Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Doğada Ses Dalgalarının Kullanım Alanları
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="guftepira" data-source="post: 124099" data-attributes="member: 9856"><p>bende bu soruyu çok sordum ablam. </p><p>bir ve tek olan bir yaratıcıya inanmanın; bizim için bu denli kolay, gerçek vede doğru olabileceği bu derece aşikar olmasına ramen,</p><p>ve her yerde onun mührü bedahet derecesinde gözle görünür bir surette nakşedilmişken; nasıl bir düşünce nasıl bir bakış açısı bir ilim adamını metaryelist yapabilir..</p><p></p><p>sonra hani üstad diyorya:</p><p></p><p><strong><em>(...)</em></strong></p><p> <em><strong>Bu risalenin te'lifinden onbir sene evvel Ramazan-ı Şerifte İstanbul Bayezid câmi-i şerifinde hâfızları dinliyordum. Birden şahsını görmedim, fakat manevî bir ses işittim gibi bana geldi. Zihnimi kendine çevirdi. Hayalen dinledim. Baktım ki, bana der:</strong></em></p><p><em><strong></strong></em></p><p><em><strong> "Sen, Kur'anı pek âlî, çok parlak görüyorsun. Bîtarafane muhakeme et, öyle bak. Yani bir beşer kelâmı farzet bak... Acaba o meziyetleri, o zînetleri görecek misin?" dedi. Hakikaten ben de ona aldandım. Beşer kelâmı farzedip, öyle baktım. Gördüm ki: Nasıl Bayezid'in elektrik düğmesi çevrilip söndürülünce ortalık karanlığa düşer. Öyle de o farz ile Kur'anın parlak ışıkları gizlenmeğe başladı. O vakit anladım ki, benim ile konuşan şeytandır. Beni vartaya yuvarlandırıyor. Kur'andan istimdad ettim. Birden bir nur kalbime geldi. Müdafaaya kat'î bir kuvvet verdi. O vakit şöylece şeytana karşı münazara başladı.</strong></em></p><p><em><strong></strong></em></p><p><em><strong> Dedim: Ey şeytan! Bîtarafane muhakeme, iki taraf ortasında bir vaziyettir. Halbuki hem senin, hem insandaki senin şakirdlerin, dediğiniz bîtarafane muhakeme ise, taraf-ı muhalifi iltizamdır. Bîtaraflık değildir, muvakkaten bir dinsizliktir. Çünki Kur'ana kelâm-ı beşer diye bakmak ve öyle muhakeme etmek şıkk-ı muhalifi esas tutmaktır. Bâtılı iltizamdır. Bîtarafane muhakeme değildir. Belki, bâtıla tarafgirliktir.</strong></em></p><p><strong><em>(...)</em></strong></p><p></p><p></p><p>işte burda da bahsi geçtiği gibi tamamen bakış açısı ciddi derecede önem arz ediyor. ve tabiki imtihan sırrını unutmamak gerekiyor. inanmak kadar inanmamak da orta olacak ki bizler özgür irade ile bu seçimi yapabilelim..</p><p></p><p>sonra iman nedir? tarifi nasıldır? hususunda üstadın taftazaniden naklettiği şu veciz söz ve devamı:</p><p></p><p><strong><em>(...)</em></strong></p><p><strong><em>İman, Sa'd-ı Taftazanî'nin tefsirine göre: "Cenab-ı Hakk'ın istediği kulunun kalbine, cüz'-i ihtiyarının sarfından sonra ilka ettiği bir nurdur." denilmiştir. Öyle ise iman, Şems-i Ezelî'den vicdan-ı beşere ihsan edilen bir nur ve bir şuadır ki, vicdanın iç yüzünü tamamıyla ışıklandırır. Ve bu sayede bütün kâinat ile bir ünsiyet, bir emniyet peyda olur. Ve herşeyle kesb-i muarefe eder.</em></strong></p><p><strong><em>(...)</em></strong></p><p></p><p></p><p>velhasıl ablam iman bizim çabamızın, cehdimizin bir neticesi değil belki; rahmet-i ilahiden bir mükafattır. rabbimizinde dediği gibi onların gözlerinde ancak perde vardır. </p><p></p><p>Öyle ise, biz daima: <span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkRed"> اَلْحَمْدُ لِلَّهِ عَلَى دِينِ اْلاِسْلاَمِ وَ كَمَالِ اْلاِيمَانِ </span></span>demeliyiz...</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="guftepira, post: 124099, member: 9856"] bende bu soruyu çok sordum ablam. bir ve tek olan bir yaratıcıya inanmanın; bizim için bu denli kolay, gerçek vede doğru olabileceği bu derece aşikar olmasına ramen, ve her yerde onun mührü bedahet derecesinde gözle görünür bir surette nakşedilmişken; nasıl bir düşünce nasıl bir bakış açısı bir ilim adamını metaryelist yapabilir.. sonra hani üstad diyorya: [B][I](...)[/I][/B] [I][B]Bu risalenin te'lifinden onbir sene evvel Ramazan-ı Şerifte İstanbul Bayezid câmi-i şerifinde hâfızları dinliyordum. Birden şahsını görmedim, fakat manevî bir ses işittim gibi bana geldi. Zihnimi kendine çevirdi. Hayalen dinledim. Baktım ki, bana der: "Sen, Kur'anı pek âlî, çok parlak görüyorsun. Bîtarafane muhakeme et, öyle bak. Yani bir beşer kelâmı farzet bak... Acaba o meziyetleri, o zînetleri görecek misin?" dedi. Hakikaten ben de ona aldandım. Beşer kelâmı farzedip, öyle baktım. Gördüm ki: Nasıl Bayezid'in elektrik düğmesi çevrilip söndürülünce ortalık karanlığa düşer. Öyle de o farz ile Kur'anın parlak ışıkları gizlenmeğe başladı. O vakit anladım ki, benim ile konuşan şeytandır. Beni vartaya yuvarlandırıyor. Kur'andan istimdad ettim. Birden bir nur kalbime geldi. Müdafaaya kat'î bir kuvvet verdi. O vakit şöylece şeytana karşı münazara başladı. Dedim: Ey şeytan! Bîtarafane muhakeme, iki taraf ortasında bir vaziyettir. Halbuki hem senin, hem insandaki senin şakirdlerin, dediğiniz bîtarafane muhakeme ise, taraf-ı muhalifi iltizamdır. Bîtaraflık değildir, muvakkaten bir dinsizliktir. Çünki Kur'ana kelâm-ı beşer diye bakmak ve öyle muhakeme etmek şıkk-ı muhalifi esas tutmaktır. Bâtılı iltizamdır. Bîtarafane muhakeme değildir. Belki, bâtıla tarafgirliktir.[/B][/I] [B][I](...)[/I][/B] işte burda da bahsi geçtiği gibi tamamen bakış açısı ciddi derecede önem arz ediyor. ve tabiki imtihan sırrını unutmamak gerekiyor. inanmak kadar inanmamak da orta olacak ki bizler özgür irade ile bu seçimi yapabilelim.. sonra iman nedir? tarifi nasıldır? hususunda üstadın taftazaniden naklettiği şu veciz söz ve devamı: [B][I](...) İman, Sa'd-ı Taftazanî'nin tefsirine göre: "Cenab-ı Hakk'ın istediği kulunun kalbine, cüz'-i ihtiyarının sarfından sonra ilka ettiği bir nurdur." denilmiştir. Öyle ise iman, Şems-i Ezelî'den vicdan-ı beşere ihsan edilen bir nur ve bir şuadır ki, vicdanın iç yüzünü tamamıyla ışıklandırır. Ve bu sayede bütün kâinat ile bir ünsiyet, bir emniyet peyda olur. Ve herşeyle kesb-i muarefe eder. (...)[/I][/B] velhasıl ablam iman bizim çabamızın, cehdimizin bir neticesi değil belki; rahmet-i ilahiden bir mükafattır. rabbimizinde dediği gibi onların gözlerinde ancak perde vardır. Öyle ise, biz daima: [SIZE=4][COLOR=DarkRed] اَلْحَمْدُ لِلَّهِ عَلَى دِينِ اْلاِسْلاَمِ وَ كَمَالِ اْلاِيمَانِ [/COLOR][/SIZE]demeliyiz... [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Doğada Ses Dalgalarının Kullanım Alanları
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst