Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Mizah ve Eğlence
Serbest Kürsü
Derin düşünmek
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="beyzkardelen" data-source="post: 34277" data-attributes="member: 1428"><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">NİÇİN FAKİRLERE YARDIM CAMİDEN TOPLANIRDA , MEYHANEDEN TOPLANMAZ !</span> <p style="text-align: left"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">NİÇİN KURBANIN 3/1'İ FAKİRLERE VERİLİRKEN , YILBAŞINDA KESİLEN HİNDİNİN BİR BUDU FAKİRLERE VERİLMEZ !</span></p> <p style="text-align: left"></p> <p style="text-align: left"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">NEDEN RAMAZAN AYI SUÇUN EN AZ OLDUĞU AY, KADİR GECESİ SUÇUN EN AZ OLDUĞU GECEDİR DE YILBAŞI GECESİ SUÇUN EN FAZLA OLDUĞU GECEDİR ?</span></p> <p style="text-align: left"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">TARİKAT EVİNDE ( ! ) TOPLANAN YÜZLER NÜMAYİŞ,OLAY ÇIKARMADAN ,ESRAR KOKAİN ALEMİ YAPMADAN AYRILIRDA DİSKO-BAR'LARDA BUNLAR HEP VAR OLUR ?</span></p> <p style="text-align: left"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">ALLAH ( CC) NEDEN DOMUZ ETİNİ HARAM KILMIŞTA , İNEK ETİNİ HARAM KILMAMIŞTIR?</span></p> <p style="text-align: left"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">NİÇİN ( ZEKAT , SADAKA ,FITIR'...) İLE ; ALIN TERİ İLE KAZANILAN MAL,PARANIN BİR BÖLÜMÜ FAKİRLARA VERİLİRDE , İSLAM'IN YASAKLADIĞI KUMAR,FAİZ,KARABORSA,...İLE BAŞKALARININ MALINA ,PARASINA GÖZ DİKİLİR ?</span></p> <p style="text-align: left"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">NEDEN " DİNDE ZORLAMA YOKTUR " AYETİ İLE İSLAM BAŞKA DİNDEN OLANLARIN ZORLA İSLAM'A SOKULMALARINI YASAKLAR DA BAŞKA DİNLERDE BÖYLE BİR KURAL YOKTUR !</span></p> <p style="text-align: left"><span style="font-size: 10px">BİR ZAMANLAR ... VE NEDEN BUGÜN DEĞİL </span></p><p></p><p style="text-align: left"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="color: #000000"><span style="color: red">Faziletliydik:</span> Kimsenin malına, mülküne göz dikmezdik. Kimsenin namusuna yan bakmazdık. Hırsızlık nedir bilmez, dilenciliği meslek edinmez, kimseyi de küçümsemezdik. </span></span><span style="color: #000000"></span></p> <p style="text-align: left"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="color: red">Dürüsttük:</span> Bir zamanlar Londra Ticaret Odası’nın en görünür yerinde şu mealde bir tavsiye levhası asılıydı: "Türklerle alışveriş et, yanılmazsın." </span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="color: red">İtibarlıydık:</span> Bir zamanlar Hollanda Ticaret Odası’nın toplantılarında oylar eşit çıkınca Osmanlılarla alışverişi olan tüccarın oyu iki sayılır, onun dediği olurdu. </span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="color: red">Temizdik:</span> Yere bile tükürmezdik. Hatta, Osmanlı askeri teşkilatını Avrupa’ya tanıtmasıyla meşhur Comte de Marsigil, yere tükürmedikleri için atalarımızı şöyle eleştiriyor: </span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">"Türkler hiçbir zaman yere tükürmezler. Daima yutkunurlar. Bunun için de saçlarında sakallarında bir hararet olur ve zamanla saçları, kaşları, sakalları dökülür." </span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="color: red">Çevreciydik:</span> Kurak günlerde ücretle adamlar tutup sokaktaki ulu ağaçları sulatır, göçmen kuşların yorgunluk atması için saçak altlarına kuş sarayları yapardık. </span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Bunlara öyle çok örnek var ki, saymakla bitmez. </span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="color: red">Harama el sürmezdik:</span> Fransız müellif Motray, 1700’lerdeki halimizi şöyle anlatıyor: </span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">"Türk dükkânlarında hiçbir zaman tek meteliğim kaybolmamıştır. Ne zaman bir şey unutsam, hiç tanımadığım dükkâncılar arkamdan adam koşturmuşlar, hatta birkaç kere Beyoğlu’ndaki ikametgâhıma kadar gelmişlerdir." </span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="color: red">Medeni idik:</span> İngiliz sefiri Sör James Porter ise, 1740’ların Türkiye’si için şunları söylüyor: </span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">"Gerek İstanbul’da, gerekse imparatorluğun diğer şehirlerinde hüküm süren emniyet ve asayiş, hiçbir tereddüde imkân bırakmayacak şekilde isbat etmektedir ki, Türkler çok medeni insanlardır." </span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="color: red">Dosdoğruyduk:</span> Fransız generallerden Comte de Bonneval ise, şu hükmü veriyor: </span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">"Haksızlık, mürabahacılık, inhisarcılık ve hırsızlık gibi suçlar, Türkler arasında meçhuldür... Öyle bir dürüstlük gösterirler ki, insan çok defa Türklerin doğruluklarına hayran kalır." </span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="color: red">Hırsızlık nedir bilmezdik:</span> Fransız müellif Dr. Brayer, 1830’ların İstanbul’unu getiriyor önümüze: </span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">"Evlerin kapısının şöyle böyle kapatıldığı ve dükkânların çoğunlukla umumî ahlâka itimaden açık bırakıldığı İstanbul’da her sene azami beş-altı hırsızlık vak’ası görülür." </span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Ubicini Dr. Brayer’i şöyle doğruluyor: </span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">"Bu muazzam payıtahtta dükkâncılar, namaz saatlerinde dükkânlarını açık bırakıp camiye gittikleri ve geceleri evlerin kapısı basit bir mandalla kapatıldığı halde, senede dört hırsızlık vakası bile olmaz. Ahalisi sırf Hıristiyan olan Galata ile Beyoğlu’nda ise hırsızlık ve cinayet vak’aları olmadan gün geçmez." </span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="color: red">Naziktik:</span> Edmondo de Amicis isimli İtalyan gezgini, yine 1880’lerin "biz"ini anlatıyor bize: </span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">"İstanbul Türk halkı Avrupa’nın en nazik ve en kibar insanlarıdır. Sokakta kavga enderdir. Kahkaha sesi nadirattan işitilir. O kadar müsamahakârdırlar ki; ibadet saatlerinde bile camilerini gezebilir, bizim kiliselerde gördüğünüz kolaylığın çok fazlasını görürsünüz." </span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="color: red">Cihana örnektik:</span> Türkiye Seyahatnâmesi’yle meşhur Du Loir’un 1650’lerdeki hükmü şöyle: </span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">"Hiç şüphesiz ki, ahlâk bakımından Türk siyasetiyle medeni hayatı bütün cihana örnek olabilecek vaziyettedir." </span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Şefkatimiz yalnızca insana yönelik değildi, hayvanları, hatta bitkileri bile kapsıyordu. </span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="color: red">Hayata karşı saygılıydık:</span> Bu konuda dilerseniz Elisee Recus’u dinleyelim, bize 1880’lerdeki halimizi anlatsın: </span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">"Türklerdeki iyilik duygusu hayvanları dahi kucaklamıştır. Birçok köyde eşekler haftada iki gün izinli sayılır... Türklerle Rumların karışık olarak yaşadığı köylerde ise bir evin hangi tarafa ait olduğunu kolaylıkla anlayabilirsiniz. Eğer evin bacasında leylekler yuva yapmışsa, bilin ki o ev bir Türk evidir." (Küçük Asya, c. 9) </span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="color: red">Hayırseverdik:</span> Comte de Marsigli’yi tekrar dinleyelim: </span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">"Yazın İstanbul’dan Sofya’ya giderken dağlardan anayol üzerine inmiş köylülerin yolculara bedava ayran dağıttıklarına şahit oldum." </span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Aynı müellif, ceddimizin hayırseverlikte fazla ileri gittikleri kanaatindedir. Şöyle diyor: </span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">"Fakat şunu da itiraf etmeliyim ki, bu dindarane hareketlerinde biraz fazla ileri gitmektedirler. İyiliklerini yalnız insan cinsine hasretmekle kalmayıp, hayvanlara ve hatta bitkilere bile teşmil ederler." </span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Bu tespiti, İslâm ve Türk düşmanı avukat Guer misallendiriyor: </span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">"Türk şefkati hayvanlara bile şamildir" dedikten sonra şu örneği zikrediyor: </span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">"Hayvanları beslemek için vakıflar ve ücretli adamları vardır. Bu adamlar sokak başlarında sahipsiz köpeklere ve kedilere et dağıtırlar... Sokaktaki ağaçların kuraklıktan kurumasını önlemek için bir fakire para verip sulatacak kadar kaçık Müslümanlara bile rastlamak mümkündür..." </span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">"Kaçık"lığın kaynağını da veriyor adam: </span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">"Birçokları da sırf azad etmek için kuşbazlardan kuş satın alırlar. Bunu yapan bir Türk’e bir gün yaptığı işin neye yaradığını sordum. Küçümseyerek baktı ve şu cevabı verdi: Allah’ın rızasını tahsile yarar." </span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Galiba geçmişimizden uzaklaşmak bize çok pahalıya patladı. </span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Yahya Kemal Beyatlı’nın bir tespitiyle yazımızı noktalayalım: </span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="color: red">"Eski Türklerin bir dini hayatları vardı, dini hayatları olduğu için de çok şeyleri vardı; yeni Türklerin de dini hayatları olduğunda çok şeyleri olacak."</span></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="beyzkardelen, post: 34277, member: 1428"] [FONT=Trebuchet MS]NİÇİN FAKİRLERE YARDIM CAMİDEN TOPLANIRDA , MEYHANEDEN TOPLANMAZ ![/FONT] [LEFT][FONT=Trebuchet MS]NİÇİN KURBANIN 3/1'İ FAKİRLERE VERİLİRKEN , YILBAŞINDA KESİLEN HİNDİNİN BİR BUDU FAKİRLERE VERİLMEZ ![/FONT] [FONT=Trebuchet MS]NEDEN RAMAZAN AYI SUÇUN EN AZ OLDUĞU AY, KADİR GECESİ SUÇUN EN AZ OLDUĞU GECEDİR DE YILBAŞI GECESİ SUÇUN EN FAZLA OLDUĞU GECEDİR ?[/FONT] [FONT=Trebuchet MS]TARİKAT EVİNDE ( ! ) TOPLANAN YÜZLER NÜMAYİŞ,OLAY ÇIKARMADAN ,ESRAR KOKAİN ALEMİ YAPMADAN AYRILIRDA DİSKO-BAR'LARDA BUNLAR HEP VAR OLUR ?[/FONT] [FONT=Trebuchet MS]ALLAH ( CC) NEDEN DOMUZ ETİNİ HARAM KILMIŞTA , İNEK ETİNİ HARAM KILMAMIŞTIR?[/FONT] [FONT=Trebuchet MS]NİÇİN ( ZEKAT , SADAKA ,FITIR'...) İLE ; ALIN TERİ İLE KAZANILAN MAL,PARANIN BİR BÖLÜMÜ FAKİRLARA VERİLİRDE , İSLAM'IN YASAKLADIĞI KUMAR,FAİZ,KARABORSA,...İLE BAŞKALARININ MALINA ,PARASINA GÖZ DİKİLİR ?[/FONT] [FONT=Trebuchet MS]NEDEN " DİNDE ZORLAMA YOKTUR " AYETİ İLE İSLAM BAŞKA DİNDEN OLANLARIN ZORLA İSLAM'A SOKULMALARINI YASAKLAR DA BAŞKA DİNLERDE BÖYLE BİR KURAL YOKTUR ![/FONT] [SIZE=2]BİR ZAMANLAR ... VE NEDEN BUGÜN DEĞİL [/SIZE][/LEFT] [LEFT][FONT=Trebuchet MS][COLOR=#000000][COLOR=red]Faziletliydik:[/COLOR] Kimsenin malına, mülküne göz dikmezdik. Kimsenin namusuna yan bakmazdık. Hırsızlık nedir bilmez, dilenciliği meslek edinmez, kimseyi de küçümsemezdik. [/COLOR][/FONT][COLOR=#000000] [FONT=Trebuchet MS][COLOR=red]Dürüsttük:[/COLOR] Bir zamanlar Londra Ticaret Odası’nın en görünür yerinde şu mealde bir tavsiye levhası asılıydı: "Türklerle alışveriş et, yanılmazsın." [/FONT] [FONT=Trebuchet MS][COLOR=red]İtibarlıydık:[/COLOR] Bir zamanlar Hollanda Ticaret Odası’nın toplantılarında oylar eşit çıkınca Osmanlılarla alışverişi olan tüccarın oyu iki sayılır, onun dediği olurdu. [/FONT] [FONT=Trebuchet MS][COLOR=red]Temizdik:[/COLOR] Yere bile tükürmezdik. Hatta, Osmanlı askeri teşkilatını Avrupa’ya tanıtmasıyla meşhur Comte de Marsigil, yere tükürmedikleri için atalarımızı şöyle eleştiriyor: [/FONT] [FONT=Trebuchet MS]"Türkler hiçbir zaman yere tükürmezler. Daima yutkunurlar. Bunun için de saçlarında sakallarında bir hararet olur ve zamanla saçları, kaşları, sakalları dökülür." [/FONT] [FONT=Trebuchet MS][COLOR=red]Çevreciydik:[/COLOR] Kurak günlerde ücretle adamlar tutup sokaktaki ulu ağaçları sulatır, göçmen kuşların yorgunluk atması için saçak altlarına kuş sarayları yapardık. [/FONT] [FONT=Trebuchet MS]Bunlara öyle çok örnek var ki, saymakla bitmez. [/FONT] [FONT=Trebuchet MS][COLOR=red]Harama el sürmezdik:[/COLOR] Fransız müellif Motray, 1700’lerdeki halimizi şöyle anlatıyor: [/FONT] [FONT=Trebuchet MS]"Türk dükkânlarında hiçbir zaman tek meteliğim kaybolmamıştır. Ne zaman bir şey unutsam, hiç tanımadığım dükkâncılar arkamdan adam koşturmuşlar, hatta birkaç kere Beyoğlu’ndaki ikametgâhıma kadar gelmişlerdir." [/FONT] [FONT=Trebuchet MS][COLOR=red]Medeni idik:[/COLOR] İngiliz sefiri Sör James Porter ise, 1740’ların Türkiye’si için şunları söylüyor: [/FONT] [FONT=Trebuchet MS]"Gerek İstanbul’da, gerekse imparatorluğun diğer şehirlerinde hüküm süren emniyet ve asayiş, hiçbir tereddüde imkân bırakmayacak şekilde isbat etmektedir ki, Türkler çok medeni insanlardır." [/FONT] [FONT=Trebuchet MS][COLOR=red]Dosdoğruyduk:[/COLOR] Fransız generallerden Comte de Bonneval ise, şu hükmü veriyor: [/FONT] [FONT=Trebuchet MS]"Haksızlık, mürabahacılık, inhisarcılık ve hırsızlık gibi suçlar, Türkler arasında meçhuldür... Öyle bir dürüstlük gösterirler ki, insan çok defa Türklerin doğruluklarına hayran kalır." [/FONT] [FONT=Trebuchet MS][COLOR=red]Hırsızlık nedir bilmezdik:[/COLOR] Fransız müellif Dr. Brayer, 1830’ların İstanbul’unu getiriyor önümüze: [/FONT] [FONT=Trebuchet MS]"Evlerin kapısının şöyle böyle kapatıldığı ve dükkânların çoğunlukla umumî ahlâka itimaden açık bırakıldığı İstanbul’da her sene azami beş-altı hırsızlık vak’ası görülür." [/FONT] [FONT=Trebuchet MS]Ubicini Dr. Brayer’i şöyle doğruluyor: [/FONT] [FONT=Trebuchet MS]"Bu muazzam payıtahtta dükkâncılar, namaz saatlerinde dükkânlarını açık bırakıp camiye gittikleri ve geceleri evlerin kapısı basit bir mandalla kapatıldığı halde, senede dört hırsızlık vakası bile olmaz. Ahalisi sırf Hıristiyan olan Galata ile Beyoğlu’nda ise hırsızlık ve cinayet vak’aları olmadan gün geçmez." [/FONT] [FONT=Trebuchet MS][COLOR=red]Naziktik:[/COLOR] Edmondo de Amicis isimli İtalyan gezgini, yine 1880’lerin "biz"ini anlatıyor bize: [/FONT] [FONT=Trebuchet MS]"İstanbul Türk halkı Avrupa’nın en nazik ve en kibar insanlarıdır. Sokakta kavga enderdir. Kahkaha sesi nadirattan işitilir. O kadar müsamahakârdırlar ki; ibadet saatlerinde bile camilerini gezebilir, bizim kiliselerde gördüğünüz kolaylığın çok fazlasını görürsünüz." [/FONT] [FONT=Trebuchet MS][COLOR=red]Cihana örnektik:[/COLOR] Türkiye Seyahatnâmesi’yle meşhur Du Loir’un 1650’lerdeki hükmü şöyle: [/FONT] [FONT=Trebuchet MS]"Hiç şüphesiz ki, ahlâk bakımından Türk siyasetiyle medeni hayatı bütün cihana örnek olabilecek vaziyettedir." [/FONT] [FONT=Trebuchet MS]Şefkatimiz yalnızca insana yönelik değildi, hayvanları, hatta bitkileri bile kapsıyordu. [/FONT] [FONT=Trebuchet MS][COLOR=red]Hayata karşı saygılıydık:[/COLOR] Bu konuda dilerseniz Elisee Recus’u dinleyelim, bize 1880’lerdeki halimizi anlatsın: [/FONT] [FONT=Trebuchet MS]"Türklerdeki iyilik duygusu hayvanları dahi kucaklamıştır. Birçok köyde eşekler haftada iki gün izinli sayılır... Türklerle Rumların karışık olarak yaşadığı köylerde ise bir evin hangi tarafa ait olduğunu kolaylıkla anlayabilirsiniz. Eğer evin bacasında leylekler yuva yapmışsa, bilin ki o ev bir Türk evidir." (Küçük Asya, c. 9) [/FONT] [FONT=Trebuchet MS][COLOR=red]Hayırseverdik:[/COLOR] Comte de Marsigli’yi tekrar dinleyelim: [/FONT] [FONT=Trebuchet MS]"Yazın İstanbul’dan Sofya’ya giderken dağlardan anayol üzerine inmiş köylülerin yolculara bedava ayran dağıttıklarına şahit oldum." [/FONT] [FONT=Trebuchet MS]Aynı müellif, ceddimizin hayırseverlikte fazla ileri gittikleri kanaatindedir. Şöyle diyor: [/FONT] [FONT=Trebuchet MS]"Fakat şunu da itiraf etmeliyim ki, bu dindarane hareketlerinde biraz fazla ileri gitmektedirler. İyiliklerini yalnız insan cinsine hasretmekle kalmayıp, hayvanlara ve hatta bitkilere bile teşmil ederler." [/FONT] [FONT=Trebuchet MS]Bu tespiti, İslâm ve Türk düşmanı avukat Guer misallendiriyor: [/FONT] [FONT=Trebuchet MS]"Türk şefkati hayvanlara bile şamildir" dedikten sonra şu örneği zikrediyor: [/FONT] [FONT=Trebuchet MS]"Hayvanları beslemek için vakıflar ve ücretli adamları vardır. Bu adamlar sokak başlarında sahipsiz köpeklere ve kedilere et dağıtırlar... Sokaktaki ağaçların kuraklıktan kurumasını önlemek için bir fakire para verip sulatacak kadar kaçık Müslümanlara bile rastlamak mümkündür..." [/FONT] [FONT=Trebuchet MS]"Kaçık"lığın kaynağını da veriyor adam: [/FONT] [FONT=Trebuchet MS]"Birçokları da sırf azad etmek için kuşbazlardan kuş satın alırlar. Bunu yapan bir Türk’e bir gün yaptığı işin neye yaradığını sordum. Küçümseyerek baktı ve şu cevabı verdi: Allah’ın rızasını tahsile yarar." [/FONT] [FONT=Trebuchet MS]Galiba geçmişimizden uzaklaşmak bize çok pahalıya patladı. [/FONT] [FONT=Trebuchet MS]Yahya Kemal Beyatlı’nın bir tespitiyle yazımızı noktalayalım: [/FONT] [FONT=Trebuchet MS][COLOR=red]"Eski Türklerin bir dini hayatları vardı, dini hayatları olduğu için de çok şeyleri vardı; yeni Türklerin de dini hayatları olduğunda çok şeyleri olacak."[/COLOR][/FONT][/COLOR][/LEFT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Mizah ve Eğlence
Serbest Kürsü
Derin düşünmek
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst