Dilin Afeti

uður1

Well-known member
Dilin Afeti
Cenâb-ı Hak buyuruyor:
“Arkadan çekiştirmeyi, yüze karşı eğlenmeyi âdet edinen herkesin vay haline!” (Hümeze, 1)
Rasûlullah (sav) buyurdular:
“Ashâbımdan kimse bana bir başkasından söz ulaştırmasın! Zîrâ ben sizin karşınıza (peşin hükümlerle değil) selîm bir kalple çıkmak istiyorum.” (Ebû Dâvûd, Edeb, 28/4860)
Rasûlullah (sav) bir gün:
“–Gıybet nedir, bilir misiniz?”diye sormuştu. Ashâb-ı kirâm:
“–Allah ve Rasûlü daha iyi bilir.” dediler. Hazret-i Peygamber:
“–Gıybet, din kardeşini hoşlanmadığı bir şeyle anmandır.” buyurdu.
“–Söylenen ayıp, eğer o kardeşimde varsa, ne dersiniz?” diye soruldu.
“–Eğer söylediğin şey onda varsa gıybet ettin; yoksa, o zaman ona iftirâ ettin demektir.” buyurdu. (Müslim, Birr, 70; Ebû Dâvûd, Edeb, 40/4874)
Her Güne Bir Esma-ül Hüsna (Allah’ın En Güzel İsimleri)
el-Mâcid: Şanı yüce olan, keremi bol olan, yardımı çok olan, in’âm ve ihsânı bol olan demektir.
Kısa Günün Kârı
Kendimize yapılmasını istemediğimiz bir şeyi, başkalarına yapmayalım.
Lügatçe
selim: Dürüst, kusursuz.
husûmet:
Düşmanlık.
câhilâne:
Cahilce.
gıybet:
Birinin hakkında kötü konuşmak, dedikodu.
 
Üst