Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
Risale-i Nur'da Geçen Ansiklopedik Bilgiler
DİVAN-I HARB-İ ÖRFÎ (Divan-ı Harb)
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Kýrýk Testi" data-source="post: 233550" data-attributes="member: 358"><p><span style="font-size: 10px">1870 yılında kabul edilen Askeri Ceza Yasası’nın öngördüğü bir tür mahkemedir. Osmanlı Devleti bünyesinde savaş dönemlerinde hizmet veriyordu. Savaş esnasında askerî hizmetle ilgili işlenen suçları yargılamakla görevliydi. Olağanüstü yetkilerle donatılmış olan bu mahkemeler beş yargıçtan oluşuyordu.</span></p><p><span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px">31 Mart 1909 ayaklanması (bk. 31 Mart Hadisesi) esnasında Üstad Bediüzzaman, yayınladığı makaleler ve askerlere yaptığı konuşmalarla yatıştırıcı bir rol oynamıştı. Ancak olaya karıştığı iddia edilerek tutuklandı ve İstanbul’da bulunan Divan-ı Harb-i Örfî’de, idam talebiyle yargılandı. Daha sonra “İki Mekteb-i Musibetin Şehadetnamesi veya Divan-ı Harb-i Örfî” adıyla neşredilen savunmasının ardından beraat etti.</span></p><p><span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px">Bu hadiseye ismi karışan on beş kadar hoca idam edilmişti. Üstad Bediüzzaman, onlar mahkeme binasının bahçesinde asılı durdukları ve kendisi de pencereden onları gördüğü bir halde muhakeme olundu. Mahkeme başkanı Hurşid Paşa’nın “Sen de şeriat istemişsin?” sorusuna Üstad Bediüzzaman şu cevabı verdi:</span></p><p><span style="font-size: 10px"><strong>“Şeriatın bir hakikatine, bin ruhum olsa feda etmeye hazırım. Zira şeriat, sebeb-i saadet ve adalet-i mahz ve fazilettir. Fakat, ihtilâlcilerin isteyişi gibi değil!”</strong></span></p><p><span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px">Üstad Bediüzzaman’ın divan-ı harpteki bu kahramanca müdafaası, o zaman iki defa tab edilip neşredilmişti. O dehşetli mahkemeden idamını beklerken beraat etmiş ve mahkemeye teşekkür etmeyerek, yolda Bayezid’den Sultanahmed’e kadar, arkasında kalabalık bir halk kitlesi mevcut olduğu halde, “<strong>Zalimler için yaşasın Cehennem! Zalimler için yaşasın Cehennem!” </strong>nidâlarıyla ilerledi.</span></p><p><span style="font-size: 10px"></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Kýrýk Testi, post: 233550, member: 358"] [SIZE=2]1870 yılında kabul edilen Askeri Ceza Yasası’nın öngördüğü bir tür mahkemedir. Osmanlı Devleti bünyesinde savaş dönemlerinde hizmet veriyordu. Savaş esnasında askerî hizmetle ilgili işlenen suçları yargılamakla görevliydi. Olağanüstü yetkilerle donatılmış olan bu mahkemeler beş yargıçtan oluşuyordu. 31 Mart 1909 ayaklanması (bk. 31 Mart Hadisesi) esnasında Üstad Bediüzzaman, yayınladığı makaleler ve askerlere yaptığı konuşmalarla yatıştırıcı bir rol oynamıştı. Ancak olaya karıştığı iddia edilerek tutuklandı ve İstanbul’da bulunan Divan-ı Harb-i Örfî’de, idam talebiyle yargılandı. Daha sonra “İki Mekteb-i Musibetin Şehadetnamesi veya Divan-ı Harb-i Örfî” adıyla neşredilen savunmasının ardından beraat etti. Bu hadiseye ismi karışan on beş kadar hoca idam edilmişti. Üstad Bediüzzaman, onlar mahkeme binasının bahçesinde asılı durdukları ve kendisi de pencereden onları gördüğü bir halde muhakeme olundu. Mahkeme başkanı Hurşid Paşa’nın “Sen de şeriat istemişsin?” sorusuna Üstad Bediüzzaman şu cevabı verdi: [B]“Şeriatın bir hakikatine, bin ruhum olsa feda etmeye hazırım. Zira şeriat, sebeb-i saadet ve adalet-i mahz ve fazilettir. Fakat, ihtilâlcilerin isteyişi gibi değil!”[/B] Üstad Bediüzzaman’ın divan-ı harpteki bu kahramanca müdafaası, o zaman iki defa tab edilip neşredilmişti. O dehşetli mahkemeden idamını beklerken beraat etmiş ve mahkemeye teşekkür etmeyerek, yolda Bayezid’den Sultanahmed’e kadar, arkasında kalabalık bir halk kitlesi mevcut olduğu halde, “[B]Zalimler için yaşasın Cehennem! Zalimler için yaşasın Cehennem!” [/B]nidâlarıyla ilerledi. [/SIZE] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
Risale-i Nur'da Geçen Ansiklopedik Bilgiler
DİVAN-I HARB-İ ÖRFÎ (Divan-ı Harb)
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst