Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Bediüzzaman Said Nursi ve Risale-i Nur Cemaati
Bediüzzaman Said Nursi
Hatıralar
DenizLi sahitLeri
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Garib" data-source="post: 28443" data-attributes="member: 1249"><p style="text-align: center"> <p style="text-align: right"><span style="color: Red"><strong><span style="color: blue">Son Şahitler 2.Cild s. 265</span></strong></span></p> <p style="text-align: right"></p></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><span style="color: Red"><strong><span style="color: Black">HİLMİ ARICI</span></strong></span></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><span style="color: Red"><strong><em>l904 (l320) Kadınhanı doğumludur. Kösele ve kavafiye işleri ile meşgul olmaktaydı.</em></strong></span></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><span style="color: Red"><strong>"Duyarak namaz kılıyordu"</strong></span></p> <p style="text-align: center"><span style="color: Red"><strong>Bediüzzaman'la ilk görüşmesini şöyle anlatıyor:</strong></span></p> <p style="text-align: center"><span style="color: Red"><strong>"l943 senesinde kösele, kıl çuval almak için Denizli'ye gitmiştim. Orada küçük bir otele yerleştim. Otel hükümet binasının karşısındayım. Bazan balkona çıkıyordum. Bitişikteki balkonda eski tip giyinmiş birisini gördüm.</strong></span></p> <p style="text-align: center"><span style="color: Red"><strong>"İstanbul'da bazı kimselerden, bütün ısrarlara rağmen kıyafetini değiştirmeyen Bediüzzaman diye bir zat olduğunu duymuştum. Bu zat da mutlaka odur diye düşündüm, kapısını tıkırdattım.</strong></span></p> <p style="text-align: center"><span style="color: Red"><strong>"Gir!' deyince içeri girdim ve elini öptüm. Elim elinde iken 'Said Efendi Hazretleriyle görüşüyorum değil mi?' dedim. Başını salladı. Ufak bir çorba tasından çorba içiyordu. 'Beraber içelim' dedi. Ben de yemek yediğimi söyledim.</strong></span></p> <p style="text-align: center"><span style="color: Red"><strong>"Ne âyettir ne de hadistir, fakat eskiden beri söylenen kelâm-ı kibar olan bir söz vardır, 'Biri yer, biri bakar, kıyamet ondan kopar.' 'Beni namaza kadar yalnız bırak, ben akşam namazına sizi çağırırım'dedi.</strong></span></p> <p style="text-align: center"><span style="color: Red"><strong>"Akşam namazı olunca beni çağırdı. Akşam namazını beraber kıldık. Namaza başlamasını tarif etmek zordur. Duyarak, yaşayarak namaz kılıyordu. Ben cemaat oldum, sonra dua etti.</strong></span></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><span style="color: Red"><strong>Sakal meselesi</strong></span></p> <p style="text-align: center"><span style="color: Red"><strong>"Duadan sonra bana dönerek dedi ki:</strong></span></p> <p style="text-align: center"><span style="color: Red"><strong>"Belki hatırınıza benim sakalsız olduğum gelir. Bunu size izah edeyim de tereddüdünüz gitsin. Bu sünneti işlemediğimin sebebi: Benim bir milyondan fazla talebelerim vardır. Ben sakal bıraksam, bunlar da genç-ihtiyar hep sakal bırakacaklar. Gençlerdeki sakal</strong><strong>ise akranları arasında istihza mevzuu olacaktır. Bu sebeble ben bu sünneti tehir ettim.'</strong></span></p> <p style="text-align: center"><span style="color: Red"><strong>"Yatsı namzında tekrar buluşmak üzere yanından ayrıldım.</strong></span></p> <p style="text-align: center"><span style="color: Red"><strong>"Odama gitmiştim. Bir müddet sonra otel kâtibi koşarak heyecanlı bir şekilde geldi:</strong></span></p> <p style="text-align: center"><span style="color: Red"><strong>"Aşağıya polis müdürü ve dahiliye müfettişi geldi, şu odadaki zatla görüşmeye çıkacaklar, bu odaya sakın girme' dedi.</strong></span></p> <p style="text-align: center"><span style="color: Red"><strong>"İki memur, az sonra Bediüzzaman'ın odasına girdiler, yarım saat kadar içerde kaldılar. Sonra çıkıp gittiler. Onlar gittikten sonra ben yine yanına girdim. Bazı sorularını cevaplandırdığını söyledi bana...</strong></span></p> <p style="text-align: center"><span style="color: Red"><strong>"Yatsıyı yine arkasında kıldım. Sabah namazına yine çağırdı, bu namazlarda da bambaşka bir heyecan duyuyordum. Namaza başlarken sanki kemikleri çatırdıyordu.</strong></span></p> <p style="text-align: center"><span style="color: Red"><strong>"Yine bu mübarek zatta, çok güzel birkoku duyuyordum.</strong></span></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><span style="color: Red"><strong>"Muska yapmayız"</strong></span></p> <p style="text-align: center"><span style="color: Red"><strong>"Gerek otelci, gerekse civarda vazifeli kimseler, hakkında hep keramet anlatıyorlardı. Bediüzzaman'ın menkıbeleri halkın arasına da çok yayılmıştı.</strong></span></p> <p style="text-align: center"><span style="color: Red"><strong>"Bir çokları çamaşırlarını yıkamak istiyorlar. Çeşitli yemekler getiriyorlardı. Fakat o pek az yiyordu.</strong></span></p> <p style="text-align: center"><span style="color: Red"><strong>"Kadınhan'dan bazıları yine ziyaret için Denizli'ye gitmişlerdi. Bunlardan Haydar Özarslan ismindeki adam saralı idi. Otuz senedir hastaydı. Her gün sokakta düşer, bayılır ve çırpınırdı. Hep saralı gezerdi. Halini Bediüzzaman'a anlatarak duva ve muska istemiş. Bediüzzaman:</strong></span></p> <p style="text-align: center"><span style="color: Red"><strong>"Biz muska vesaire yapmayız. Yalnız ben sana dua ederim. Sen de bu duaya âmin de! Belki Allah şifa verir.'</strong></span></p> <p style="text-align: center"><span style="color: Red"><strong>"Sonra Bediüzzaman elini kaldırarak duaya başlamış:</strong></span></p> <p style="text-align: center"><span style="color: Red"><strong>"Yarabbi!.. Bu kulun zayıf, dayanamıyor. Bunun hastalığını bana ver. Bu adama şifa ver Yarabbi!...'</strong></span></p> <p style="text-align: center"><span style="color: Red"><strong>"Bizim memleketli olan bu adam ondan sonrasara hastalığı görmedi. İyileşip şifa buldu.</strong></span></p> <p style="text-align: center"><span style="color: Red"><strong>"Denizli'de Bediüzzaman'ı ziyaret eden iki tüccar arkadaş Hasan Kağnıcı ve Bekir koyuncu l50'şer lira para çıkarıp vermek istemişler.</strong></span></p> <p style="text-align: center"><span style="color: Red"><strong>"Biz para almıyoruz!' diyerek vermek istedikleri l50' şer lirayı reddetmiş.</strong></span></p> <p style="text-align: center"><span style="color: Red"><strong>"Daha sonraki yıllarda ben Konya'da meclis daimi encümen azası idim. Valinin yanındaydım. Dahiliye Vekili valiye telefon ederek, Bediüzzaman'ın Konya'ya sokulmamasını söyledi. Bilâhare Bediüzzaman'ın Konya'da durmadığını öğrendim. Aradan birkaç ay geçmişti ki, Urfa'da vefat ettiğini duydum."</strong></span></p> <p style="text-align: center"></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Garib, post: 28443, member: 1249"] [CENTER] [RIGHT][COLOR=Red][B][COLOR=blue]Son Şahitler 2.Cild s. 265[/COLOR][/B][/COLOR][/RIGHT] [RIGHT][/RIGHT] [COLOR=Red][B][COLOR=Black]HİLMİ ARICI[/COLOR][/B][/COLOR] [COLOR=Red][B][I]l904 (l320) Kadınhanı doğumludur. Kösele ve kavafiye işleri ile meşgul olmaktaydı.[/I][/B][/COLOR] [COLOR=Red][B]"Duyarak namaz kılıyordu"[/B][/COLOR] [COLOR=Red][B]Bediüzzaman'la ilk görüşmesini şöyle anlatıyor:[/B][/COLOR] [COLOR=Red][B]"l943 senesinde kösele, kıl çuval almak için Denizli'ye gitmiştim. Orada küçük bir otele yerleştim. Otel hükümet binasının karşısındayım. Bazan balkona çıkıyordum. Bitişikteki balkonda eski tip giyinmiş birisini gördüm.[/B][/COLOR] [COLOR=Red][B]"İstanbul'da bazı kimselerden, bütün ısrarlara rağmen kıyafetini değiştirmeyen Bediüzzaman diye bir zat olduğunu duymuştum. Bu zat da mutlaka odur diye düşündüm, kapısını tıkırdattım.[/B][/COLOR] [COLOR=Red][B]"Gir!' deyince içeri girdim ve elini öptüm. Elim elinde iken 'Said Efendi Hazretleriyle görüşüyorum değil mi?' dedim. Başını salladı. Ufak bir çorba tasından çorba içiyordu. 'Beraber içelim' dedi. Ben de yemek yediğimi söyledim.[/B][/COLOR] [COLOR=Red][B]"Ne âyettir ne de hadistir, fakat eskiden beri söylenen kelâm-ı kibar olan bir söz vardır, 'Biri yer, biri bakar, kıyamet ondan kopar.' 'Beni namaza kadar yalnız bırak, ben akşam namazına sizi çağırırım'dedi.[/B][/COLOR] [COLOR=Red][B]"Akşam namazı olunca beni çağırdı. Akşam namazını beraber kıldık. Namaza başlamasını tarif etmek zordur. Duyarak, yaşayarak namaz kılıyordu. Ben cemaat oldum, sonra dua etti.[/B][/COLOR] [COLOR=Red][B]Sakal meselesi[/B][/COLOR] [COLOR=Red][B]"Duadan sonra bana dönerek dedi ki:[/B][/COLOR] [COLOR=Red][B]"Belki hatırınıza benim sakalsız olduğum gelir. Bunu size izah edeyim de tereddüdünüz gitsin. Bu sünneti işlemediğimin sebebi: Benim bir milyondan fazla talebelerim vardır. Ben sakal bıraksam, bunlar da genç-ihtiyar hep sakal bırakacaklar. Gençlerdeki sakal[/B][B][/B][B]ise akranları arasında istihza mevzuu olacaktır. Bu sebeble ben bu sünneti tehir ettim.'[/B][/COLOR] [COLOR=Red][B]"Yatsı namzında tekrar buluşmak üzere yanından ayrıldım.[/B][/COLOR] [COLOR=Red][B]"Odama gitmiştim. Bir müddet sonra otel kâtibi koşarak heyecanlı bir şekilde geldi:[/B][/COLOR] [COLOR=Red][B]"Aşağıya polis müdürü ve dahiliye müfettişi geldi, şu odadaki zatla görüşmeye çıkacaklar, bu odaya sakın girme' dedi.[/B][/COLOR] [COLOR=Red][B]"İki memur, az sonra Bediüzzaman'ın odasına girdiler, yarım saat kadar içerde kaldılar. Sonra çıkıp gittiler. Onlar gittikten sonra ben yine yanına girdim. Bazı sorularını cevaplandırdığını söyledi bana...[/B][/COLOR] [COLOR=Red][B]"Yatsıyı yine arkasında kıldım. Sabah namazına yine çağırdı, bu namazlarda da bambaşka bir heyecan duyuyordum. Namaza başlarken sanki kemikleri çatırdıyordu.[/B][/COLOR] [COLOR=Red][B]"Yine bu mübarek zatta, çok güzel birkoku duyuyordum.[/B][/COLOR] [COLOR=Red][B]"Muska yapmayız"[/B][/COLOR] [COLOR=Red][B]"Gerek otelci, gerekse civarda vazifeli kimseler, hakkında hep keramet anlatıyorlardı. Bediüzzaman'ın menkıbeleri halkın arasına da çok yayılmıştı.[/B][/COLOR] [COLOR=Red][B]"Bir çokları çamaşırlarını yıkamak istiyorlar. Çeşitli yemekler getiriyorlardı. Fakat o pek az yiyordu.[/B][/COLOR] [COLOR=Red][B]"Kadınhan'dan bazıları yine ziyaret için Denizli'ye gitmişlerdi. Bunlardan Haydar Özarslan ismindeki adam saralı idi. Otuz senedir hastaydı. Her gün sokakta düşer, bayılır ve çırpınırdı. Hep saralı gezerdi. Halini Bediüzzaman'a anlatarak duva ve muska istemiş. Bediüzzaman:[/B][/COLOR] [COLOR=Red][B]"Biz muska vesaire yapmayız. Yalnız ben sana dua ederim. Sen de bu duaya âmin de! Belki Allah şifa verir.'[/B][/COLOR] [COLOR=Red][B]"Sonra Bediüzzaman elini kaldırarak duaya başlamış:[/B][/COLOR] [COLOR=Red][B]"Yarabbi!.. Bu kulun zayıf, dayanamıyor. Bunun hastalığını bana ver. Bu adama şifa ver Yarabbi!...'[/B][/COLOR] [COLOR=Red][B]"Bizim memleketli olan bu adam ondan sonrasara hastalığı görmedi. İyileşip şifa buldu.[/B][/COLOR] [COLOR=Red][B]"Denizli'de Bediüzzaman'ı ziyaret eden iki tüccar arkadaş Hasan Kağnıcı ve Bekir koyuncu l50'şer lira para çıkarıp vermek istemişler.[/B][/COLOR] [COLOR=Red][B]"Biz para almıyoruz!' diyerek vermek istedikleri l50' şer lirayı reddetmiş.[/B][/COLOR] [COLOR=Red][B]"Daha sonraki yıllarda ben Konya'da meclis daimi encümen azası idim. Valinin yanındaydım. Dahiliye Vekili valiye telefon ederek, Bediüzzaman'ın Konya'ya sokulmamasını söyledi. Bilâhare Bediüzzaman'ın Konya'da durmadığını öğrendim. Aradan birkaç ay geçmişti ki, Urfa'da vefat ettiğini duydum."[/B][/COLOR] [/CENTER] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Bediüzzaman Said Nursi ve Risale-i Nur Cemaati
Bediüzzaman Said Nursi
Hatıralar
DenizLi sahitLeri
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst