Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Döner + Ayran = 2.5 YTL
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Elif_Gibi" data-source="post: 157939" data-attributes="member: 6253"><p><em><span style="font-size: 12px"><span style="color: indigo">Niye garsonun gösterdiği yere oturdum ki şimdi? </span></span></em></p><p><em><span style="font-size: 12px"><span style="color: indigo">Bak gerilerde boş bir masa daha var.</span></span></em></p><p><em><span style="font-size: 12px"><span style="color: indigo">Bu “cam kenarı” hassasiyeti de sürekli otobüsle seyahat etmemin, algılarımı çimdiklemesinden kaynaklansa gerek</span></span></em></p><p><em><span style="font-size: 12px"><span style="color: indigo">Of ne çok acıktım...</span></span></em></p><p><em><span style="font-size: 12px"><span style="color: indigo">Zaten bu kadar acıkmasam, ne işim var burada değil mi? </span></span></em></p><p><em><span style="font-size: 12px"><span style="color: indigo">Açım aç!..</span></span></em></p><p><em><span style="font-size: 12px"><span style="color: indigo">Şu an içimdeki tüm hislerin dibi tutmuş, beynim sağ ve sol lob diye yumurtaya öykünmüş, ruhumsa bir pilav gibi lapalaşmış... </span></span></em></p><p><em><span style="font-size: 12px"><span style="color: indigo">İşte geliyor garson</span></span></em></p><p> </p><p><em><span style="font-size: 12px"><span style="color: indigo">—Ne alırsınız efendim?</span></span></em></p><p> </p><p><em><span style="font-size: 12px"><span style="color: indigo">—Döner alayım, lakin iyi dönmüş olsun</span></span></em></p><p> </p><p><em><span style="font-size: 12px"><span style="color: indigo">—Nasıl yani?</span></span></em></p><p> </p><p><em><span style="font-size: 12px"><span style="color: indigo">—Aman iyi pişmiş olsun diyecektim, af edersiniz</span></span></em></p><p> </p><p><em><span style="font-size: 12px"><span style="color: indigo">—Peki efendim</span></span></em></p><p> </p><p><em><span style="font-size: 12px"><span style="color: indigo">Çok acıkınca insanın dili de sürçüyor böyle</span></span></em></p><p><em><span style="font-size: 12px"><span style="color: indigo">Of şu cama da bir perde asmamışlar ki, yoldan geçen herkesle göz göze geliyor insan..</span></span></em></p><p><em><span style="font-size: 12px"><span style="color: indigo">Acaba şu kaldırımdaki teyze, şu çocuk, şu delikanlı da benim gibi aç mıdır? </span></span></em></p><p><em><span style="font-size: 12px"><span style="color: indigo">Yok, canım aç olsalar içeri girip bir şeyler yerlerdi değil mi? </span></span></em></p><p><em><span style="font-size: 12px"><span style="color: indigo">Hem zaten şu yan masadaki genç kızlar gibi birazdan burnumu ketçapa daldırdım mı herkes hikâyemin dışında kalıverecek. </span></span></em></p><p><em><span style="font-size: 12px"><span style="color: indigo">Zaten safer ayı diye sadaka vermiş, hayır hasenatta bulunmuşuz. </span></span></em></p><p><em><span style="font-size: 12px"><span style="color: indigo">Cümle yoldan geçeni de doyuramayız ki kardeşim değil mi? </span></span></em></p><p><em><span style="font-size: 12px"><span style="color: indigo">Açım ben aç....... </span></span></em></p><p><em><span style="font-size: 12px"><span style="color: indigo">Aç insan öyle çok fazla düşünmez, düşünmemeli </span></span></em></p><p><em><span style="font-size: 12px"><span style="color: indigo">Zira çoğu halkın aç bırakılma sebebi “düşünme”, “düşündükten sonra başkaldırma” dürtülerinin baltalanması için değil mi?</span></span></em></p><p> </p><p><em><span style="font-size: 12px"><span style="color: indigo">Döneri de camın kenarına mı koymuş bu adamlar? </span></span></em></p><p><em><span style="font-size: 12px"><span style="color: indigo">Kokusu da tüm caddeye yayılmıştır şimdi</span></span></em></p><p><em><span style="font-size: 12px"><span style="color: indigo">Ah ah… </span></span></em></p><p><em><span style="font-size: 12px"><span style="color: indigo">Aklıma anacığımın yemekleri geldi ve de çocukluğum </span></span></em></p><p><em><span style="font-size: 12px"><span style="color: indigo">Penceresinde küpeli çiçekleri olan beyaz badanalı bir evimiz vardı.</span></span></em></p><p><em><span style="font-size: 12px"><span style="color: indigo">Annem saçlarımı tarayıp kafama kocaman bir kurdele kondurunca kendimi kremasından görünmeyen keklere benzetirdim.</span></span></em></p><p><em><span style="font-size: 12px"><span style="color: indigo">Anacığım pek titizdi...</span></span></em></p><p><em><span style="font-size: 12px"><span style="color: indigo">Beyaz yakalık, ütülü önlük, tertemiz mendillerle beni okula asılmaya hazır bir tabloya çevirirdi. </span></span></em></p><p><em><span style="font-size: 12px"><span style="color: indigo">Lakin bu klasik tablo eve her dönüşte modern sanatın derin izlerini taşıyan Picasso resimlerine dönüşüverirdi.</span></span></em></p><p><em><span style="font-size: 12px"><span style="color: indigo">Çünkü yakalığımı okulda unutur, üstüm başım leblebi tozuna bulanır, çoraplarım kirden görünmezdi.</span></span></em></p><p><em><span style="font-size: 12px"><span style="color: indigo">En çok da işitme engelliler haber bültenini kaçırmayan bir çocuktum da ona gülerim. </span></span></em></p><p><em><span style="font-size: 12px"><span style="color: indigo">Televizyonun sesini kapatır, kendimi duymuyor kabul eder ve spikerin hareketlerinden ne anlattığını anlamaya çalışırdım. </span></span></em></p><p><em><span style="font-size: 12px"><span style="color: indigo">Milletin övdüğü “empati” yöntemini bakın ben daha çocukken yapıyormuşum.. </span></span></em></p><p><em><span style="font-size: 12px"><span style="color: indigo">Şimdide buraya oturmuş, dörtte biri yoksul olan halkımın gözü önünde yemek yemeye hazırlanıyorum. </span></span></em></p><p><em><span style="font-size: 12px"><span style="color: indigo">Lokantanın camında bir gerdanlık gibi duran şu dönerde, göz hakkı kalmış çocuklar yokmuş gibi davranıyorum. </span></span></em></p><p><em><span style="font-size: 12px"><span style="color: indigo">Yoksa kötü müyüm ben? </span></span></em></p><p><em><span style="font-size: 12px"><span style="color: indigo">Yok, yozlaşmış diyelim... </span></span></em></p><p><em><span style="font-size: 12px"><span style="color: indigo">Hem yoz hem de hala aç...</span></span></em></p><p> </p><p><em><span style="font-size: 12px"><span style="color: indigo">Oysa babamın dizinin dibinde, ödediğimiz her kuruş verginin bize yol, su, elektrik olarak dönmesini beklediğimiz yıllarda bu tür konularda ne kadar hassastık. </span></span></em></p><p> </p><p><em><span style="font-size: 12px"><span style="color: indigo">Gerçi o yıllarda da çoğumuz açtık, vatandaş demek bir nevi depozitolu şişe demekti ve de boş mideler birkaç tatlı söz ile takas edilirdi ama ruhları esir almaya kimsenin gücü yetmezdi.</span></span></em></p><p> </p><p><em><span style="font-size: 12px"><span style="color: indigo">Bay yanlış ile doğru Ahmet’i izleyip doğru yanlış ayrımı yaptığım yıllardı o yıllar Bir de annemin doğru ve yanlışları vardı. </span></span></em></p><p><em><span style="font-size: 12px"><span style="color: indigo">Misal dışarıya mandalina, salatalık gibi kokulu yiyeceklerle çıkmak yasaktı. </span></span></em></p><p><em><span style="font-size: 12px"><span style="color: indigo">Yok, ille de dışarıda bir şey yenecekse bu ekmek olmalı ve mutlaka tüm arkadaşlara ısırtılmalı kalanı –ki kalırsa- öyle yenmeliydi. </span></span></em></p><p><em><span style="font-size: 12px"><span style="color: indigo">Steril yaşayıp hijyenik büyümekten daha evlaydı, üzerinde “göz hakkı” olmayan bir ekmeği yemek...</span></span></em></p><p> </p><p><em><span style="font-size: 12px"><span style="color: indigo">Sonra komşular bahçede gözleme yaparlar, oradan geçen herkese ikram ederlerdi. </span></span></em></p><p><em><span style="font-size: 12px"><span style="color: indigo">Yaşlısı genci tüm kadınlar bir açık oturumda hem fikir olmuş aydınlar gibi başlarını sallayıp “canı çeken olursa günah olur, ikram edilmezse bereketi kaçar, kimsenin gözü kalmasın, kul hakkının vebali büyüktür” mealli laflar ederlerdi. </span></span></em></p><p><em><span style="font-size: 12px"><span style="color: indigo">O zamanlar pek anlamazdım... </span></span></em></p><p><em><span style="font-size: 12px"><span style="color: indigo">Lakin lisedeyken ramazan ayında, yarım tostu midesine indiren Sinem’in karşısında yutkununca ve gözlerimi o tosttan ayıramayınca ve dahası içimde Sinem’i pataklama hissi doğunca anlayıvermiştim “göz hakkı”nın ne demek olduğunu. </span></span></em></p><p><em><span style="font-size: 12px"><span style="color: indigo">Acaba şu karşıdan gelen lise talebesi de beni pataklamak istiyor mudur?</span></span></em></p><p> </p><p><em><span style="font-size: 12px"><span style="color: indigo">Of ne işim var benim burada? </span></span></em></p><p><em><span style="font-size: 12px"><span style="color: indigo">Bunca hatıradan sonra şu cam kenarında dönüp duran dönerden daha pişkin ve daha dönek hissediyorum kendimi </span></span></em></p><p><em><span style="font-size: 12px"><span style="color: indigo">bilir o dönerin üzerinde kaç çift göz takılı kalmıştır.</span></span></em></p><p> </p><p><em><span style="font-size: 12px"><span style="color: indigo">İştahım kaçtı... </span></span></em></p><p><em><span style="font-size: 12px"><span style="color: indigo">Kaçmalı zaten!! </span></span></em></p><p><em><span style="font-size: 12px"><span style="color: indigo">Çocukluğumda refleks haline gelmiş bazı hasletlere bile ancak iki saat düşününce ulaşır oldum artık </span></span></em></p><p><em><span style="font-size: 12px"><span style="color: indigo">Baksana şu halime! </span></span></em></p><p><em><span style="font-size: 12px"><span style="color: indigo">Nerede o okuduğum erdemler, diğerkâmlıklar... </span></span></em></p><p><em><span style="font-size: 12px"><span style="color: indigo">Hatta geçenlerde okuduğum Alâeddin Bey’in koskoca beylik makamını, kendi hakkı olduğu halde kardeşi Osman Bey’e teslim etmiş olmasına nasıl da hayran kalmıştım </span></span></em></p><p><em><span style="font-size: 12px"><span style="color: indigo">Bu bey, bir kişiye sadece hak ettiğini değil kendi hakkı olanı da verebilmişti.</span></span></em></p><p> </p><p><em><span style="font-size: 12px"><span style="color: indigo">Her şey değişmişti sanki... </span></span></em></p><p><em><span style="font-size: 12px"><span style="color: indigo">Kâbe desenli örtüler duvarlardan inmiş, ezan okuyan saatler eskiciye verilmiş, sofralar küçülüp ikramlar buharlaşmıştı </span></span></em></p><p><em><span style="font-size: 12px"><span style="color: indigo">Ve annelerimizin bir zamanlar omzumuza muska gibi tutturduğu “kul hakkı hassasiyeti” bir sokak simidinde, bir hamburgerin mayonezinde, gezinerek tüketilmiş bir çikolatada eriyip kaybolmuştu sanki…</span></span></em></p><p> </p><p><em><span style="font-size: 12px"><span style="color: indigo">Evet, o döneri yemeyeceğim, gitmeliyim şimdi.</span></span></em></p><p> </p><p><em><span style="font-size: 12px"><span style="color: indigo">—Hey abla, çok dönmüş aman çok pişmiş dönerin kalsın mı?</span></span></em></p><p> </p><p><em><span style="font-size: 12px"><span style="color: indigo">—Kalsın kardeş Hakkınızı helal edin.</span></span></em></p><p> </p><p><em><span style="font-size: 12px"><span style="color: indigo">Oh rahatladım biraz... </span></span></em></p><p><em><span style="font-size: 12px"><span style="color: indigo">Gerçi hala açsın Ayşegül ama olsun... </span></span></em></p><p><em><span style="font-size: 12px"><span style="color: indigo">Açlığın hoşuna gitmediğine, nefsine ağır geldiğine bakma sen! </span></span></em></p><p><em><span style="font-size: 12px"><span style="color: indigo">Aslında bütün yıkıcılığına rağmen açlıktan daha âli ve daha ahi bir muallim yoktur.</span></span></em></p><p><em><span style="font-size: 12px"><span style="color: indigo">Yeter ki şuurundan nefsine intikal ettirmeyesin...</span></span></em></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Elif_Gibi, post: 157939, member: 6253"] [I][SIZE=3][COLOR=indigo]Niye garsonun gösterdiği yere oturdum ki şimdi? [/COLOR][/SIZE][/I] [I][SIZE=3][COLOR=indigo]Bak gerilerde boş bir masa daha var.[/COLOR][/SIZE][/I] [I][SIZE=3][COLOR=indigo]Bu “cam kenarı” hassasiyeti de sürekli otobüsle seyahat etmemin, algılarımı çimdiklemesinden kaynaklansa gerek[/COLOR][/SIZE][/I] [I][SIZE=3][COLOR=indigo]Of ne çok acıktım...[/COLOR][/SIZE][/I] [I][SIZE=3][COLOR=indigo]Zaten bu kadar acıkmasam, ne işim var burada değil mi? [/COLOR][/SIZE][/I] [I][SIZE=3][COLOR=indigo]Açım aç!..[/COLOR][/SIZE][/I] [I][SIZE=3][COLOR=indigo]Şu an içimdeki tüm hislerin dibi tutmuş, beynim sağ ve sol lob diye yumurtaya öykünmüş, ruhumsa bir pilav gibi lapalaşmış... [/COLOR][/SIZE][/I] [I][SIZE=3][COLOR=indigo]İşte geliyor garson[/COLOR][/SIZE][/I] [I][SIZE=3][COLOR=indigo]—Ne alırsınız efendim?[/COLOR][/SIZE][/I] [I][SIZE=3][COLOR=indigo]—Döner alayım, lakin iyi dönmüş olsun[/COLOR][/SIZE][/I] [I][SIZE=3][COLOR=indigo]—Nasıl yani?[/COLOR][/SIZE][/I] [I][SIZE=3][COLOR=indigo]—Aman iyi pişmiş olsun diyecektim, af edersiniz[/COLOR][/SIZE][/I] [I][SIZE=3][COLOR=indigo]—Peki efendim[/COLOR][/SIZE][/I] [I][SIZE=3][COLOR=indigo]Çok acıkınca insanın dili de sürçüyor böyle[/COLOR][/SIZE][/I] [I][SIZE=3][COLOR=indigo]Of şu cama da bir perde asmamışlar ki, yoldan geçen herkesle göz göze geliyor insan..[/COLOR][/SIZE][/I] [I][SIZE=3][COLOR=indigo]Acaba şu kaldırımdaki teyze, şu çocuk, şu delikanlı da benim gibi aç mıdır? [/COLOR][/SIZE][/I] [I][SIZE=3][COLOR=indigo]Yok, canım aç olsalar içeri girip bir şeyler yerlerdi değil mi? [/COLOR][/SIZE][/I] [I][SIZE=3][COLOR=indigo]Hem zaten şu yan masadaki genç kızlar gibi birazdan burnumu ketçapa daldırdım mı herkes hikâyemin dışında kalıverecek. [/COLOR][/SIZE][/I] [I][SIZE=3][COLOR=indigo]Zaten safer ayı diye sadaka vermiş, hayır hasenatta bulunmuşuz. [/COLOR][/SIZE][/I] [I][SIZE=3][COLOR=indigo]Cümle yoldan geçeni de doyuramayız ki kardeşim değil mi? [/COLOR][/SIZE][/I] [I][SIZE=3][COLOR=indigo]Açım ben aç....... [/COLOR][/SIZE][/I] [I][SIZE=3][COLOR=indigo]Aç insan öyle çok fazla düşünmez, düşünmemeli [/COLOR][/SIZE][/I] [I][SIZE=3][COLOR=indigo]Zira çoğu halkın aç bırakılma sebebi “düşünme”, “düşündükten sonra başkaldırma” dürtülerinin baltalanması için değil mi?[/COLOR][/SIZE][/I] [I][SIZE=3][COLOR=indigo]Döneri de camın kenarına mı koymuş bu adamlar? [/COLOR][/SIZE][/I] [I][SIZE=3][COLOR=indigo]Kokusu da tüm caddeye yayılmıştır şimdi[/COLOR][/SIZE][/I] [I][SIZE=3][COLOR=indigo]Ah ah… [/COLOR][/SIZE][/I] [I][SIZE=3][COLOR=indigo]Aklıma anacığımın yemekleri geldi ve de çocukluğum [/COLOR][/SIZE][/I] [I][SIZE=3][COLOR=indigo]Penceresinde küpeli çiçekleri olan beyaz badanalı bir evimiz vardı.[/COLOR][/SIZE][/I] [I][SIZE=3][COLOR=indigo]Annem saçlarımı tarayıp kafama kocaman bir kurdele kondurunca kendimi kremasından görünmeyen keklere benzetirdim.[/COLOR][/SIZE][/I] [I][SIZE=3][COLOR=indigo]Anacığım pek titizdi...[/COLOR][/SIZE][/I] [I][SIZE=3][COLOR=indigo]Beyaz yakalık, ütülü önlük, tertemiz mendillerle beni okula asılmaya hazır bir tabloya çevirirdi. [/COLOR][/SIZE][/I] [I][SIZE=3][COLOR=indigo]Lakin bu klasik tablo eve her dönüşte modern sanatın derin izlerini taşıyan Picasso resimlerine dönüşüverirdi.[/COLOR][/SIZE][/I] [I][SIZE=3][COLOR=indigo]Çünkü yakalığımı okulda unutur, üstüm başım leblebi tozuna bulanır, çoraplarım kirden görünmezdi.[/COLOR][/SIZE][/I] [I][SIZE=3][COLOR=indigo]En çok da işitme engelliler haber bültenini kaçırmayan bir çocuktum da ona gülerim. [/COLOR][/SIZE][/I] [I][SIZE=3][COLOR=indigo]Televizyonun sesini kapatır, kendimi duymuyor kabul eder ve spikerin hareketlerinden ne anlattığını anlamaya çalışırdım. [/COLOR][/SIZE][/I] [I][SIZE=3][COLOR=indigo]Milletin övdüğü “empati” yöntemini bakın ben daha çocukken yapıyormuşum.. [/COLOR][/SIZE][/I] [I][SIZE=3][COLOR=indigo]Şimdide buraya oturmuş, dörtte biri yoksul olan halkımın gözü önünde yemek yemeye hazırlanıyorum. [/COLOR][/SIZE][/I] [I][SIZE=3][COLOR=indigo]Lokantanın camında bir gerdanlık gibi duran şu dönerde, göz hakkı kalmış çocuklar yokmuş gibi davranıyorum. [/COLOR][/SIZE][/I] [I][SIZE=3][COLOR=indigo]Yoksa kötü müyüm ben? [/COLOR][/SIZE][/I] [I][SIZE=3][COLOR=indigo]Yok, yozlaşmış diyelim... [/COLOR][/SIZE][/I] [I][SIZE=3][COLOR=indigo]Hem yoz hem de hala aç...[/COLOR][/SIZE][/I] [I][SIZE=3][COLOR=indigo]Oysa babamın dizinin dibinde, ödediğimiz her kuruş verginin bize yol, su, elektrik olarak dönmesini beklediğimiz yıllarda bu tür konularda ne kadar hassastık. [/COLOR][/SIZE][/I] [I][SIZE=3][COLOR=indigo]Gerçi o yıllarda da çoğumuz açtık, vatandaş demek bir nevi depozitolu şişe demekti ve de boş mideler birkaç tatlı söz ile takas edilirdi ama ruhları esir almaya kimsenin gücü yetmezdi.[/COLOR][/SIZE][/I] [I][SIZE=3][COLOR=indigo]Bay yanlış ile doğru Ahmet’i izleyip doğru yanlış ayrımı yaptığım yıllardı o yıllar Bir de annemin doğru ve yanlışları vardı. [/COLOR][/SIZE][/I] [I][SIZE=3][COLOR=indigo]Misal dışarıya mandalina, salatalık gibi kokulu yiyeceklerle çıkmak yasaktı. [/COLOR][/SIZE][/I] [I][SIZE=3][COLOR=indigo]Yok, ille de dışarıda bir şey yenecekse bu ekmek olmalı ve mutlaka tüm arkadaşlara ısırtılmalı kalanı –ki kalırsa- öyle yenmeliydi. [/COLOR][/SIZE][/I] [I][SIZE=3][COLOR=indigo]Steril yaşayıp hijyenik büyümekten daha evlaydı, üzerinde “göz hakkı” olmayan bir ekmeği yemek...[/COLOR][/SIZE][/I] [I][SIZE=3][COLOR=indigo]Sonra komşular bahçede gözleme yaparlar, oradan geçen herkese ikram ederlerdi. [/COLOR][/SIZE][/I] [I][SIZE=3][COLOR=indigo]Yaşlısı genci tüm kadınlar bir açık oturumda hem fikir olmuş aydınlar gibi başlarını sallayıp “canı çeken olursa günah olur, ikram edilmezse bereketi kaçar, kimsenin gözü kalmasın, kul hakkının vebali büyüktür” mealli laflar ederlerdi. [/COLOR][/SIZE][/I] [I][SIZE=3][COLOR=indigo]O zamanlar pek anlamazdım... [/COLOR][/SIZE][/I] [I][SIZE=3][COLOR=indigo]Lakin lisedeyken ramazan ayında, yarım tostu midesine indiren Sinem’in karşısında yutkununca ve gözlerimi o tosttan ayıramayınca ve dahası içimde Sinem’i pataklama hissi doğunca anlayıvermiştim “göz hakkı”nın ne demek olduğunu. [/COLOR][/SIZE][/I] [I][SIZE=3][COLOR=indigo]Acaba şu karşıdan gelen lise talebesi de beni pataklamak istiyor mudur?[/COLOR][/SIZE][/I] [I][SIZE=3][COLOR=indigo]Of ne işim var benim burada? [/COLOR][/SIZE][/I] [I][SIZE=3][COLOR=indigo]Bunca hatıradan sonra şu cam kenarında dönüp duran dönerden daha pişkin ve daha dönek hissediyorum kendimi [/COLOR][/SIZE][/I] [I][SIZE=3][COLOR=indigo]bilir o dönerin üzerinde kaç çift göz takılı kalmıştır.[/COLOR][/SIZE][/I] [I][SIZE=3][COLOR=indigo]İştahım kaçtı... [/COLOR][/SIZE][/I] [I][SIZE=3][COLOR=indigo]Kaçmalı zaten!! [/COLOR][/SIZE][/I] [I][SIZE=3][COLOR=indigo]Çocukluğumda refleks haline gelmiş bazı hasletlere bile ancak iki saat düşününce ulaşır oldum artık [/COLOR][/SIZE][/I] [I][SIZE=3][COLOR=indigo]Baksana şu halime! [/COLOR][/SIZE][/I] [I][SIZE=3][COLOR=indigo]Nerede o okuduğum erdemler, diğerkâmlıklar... [/COLOR][/SIZE][/I] [I][SIZE=3][COLOR=indigo]Hatta geçenlerde okuduğum Alâeddin Bey’in koskoca beylik makamını, kendi hakkı olduğu halde kardeşi Osman Bey’e teslim etmiş olmasına nasıl da hayran kalmıştım [/COLOR][/SIZE][/I] [I][SIZE=3][COLOR=indigo]Bu bey, bir kişiye sadece hak ettiğini değil kendi hakkı olanı da verebilmişti.[/COLOR][/SIZE][/I] [I][SIZE=3][COLOR=indigo]Her şey değişmişti sanki... [/COLOR][/SIZE][/I] [I][SIZE=3][COLOR=indigo]Kâbe desenli örtüler duvarlardan inmiş, ezan okuyan saatler eskiciye verilmiş, sofralar küçülüp ikramlar buharlaşmıştı [/COLOR][/SIZE][/I] [I][SIZE=3][COLOR=indigo]Ve annelerimizin bir zamanlar omzumuza muska gibi tutturduğu “kul hakkı hassasiyeti” bir sokak simidinde, bir hamburgerin mayonezinde, gezinerek tüketilmiş bir çikolatada eriyip kaybolmuştu sanki…[/COLOR][/SIZE][/I] [I][SIZE=3][COLOR=indigo]Evet, o döneri yemeyeceğim, gitmeliyim şimdi.[/COLOR][/SIZE][/I] [I][SIZE=3][COLOR=indigo]—Hey abla, çok dönmüş aman çok pişmiş dönerin kalsın mı?[/COLOR][/SIZE][/I] [I][SIZE=3][COLOR=indigo]—Kalsın kardeş Hakkınızı helal edin.[/COLOR][/SIZE][/I] [I][SIZE=3][COLOR=indigo]Oh rahatladım biraz... [/COLOR][/SIZE][/I] [I][SIZE=3][COLOR=indigo]Gerçi hala açsın Ayşegül ama olsun... [/COLOR][/SIZE][/I] [I][SIZE=3][COLOR=indigo]Açlığın hoşuna gitmediğine, nefsine ağır geldiğine bakma sen! [/COLOR][/SIZE][/I] [I][SIZE=3][COLOR=indigo]Aslında bütün yıkıcılığına rağmen açlıktan daha âli ve daha ahi bir muallim yoktur.[/COLOR][/SIZE][/I] [I][SIZE=3][COLOR=indigo]Yeter ki şuurundan nefsine intikal ettirmeyesin...[/COLOR][/SIZE][/I] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Döner + Ayran = 2.5 YTL
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst