Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Mizah ve Eğlence
Resim - Karikatür ve Animasyon
DENIZDEN BABAM CIKSIN YERIM DIYENLERE
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Eyvàh!" data-source="post: 65859" data-attributes="member: 12"><p>^o) rabbimiz nasil birimi halami anlamadiniz :O tabi ya sizde haklisiniz su dunya sartlari ile bizim rabbimizi gorebilme imkanimiz cokk azki nasil rabbimiz soyledir diyebilelim </p><p>sinirli bir organ gozle sinirsiz bir varligi gormek bilmek kolay degil </p><p>e imtihan dunyasindayiz herkes gorurse iman etmis olacak iman edincede imtihan in sirri varlik sebebini yitirecek </p><p>o yuzden yaradan gozle gozle gorulmuyor ama 0`nu kainatta yarattigi eserleri ile icraatlari ile pekala taniyabiliriz</p><p></p><p>bu konuda bediuzzaman mektubat adli eserinde soyle kolaylik sunar bize </p><p></p><p></p><p>“Rabbimizi bize tarif eden üç büyük, külli tarif edici var: </p><p></p><p>Birisi: Şu KÂİNAT KİTABIDIR. </p><p></p><p>Birisi: Şu kâinat kitabının en büyük ayeti, delili olan PEYGAMBERİMİZDİR (S.A.V.) </p><p></p><p>Birisi de: KUR’AN-I KERİM’dir” </p><p></p><p>Yukarıdaki ÜÇ DELİL -Kur’an’ın deyişiyle- “AKIL SAHİPLERİ” için; DÜŞÜNENLER İÇİN, hakikaten de DOYURUCU MAHİYETTEDİR.. </p><p></p><p>KÂİNAT KİTABININ tarif edici bir delil olmasına işaret olarak Bediüzzaman, BÜTÜN ALEMLERİ BİR “KİTABA” BENZETİR ve “KÂİNAT KİTABI” ismini verir. </p><p></p><p>Biz de şimdi; vaktimiz yettiğince BU KİTABIN BAZI SAYFALARINI OKUMAYA ÇALIŞACAĞIZ birlikte inş. </p><p></p><p>Bu kitap başlıca “İNSAN, HAYVAN, BİTKİ ve UZAY SAYFALARINI” içinde bulundurmaktadır. </p><p></p><p>Şimdi şu SAYFALARI sırasıyla inceliyelim: </p><p></p><p>İNSAN SAYFASI : </p><p></p><p>Bir boy aynasının karşısına geçip kendinizi tepeden tırnağa iyice inceleyiniz. “Ahsen-i Takvim” (EN MÜKEMMEL KIVAMDA YARADILIŞ) denen meseleyi iliklerinize kadar hissedeceksiniz. </p><p></p><p>İnsanın fizyolojik, biyolojik, anatomik ve psikolojik yapısıyla alakalı kütüphaneler dolusu kitap yazılmıştır ve halen yazılmaktadır ama YİNE DE TAM ANLAMIYLA İFADE EDİLEMEMEKTEDİR. </p><p></p><p>Ve hepsi de İNSANIN HAKİKATEN “EN GÜZEL KIVAM ve SURETTE” YARATILDIĞINI hayret ve ibretle söylüyorlar. </p><p></p><p>İşin ayrıntısını uzmanlarına bırakıp bir latif misalle ne kadar muhteşem bir surette yaratıldığımızı anlamaya çalışalım. </p><p></p><p>BİR KAŞIK YEMEĞİ YERKEN… Aslında bunu günde kaç defa yapıyoruz ama farkında olmuyoruz. Nasıl mı? </p><p></p><p>Efendim, bir insanın bir yemeği yiyebilmesi için önce onu görmesi gerekir; (görüntüsü iyi mi?) </p><p></p><p>sonra kokusunu alması lazım; (kokusu nasıl?) </p><p></p><p>sonra çiğnemesi gerek; (yutabilmesi için) </p><p></p><p>ve yemeğin dökülmemesi için bir ağız lazım. DEĞİL Mİ? </p><p></p><p>HİÇ OLAYI BÖYLE DÜŞÜNMÜŞ MÜYDÜK?.. Açıkçası ben pek düşünmemiştim önceleri.. </p><p></p><p>Burada sayılan işlemler için gereken BÜTÜN ORGANLARIN “UYUMLU” olarak BİR ARADA BULUNMASI bir MÜKEMMELİYET midir? </p><p></p><p>Düşünsenize, gözün bir yerde, burnun başka bir yerde, ağzın farklı bir yerde olduğunu! </p><p></p><p>AMAN ALLAHIM!.. Bir kaşık yemek yiyeceğiz diye bir dünya eziyet çekecektik </p><p></p><p>Ama siz şu AKILLARA DURGUNLUK VEREN DERECEDEKİ “YARATILIŞA ve UYUMA” bakın ki, </p><p></p><p>aynı anda ve fazla bir zahmete katlanmadan, hem göz görüyor hem burun kokusunu alıyor yemeğin, dil tadıyor, dişler çiğniyor ve yemeği yemiş oluyoruz… </p><p></p><p>BÜTÜN BU ORGANLARIN, “BİR TESADÜF ESERİ ya da KENDİ KENDİNE” BİR ARAYA GELİP, ŞU HARİKULADE İNTİZAMI MEYDANA GETİRMESİ MÜMKÜN MÜDÜR?.. </p><p></p><p>Tam burada Bediüzzaman da cümlelerimizi tasdik edercesine, Mektubat’ta, YİRMİNCİ MEKTUP’TA şöyle der: </p><p></p><p>“ALLAH BİRDİR. BAŞKA ŞEYLERE MÜRACAT EDİP YORULMA, ONLARA TEZELLÜL EDİP (zillete düşmek, alçalmak) MİNNET ÇEKME, </p><p></p><p>ONLARA TEMELLÜK EDİP (dalkavukluk edip) BOYUN EĞME, ONLARIN ARKASINA DÜŞÜP ZAHMET ÇEKME, ONLARDAN KORKUP TİTREME.. </p><p></p><p>Çünkü SULTAN-I KÂİNAT BİRDİR. HERŞEYİN ANAHTARI O’NUN YANINDA, HERŞEYİN DİZGİNİ O’NUN ELİNDEDİR. HERŞEY O’NUN EMRİ İLE HALLEDİLİR.” </p><p></p><p>Her bir kelime o kadar çok manayı kapsıyor ki.. Neyse, şimdilik, aklımıza küçük bir ışık yaksa yeter inşallah.. Geniş zamanda açılımlarına gireceğiz farklı derslerimizde.. </p><p></p><p>BİR DİĞER SAYFA; HAYVAN VE BİTKİ SAYFALARI: </p><p></p><p>Kâinat kitabının bir sayfasını da HAYVANLAR ve BİTKİLER. </p><p></p><p>Tek hücreli bir hayvandan tutun en karmaşık yapıya sahip hayvanlara kadar, HEPSİNDE AKIL ALMAZ BİR SANATIN İZLERİNİ GÖRÜP BUNA ŞAHİT OLMAK MÜMKÜN. </p><p></p><p>Biz burada hepsini sayamayız ama sadece bir fikir verebilmek noktasından iki misalle yetinelim. </p><p></p><p>Bir koyunun YEŞİL OT yiyip, KAN, İRİN ve DIŞKININ ARASINDAN, KİRLENMEDEN, TAPTAZE, BEMBEYAZ BİR SÜTÜ VERMESİ, üzerinde düşünülmeye değer bir konu değil mi? </p><p></p><p>Yine bir ARININ PETEKLERİNİ “ALTIGEN” YAPMASI, İLGİNÇ ve BİLİNEN BİR GERÇEKTİR. </p><p></p><p>Daha da ilginci ARININ KARNINDA, ZEHİRİYLE BALI, BİRBİRİNE KARIŞTIRMADAN NASIL YANYANA MUHAFAZA ETTİĞİDİR Kİ, çoğumuz bunu bilmez bile... </p><p></p><p>Bitkilerde de durum hayranlık vericidir. Bir KAYISI AĞACINI ya da başka bir bitkiyi hayal ile tefekkür edelim; düşünelim </p><p></p><p>O KURU ODUN gibi görünen AĞAÇ, topraktan çoğumuzun belki de tiksinerek baktığı PİS ve ÇAMURLU SUYU ÇEKİYOR ve bize, </p><p></p><p>BAKMAYA KIYAMADIĞIMIZ; YEMEYE DOYAMADIĞIMIZ, MİS GİBİ; VİTAMİN DEĞERİ YÜKSEK, MEYVE ve SEBZELERİ servis ediyorlar. </p><p></p><p>Şimdi yukarıda saymış olduğumuz AKILDAN YOKSUN, BİLİNÇSİZ ve KENDİNE DAHİ HAYRI OLMAYAN “HAYVAN ve AĞAÇLARIN” O ENFES ÜRÜNLERİ BİZZAT KENDİLERİNİN VEREBİLMELERİ, “MUTLAK MANADA” HİÇ MÜMKÜN MÜDÜR? </p><p></p><p>Evet, Risale-i Nur’da yine tasdik makamında gayet veciz bir şekilde şöyle buyuruluyor: </p><p></p><p>“ŞU ACAYİP SARAYIN USTASININ; YANİ ŞU GARİP ÂLEMİN SAHİBİNİN ‘HERŞEY EMRİNDEDİR.’ </p><p></p><p>HER ŞEY O’NUN HESABINA ÇALIŞIR. HER ŞEY O’NA –HER EMRE UYAR- BİR ASKER HÜKMÜNDEDİR” </p><p></p><p>UZAY SAYFASI: </p><p></p><p>Son olarak uzay sahifesine göz atıp kâinat kitabını kapatalım. </p><p></p><p>UZAY BOŞLUĞUNDA MİLYARLARCA YILDIZ, YILDIZ KÜMELERİ ve GEZEGENLER BULUNUYOR. </p><p></p><p>Bu YILDIZLAR ve GEZEGENLER takdir edersiniz ki HAVADA HİÇBİR DİREĞE ve DESTEĞE TUTUNMADAN ÖYLECE DÖNÜP DURUYORLAR; </p><p></p><p>Yasin Suresi’ndeki ifadeyle HEPSİ BİRER YÖRÜNGE ÜZERİNDE YÜZÜP GİDİYOR.. </p><p></p><p>Yirmi tane insan bir dolmuşa bindik mi ya birbirimizin ayağına basar; ya kolumuz yanımızdakine çarpar ve neticede birbirimizi rahatsız edip dururuz. </p><p></p><p>Ama lütfen başımızı kaldırıp, şu GÖĞE BİR BAKALIM: </p><p></p><p>DEĞİL YİRMİ; MİLYARLARCA YILDIZ ve GEZEGEN, BIRAKIN DEĞMEYİ ya da BASMAYI, BİRBİRİNE SÜRTÜNMEZLER BİLE!. </p><p></p><p>İNANILMAZ BİR NİZAM v İNTİZAM İÇERİSİNDE HAYATLARINA DEVAM EDERLER. </p><p></p><p>BÜTÜN BU FEVKALADE HADİSELERİ “O TAŞ, TOPRAK KÜTLELERİNE veya ÇEKİM KUVVETLERİNE VERMEK” SAFDİLLİKTEN ÖTE BİR ŞEY İFADE ETMEZ. </p><p></p><p>ÇEKİM KANUNU… EVET, BU BİR KANUNDUR.. AMA,EĞER BİR KANUN VARSA, ONU KOYAN DA MUTLAKA OLMALI DEĞİL Mİ?... </p><p></p><p>MİLYARLARCA YILDIR, HERBİRİ ÇOK HIZLI HAREKET ETMESİNE RAĞMEN, HİÇBİRİ BİR KARIŞIKLIK ÇIKARMADAN, ÇARPMADAN DÖNÜP DURUYORSA; “BUNLARI SEVK ve İDARE EDEN BİR’İ OLMALI” DEĞİL MİDİR? </p><p></p><p>Bütün bu delillerin altını Bediüzzaman “SÖZLER” adlı eserinde şöyle MÜHÜRLER ve şu ÖLÜMSÜZ İFADELERİYLE DİLE GETİRİR: </p><p></p><p>“BİR KÖY MUHTARSIZ OLMAZ. BİR İĞNE USTASIZ OLMAZ, SAHİPSİZ OLAMAZ. </p><p></p><p>NASIL OLUYOR Kİ, NİHAYET DERECEDE MUNTAZAM ŞU MEMLEKET ‘HAKİMSİZ” OLUR?!” </p><p></p><p></p><p>"Seni her türlü noksandan tenzih ederiz. Senin bize öğrettiğinden başka bilgimiz yoktur. Muhakkak ki Sen, ilmi ve hikmeti herşeyi kuşatan Alîm-i Hakîmsin." (Bakara Sûresi, 2:32.) </p><p></p><p>"Duâları ise şu sözlerle sona erer: 'Ezelden ebede her türlü hamd ve övgü, şükür ve minnet, Âlemlerin Rabbi olan Allah'a mahsustur." (Yûnus Sûresi, 10:10.) </p><p></p><p>EY RABBİMİZ!.. BİZLERİ; NEFİS ve ŞEYTANIN ŞERRİNDEN ve KABİR AZABINDAN ve CEHENNEM ATEŞİNDEN MUHAFAZA EYLE ve CENNETÜ’L-FİRDEVSTE MES’UD KIL!.... AMİN AMİN AMİN </p><p></p><p>“Asra yemin olsun ki, insanlar mutlaka ziyandadır.. Ancak; iman edip iyi işler yapanlar, birbirlerine hep hakkı ve sabrı tavsiye edenler müstesna..” (ASR SURESİ)</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Eyvàh!, post: 65859, member: 12"] ^o) rabbimiz nasil birimi halami anlamadiniz :O tabi ya sizde haklisiniz su dunya sartlari ile bizim rabbimizi gorebilme imkanimiz cokk azki nasil rabbimiz soyledir diyebilelim sinirli bir organ gozle sinirsiz bir varligi gormek bilmek kolay degil e imtihan dunyasindayiz herkes gorurse iman etmis olacak iman edincede imtihan in sirri varlik sebebini yitirecek o yuzden yaradan gozle gozle gorulmuyor ama 0`nu kainatta yarattigi eserleri ile icraatlari ile pekala taniyabiliriz bu konuda bediuzzaman mektubat adli eserinde soyle kolaylik sunar bize “Rabbimizi bize tarif eden üç büyük, külli tarif edici var: Birisi: Şu KÂİNAT KİTABIDIR. Birisi: Şu kâinat kitabının en büyük ayeti, delili olan PEYGAMBERİMİZDİR (S.A.V.) Birisi de: KUR’AN-I KERİM’dir” Yukarıdaki ÜÇ DELİL -Kur’an’ın deyişiyle- “AKIL SAHİPLERİ” için; DÜŞÜNENLER İÇİN, hakikaten de DOYURUCU MAHİYETTEDİR.. KÂİNAT KİTABININ tarif edici bir delil olmasına işaret olarak Bediüzzaman, BÜTÜN ALEMLERİ BİR “KİTABA” BENZETİR ve “KÂİNAT KİTABI” ismini verir. Biz de şimdi; vaktimiz yettiğince BU KİTABIN BAZI SAYFALARINI OKUMAYA ÇALIŞACAĞIZ birlikte inş. Bu kitap başlıca “İNSAN, HAYVAN, BİTKİ ve UZAY SAYFALARINI” içinde bulundurmaktadır. Şimdi şu SAYFALARI sırasıyla inceliyelim: İNSAN SAYFASI : Bir boy aynasının karşısına geçip kendinizi tepeden tırnağa iyice inceleyiniz. “Ahsen-i Takvim” (EN MÜKEMMEL KIVAMDA YARADILIŞ) denen meseleyi iliklerinize kadar hissedeceksiniz. İnsanın fizyolojik, biyolojik, anatomik ve psikolojik yapısıyla alakalı kütüphaneler dolusu kitap yazılmıştır ve halen yazılmaktadır ama YİNE DE TAM ANLAMIYLA İFADE EDİLEMEMEKTEDİR. Ve hepsi de İNSANIN HAKİKATEN “EN GÜZEL KIVAM ve SURETTE” YARATILDIĞINI hayret ve ibretle söylüyorlar. İşin ayrıntısını uzmanlarına bırakıp bir latif misalle ne kadar muhteşem bir surette yaratıldığımızı anlamaya çalışalım. BİR KAŞIK YEMEĞİ YERKEN… Aslında bunu günde kaç defa yapıyoruz ama farkında olmuyoruz. Nasıl mı? Efendim, bir insanın bir yemeği yiyebilmesi için önce onu görmesi gerekir; (görüntüsü iyi mi?) sonra kokusunu alması lazım; (kokusu nasıl?) sonra çiğnemesi gerek; (yutabilmesi için) ve yemeğin dökülmemesi için bir ağız lazım. DEĞİL Mİ? HİÇ OLAYI BÖYLE DÜŞÜNMÜŞ MÜYDÜK?.. Açıkçası ben pek düşünmemiştim önceleri.. Burada sayılan işlemler için gereken BÜTÜN ORGANLARIN “UYUMLU” olarak BİR ARADA BULUNMASI bir MÜKEMMELİYET midir? Düşünsenize, gözün bir yerde, burnun başka bir yerde, ağzın farklı bir yerde olduğunu! AMAN ALLAHIM!.. Bir kaşık yemek yiyeceğiz diye bir dünya eziyet çekecektik Ama siz şu AKILLARA DURGUNLUK VEREN DERECEDEKİ “YARATILIŞA ve UYUMA” bakın ki, aynı anda ve fazla bir zahmete katlanmadan, hem göz görüyor hem burun kokusunu alıyor yemeğin, dil tadıyor, dişler çiğniyor ve yemeği yemiş oluyoruz… BÜTÜN BU ORGANLARIN, “BİR TESADÜF ESERİ ya da KENDİ KENDİNE” BİR ARAYA GELİP, ŞU HARİKULADE İNTİZAMI MEYDANA GETİRMESİ MÜMKÜN MÜDÜR?.. Tam burada Bediüzzaman da cümlelerimizi tasdik edercesine, Mektubat’ta, YİRMİNCİ MEKTUP’TA şöyle der: “ALLAH BİRDİR. BAŞKA ŞEYLERE MÜRACAT EDİP YORULMA, ONLARA TEZELLÜL EDİP (zillete düşmek, alçalmak) MİNNET ÇEKME, ONLARA TEMELLÜK EDİP (dalkavukluk edip) BOYUN EĞME, ONLARIN ARKASINA DÜŞÜP ZAHMET ÇEKME, ONLARDAN KORKUP TİTREME.. Çünkü SULTAN-I KÂİNAT BİRDİR. HERŞEYİN ANAHTARI O’NUN YANINDA, HERŞEYİN DİZGİNİ O’NUN ELİNDEDİR. HERŞEY O’NUN EMRİ İLE HALLEDİLİR.” Her bir kelime o kadar çok manayı kapsıyor ki.. Neyse, şimdilik, aklımıza küçük bir ışık yaksa yeter inşallah.. Geniş zamanda açılımlarına gireceğiz farklı derslerimizde.. BİR DİĞER SAYFA; HAYVAN VE BİTKİ SAYFALARI: Kâinat kitabının bir sayfasını da HAYVANLAR ve BİTKİLER. Tek hücreli bir hayvandan tutun en karmaşık yapıya sahip hayvanlara kadar, HEPSİNDE AKIL ALMAZ BİR SANATIN İZLERİNİ GÖRÜP BUNA ŞAHİT OLMAK MÜMKÜN. Biz burada hepsini sayamayız ama sadece bir fikir verebilmek noktasından iki misalle yetinelim. Bir koyunun YEŞİL OT yiyip, KAN, İRİN ve DIŞKININ ARASINDAN, KİRLENMEDEN, TAPTAZE, BEMBEYAZ BİR SÜTÜ VERMESİ, üzerinde düşünülmeye değer bir konu değil mi? Yine bir ARININ PETEKLERİNİ “ALTIGEN” YAPMASI, İLGİNÇ ve BİLİNEN BİR GERÇEKTİR. Daha da ilginci ARININ KARNINDA, ZEHİRİYLE BALI, BİRBİRİNE KARIŞTIRMADAN NASIL YANYANA MUHAFAZA ETTİĞİDİR Kİ, çoğumuz bunu bilmez bile... Bitkilerde de durum hayranlık vericidir. Bir KAYISI AĞACINI ya da başka bir bitkiyi hayal ile tefekkür edelim; düşünelim O KURU ODUN gibi görünen AĞAÇ, topraktan çoğumuzun belki de tiksinerek baktığı PİS ve ÇAMURLU SUYU ÇEKİYOR ve bize, BAKMAYA KIYAMADIĞIMIZ; YEMEYE DOYAMADIĞIMIZ, MİS GİBİ; VİTAMİN DEĞERİ YÜKSEK, MEYVE ve SEBZELERİ servis ediyorlar. Şimdi yukarıda saymış olduğumuz AKILDAN YOKSUN, BİLİNÇSİZ ve KENDİNE DAHİ HAYRI OLMAYAN “HAYVAN ve AĞAÇLARIN” O ENFES ÜRÜNLERİ BİZZAT KENDİLERİNİN VEREBİLMELERİ, “MUTLAK MANADA” HİÇ MÜMKÜN MÜDÜR? Evet, Risale-i Nur’da yine tasdik makamında gayet veciz bir şekilde şöyle buyuruluyor: “ŞU ACAYİP SARAYIN USTASININ; YANİ ŞU GARİP ÂLEMİN SAHİBİNİN ‘HERŞEY EMRİNDEDİR.’ HER ŞEY O’NUN HESABINA ÇALIŞIR. HER ŞEY O’NA –HER EMRE UYAR- BİR ASKER HÜKMÜNDEDİR” UZAY SAYFASI: Son olarak uzay sahifesine göz atıp kâinat kitabını kapatalım. UZAY BOŞLUĞUNDA MİLYARLARCA YILDIZ, YILDIZ KÜMELERİ ve GEZEGENLER BULUNUYOR. Bu YILDIZLAR ve GEZEGENLER takdir edersiniz ki HAVADA HİÇBİR DİREĞE ve DESTEĞE TUTUNMADAN ÖYLECE DÖNÜP DURUYORLAR; Yasin Suresi’ndeki ifadeyle HEPSİ BİRER YÖRÜNGE ÜZERİNDE YÜZÜP GİDİYOR.. Yirmi tane insan bir dolmuşa bindik mi ya birbirimizin ayağına basar; ya kolumuz yanımızdakine çarpar ve neticede birbirimizi rahatsız edip dururuz. Ama lütfen başımızı kaldırıp, şu GÖĞE BİR BAKALIM: DEĞİL YİRMİ; MİLYARLARCA YILDIZ ve GEZEGEN, BIRAKIN DEĞMEYİ ya da BASMAYI, BİRBİRİNE SÜRTÜNMEZLER BİLE!. İNANILMAZ BİR NİZAM v İNTİZAM İÇERİSİNDE HAYATLARINA DEVAM EDERLER. BÜTÜN BU FEVKALADE HADİSELERİ “O TAŞ, TOPRAK KÜTLELERİNE veya ÇEKİM KUVVETLERİNE VERMEK” SAFDİLLİKTEN ÖTE BİR ŞEY İFADE ETMEZ. ÇEKİM KANUNU… EVET, BU BİR KANUNDUR.. AMA,EĞER BİR KANUN VARSA, ONU KOYAN DA MUTLAKA OLMALI DEĞİL Mİ?... MİLYARLARCA YILDIR, HERBİRİ ÇOK HIZLI HAREKET ETMESİNE RAĞMEN, HİÇBİRİ BİR KARIŞIKLIK ÇIKARMADAN, ÇARPMADAN DÖNÜP DURUYORSA; “BUNLARI SEVK ve İDARE EDEN BİR’İ OLMALI” DEĞİL MİDİR? Bütün bu delillerin altını Bediüzzaman “SÖZLER” adlı eserinde şöyle MÜHÜRLER ve şu ÖLÜMSÜZ İFADELERİYLE DİLE GETİRİR: “BİR KÖY MUHTARSIZ OLMAZ. BİR İĞNE USTASIZ OLMAZ, SAHİPSİZ OLAMAZ. NASIL OLUYOR Kİ, NİHAYET DERECEDE MUNTAZAM ŞU MEMLEKET ‘HAKİMSİZ” OLUR?!” "Seni her türlü noksandan tenzih ederiz. Senin bize öğrettiğinden başka bilgimiz yoktur. Muhakkak ki Sen, ilmi ve hikmeti herşeyi kuşatan Alîm-i Hakîmsin." (Bakara Sûresi, 2:32.) "Duâları ise şu sözlerle sona erer: 'Ezelden ebede her türlü hamd ve övgü, şükür ve minnet, Âlemlerin Rabbi olan Allah'a mahsustur." (Yûnus Sûresi, 10:10.) EY RABBİMİZ!.. BİZLERİ; NEFİS ve ŞEYTANIN ŞERRİNDEN ve KABİR AZABINDAN ve CEHENNEM ATEŞİNDEN MUHAFAZA EYLE ve CENNETÜ’L-FİRDEVSTE MES’UD KIL!.... AMİN AMİN AMİN “Asra yemin olsun ki, insanlar mutlaka ziyandadır.. Ancak; iman edip iyi işler yapanlar, birbirlerine hep hakkı ve sabrı tavsiye edenler müstesna..” (ASR SURESİ) [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Mizah ve Eğlence
Resim - Karikatür ve Animasyon
DENIZDEN BABAM CIKSIN YERIM DIYENLERE
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst