Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Devr-i Firkatte Elif miktaınca sükut...
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="ANDELiB" data-source="post: 162348" data-attributes="member: 12335"><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen">"Serfirâzım!</span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen">Gün geceye soyunuyor yine… Bugün dünden daha fena! Alyansımın ışıltısından feyz alıp tutuşan gözyaşımda, Fuzuli mezhebince sevmenin acıtan keyfi var. Âh benim dîl köşkümün yegâne sakini… Şu misket kadar küçülen dünyada yâr için ağlamanın tadı kâr! Haydar yiğitliğine imrenip efkâr süvarilerine doğru koşuyorum… Elimde gönül denen Zülfikâr!</span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen">Serfirâzım!</span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen">Akdeniz o koyu hatta laciverde nazire eden mavisini, omzundan şalını atan bir güzel gibi terk eyledi. Anladım ki o da seni özledi. Aşkın soldurduğu benzime bakan deniz solmasın da ne yapsın kuzucağım? Sen… Şimdi zâhiri Der Saadet ikliminde haziran güneşinin altında kurban olduğum o cânı avutursun ya… Bâtınî Der Saadet’te mevsim kıştır bilesin… İçimde kor olmuş bu ateşin kızıllığında hasret eliyle inşa edilmiş bir zemheri tüter. Varsın tütsün diyorsan canımın cânânı… Canın sağ olsun kuzum! Lâkin ben sensizlik dairesinin her köşesinde avuntusuzum…</span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen">Serfirâzım!</span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen">Âşıklık töresinin ilk kanunu sönmek bilmeden yanmaktır. Yanmaktan şikâyet ne kelime! Ateşin bir an hararetini yitirmesinden ötürü aşka halel gelir diye volkanlardan magma dilenerek sevda divanının kapılarına dayanmaktır. Uykunun her dem firarî olduğu fasıllardan sıyrılarak uykusuzluk ârâzından yâr nidâsıyla uyanmaktır. Ve bu hâlet-i ruhiyenin ipekten dokunuşlarında canı can kılan canan için kana boyanmaktır. Rengim bu sebepten al bu gece… Dilimde iki hece… Âh yâr! </span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen">Serfirâzım!</span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen">Tara zülüflerini… O vakit bâd-ı leyl zülüflerinden akıp gitsin… Sonra… Bütün Anadolu’yu dolaşıp sehere ramak kala yüzümü okşasın… Bu tesellivari okşayışla belki ben… Birkaç nefes daha sabredebilirim bu bekleyişe… Zaman yakıtı bitmiş bir tayyare gibi süzülürken ufkumda… Sabır nimetini ihsan eden Hazreti Yezdân’a şükürler dökülür dudaklarımdan… Busegâhın şükür makamında tutuştuğunu tâ yüreciğinde hissettiğin o an… Gül yanağında goncalar açar belli belirsiz… O goncalar ki aşkımın sırnâmesinin mührüdür ey âhu! </span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen">Serfirâzım!</span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen">Devrilir… Gök hilâl endişesiyle titreşirken devrilir. Sonra… Sonrası yok! Hüznün kem nazarları üzerime çevrilir. Nazar boncuğu niyetine üç defa adını sayıklarım. Mırıldanmaktan korkan kelimeler ricat ederken ötelere… Kalemimin siyah mürekkebinden karanlığı ayıklarım! Hasretinin şahikaya uzandığı yaylalarda sana bestelediğim şarkıyı söyler ateşten derdiğim şakayıklarım… </span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen">Serfirâz ki bir ömür canımın sahibidir</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen">Azatsız bir gedâyım aşkın sağanağında!</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen">Islanırken yanarım… Yakmaz ise kınarım!</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen">Vuslat mukadder lâkin gönül çocuk gibidir…</span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen">* * * * *</span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen">Serfirâzım!</span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen">Yemeden içmeden kesilmişlerden oldum ya sen üzülme! Hayal şelalesinden seni yudumlarım an be an… Firâk vakitleri aşk lisanında mübarek Ramazan ayına tekabül eder bilirsin… Hilâli görmeden bayram olur mu? Sen hilâlim ve helalimsin ey yâr! Ben… Vuslat anını idrâk eyleyene dek yemem içmem! Gam orucunda yolunu gözlerim… Bir elif gibi inceldiğimden korkma! Bu benim aşk kitabını hatmeyledikten sonra cehaletimin farkına varıp sevda tahsilime eliften başlamamdan başka bir manaya gelmiyor. Gönül rahlesinde seni okuyorum. Her zerreme ilmek ilmek aşkının hakikatini dokuyorum. Yoksa bayram kıraat etmeyene gelir mi a yârim? </span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen">Serfirâzım!</span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen">Harabattan yazıyorum ey dilrûba! Harabattan… Hasretgâhını harabatta imar etmek ne de müşkül! Kerkük akşamlarına yoldaş bir hüzün var semada… Ve dipsiz bir kuyuya dönen manasıyla üç masum nokta! Söylemeden anlatıyor elimdeki lemada…</span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen">Takatimin tükenmek makamına savrulduğu an musikî yetişirken imdada… Sen de kulak ver tamburun sesimle sarmaş dolaş raksına… </span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen">'Bir kızıl goncaya benzer dudağın</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen">Açılan tek gülüsün sen bu bağın…(*)' "</span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen">………/………</span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen">Güçer KAFA.. </span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="ANDELiB, post: 162348, member: 12335"] [SIZE=4][COLOR=darkgreen]"Serfirâzım![/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkgreen]Gün geceye soyunuyor yine… Bugün dünden daha fena! Alyansımın ışıltısından feyz alıp tutuşan gözyaşımda, Fuzuli mezhebince sevmenin acıtan keyfi var. Âh benim dîl köşkümün yegâne sakini… Şu misket kadar küçülen dünyada yâr için ağlamanın tadı kâr! Haydar yiğitliğine imrenip efkâr süvarilerine doğru koşuyorum… Elimde gönül denen Zülfikâr![/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkgreen]Serfirâzım![/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkgreen]Akdeniz o koyu hatta laciverde nazire eden mavisini, omzundan şalını atan bir güzel gibi terk eyledi. Anladım ki o da seni özledi. Aşkın soldurduğu benzime bakan deniz solmasın da ne yapsın kuzucağım? Sen… Şimdi zâhiri Der Saadet ikliminde haziran güneşinin altında kurban olduğum o cânı avutursun ya… Bâtınî Der Saadet’te mevsim kıştır bilesin… İçimde kor olmuş bu ateşin kızıllığında hasret eliyle inşa edilmiş bir zemheri tüter. Varsın tütsün diyorsan canımın cânânı… Canın sağ olsun kuzum! Lâkin ben sensizlik dairesinin her köşesinde avuntusuzum…[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkgreen]Serfirâzım![/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkgreen]Âşıklık töresinin ilk kanunu sönmek bilmeden yanmaktır. Yanmaktan şikâyet ne kelime! Ateşin bir an hararetini yitirmesinden ötürü aşka halel gelir diye volkanlardan magma dilenerek sevda divanının kapılarına dayanmaktır. Uykunun her dem firarî olduğu fasıllardan sıyrılarak uykusuzluk ârâzından yâr nidâsıyla uyanmaktır. Ve bu hâlet-i ruhiyenin ipekten dokunuşlarında canı can kılan canan için kana boyanmaktır. Rengim bu sebepten al bu gece… Dilimde iki hece… Âh yâr! [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkgreen]Serfirâzım![/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkgreen]Tara zülüflerini… O vakit bâd-ı leyl zülüflerinden akıp gitsin… Sonra… Bütün Anadolu’yu dolaşıp sehere ramak kala yüzümü okşasın… Bu tesellivari okşayışla belki ben… Birkaç nefes daha sabredebilirim bu bekleyişe… Zaman yakıtı bitmiş bir tayyare gibi süzülürken ufkumda… Sabır nimetini ihsan eden Hazreti Yezdân’a şükürler dökülür dudaklarımdan… Busegâhın şükür makamında tutuştuğunu tâ yüreciğinde hissettiğin o an… Gül yanağında goncalar açar belli belirsiz… O goncalar ki aşkımın sırnâmesinin mührüdür ey âhu! [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkgreen]Serfirâzım![/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkgreen]Devrilir… Gök hilâl endişesiyle titreşirken devrilir. Sonra… Sonrası yok! Hüznün kem nazarları üzerime çevrilir. Nazar boncuğu niyetine üç defa adını sayıklarım. Mırıldanmaktan korkan kelimeler ricat ederken ötelere… Kalemimin siyah mürekkebinden karanlığı ayıklarım! Hasretinin şahikaya uzandığı yaylalarda sana bestelediğim şarkıyı söyler ateşten derdiğim şakayıklarım… [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkgreen]Serfirâz ki bir ömür canımın sahibidir[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkgreen]Azatsız bir gedâyım aşkın sağanağında![/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkgreen]Islanırken yanarım… Yakmaz ise kınarım![/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkgreen]Vuslat mukadder lâkin gönül çocuk gibidir…[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkgreen]* * * * *[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkgreen]Serfirâzım![/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkgreen]Yemeden içmeden kesilmişlerden oldum ya sen üzülme! Hayal şelalesinden seni yudumlarım an be an… Firâk vakitleri aşk lisanında mübarek Ramazan ayına tekabül eder bilirsin… Hilâli görmeden bayram olur mu? Sen hilâlim ve helalimsin ey yâr! Ben… Vuslat anını idrâk eyleyene dek yemem içmem! Gam orucunda yolunu gözlerim… Bir elif gibi inceldiğimden korkma! Bu benim aşk kitabını hatmeyledikten sonra cehaletimin farkına varıp sevda tahsilime eliften başlamamdan başka bir manaya gelmiyor. Gönül rahlesinde seni okuyorum. Her zerreme ilmek ilmek aşkının hakikatini dokuyorum. Yoksa bayram kıraat etmeyene gelir mi a yârim? [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkgreen]Serfirâzım![/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkgreen]Harabattan yazıyorum ey dilrûba! Harabattan… Hasretgâhını harabatta imar etmek ne de müşkül! Kerkük akşamlarına yoldaş bir hüzün var semada… Ve dipsiz bir kuyuya dönen manasıyla üç masum nokta! Söylemeden anlatıyor elimdeki lemada…[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkgreen]Takatimin tükenmek makamına savrulduğu an musikî yetişirken imdada… Sen de kulak ver tamburun sesimle sarmaş dolaş raksına… [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkgreen]'Bir kızıl goncaya benzer dudağın[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkgreen]Açılan tek gülüsün sen bu bağın…(*)' "[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkgreen]………/………[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkgreen]Güçer KAFA.. [/COLOR][/SIZE] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Devr-i Firkatte Elif miktaınca sükut...
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst