâ <strong>siyâsetçilerinin</strong> ta’rîf ettiği böyle bir demokrasiyi meşrû’laştırmaya kalkışan kişinin misâli; tıb noktasında bütün dünyâ profesörlerinin verdikleri bir karâra karşı, hiç tıbla ilişkisi olmayan <strong><span style="color: red">bedevî </span></strong>bir insânın onların o karârlarını beğenmeyip, hepsinin yanlışını isbât etmeye kalkışmasına benzer.</span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><strong>Bedîüzzamân Hazretlerinin</strong> <strong><span style="color: red">“demokrasi”</span></strong> ile hiç bir alâkası yoktur ve o zât, eserlerinin hiç bir yerinde <strong>“demokrasi”</strong> veyâ <strong>“halkın hâkimiyyeti”</strong> ta’bîrlerini <strong>kullanmamıştır</strong>. O hâlde, <strong>Bedîüzzamân Hazretlerini</strong>, demokrasiyi müdâfaa etmek ve benimsemekten tenzîh ederiz. Bu gibi propagandaları yapanların gáyeleri, Üstâd Bedîüzzamân Hazretlerini demokrasiyi savunan biri olarak göstermek sûretiyle <strong>Müslümanların nazarını Risâle-i Nûr’dan çevirmek</strong> ve bununla da <strong>Müslümanların ahkâm-ı İlâhiyye hakkındaki inançlarını bozmaktır</strong>. Üstâd Bedîüzzamân Hazretleri, <strong><span style="color: red">“cumhûriyyet-i şer’ıyye”</span></strong>yi ve <strong>“şûrâ-yı şer’ıyye”yi </strong>medhetmiştir, ama demokrasiyi medhetmemiştir. Zîrâ, ileride îzâh edeceğimiz gibi, cumhûriyyet ayrıdır, demokrasi ise bütün bütün ayrıdır.</span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><strong>Kaynak:<span style="color: red">Rahle Yayınları;Reddul-Evham-4</span></strong> </span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Tevhid_Nur, post: 122887"] [SIZE=3][B]Dördüncü Esâs:[/B] Ma’lûmdur ki, bir kelimenin[B] “lügavî”[/B] ma’nâsı ayrıdır; [B]“ıstılahî”[/B] ma’nâsı da bütün bütün ayrıdır. [B][COLOR=red]Istılahî ma’nâ;[/COLOR][/B] o işin ehil ve erbâbı tarafından kullanılan ma’nâdır. [B]Meselâ;[/B] tasavvufa âit bir kelimeyi mutasavvıflardan; kelâma âit bir kelimeyi ilm-i kelâm ulemâsından; tıbla alâkalı bir terimi doktordan; siyâsetle alâkalı bir deyimi siyâsetçilerden sormak lâzımdır. Eğer onların kullandığı ma’nâda o kelimeye ma’nâ verilmezse, hatâ edilmiş olur. Meselâ; [B]“demokrasi”[/B]nin lügat ma’nâsı; “halkın otoritesi” (hürriyyet) demektir. Demokrasinin mâzîsi, takrîben 2000 yıl evvele dayanır.[B] Demokrasi, Yunan feylesoflarının geliştirdiği beşerî bir sistemdir[/B]. Bunlara göre demokrasi:[/SIZE] [SIZE=3]“İnsanın hiç bir kánûn altına girmeden, kendi aklınca dilediği gibi hareket etmesi gerektiğini ileri süren bir düşüncedir. Yâni, insânın ne beşerî kánûnları, ne de İlâhî kánûnları dinlemeden, herhangi bir baskı altında kalmadan ve başkasını da baskı altına almadan kendi hevâ ve hevesine göre yaşaması gerektiğini ileri süren bir düşüncedir.”[/SIZE] [SIZE=3][B]Bugünün feylesoflarının kabûl ettikleri demokrasi’nin ta’rîfine gelince:[/B][/SIZE] [SIZE=3]“Demokrasi, halkın kendi kendini idâre etmesidir. Yâni, kendi idârecilerini kendilerinin seçmesi ve kendilerini idâre edecek kánûnları da bizzât kendilerinin çıkarmalarıdır.”[/SIZE] [SIZE=3]Mâdem her iki ta’rîfe göre de [B]demokrasi,[/B] beşerîdir; öyle ise [B]Kur’ân nazarında merdûddur, gayr-ı meşrû’dur[/B].[/SIZE] [SIZE=3]Demokrasinin daha geniş ma’nâsını anlamak için, bu sahada yazılan eserlere mürâcaat edilebilir. [B]2000 küsûr seneden beri kullanılan bir kelimenin ıstılahî ma’nâsı değiştirilemez[/B]. O hâlde, ba’zı kesimlerin demokrasi gibi ba’zı terimleri kendilerine göre ta’rîf etmelerine i’tibâr edilmez.[/SIZE] [SIZE=3]Gerek [B]sosyalizm[/B], gerek [B]komünizm[/B], gerekse [B]demokraside [/B]dîn, devlet işlerine karışamaz ve[B] dîni esâslara dayalı devlet kurulamaz[/B]. Onların ta’bîrince, dînî esâslara dayanan sistem [B]“teokrasi”[/B]; dînî esâslara dayanmayan sistem ise [B]“demokrasi”[/B] vb isimler ile isimlendirilir.[/SIZE] [SIZE=3]Bütün dünyâ [B]siyâsetçilerinin[/B] ta’rîf ettiği böyle bir demokrasiyi meşrû’laştırmaya kalkışan kişinin misâli; tıb noktasında bütün dünyâ profesörlerinin verdikleri bir karâra karşı, hiç tıbla ilişkisi olmayan [B][COLOR=red]bedevî [/COLOR][/B]bir insânın onların o karârlarını beğenmeyip, hepsinin yanlışını isbât etmeye kalkışmasına benzer.[/SIZE] [SIZE=3][B]Bedîüzzamân Hazretlerinin[/B] [B][COLOR=red]“demokrasi”[/COLOR][/B] ile hiç bir alâkası yoktur ve o zât, eserlerinin hiç bir yerinde [B]“demokrasi”[/B] veyâ [B]“halkın hâkimiyyeti”[/B] ta’bîrlerini [B]kullanmamıştır[/B]. O hâlde, [B]Bedîüzzamân Hazretlerini[/B], demokrasiyi müdâfaa etmek ve benimsemekten tenzîh ederiz. Bu gibi propagandaları yapanların gáyeleri, Üstâd Bedîüzzamân Hazretlerini demokrasiyi savunan biri olarak göstermek sûretiyle [B]Müslümanların nazarını Risâle-i Nûr’dan çevirmek[/B] ve bununla da [B]Müslümanların ahkâm-ı İlâhiyye hakkındaki inançlarını bozmaktır[/B]. Üstâd Bedîüzzamân Hazretleri, [B][COLOR=red]“cumhûriyyet-i şer’ıyye”[/COLOR][/B]yi ve [B]“şûrâ-yı şer’ıyye”yi [/B]medhetmiştir, ama demokrasiyi medhetmemiştir. Zîrâ, ileride îzâh edeceğimiz gibi, cumhûriyyet ayrıdır, demokrasi ise bütün bütün ayrıdır.[/SIZE] [SIZE=3][B]Kaynak:[COLOR=red]Rahle Yayınları;Reddul-Evham-4[/COLOR][/B] [/SIZE] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nurdan Makaleler
Demokrasinin Tarifi Nedir? Bediüzzaman Hzleri Demokrasiyi Savunmuşmudur?
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst