Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Divitin yanındamı?
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Garib" data-source="post: 137613" data-attributes="member: 1249"><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><strong>Divitin yanında mı?” </strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><strong></strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><strong>Kalem’ ve ‘yazdıkları’ ve dahi ‘yazıcılar’ hep kıymetli olageldi. Kıyâmete kadar da hayır kalemde ve kalemi kullananlarda olacaktır.</strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><strong></strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><strong>Tek şartla: İlâhî Kelâm’a hizmetkâr olabildikleri ölçüde.</strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><strong></strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><strong>Mahmud Bedreddin Yazır, ‘Kalem Güzeli’ isimli eserinde yazı ile ilgili şu hârika tespitleri yapar:</strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><strong></strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><strong>“Yazı, dilin eli, elin dilidir. Kafanın mîzânı, gönlün tercümânı, irâdenin ölçüsü, rûhun aynasıdır. Cesette rûha benzer. Akıllara elçi, ma’rifetlere silah, ilimlere huccet, medeniyetlere senettir. Sînesinde sırlar saklayan, çehresinde göz ve gönül sürûru taşıyan, mesafeleri düren, devirleri ânlara sokan, geçmişi geleceğe bağlayan sihirli bir bedîa, Rabbânî bir hârikadır.</strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><strong></strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><strong>Yazı, hâfızanın yükünü hafifletir, güzel yazı bunu daha da azaltır, gözü ve zihni erken yorulmaktan korur, fikrin işlemesine, olgunlaşmasına yarar, sözü düzenler, ifadeyi kuvvetlendirir, dili dizginler, düşünmeye zaman, düzeltmeye imkân verir. Kâtibini edîb, hattatını zarîf yapar, çeşidli ihtiyaçlara, bunlara mütenâsip yeni yeni keşiflere yol açar, kişiye nîmet, fakire devlet, zengine şeref, âleme ziynet, yoklukta celîs, gurbette enîs olur, yazana nâm verir, okuyana şân.”</strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><strong></strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><strong></strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><strong>İskender Pala, Tavan Arası isimli eserinde yazı ve kalem hakkında çok güzel nükteler aktarır; birkaçını biz de nakledelim: Güzel yazı yazmak, Allah'ın verdiği aklın mahsulü olmakla, İlahî nîmetlerin büyüklerindendir.</strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><strong></strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><strong>Cenâb-ı Hak Kur’ân-ı Kerim'de meâlen: “Ve kalem ve ehl-i kalemin satıra dizdikleri ve dizecekleri hakkı için” (Kalem Sûresi, 1) buyurarak kaleme ve onun yazdıklarına kasem buyurmuştur.</strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><strong></strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><strong>Hakikatlerin muhafazasında ve yeni nesillere naklinde yazının ehemmiyeti çok büyüktür. Yüce kitabımız Kur’ân-ı Kerîm ve sünnet-i nebeviye başta olmak üzere, din ilimlerinin kıyamete kadar devamında yazının büyük ehemmiyeti vardır.</strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><strong></strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><strong>Medeniyet, insanların bilgi ve tecrübelerini yeni nesillere aktarması ile inkişaf eder gelişir. Bu da yazı ile mümkündür. Bu sebeple dînimiz, kâtibe, kaleme, kağıt-defter ve kitaba büyük ehemmiyet vermiştir.</strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><strong></strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><strong>Peygamber Efendimiz (asm), Bedir’de esir edilenlerden okuma yazma bilenleri, Müslümanlardan on kişiye okuma-yazma öğretmeleri karşılığında, serbest bırakmışlardır. Önceleri 40 kişi civarında olan vahiy kâtiplerinin sayısı 120'ye kadar çıkmıştır.</strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><strong></strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><strong>Bir gün Peygamber Efendimiz Ashâbıyla sohbet ederken, yanında bulunanlardan Hz. Hilâl (ra)’a : “Divitin yanında mı?”, diye sormuşlar. Onun hayır demesi üzerine: “Yâ Hilâl, Diviti (kalemi) yanından ayırma, zîrâ kıyâmete kadar hayır divittedir”, buyurmuşlardır.</strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><strong></strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><strong>Yazıda dikkat edilmesi îcâbeden hususlardan biri yazının güzel ve düzgün olmasıdır. Güzel yazı, yazanın ruhunun huzur ve sükûnunu aksettirir ve okuyanı rahatlatır. Sinirli ve acele yazılan bir yazı hemen belli olur. Okuyanı rahatsız eder. Yazandan başkasının okuyamadığı bir yazının, sahibinden başkasına faydası olmaz. Yanlış, anlamalara sebepolacak imlâ ve harf hatalarından sakınmak îcâbeder. Yanlış bir noktanın bile yanlış mânâlara sebep olabileceği ehlince malumdur.</strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><strong></strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><strong>Güzel yazı rızık genişliğine sebep olur. Peygamber Efendimiz ((S.A.V)) bir hadîs-i şeriflerinde şöyle buyurur: “Size hüsn-i hattı (güzel yazıyı) tavsiye ederim, zira o, rızkın anahtarıdır. Evlatlarınıza yazıyı öğreterek ikramda bulunun. O en mühim işlerdendir.” (Rûhu’l-Beyân, 7/314)</strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><strong></strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><strong>Milletlerin tarihleri onların hafızasıdır. Tarihi ve kültürüyle bağlarını koparan bir millet hafızasını kaybeden kimse gibi şaşkın olur. Ecdâdımızın bin bir emekle mum ışığında yazdığı muazzam eserler, kütüphanelerin tozlu raflarında Müslümanların alakasını beklemektedir. Bu kitaplardan istifâde, İslâm harflerini bilmekle mümkündür. Bu hususta ihmal ve gevşeklik büyük mesuliyeti mûcibdir. Büyüklerimizin emsalsiz eserlerini okuyup anlayabilmek için Osmanlıcayı okumaya ve anlamaya gayret göstermek icâbeder.</strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><strong>YENİ HARFLER, ESKİ HARFLER</strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><strong></strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><strong>Hattat Hamid Aytaç merhum, 1973 yılında Paşabahçe Cam Fabrikası’nda tabaklar üzerinde hat yazarken, bir askeri heyet gelip fabrikayı gezmiş. Heyetten bir Albay, Hattat Hamid Beyin çalışmasını görüp yanına yaklaşarak:</strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><strong></strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><strong>“Hocam! Bu yeni harfleri eski harflerin üslubuna sokamaz mıyız?” diye sorunca Hamid Bey: “Benim ömrüm kâfi gelmez. Şu gördüğün yazılar benim yazım değildir. Bunun koca bir tarihi var. Ta Devr-i Saadet’ten bugüne kadar, binlerce zekâ bunun üzerine emek vermiştir. Tekemmül ede ede bugüne gelmiştir. Bunun üzerinden bu şekil bir tarih geçerse, o zaman olabilir” diye cevap vermiştir.</strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><strong>“BU YÜZDEN ÇOK YAZDIM!”</strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><strong></strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><strong>Mektûbât müellifi, İmam-ı Rabbânî’ye çok uzun yazmasının sırrını sorduklarında şöyle cevap vermiştir: “Bize bütün yazılarımızın âhir zamanda gelecek olan Mehdî tarafından okunacağı ve hepsini makbul bulacağı bildirildi. Bu yüzden çok yazdım.”</strong></span></span></span> </p><p> </p><p>alıntı</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Garib, post: 137613, member: 1249"] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=black][B]Divitin yanında mı?” Kalem’ ve ‘yazdıkları’ ve dahi ‘yazıcılar’ hep kıymetli olageldi. Kıyâmete kadar da hayır kalemde ve kalemi kullananlarda olacaktır. Tek şartla: İlâhî Kelâm’a hizmetkâr olabildikleri ölçüde. Mahmud Bedreddin Yazır, ‘Kalem Güzeli’ isimli eserinde yazı ile ilgili şu hârika tespitleri yapar: “Yazı, dilin eli, elin dilidir. Kafanın mîzânı, gönlün tercümânı, irâdenin ölçüsü, rûhun aynasıdır. Cesette rûha benzer. Akıllara elçi, ma’rifetlere silah, ilimlere huccet, medeniyetlere senettir. Sînesinde sırlar saklayan, çehresinde göz ve gönül sürûru taşıyan, mesafeleri düren, devirleri ânlara sokan, geçmişi geleceğe bağlayan sihirli bir bedîa, Rabbânî bir hârikadır. Yazı, hâfızanın yükünü hafifletir, güzel yazı bunu daha da azaltır, gözü ve zihni erken yorulmaktan korur, fikrin işlemesine, olgunlaşmasına yarar, sözü düzenler, ifadeyi kuvvetlendirir, dili dizginler, düşünmeye zaman, düzeltmeye imkân verir. Kâtibini edîb, hattatını zarîf yapar, çeşidli ihtiyaçlara, bunlara mütenâsip yeni yeni keşiflere yol açar, kişiye nîmet, fakire devlet, zengine şeref, âleme ziynet, yoklukta celîs, gurbette enîs olur, yazana nâm verir, okuyana şân.” İskender Pala, Tavan Arası isimli eserinde yazı ve kalem hakkında çok güzel nükteler aktarır; birkaçını biz de nakledelim: Güzel yazı yazmak, Allah'ın verdiği aklın mahsulü olmakla, İlahî nîmetlerin büyüklerindendir. Cenâb-ı Hak Kur’ân-ı Kerim'de meâlen: “Ve kalem ve ehl-i kalemin satıra dizdikleri ve dizecekleri hakkı için” (Kalem Sûresi, 1) buyurarak kaleme ve onun yazdıklarına kasem buyurmuştur. Hakikatlerin muhafazasında ve yeni nesillere naklinde yazının ehemmiyeti çok büyüktür. Yüce kitabımız Kur’ân-ı Kerîm ve sünnet-i nebeviye başta olmak üzere, din ilimlerinin kıyamete kadar devamında yazının büyük ehemmiyeti vardır. Medeniyet, insanların bilgi ve tecrübelerini yeni nesillere aktarması ile inkişaf eder gelişir. Bu da yazı ile mümkündür. Bu sebeple dînimiz, kâtibe, kaleme, kağıt-defter ve kitaba büyük ehemmiyet vermiştir. Peygamber Efendimiz (asm), Bedir’de esir edilenlerden okuma yazma bilenleri, Müslümanlardan on kişiye okuma-yazma öğretmeleri karşılığında, serbest bırakmışlardır. Önceleri 40 kişi civarında olan vahiy kâtiplerinin sayısı 120'ye kadar çıkmıştır. Bir gün Peygamber Efendimiz Ashâbıyla sohbet ederken, yanında bulunanlardan Hz. Hilâl (ra)’a : “Divitin yanında mı?”, diye sormuşlar. Onun hayır demesi üzerine: “Yâ Hilâl, Diviti (kalemi) yanından ayırma, zîrâ kıyâmete kadar hayır divittedir”, buyurmuşlardır. Yazıda dikkat edilmesi îcâbeden hususlardan biri yazının güzel ve düzgün olmasıdır. Güzel yazı, yazanın ruhunun huzur ve sükûnunu aksettirir ve okuyanı rahatlatır. Sinirli ve acele yazılan bir yazı hemen belli olur. Okuyanı rahatsız eder. Yazandan başkasının okuyamadığı bir yazının, sahibinden başkasına faydası olmaz. Yanlış, anlamalara sebepolacak imlâ ve harf hatalarından sakınmak îcâbeder. Yanlış bir noktanın bile yanlış mânâlara sebep olabileceği ehlince malumdur. Güzel yazı rızık genişliğine sebep olur. Peygamber Efendimiz ((S.A.V)) bir hadîs-i şeriflerinde şöyle buyurur: “Size hüsn-i hattı (güzel yazıyı) tavsiye ederim, zira o, rızkın anahtarıdır. Evlatlarınıza yazıyı öğreterek ikramda bulunun. O en mühim işlerdendir.” (Rûhu’l-Beyân, 7/314) Milletlerin tarihleri onların hafızasıdır. Tarihi ve kültürüyle bağlarını koparan bir millet hafızasını kaybeden kimse gibi şaşkın olur. Ecdâdımızın bin bir emekle mum ışığında yazdığı muazzam eserler, kütüphanelerin tozlu raflarında Müslümanların alakasını beklemektedir. Bu kitaplardan istifâde, İslâm harflerini bilmekle mümkündür. Bu hususta ihmal ve gevşeklik büyük mesuliyeti mûcibdir. Büyüklerimizin emsalsiz eserlerini okuyup anlayabilmek için Osmanlıcayı okumaya ve anlamaya gayret göstermek icâbeder. YENİ HARFLER, ESKİ HARFLER Hattat Hamid Aytaç merhum, 1973 yılında Paşabahçe Cam Fabrikası’nda tabaklar üzerinde hat yazarken, bir askeri heyet gelip fabrikayı gezmiş. Heyetten bir Albay, Hattat Hamid Beyin çalışmasını görüp yanına yaklaşarak: “Hocam! Bu yeni harfleri eski harflerin üslubuna sokamaz mıyız?” diye sorunca Hamid Bey: “Benim ömrüm kâfi gelmez. Şu gördüğün yazılar benim yazım değildir. Bunun koca bir tarihi var. Ta Devr-i Saadet’ten bugüne kadar, binlerce zekâ bunun üzerine emek vermiştir. Tekemmül ede ede bugüne gelmiştir. Bunun üzerinden bu şekil bir tarih geçerse, o zaman olabilir” diye cevap vermiştir. “BU YÜZDEN ÇOK YAZDIM!” Mektûbât müellifi, İmam-ı Rabbânî’ye çok uzun yazmasının sırrını sorduklarında şöyle cevap vermiştir: “Bize bütün yazılarımızın âhir zamanda gelecek olan Mehdî tarafından okunacağı ve hepsini makbul bulacağı bildirildi. Bu yüzden çok yazdım.”[/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] alıntı [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Divitin yanındamı?
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst