Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
Diğer ilaç ise, şükür ve kanaat ile talep ve dua ve Rezzak-ı Rahim'in rahme
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Garib" data-source="post: 176327" data-attributes="member: 1249"><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px"><em><strong><span style="color: Red">İkinci ilaç: Şükür, kanaat, dua ve Allah'ın rahmetine itimattan müteşekkil bir ilaçtır.</span> Bu makamda, şükür, kanaat, dua ve Allah'ın rahmetine itimat hakkında biraz mütalaa yapacağız. Bu sayede bu ilacın kıymeti bir derece daha iyi anlaşılmış olacaktır. </strong></em></span></span><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px"><em><strong> <span style="color: RoyalBlue"> </span><span style="color: RoyalBlue"> <strong>Şükür hakkında:</strong></span></strong></em></span></span></p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px"><em><strong><span style="color: RoyalBlue"> Şükrün manası:</span>Sana iyilik yapanı, yapmış olduğu iyilikten dolayı övmendir. Şükrün zıttı ise küfran, yani iyiliği bilmemek ve nankörlüktür.</strong></em></span></span></p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px"><em><strong> <span style="color: RoyalBlue"> <strong>Üstadımız</strong> şükrü şöyle tarif eder: "Şükür, nimetleri doğrudan doğruya Allah'tan bilmek, o nimetlerin kıymetini takdir etmek ve o nimetlere kendi ihtiyacını hissetmekle olur."</span></strong></em></span></span></p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px"><em><strong> Yine denilmiştir ki: Bir kulun şükrünün üç rüknü ve üç esası vardır. <span style="color: Magenta">Bir kulun şükredici olabilmesi için bu üç rüknü eda etmesi gerekir:</span></strong></em></span></span></p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px"><em><strong> <span style="color: Red">Birincisi:</span> Kulun, üzerinde bulunan Allah-u Teâlâ'nın nimetlerini itiraf etmesidir.</strong></em></span></span></p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px"><em><strong><span style="color: Red"> İkincisi:</span> Kulun, üzerinde bulunan bu nimetlerden dolayı Allah Teâlâ'ya hamd-ü sena etmesidir. </strong></em></span></span></p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px"><em><strong> <span style="color: Red"> Üçüncüsü: </span>Kulun, kendisine verilmiş olan nimetleri Allah'ın rızasını kazanma yolunda sarf etmesidir. Bu üç esası yerine getirebilen şükrünü eda etmiş demektir.</strong></em></span></span></p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px"><em><strong> <strong>Süfyan İbn-i Uyeyne</strong> Hazretleri şükür hakkında şöyle demiştir: "Şükür, Allah'ın yasaklarından sakınmandır."</strong></em></span></span></p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px"><em><strong> <strong>Cüneyd-i Bağdadi</strong> Hazretleri ise şükrü şöyle tarif etmiştir: "Şükür, Allah-u Teâlâ'nın nimetlerinden hiçbiriyle O'na karşı isyan etmemendir."</strong></em></span></span></p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px"><em><strong> <strong>Ömer İbn-i Abdülaziz</strong> de şöyle buyurmuştur: "Allah'ın nimetlerini, ona şükrederek bağlayın! Allah'a şükretmekse isyanı terk etmekten ibarettir."</strong></em></span></span></p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px"><em><strong> Ve yine denilmiştir ki: "Şükür, eldeki nimetin bağı; gelecek nimetin de avcısıdır."</strong></em></span></span></p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px"><em><strong> <span style="color: Purple"><strong>Kanaat hakkında: </strong>22. Mektubun 2. Mebhasını mütalaa etmek faydalı olacaktır:</span></strong></em></span></span></p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px"><em><strong><strong> </strong><span style="color: DarkOrange">Ehl-i kanaat ile ehl-i hırs, iki şahsa benzer ki, büyük bir zatın divanhanesine giriyorlar. Birisi kalbinden der: "Beni yalnız kabul etsin; dışarıdaki soğuktan kurtulsam bana kâfidir. En aşağıdaki iskemleyi de bana verseler lütuftur.</span>"</strong></em></span></span></p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px"><em><strong> İkinci adam, güya bir hakkı varmış gibi ve herkes ona hürmet etmeye mecburmuş gibi, mağrurane der ki: "Bana en yukarı iskemleyi vermeli." O hırsla girer, gözünü yukarı mevkilere diker, onlara gitmek ister. Fakat divanhane sahibi onu geri döndürüp aşağı oturtur. Ona teşekkür lazımken, teşekküre bedel kalbinden kızıyor. Teşekkür değil, bilâkis hane sahibini tenkit ediyor. Hane sahibi de ondan istiskal ediyor.</strong></em></span></span></p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px"><em><strong> Birinci adam mütevaziâne giriyor, en aşağıdaki iskemleye oturmak istiyor. Onun o kanaati, divanhane sahibinin hoşuna gidiyor. "Daha yukarı iskemleye buyurun!" der. O da gittikçe teşekküratını ziyadeleştirir; memnuniyeti tezayüd eder.</strong></em></span></span></p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px"><em><strong> <span style="color: Red"> İşte, dünya bir divanhane-i Rahman'dır. Zemin yüzü bir sofra-i rahmettir. Derecat-ı erzak ve merâtib-i nimet dahi iskemleler hükmündedir.</span></strong></em></span></span></p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px"><em><strong> Hem, en cüz'i işlerde de herkes hırsın sû-i tesirini hissedebilir. Mesela... (<span style="color: Red">Devamı için 22. Mektubun 2. Mebhasını okuyabilirsiniz.)</span></strong></em></span></span></p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px"><em><strong> <strong>Dua hakkında: </strong><span style="color: Red">24. Mektubun 1. Zeylini </span>mütalaa etmek, duanın manasını anlamak hususunda faydalı olacaktır. O uzun bahsi burada kaydedemedik.</strong></em></span></span></p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px"><em><strong><strong> Allah'ın rahmetine itimat hakkında<strong>: </strong></strong>Bu mesele için 5. Sözdeki temsili mütalaa etmek çok faydalı olacaktır.</strong></em></span></span></p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px"><em><strong>ilmedavet.com</strong></em></span></span></p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px"><em><strong></strong></em></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Garib, post: 176327, member: 1249"] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4][I][B][COLOR=Red]İkinci ilaç: Şükür, kanaat, dua ve Allah'ın rahmetine itimattan müteşekkil bir ilaçtır.[/COLOR] Bu makamda, şükür, kanaat, dua ve Allah'ın rahmetine itimat hakkında biraz mütalaa yapacağız. Bu sayede bu ilacın kıymeti bir derece daha iyi anlaşılmış olacaktır. [/B][/I][/SIZE][/FONT][FONT=Book Antiqua][SIZE=4][I][B] [COLOR=RoyalBlue] [/COLOR][COLOR=RoyalBlue] [B]Şükür hakkında:[/B][/COLOR][/B][/I][/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4][I][B][COLOR=RoyalBlue] Şükrün manası:[/COLOR]Sana iyilik yapanı, yapmış olduğu iyilikten dolayı övmendir. Şükrün zıttı ise küfran, yani iyiliği bilmemek ve nankörlüktür.[/B][/I][/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4][I][B] [COLOR=RoyalBlue] [B]Üstadımız[/B] şükrü şöyle tarif eder: "Şükür, nimetleri doğrudan doğruya Allah'tan bilmek, o nimetlerin kıymetini takdir etmek ve o nimetlere kendi ihtiyacını hissetmekle olur."[/COLOR][/B][/I][/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4][I][B] Yine denilmiştir ki: Bir kulun şükrünün üç rüknü ve üç esası vardır. [COLOR=Magenta]Bir kulun şükredici olabilmesi için bu üç rüknü eda etmesi gerekir:[/COLOR][/B][/I][/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4][I][B] [COLOR=Red]Birincisi:[/COLOR] Kulun, üzerinde bulunan Allah-u Teâlâ'nın nimetlerini itiraf etmesidir.[/B][/I][/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4][I][B][COLOR=Red] İkincisi:[/COLOR] Kulun, üzerinde bulunan bu nimetlerden dolayı Allah Teâlâ'ya hamd-ü sena etmesidir. [/B][/I][/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4][I][B] [COLOR=Red] Üçüncüsü: [/COLOR]Kulun, kendisine verilmiş olan nimetleri Allah'ın rızasını kazanma yolunda sarf etmesidir. Bu üç esası yerine getirebilen şükrünü eda etmiş demektir.[/B][/I][/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4][I][B] [B]Süfyan İbn-i Uyeyne[/B] Hazretleri şükür hakkında şöyle demiştir: "Şükür, Allah'ın yasaklarından sakınmandır."[/B][/I][/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4][I][B] [B]Cüneyd-i Bağdadi[/B] Hazretleri ise şükrü şöyle tarif etmiştir: "Şükür, Allah-u Teâlâ'nın nimetlerinden hiçbiriyle O'na karşı isyan etmemendir."[/B][/I][/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4][I][B] [B]Ömer İbn-i Abdülaziz[/B] de şöyle buyurmuştur: "Allah'ın nimetlerini, ona şükrederek bağlayın! Allah'a şükretmekse isyanı terk etmekten ibarettir."[/B][/I][/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4][I][B] Ve yine denilmiştir ki: "Şükür, eldeki nimetin bağı; gelecek nimetin de avcısıdır."[/B][/I][/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4][I][B] [COLOR=Purple][B]Kanaat hakkında: [/B]22. Mektubun 2. Mebhasını mütalaa etmek faydalı olacaktır:[/COLOR][/B][/I][/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4][I][B][B] [COLOR=DarkOrange] [/COLOR][/B][COLOR=DarkOrange]Ehl-i kanaat ile ehl-i hırs, iki şahsa benzer ki, büyük bir zatın divanhanesine giriyorlar. Birisi kalbinden der: "Beni yalnız kabul etsin; dışarıdaki soğuktan kurtulsam bana kâfidir. En aşağıdaki iskemleyi de bana verseler lütuftur.[/COLOR]"[/B][/I][/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4][I][B] İkinci adam, güya bir hakkı varmış gibi ve herkes ona hürmet etmeye mecburmuş gibi, mağrurane der ki: "Bana en yukarı iskemleyi vermeli." O hırsla girer, gözünü yukarı mevkilere diker, onlara gitmek ister. Fakat divanhane sahibi onu geri döndürüp aşağı oturtur. Ona teşekkür lazımken, teşekküre bedel kalbinden kızıyor. Teşekkür değil, bilâkis hane sahibini tenkit ediyor. Hane sahibi de ondan istiskal ediyor.[/B][/I][/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4][I][B] Birinci adam mütevaziâne giriyor, en aşağıdaki iskemleye oturmak istiyor. Onun o kanaati, divanhane sahibinin hoşuna gidiyor. "Daha yukarı iskemleye buyurun!" der. O da gittikçe teşekküratını ziyadeleştirir; memnuniyeti tezayüd eder.[/B][/I][/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4][I][B] [COLOR=Red] İşte, dünya bir divanhane-i Rahman'dır. Zemin yüzü bir sofra-i rahmettir. Derecat-ı erzak ve merâtib-i nimet dahi iskemleler hükmündedir.[/COLOR][/B][/I][/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4][I][B] Hem, en cüz'i işlerde de herkes hırsın sû-i tesirini hissedebilir. Mesela... ([COLOR=Red]Devamı için 22. Mektubun 2. Mebhasını okuyabilirsiniz.)[/COLOR][/B][/I][/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4][I][B] [B]Dua hakkında: [/B][COLOR=Red]24. Mektubun 1. Zeylini [/COLOR]mütalaa etmek, duanın manasını anlamak hususunda faydalı olacaktır. O uzun bahsi burada kaydedemedik.[/B][/I][/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4][I][B][B] Allah'ın rahmetine itimat hakkında[B]: [/B][/B]Bu mesele için 5. Sözdeki temsili mütalaa etmek çok faydalı olacaktır.[/B][/I][/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4][I][B]ilmedavet.com [/B][/I][/SIZE][/FONT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
Diğer ilaç ise, şükür ve kanaat ile talep ve dua ve Rezzak-ı Rahim'in rahme
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst