Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Dil Susar Insan Kurtulur !
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Muvahhid1" data-source="post: 239865" data-attributes="member: 1003203"><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #9932cc">İnsan, yerine ve zamanına göre konuşmasını ve susmasını bilmeli, konuşmasında da susmasında da aşırılıklardan kaçınmalıdır.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #9932cc"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #9932cc">Ecdadımız, “<span style="color: blue">Çok söz yalansız, çok para da haramsız olmaz</span>.” demiştir. Ayrıca, “<span style="color: blue">Bilirsen güzel kelâm söyle ibret alsınlar, bilmezsen sükût eyle adam sansınlar</span>.” ve “Allah, insanoğluna bir ağız, iki kulak vermiştir. Bunun manası: ‘Bir konuş iki dinle’ demektir.” gibi sözlerle bizlere yol göstermişlerdir.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #9932cc"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #9932cc">Konuşmak, insanın başkalarına meramını anlatabilme özelliğidir. Cenab-ı Hak (c.c.) bu müstesna özelliği eşref-i mahlukat olan insanoğluna bahşetmiştir.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #9932cc"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #9932cc">Ademoğlunu diğer yaratılmışlardan ayıran ve ona ayrı bir değer kazandıran konuşma yeteneği, çok üstün bir meziyettir. Onun için her insan konuşma usul ve üslubunu yerli yerince kullanmalıdır.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #9932cc"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #9932cc">Konuşma, insanın kişiliğini, seviyesini ve seciyesini (kişiliğini, karakterini) sergiler.Zaruret miktarı kadar konuşmalı, şayet konuşmayı gerektiren bir durum yoksa sükût etmeli, susmalıdır. Dile hakim olmak dil sahibini yüceltir. Dili gelişi güzel ve uluorta kullanmak ise sahibini toplum içinde şahsiyetsiz ve seviyesiz kılar.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #9932cc"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #9932cc">Susarak sessiz kalmak, sükûtu tercih etmek dil için en güzel ve en uygun terbiye metodudur. Fahr-i Alem s.a.v.’in Ebu Zer r.a.’a yapmış olduğu bir nasihatinde şöyle buyurmuşlardır: “<span style="color: teal">Sen çoğu zaman</span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #9932cc"><span style="color: teal">susmayı tercih et. Bu sana, dininde yardımcı olup şeytanı kovar.”</span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #9932cc"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #9932cc">Başka bir mübarek sözlerinde de buyuruyorlar ki:</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #9932cc"><span style="color: teal">“Kişinin kendisini ilgilendirmeyen hususları terk etmesi, olgun imanın gereğidir.”</span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #9932cc"><span style="color: teal"></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #9932cc"><span style="color: teal"></span>Boş lakırdı ve gereksiz sözlerden daima uzak kalınmalıdır. Diline böylesine sahip olan kimseler Cenab-ı Hak (c.c.) katında yüksek makam ve mevki sahibi olurlar. Mana Erleri,“Dilim, senden çektiğim zulüm!” demişlerdir.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #9932cc"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #9932cc">Manasız sözler, yersiz konuşmalar, dünya veya ahiret için hiçbir yararı olmayan ifadeler ile yalan ve iftiraya yönelik lakırdılar, müberra dinimizde kesinlikle yasaklanmıştır. Bütünüyle bu gerçekleri göz önünde bulundurması gereken her müslüman konuşmalarında, hal ve hareketlerinde doğruluğu ve ciddiyeti esas almalıdır.“<span style="color: blue">Lakırdısı çok olanın hatası da o nispette çok olur</span>!”demişlerdir.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #9932cc"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #9932cc">Hz. Malik r.a., Yahya b. Saad r.a.’dan şunu rivayet eder:</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #9932cc"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #9932cc"><span style="color: red">Hz. İsa a.s. yolda duran bir domuza: “Allah rahatlık versin!” dedi. Yanındakiler şaşırdı ve: “Sen bunu bir domuza mı söylüyorsun?” dediler. İsa a.s. şöyle cevap verdi: “Ben dilimi kötü söylememeye alıştırıyorum!”</span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #9932cc"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #9932cc">Nerede olursak olalım, şartlar neyi gerektirirse gerektirsin, dilimizi kötü, çirkin ve kaba sözlere alıştırmaktan uzak kalmaya özen göstermeliyiz. Dili yüzünden başına gelen türlü felaket karşısında,</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #9932cc">“Dilim, seni dilim dilim dilmeli!” diyen büyüklerimizin feryatları asla kulak ardı edilmemelidir.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #9932cc"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #9932cc">Ankebut Suresi’nin 46. ayet-i celilesinde Rabbimiz (c.c.) şöyle buyurur:</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #9932cc"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #9932cc"><span style="color: teal">“İçlerinden zulüm edenler müstesna olmak üzere, ehli kitap ile en güzel (şekilden) başka bir suretle mücadele etmeyiniz.”</span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #9932cc"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #9932cc">Müslüman kişi, kitap ehli olan yahudi ve hristiyanlarla bile mücadelesini en güzel bir şekilde sürdürmeli, dilini kötü sözlerden korumada gerekli hassasiyeti göstermelidir.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #9932cc"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #9932cc">Yine Cenab-ı Hak (c.c.) buyuruyor ki:</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #9932cc"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #9932cc"><span style="color: teal">“O çok esirgeyen Allah’ın has kulları ki, onlar yeryüzünde vakar ve tevazu ile yürürler. Kendini bilmez kimseler onlara laf attığında ‘Selametle!’ deyip geçerler.”</span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #9932cc"><span style="color: teal">(Furkan, 63)</span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #9932cc"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #9932cc"><span style="color: teal">“Onlar, boş söz işittikleri zaman ondan yüz çevirirler ve ‘Bizim işlerimiz bize, sizin işleriniz size… Size selam olsun! Biz kendini bilmezleri (arkadaş edinmek) istemeyiz.’ derler.”(Kasas, 55)</span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #9932cc"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #9932cc">Bazı insanların işi gücü boş konuşma, yani gevezeliktir. Çeneleri kuvvetli olan bu insanlar herkesle münakaşaya ve münazaraya girerler. Boşboğazlık sanatı olan kimseler, yerini, zamanını ve mekanını dahi hesap etmeden hep konuşurlar, daima</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #9932cc">konuşurlar. Oysa bu konuşmalarının çoğu boş şeylerdir, hiç kimseye en ufak yarar sağlamaz. Ancak kişinin günah hanesinin kabarmasına, vebalinin büyümesine sebep olur. </span></span></p><p> <span style="font-size: 12px"><span style="color: #9932cc"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #9932cc">Fahr-i Cihan (s.a.v.) bir hadis-i şeriflerinde buyurur ki:</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #9932cc"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #9932cc"><span style="color: teal">“Hidayet üzere olan bir topluluk, tartışmaya girmeden dalâlete (batıla yönelmeye) düşmez.” (İbn Mace)</span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #9932cc"><span style="color: teal"></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #9932cc">Bir başka hadis-i şerifinde ise Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurur:</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #9932cc"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #9932cc"><span style="color: teal">“Allah, ineklerin ot yerken ağızlarını geveledikleri gibi insanlara karşı ağızlarını geveleyen insanları sevmez. Allah, onların ağız ve yüzlerini cehennemde evirip çevirecektir.”</span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #9932cc"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #9932cc">Başkalarını güldürmek için acayip kılıklara girmek, insanları taklit etmek hem dinî kurallara, hem de adab-ı muaşeret ve görgü kurallarına ters düşer. Onun için her müslüman böylesine yasaklanmış çirkin fiillerden son derece sakınmalı, dilini ve diğer göz kulak gibi organlarını yerli yerinde kullanmasını bilmelidir. İnanan insanlardan beklenen budur.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #9932cc"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #9932cc">Fuzuli konuşmalar ve gereksiz tartışmalar insanı günah yükü haline getirir. Onun için her insan Şeyh Sadi Şirazî’nin dediği gibi:</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #9932cc">“Konuşulacak yerde susmayı; susulacak yerde de konuşmayı” iyi ayarlamak lazımdır.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #9932cc"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #9932cc">Diline gereği gibi sahip olmasını bilen insanların dünya ve ahiret hayatı mamur olur. İnsanların birçoğu günümüzde tartışma hastalığına yakalanmıştır. Halbuki hiçbir dinî mesele tartışmayla çözülmez. Bunun için inceleme ve araştırma esas olmalıdır.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #9932cc"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #9932cc"><span style="color: red">Ashab-ı Kiram’dan rivayet edilen bir hadis-i şerif şöyledir:</span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #9932cc"><span style="color: red"></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #9932cc"><span style="color: red">“Biz bir dinî konuyu tartışırken Rasulullah (s.a.v.) çıkageldi. O güne kadar görülmediği tarzda öfkelendi ve bizi azarlayarak şöyle dedi:</span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #9932cc"><span style="color: red"></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #9932cc"><span style="color: red">Ey Ümmet-i Muhammed, yavaş olun ve kendinize gelin! Sizden önceki ümmetleri bu gibi boş tartışmalar yok etmiştir. Tartışmayı terk edin! Çünkü tartışmanın zararları açık ve kesindir. Tartışmayın, çünkü size kötülük olarak tartışmacı olmak yeter. Tartışmayın, çünkü tartışan kişiye kıyamet gününde şefaat etmem. Tartışmayın, ben tartışmayanlara, biri köşede biri ortada ve biri de en yüksekte olmak üzere cennette üç köşk vermeyi taahhüt ediyorum. Bunların en yükseği haklı olduğu halde tartışmayı terk eden içindir. Tartışmayın, çünkü putlara tapmaktan sonra Allah’ın beni nehyettiği ilk şey tartışmadır.” (Taberanî)</span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #9932cc"><span style="color: red"></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #9932cc">Hümeze Suresi’nin ilk dört ayetinde de şöyle buyrulur:</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #9932cc"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #9932cc">“<span style="color: teal">Arkadan çekiştirmeyi, yüze karşı eğlenmeyi adet edinen herkesin vay haline! O ki; birçok mal toplamış ve onu sayıp durmaktadır. Sanıyor ki malı kendisini (dünyada) ebedileştirecektir. Hayır! (Malı onu kurtaramaz) muhakkak ki o ateşe atılacaktır.”</span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #9932cc"><span style="color: teal"></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #9932cc">Diline sahip olan kendini selamette bulur. Yalnız insanlara verilmiş olan konuşma, bir tanışma, bir anlaşma aracıdır. Bu çok önemli özelliği gayesi dışında kullanmak sahibini hem geçici olan dünyada, hem de ebedi olan ahiret hayatında zelil ve rezil eder. Böyle bir akıbete düşmemek için dil denilen o küçük et parçasına ve ağzımızdan çıkan her söze, her kelimeye, her cümleye dikkat etmemiz ve kontrol altında bulundurmamız lazımdır.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #9932cc"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #9932cc">Ecdadımız ne güzel söylemiştir:</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #9932cc"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #9932cc">“Sükût-u lisan, selamet-i insan!”</span></span></p><p></p><p>alıntı ..</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Muvahhid1, post: 239865, member: 1003203"] [SIZE=3][COLOR=#9932cc]İnsan, yerine ve zamanına göre konuşmasını ve susmasını bilmeli, konuşmasında da susmasında da aşırılıklardan kaçınmalıdır. Ecdadımız, “[COLOR=blue]Çok söz yalansız, çok para da haramsız olmaz[/COLOR].” demiştir. Ayrıca, “[COLOR=blue]Bilirsen güzel kelâm söyle ibret alsınlar, bilmezsen sükût eyle adam sansınlar[/COLOR].” ve “Allah, insanoğluna bir ağız, iki kulak vermiştir. Bunun manası: ‘Bir konuş iki dinle’ demektir.” gibi sözlerle bizlere yol göstermişlerdir. Konuşmak, insanın başkalarına meramını anlatabilme özelliğidir. Cenab-ı Hak (c.c.) bu müstesna özelliği eşref-i mahlukat olan insanoğluna bahşetmiştir.[/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=#9932cc] Ademoğlunu diğer yaratılmışlardan ayıran ve ona ayrı bir değer kazandıran konuşma yeteneği, çok üstün bir meziyettir. Onun için her insan konuşma usul ve üslubunu yerli yerince kullanmalıdır. Konuşma, insanın kişiliğini, seviyesini ve seciyesini (kişiliğini, karakterini) sergiler.Zaruret miktarı kadar konuşmalı, şayet konuşmayı gerektiren bir durum yoksa sükût etmeli, susmalıdır. Dile hakim olmak dil sahibini yüceltir. Dili gelişi güzel ve uluorta kullanmak ise sahibini toplum içinde şahsiyetsiz ve seviyesiz kılar. Susarak sessiz kalmak, sükûtu tercih etmek dil için en güzel ve en uygun terbiye metodudur. Fahr-i Alem s.a.v.’in Ebu Zer r.a.’a yapmış olduğu bir nasihatinde şöyle buyurmuşlardır: “[COLOR=teal]Sen çoğu zaman susmayı tercih et. Bu sana, dininde yardımcı olup şeytanı kovar.”[/COLOR] Başka bir mübarek sözlerinde de buyuruyorlar ki: [COLOR=teal]“Kişinin kendisini ilgilendirmeyen hususları terk etmesi, olgun imanın gereğidir.” [/COLOR]Boş lakırdı ve gereksiz sözlerden daima uzak kalınmalıdır. Diline böylesine sahip olan kimseler Cenab-ı Hak (c.c.) katında yüksek makam ve mevki sahibi olurlar. Mana Erleri,“Dilim, senden çektiğim zulüm!” demişlerdir. Manasız sözler, yersiz konuşmalar, dünya veya ahiret için hiçbir yararı olmayan ifadeler ile yalan ve iftiraya yönelik lakırdılar, müberra dinimizde kesinlikle yasaklanmıştır. Bütünüyle bu gerçekleri göz önünde bulundurması gereken her müslüman konuşmalarında, hal ve hareketlerinde doğruluğu ve ciddiyeti esas almalıdır.“[COLOR=blue]Lakırdısı çok olanın hatası da o nispette çok olur[/COLOR]!”demişlerdir. Hz. Malik r.a., Yahya b. Saad r.a.’dan şunu rivayet eder: [COLOR=red]Hz. İsa a.s. yolda duran bir domuza: “Allah rahatlık versin!” dedi. Yanındakiler şaşırdı ve: “Sen bunu bir domuza mı söylüyorsun?” dediler. İsa a.s. şöyle cevap verdi: “Ben dilimi kötü söylememeye alıştırıyorum!”[/COLOR] Nerede olursak olalım, şartlar neyi gerektirirse gerektirsin, dilimizi kötü, çirkin ve kaba sözlere alıştırmaktan uzak kalmaya özen göstermeliyiz. Dili yüzünden başına gelen türlü felaket karşısında, “Dilim, seni dilim dilim dilmeli!” diyen büyüklerimizin feryatları asla kulak ardı edilmemelidir. Ankebut Suresi’nin 46. ayet-i celilesinde Rabbimiz (c.c.) şöyle buyurur: [COLOR=teal]“İçlerinden zulüm edenler müstesna olmak üzere, ehli kitap ile en güzel (şekilden) başka bir suretle mücadele etmeyiniz.”[/COLOR] Müslüman kişi, kitap ehli olan yahudi ve hristiyanlarla bile mücadelesini en güzel bir şekilde sürdürmeli, dilini kötü sözlerden korumada gerekli hassasiyeti göstermelidir. Yine Cenab-ı Hak (c.c.) buyuruyor ki: [COLOR=teal]“O çok esirgeyen Allah’ın has kulları ki, onlar yeryüzünde vakar ve tevazu ile yürürler. Kendini bilmez kimseler onlara laf attığında ‘Selametle!’ deyip geçerler.” (Furkan, 63)[/COLOR] [COLOR=teal]“Onlar, boş söz işittikleri zaman ondan yüz çevirirler ve ‘Bizim işlerimiz bize, sizin işleriniz size… Size selam olsun! Biz kendini bilmezleri (arkadaş edinmek) istemeyiz.’ derler.”(Kasas, 55)[/COLOR] Bazı insanların işi gücü boş konuşma, yani gevezeliktir. Çeneleri kuvvetli olan bu insanlar herkesle münakaşaya ve münazaraya girerler. Boşboğazlık sanatı olan kimseler, yerini, zamanını ve mekanını dahi hesap etmeden hep konuşurlar, daima konuşurlar. Oysa bu konuşmalarının çoğu boş şeylerdir, hiç kimseye en ufak yarar sağlamaz. Ancak kişinin günah hanesinin kabarmasına, vebalinin büyümesine sebep olur. Fahr-i Cihan (s.a.v.) bir hadis-i şeriflerinde buyurur ki: [COLOR=teal]“Hidayet üzere olan bir topluluk, tartışmaya girmeden dalâlete (batıla yönelmeye) düşmez.” (İbn Mace) [/COLOR] Bir başka hadis-i şerifinde ise Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurur: [COLOR=teal]“Allah, ineklerin ot yerken ağızlarını geveledikleri gibi insanlara karşı ağızlarını geveleyen insanları sevmez. Allah, onların ağız ve yüzlerini cehennemde evirip çevirecektir.”[/COLOR] Başkalarını güldürmek için acayip kılıklara girmek, insanları taklit etmek hem dinî kurallara, hem de adab-ı muaşeret ve görgü kurallarına ters düşer. Onun için her müslüman böylesine yasaklanmış çirkin fiillerden son derece sakınmalı, dilini ve diğer göz kulak gibi organlarını yerli yerinde kullanmasını bilmelidir. İnanan insanlardan beklenen budur. Fuzuli konuşmalar ve gereksiz tartışmalar insanı günah yükü haline getirir. Onun için her insan Şeyh Sadi Şirazî’nin dediği gibi: “Konuşulacak yerde susmayı; susulacak yerde de konuşmayı” iyi ayarlamak lazımdır. Diline gereği gibi sahip olmasını bilen insanların dünya ve ahiret hayatı mamur olur. İnsanların birçoğu günümüzde tartışma hastalığına yakalanmıştır. Halbuki hiçbir dinî mesele tartışmayla çözülmez. Bunun için inceleme ve araştırma esas olmalıdır. [COLOR=red]Ashab-ı Kiram’dan rivayet edilen bir hadis-i şerif şöyledir: “Biz bir dinî konuyu tartışırken Rasulullah (s.a.v.) çıkageldi. O güne kadar görülmediği tarzda öfkelendi ve bizi azarlayarak şöyle dedi: Ey Ümmet-i Muhammed, yavaş olun ve kendinize gelin! Sizden önceki ümmetleri bu gibi boş tartışmalar yok etmiştir. Tartışmayı terk edin! Çünkü tartışmanın zararları açık ve kesindir. Tartışmayın, çünkü size kötülük olarak tartışmacı olmak yeter. Tartışmayın, çünkü tartışan kişiye kıyamet gününde şefaat etmem. Tartışmayın, ben tartışmayanlara, biri köşede biri ortada ve biri de en yüksekte olmak üzere cennette üç köşk vermeyi taahhüt ediyorum. Bunların en yükseği haklı olduğu halde tartışmayı terk eden içindir. Tartışmayın, çünkü putlara tapmaktan sonra Allah’ın beni nehyettiği ilk şey tartışmadır.” (Taberanî) [/COLOR] Hümeze Suresi’nin ilk dört ayetinde de şöyle buyrulur: “[COLOR=teal]Arkadan çekiştirmeyi, yüze karşı eğlenmeyi adet edinen herkesin vay haline! O ki; birçok mal toplamış ve onu sayıp durmaktadır. Sanıyor ki malı kendisini (dünyada) ebedileştirecektir. Hayır! (Malı onu kurtaramaz) muhakkak ki o ateşe atılacaktır.” [/COLOR] Diline sahip olan kendini selamette bulur. Yalnız insanlara verilmiş olan konuşma, bir tanışma, bir anlaşma aracıdır. Bu çok önemli özelliği gayesi dışında kullanmak sahibini hem geçici olan dünyada, hem de ebedi olan ahiret hayatında zelil ve rezil eder. Böyle bir akıbete düşmemek için dil denilen o küçük et parçasına ve ağzımızdan çıkan her söze, her kelimeye, her cümleye dikkat etmemiz ve kontrol altında bulundurmamız lazımdır. Ecdadımız ne güzel söylemiştir: “Sükût-u lisan, selamet-i insan!”[/COLOR][/SIZE] alıntı .. [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Dil Susar Insan Kurtulur !
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst