Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Sizin Köşeniz
din hürriyeti ve laiklik
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="sinang" data-source="post: 335557" data-attributes="member: 1020259"><p>Bütün dünyanın benimsediği, altına imza attığı insan hakları ile ilgili belgelerde "din hürriyeti" vardır. Bu hürriyet şu unsurlardan oluşur: </p><p>1. İnanma hürriyeti (inanmamayı da kapsar). </p><p>2. İnandığı dine göre yaşama, ayin ve ibadetleri yerine getirme hürriyeti. İnsan hakları evrensel bildirgesinde bu madde/unsur şöyle dile getirlmiştir : "...inancın tek başına veya topluca , açık olarak ya da özel biçimde öğretim, uygulama, tapınma ve ayinlerle göstermek özgürlüğünü de kapsamı içine alır (mad.18). </p><p>3. İnandığını öğrenme ve öğretme hürriyeti, </p><p>4. İnananların örgütlenme hürriyeti. </p><p>5. İnancı değiştirme hürriyeti. </p><p>Modern demokrasi insan hakları temeline dayanır, laiklik de din özgürlüğünü korumak için öngörülmüştür; anayasasında laiklik ayrı bir madde olarak düzenlenmemiş olan ülkelerde de -din özgürlüğü vazgeçilmez bir madde olduğu için- "din özgürlüğünü korumanın teminatı" anlamında laiklik zaten vardır. </p><p>Son günlerde, başörtüsü tartışmaları dolayısıyla Türkiye'de bazı yazar ve çizerlerin ortaya koydukları "laiklik ile dindarlık çatışır, çelişir, biri varsa diğeri olamaz" şeklindeki düşünce, demokrasi, laiklik ve insan hakları ile asla bağdaşmaz, bunlara ters düşer, geriye dönüştür (irticadır), dayatmadır. </p><p>Leyla Şahin davasında AİHM'de, hükumet adına Türkiye'nin avukatı Şükrü Alpaslan aynen şöyle diyor: "Başörtüsünün Allah'ın emri kabul edilmesi laiklik ilkesi ile bağdaşmaz". </p><p>Eğer avukatın dediği doğru ise EİHB'nde geçen ve yukarıya aldığımız maddenin manası nedir? Beş unsurdan oluşan din özgürlüğü nasıl anlaşılacak, nasıl uygulanacaktır? Aslında bu madde apaçıktır, hiçbir tereddüde yer vermeyecek şekilde "inanma ve inandığı gibi yaşama" hakkı ve hürrüyeti getirmektedir; hukuk, laiklik veya başka bir şey adına din özgürlüğünü ortadan kaldırmaya kimsenin gücü yetmez, haddi ve hakkı yoktur. </p><p>Eğer insanlar inandıkları gibi yaşayamayacak ve davranamayacaklarsa inancın manası kalır mı? Bu takdirde inanmakla inanmamak eşit hale gelmez mi? Bir insan inanmayı tercih etmiş ise inanmama şıkkını (hak ve özgürlüğünü) devre dışı bırakmış, kendisi için onu ortadan kaldırmış olur. Bu şıkkı (alternatifi), başkalarına dayatmadan, yalnızca kendisi için, kendi rızasıyla ortadan kaldırmak, devre dışı bırakmak yasaklanırsa, laikliğe aykırı olarak yorumlanırsa inanmamak da böyle yorumlanmalıdır; yani insanlara inanmama, belli bir inanca göre yaşamama hakkı da verilmemeli, bu da laikliğe aykırı sayılmalıdır. "İnanmak "dine uymaktır; bu sebeple laikliğe aykırıdır, inanmamak ise dine uymamaktır; bu sebeple laikliğin ta kendisidir" deniyorsa bunun bir tek anlamı kalır ki, o da "laiklik eşittir dinsizliktir". Laiklik böyle anlaşılınca da, insan hakları belgelerinde düzenlenmiş olan din hürriyeti ile ilgili maddeler boş sözlerden ibaret olur. </p><p>Başörtüsüne karşı olanlar hazımsızlık, tahammülsüzlük, dar görüşlülük, bağnazlık illetlerine yakalanmışlardır; asıl sebep budur; hukuk, mantık, felsefe de bu illetin devamı için alet olarak kullanılmakta, bir manada istismar edilmektedir. </p><p>İHE Belgesinde geçen "...inancın tek başına veya topluca , açık olarak ya da özel biçimde öğretim, uygulama, tapınma ve ayinlerle göstermek özgürlüğünü de kapsamı içine alır" ifadesi, şu meşhur kamusal alan ve simge konusuna da açıklık getirmekte, "kamusal alanda olmaz" "dini simge olursa olmaz" diyenlere cevap vermektedir: Eğer bu belgeyi kabul ediyorsanız dini simge de olur, simge kamusal alanda da olur; yasakçılıkta ısrar ediyorsanız belgeyi inkar ediyorsunuz (yani insan hakları kâfiri oluyorsunuz) demektir.</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="sinang, post: 335557, member: 1020259"] Bütün dünyanın benimsediği, altına imza attığı insan hakları ile ilgili belgelerde "din hürriyeti" vardır. Bu hürriyet şu unsurlardan oluşur: 1. İnanma hürriyeti (inanmamayı da kapsar). 2. İnandığı dine göre yaşama, ayin ve ibadetleri yerine getirme hürriyeti. İnsan hakları evrensel bildirgesinde bu madde/unsur şöyle dile getirlmiştir : "...inancın tek başına veya topluca , açık olarak ya da özel biçimde öğretim, uygulama, tapınma ve ayinlerle göstermek özgürlüğünü de kapsamı içine alır (mad.18). 3. İnandığını öğrenme ve öğretme hürriyeti, 4. İnananların örgütlenme hürriyeti. 5. İnancı değiştirme hürriyeti. Modern demokrasi insan hakları temeline dayanır, laiklik de din özgürlüğünü korumak için öngörülmüştür; anayasasında laiklik ayrı bir madde olarak düzenlenmemiş olan ülkelerde de -din özgürlüğü vazgeçilmez bir madde olduğu için- "din özgürlüğünü korumanın teminatı" anlamında laiklik zaten vardır. Son günlerde, başörtüsü tartışmaları dolayısıyla Türkiye'de bazı yazar ve çizerlerin ortaya koydukları "laiklik ile dindarlık çatışır, çelişir, biri varsa diğeri olamaz" şeklindeki düşünce, demokrasi, laiklik ve insan hakları ile asla bağdaşmaz, bunlara ters düşer, geriye dönüştür (irticadır), dayatmadır. Leyla Şahin davasında AİHM'de, hükumet adına Türkiye'nin avukatı Şükrü Alpaslan aynen şöyle diyor: "Başörtüsünün Allah'ın emri kabul edilmesi laiklik ilkesi ile bağdaşmaz". Eğer avukatın dediği doğru ise EİHB'nde geçen ve yukarıya aldığımız maddenin manası nedir? Beş unsurdan oluşan din özgürlüğü nasıl anlaşılacak, nasıl uygulanacaktır? Aslında bu madde apaçıktır, hiçbir tereddüde yer vermeyecek şekilde "inanma ve inandığı gibi yaşama" hakkı ve hürrüyeti getirmektedir; hukuk, laiklik veya başka bir şey adına din özgürlüğünü ortadan kaldırmaya kimsenin gücü yetmez, haddi ve hakkı yoktur. Eğer insanlar inandıkları gibi yaşayamayacak ve davranamayacaklarsa inancın manası kalır mı? Bu takdirde inanmakla inanmamak eşit hale gelmez mi? Bir insan inanmayı tercih etmiş ise inanmama şıkkını (hak ve özgürlüğünü) devre dışı bırakmış, kendisi için onu ortadan kaldırmış olur. Bu şıkkı (alternatifi), başkalarına dayatmadan, yalnızca kendisi için, kendi rızasıyla ortadan kaldırmak, devre dışı bırakmak yasaklanırsa, laikliğe aykırı olarak yorumlanırsa inanmamak da böyle yorumlanmalıdır; yani insanlara inanmama, belli bir inanca göre yaşamama hakkı da verilmemeli, bu da laikliğe aykırı sayılmalıdır. "İnanmak "dine uymaktır; bu sebeple laikliğe aykırıdır, inanmamak ise dine uymamaktır; bu sebeple laikliğin ta kendisidir" deniyorsa bunun bir tek anlamı kalır ki, o da "laiklik eşittir dinsizliktir". Laiklik böyle anlaşılınca da, insan hakları belgelerinde düzenlenmiş olan din hürriyeti ile ilgili maddeler boş sözlerden ibaret olur. Başörtüsüne karşı olanlar hazımsızlık, tahammülsüzlük, dar görüşlülük, bağnazlık illetlerine yakalanmışlardır; asıl sebep budur; hukuk, mantık, felsefe de bu illetin devamı için alet olarak kullanılmakta, bir manada istismar edilmektedir. İHE Belgesinde geçen "...inancın tek başına veya topluca , açık olarak ya da özel biçimde öğretim, uygulama, tapınma ve ayinlerle göstermek özgürlüğünü de kapsamı içine alır" ifadesi, şu meşhur kamusal alan ve simge konusuna da açıklık getirmekte, "kamusal alanda olmaz" "dini simge olursa olmaz" diyenlere cevap vermektedir: Eğer bu belgeyi kabul ediyorsanız dini simge de olur, simge kamusal alanda da olur; yasakçılıkta ısrar ediyorsanız belgeyi inkar ediyorsunuz (yani insan hakları kâfiri oluyorsunuz) demektir. [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Sizin Köşeniz
din hürriyeti ve laiklik
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst