Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Mizah ve Eğlence
Serbest Kürsü
DERS ALMAK ÜÇ HİKÂYE - ÜÇ DERS - BİR SÖZ 1.Hikâye: Kavak Ağacı ile Kaba
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="harp" data-source="post: 228792" data-attributes="member: 1008315"><p>[FONT=verdana,sans-serif]<strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: #800000">DERS ALMAK</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: #800000"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: #800000">ÜÇ HİKÂYE - ÜÇ DERS - BİR SÖZ</span></span></strong></p><p></p><p></p><p><strong>1.Hikâye: <span style="color: #800000">Kavak Ağacı ile Kabak</span> </strong></p><p><strong></strong>[/FONT]<span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px">[FONT=verdana,sans-serif]Ulu bir kavak ağacının yanında bir kabak filizi boy göstermiş. Bahar ilerledikçe kabak, kavak ağacına sarılarak yükselmeye başlamış. Yağmurların ve güneşin de katalizörlüğünde müthiş bir hızla büyümüş ve neredeyse kavak ağacı ile aynı boya gelmiş. Bir gün kabak,dayanamayıp kavağa sormuş:</span></p><p><span style="font-size: 10px">-Sen kaç ayda bu hale geldin ağaç?</span></p><p><span style="font-size: 10px">-10(On) yılda, demiş kavak.</span></p><p><span style="font-size: 10px">-10(On) yılda mı? Diye gülmüş ve çiçeklerini sallamış kabak.</span></p><p><span style="font-size: 10px">-Ben neredeyse 2(iki) ayda seninle aynı boya geldim bak!</span></p><p><span style="font-size: 10px">-Doğru, demiş kavak.</span></p><p><span style="font-size: 10px">Günler günleri kovalamış ve sonbaharın ilk rüzgârları başladığında kabak üşümeye sonra yapraklarını düşürmeye, soğuklar arttıkça da aşağıya doğru inmeye başlamış. Sormuş endişeyle kavağa:</span></p><p><span style="font-size: 10px">-Neler oluyor bana ulu ağaç?</span></p><p><span style="font-size: 10px">-Ölüyorsun, demiş ulu kavak.</span></p><p><span style="font-size: 10px">-Niçin?</span></p><p><span style="font-size: 10px">-Benim 10(on) yılda geldiğim yere, 2(iki) ayda gelmeye çalıştığın için.</span></p><p><span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px"><strong><em>1) Ders: Çalışmadan emek harcamadan gelinen nokta başarı sayılmaz.</em></strong>[/FONT]</span></p><p><span style="font-size: 10px">[FONT=verdana,sans-serif]<strong><em> Kolay kazanılan, kolay kaybedilir. Her işte alın teri ve emek şarttır.</em></strong>[/FONT]</span><span style="font-size: 10px">[FONT=verdana,sans-serif][/FONT]</span></p><p> </p><p></p><p> * * * * * * * * * * * * * * </p><p> <span style="font-size: 10px">[FONT=verdana,sans-serif] [/FONT]</span></p><p> <strong>2. Hikâye: <span style="color: #800000">En iyi Buğday</span></strong>[FONT=verdana,sans-serif][/FONT]<span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px">[FONT=verdana,sans-serif]Her yıl yapılan 'en iyi buğday' yarışmasını yine aynı çiftçi kazanmıştı. Çiftçiye bu işin sırrı soruldu. Çiftçi:</span></p><p><span style="font-size: 10px"><strong><em>-Benim sırrımın cevabı, kendi buğday tohumlarımı komşularımla paylaşmakta yatıyor,</em></strong> dedi.</span></p><p><span style="font-size: 10px">-Elinizdeki kaliteli tohumları rakiplerinizle mi paylaşıyorsunuz? Ama neden böyle bir şeye ihtiyaç duyuyorsunuz? diye sorulduğunda,</span></p><p><span style="font-size: 10px">-Neden olmasın, dedi çiftçi.</span></p><p><span style="font-size: 10px">-Bilmediğiniz bir şey var; rüzgâr olgunlaşmakta olan buğdaydan poleni alır ve tarladan tarlaya taşır. Bu sebeple, <strong><em>komşularımın kötü buğday yetiştirmesi demek, benim ürünümün kalitesinin de düşük olması demektir.</em></strong> Eğer en iyi buğdayı yetiştirmek istiyorsam, komşularımın da iyi buğdaylar yetiştirmesine yardımcı olmam gerekiyor.</span></p><p><span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px"><strong><em>2) [FONT=verdana,sans-serif]Ders: Sevgi ve paylaşmak en yakınınızdan başlar. Sonra yayılarak devam eder. [/FONT]</em></strong>[/FONT]</span>[FONT=verdana,sans-serif]<span style="font-size: 10px">[FONT=verdana,sans-serif]<em><strong>Kin, cimrilik, nefret kimsenin hoşlanacağı davranışlar değildir.</strong></em></span></p><p><span style="font-size: 10px"><em></em>[/FONT]</span></p><p><span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'Verdana'"> * * * * * * * * * * * * * * </span></span>[/FONT]</p><p> [FONT=verdana,sans-serif]<span style="font-size: 10px"> </span></p><p><span style="font-size: 10px"><strong>3</strong>[FONT=verdana,sans-serif]<strong>.</strong><span style="font-size: 15px">Hikâye: <span style="color: #990000">Zaten </span></span><span style="font-size: 12px"><span style="color: #990000"><strong>Geleceğini biliyordum...</strong></span></span>[/FONT]</span> </p><p>[/FONT]<span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px">[FONT=verdana,sans-serif]Savaşın en kanlı günlerinden biriydi. Asker, en iyi arkadaşının az ilerde kanlar içinde yere düştüğünü gördü. İnsanın başını bir saniye bile siperin üzerinde tutamayacağı ateş yağmuru altındaydılar. Tam siperden dışarı doğru bir hamle yapacağı sırada, başka bir arkadaşı onu omzundan tutarak tekrar içeri çekti,</span></p><p><span style="font-size: 10px">-Delirdin mi sen? Gitmeye değer mi? Baksana arkadaşın delik deşik olmuş. Büyük bir ihtimalle ölmüştür. Artık onun için yapabileceğin bir şey yok. Boşuna kendi hayatını da tehlikeye atma.</span></p><p><span style="font-size: 10px">Fakat asker onu dinlemedi ve siperden dışarıya fırladı. Asker o korkunç ateş yağmuru altında arkadaşına ulaştı. Onu sırtına aldı ve koşa koşa geri döndü. Birlikte siperin içine yuvarlandılar. Fakat cesur asker yaralı arkadaşını kurtaramamıştı. Siperdeki diğer arkadaşı;</span></p><p><span style="font-size: 10px">-Sana değmez demiştim. Hayatını boşu boşuna tehlikeye attın.</span></p><p><span style="font-size: 10px">-Değdi, dedi, gözleri dolarak, "değdi..." diye tekrarladı.</span></p><p><span style="font-size: 10px">-Nasıl değdi? Bu askerimiz ölmüş görmüyor musun?</span></p><p><span style="font-size: 10px">-Yine de değdi. Çünkü yanına vardığımda henüz hayatta ve sağdı. Onun son sözlerini duymak, dünyalara bedeldi benim içim.</span></p><p><span style="font-size: 10px">Ve hıçkırarak arkadaşının son sözlerini tekrarladı:</span></p><p><span style="font-size: 10px"><strong><em>-Zaten Geleceğini biliyordum... Zaten Geleceğini biliyordum...</em></strong></span></p><p><span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px"><em><strong>3) Ders: Güven vermek önemlidir. Güven duymak önemlidir. Duyulan güveni boşa çıkarmamak daha da önemlidir.</strong></em>[/FONT]</span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="harp, post: 228792, member: 1008315"] [FONT=verdana,sans-serif][B][SIZE=4][COLOR=#800000]DERS ALMAK ÜÇ HİKÂYE - ÜÇ DERS - BİR SÖZ[/COLOR][/SIZE][/B] [B]1.Hikâye: [COLOR=#800000]Kavak Ağacı ile Kabak[/COLOR][COLOR=#800000] [/COLOR] [/B][/FONT][SIZE=2] [FONT=verdana,sans-serif]Ulu bir kavak ağacının yanında bir kabak filizi boy göstermiş. Bahar ilerledikçe kabak, kavak ağacına sarılarak yükselmeye başlamış. Yağmurların ve güneşin de katalizörlüğünde müthiş bir hızla büyümüş ve neredeyse kavak ağacı ile aynı boya gelmiş. Bir gün kabak,dayanamayıp kavağa sormuş: -Sen kaç ayda bu hale geldin ağaç? -10(On) yılda, demiş kavak. -10(On) yılda mı? Diye gülmüş ve çiçeklerini sallamış kabak. -Ben neredeyse 2(iki) ayda seninle aynı boya geldim bak! -Doğru, demiş kavak. Günler günleri kovalamış ve sonbaharın ilk rüzgârları başladığında kabak üşümeye sonra yapraklarını düşürmeye, soğuklar arttıkça da aşağıya doğru inmeye başlamış. Sormuş endişeyle kavağa: -Neler oluyor bana ulu ağaç? -Ölüyorsun, demiş ulu kavak. -Niçin? -Benim 10(on) yılda geldiğim yere, 2(iki) ayda gelmeye çalıştığın için. [B][I]1) Ders: Çalışmadan emek harcamadan gelinen nokta başarı sayılmaz.[/I][/B][/FONT][/SIZE] [SIZE=2][FONT=verdana,sans-serif][B][I] Kolay kazanılan, kolay kaybedilir. Her işte alın teri ve emek şarttır.[/I][/B][/FONT][/SIZE][SIZE=2][FONT=verdana,sans-serif][B][/B][/FONT][/SIZE] * * * * * * * * * * * * * * [SIZE=2][FONT=verdana,sans-serif] [/FONT][/SIZE] [B]2. Hikâye: [COLOR=#800000]En iyi Buğday[/COLOR][/B][FONT=verdana,sans-serif][COLOR=#800000][/COLOR][/FONT][SIZE=2] [FONT=verdana,sans-serif]Her yıl yapılan 'en iyi buğday' yarışmasını yine aynı çiftçi kazanmıştı. Çiftçiye bu işin sırrı soruldu. Çiftçi: [B][I]-Benim sırrımın cevabı, kendi buğday tohumlarımı komşularımla paylaşmakta yatıyor,[/I][/B] dedi. -Elinizdeki kaliteli tohumları rakiplerinizle mi paylaşıyorsunuz? Ama neden böyle bir şeye ihtiyaç duyuyorsunuz? diye sorulduğunda, -Neden olmasın, dedi çiftçi. -Bilmediğiniz bir şey var; rüzgâr olgunlaşmakta olan buğdaydan poleni alır ve tarladan tarlaya taşır. Bu sebeple, [B][I]komşularımın kötü buğday yetiştirmesi demek, benim ürünümün kalitesinin de düşük olması demektir.[/I][/B] Eğer en iyi buğdayı yetiştirmek istiyorsam, komşularımın da iyi buğdaylar yetiştirmesine yardımcı olmam gerekiyor. [B][I]2) [FONT=verdana,sans-serif]Ders: Sevgi ve paylaşmak en yakınınızdan başlar. Sonra yayılarak devam eder. [/FONT][/I][/B][/FONT][/SIZE][FONT=verdana,sans-serif][SIZE=2][FONT=verdana,sans-serif][I][B]Kin, cimrilik, nefret kimsenin hoşlanacağı davranışlar değildir.[/B] [/I][/FONT] [FONT=Verdana] * * * * * * * * * * * * * * [/FONT][/SIZE][/FONT] [FONT=verdana,sans-serif][SIZE=2][FONT=Verdana] [/FONT] [B]3[/B][FONT=verdana,sans-serif][B].[/B][SIZE=4]Hikâye: [COLOR=#990000]Zaten [/COLOR][/SIZE][SIZE=3][COLOR=#990000][B]Geleceğini biliyordum...[/B][/COLOR][/SIZE][/FONT][/SIZE][SIZE=3][COLOR=#800000] [/COLOR][/SIZE] [/FONT][SIZE=2] [FONT=verdana,sans-serif]Savaşın en kanlı günlerinden biriydi. Asker, en iyi arkadaşının az ilerde kanlar içinde yere düştüğünü gördü. İnsanın başını bir saniye bile siperin üzerinde tutamayacağı ateş yağmuru altındaydılar. Tam siperden dışarı doğru bir hamle yapacağı sırada, başka bir arkadaşı onu omzundan tutarak tekrar içeri çekti, -Delirdin mi sen? Gitmeye değer mi? Baksana arkadaşın delik deşik olmuş. Büyük bir ihtimalle ölmüştür. Artık onun için yapabileceğin bir şey yok. Boşuna kendi hayatını da tehlikeye atma. Fakat asker onu dinlemedi ve siperden dışarıya fırladı. Asker o korkunç ateş yağmuru altında arkadaşına ulaştı. Onu sırtına aldı ve koşa koşa geri döndü. Birlikte siperin içine yuvarlandılar. Fakat cesur asker yaralı arkadaşını kurtaramamıştı. Siperdeki diğer arkadaşı; -Sana değmez demiştim. Hayatını boşu boşuna tehlikeye attın. -Değdi, dedi, gözleri dolarak, "değdi..." diye tekrarladı. -Nasıl değdi? Bu askerimiz ölmüş görmüyor musun? -Yine de değdi. Çünkü yanına vardığımda henüz hayatta ve sağdı. Onun son sözlerini duymak, dünyalara bedeldi benim içim. Ve hıçkırarak arkadaşının son sözlerini tekrarladı: [B][I]-Zaten Geleceğini biliyordum... Zaten Geleceğini biliyordum...[/I][/B] [I][B]3) Ders: Güven vermek önemlidir. Güven duymak önemlidir. Duyulan güveni boşa çıkarmamak daha da önemlidir.[/B][/I][/FONT][/SIZE] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Mizah ve Eğlence
Serbest Kürsü
DERS ALMAK ÜÇ HİKÂYE - ÜÇ DERS - BİR SÖZ 1.Hikâye: Kavak Ağacı ile Kaba
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst