Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Tasavvuf
Nakşıbendi ve Nakşıbendilik
Sufinin Dünyası
Dost Kapısına Yolculuk
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="ABDULLAH4" data-source="post: 580923" data-attributes="member: 1004566"><p>Dost Kapısına Yolculuk</p><p></p><p></p><p>Cenâb-ı Hak buyuruyor:</p><p></p><p>“Onlar Allah'ın, kalplerindekini bildiği kimselerdir; onlara aldırma, kendilerine öğüt ver ve onlara, kendileri hakkında tesirli söz söyle.” (Nisâ, 63)</p><p></p><p>Rasûlullah (sav) buyurdular:</p><p></p><p>“Kalb, bomboş bir arazide rüzgârların oraya buraya savurduğu bir kuş tüyüne benzer.” (İbn-i Mâce, Mukaddime, 10; Ahmed b. Hanbel, Müsned, IV, 408)</p><p></p><p>Ebû Saîd Nişâburî Hazretleri bir gün talebelerine:</p><p></p><p>“– Binitleri hazırlayın, kasabaya gidiyoruz.” dedi.</p><p></p><p>Hazırlıklar yapıldı ve Hazret-i Pîr, bir grup talebeyi de beraberine alarak yola koyuldu. Nişâbur’da bir köye vardıklarında sordu:</p><p></p><p>“– Bu köyün adı nedir?”</p><p></p><p>Cevâben:</p><p></p><p>“– Der-i dost, yâni dostun kapısıdır.” dediler.</p><p></p><p>Bunun üzerine Ebû Saîd (ks) orada konaklamaya karar verdi. Bir günlük misafirlikten sonra bazı talebeleri:</p><p></p><p>“– Efendim, hani kasabaya gidecektik; yolumuza devam etmeyecek miyiz?” dediler.</p><p></p><p>Gönlü mânevî sırlarla dolu Ebû Saîd Hazretleri de onlara:</p><p></p><p>“– Âşığın, dost kapısına ulaşabilmesi için çok yollar katetmesi gerekir. Biz mâdem ki buraya, yâni bu “dost kapısı”na ulaştık, artık nereye gidelim?” buyurdu.</p><p></p><p>Kırk gün orada kaldı. Birçok mânevî hâller yaşandı ve köy halkından pek çok kimse Ebû Saîd (ks)’un mübârek ve feyizli sohbetleriyle tevbeye nâil olup, onun sâdık talebeleri oldular. İşte Hazret-i Pîr’in “dost kapısı” olarak kasdettiği asıl mânâ bu idi, yâni gönüller fethetmek… Zîrâ dostun rızâ sarayının kapısının açılması, ancak oraya kazanılmış bir gönül götürebilmekle mümkündü.. (Osman Nûri Topbaş, İmandan İhsana Tasavvuf, Erkam Yay.)</p><p></p><p>Her Güne Bir Esma-ül Hüsna (Allah’ın En Güzel İsimleri)</p><p></p><p>el-Afüvv: Kullarının günahlarını kendilerinde sorumluluk kalmayacak bir şekilde affeden, amel defterinden günahları silen, hatırlayıp da mahcup olmasınlar diye de kuluna o günahı unutturan demektir.</p><p></p><p>Kısa Günün Kârı</p><p></p><p>Yâ Rabbî! Gönüllerimizi îman, takvâ, ibâdet ve hizmet ile tezyîn eyle. Bizleri kalb-i selîme vâsıl eyle… Bizleri, üsve-i hasene olan Habîb-i Edîbi’nin hâliyle hâllendir. Gönül fetihlerinden bizleri de hissedâr eyle!.. Amin.</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="ABDULLAH4, post: 580923, member: 1004566"] Dost Kapısına Yolculuk Cenâb-ı Hak buyuruyor: “Onlar Allah'ın, kalplerindekini bildiği kimselerdir; onlara aldırma, kendilerine öğüt ver ve onlara, kendileri hakkında tesirli söz söyle.” (Nisâ, 63) Rasûlullah (sav) buyurdular: “Kalb, bomboş bir arazide rüzgârların oraya buraya savurduğu bir kuş tüyüne benzer.” (İbn-i Mâce, Mukaddime, 10; Ahmed b. Hanbel, Müsned, IV, 408) Ebû Saîd Nişâburî Hazretleri bir gün talebelerine: “– Binitleri hazırlayın, kasabaya gidiyoruz.” dedi. Hazırlıklar yapıldı ve Hazret-i Pîr, bir grup talebeyi de beraberine alarak yola koyuldu. Nişâbur’da bir köye vardıklarında sordu: “– Bu köyün adı nedir?” Cevâben: “– Der-i dost, yâni dostun kapısıdır.” dediler. Bunun üzerine Ebû Saîd (ks) orada konaklamaya karar verdi. Bir günlük misafirlikten sonra bazı talebeleri: “– Efendim, hani kasabaya gidecektik; yolumuza devam etmeyecek miyiz?” dediler. Gönlü mânevî sırlarla dolu Ebû Saîd Hazretleri de onlara: “– Âşığın, dost kapısına ulaşabilmesi için çok yollar katetmesi gerekir. Biz mâdem ki buraya, yâni bu “dost kapısı”na ulaştık, artık nereye gidelim?” buyurdu. Kırk gün orada kaldı. Birçok mânevî hâller yaşandı ve köy halkından pek çok kimse Ebû Saîd (ks)’un mübârek ve feyizli sohbetleriyle tevbeye nâil olup, onun sâdık talebeleri oldular. İşte Hazret-i Pîr’in “dost kapısı” olarak kasdettiği asıl mânâ bu idi, yâni gönüller fethetmek… Zîrâ dostun rızâ sarayının kapısının açılması, ancak oraya kazanılmış bir gönül götürebilmekle mümkündü.. (Osman Nûri Topbaş, İmandan İhsana Tasavvuf, Erkam Yay.) Her Güne Bir Esma-ül Hüsna (Allah’ın En Güzel İsimleri) el-Afüvv: Kullarının günahlarını kendilerinde sorumluluk kalmayacak bir şekilde affeden, amel defterinden günahları silen, hatırlayıp da mahcup olmasınlar diye de kuluna o günahı unutturan demektir. Kısa Günün Kârı Yâ Rabbî! Gönüllerimizi îman, takvâ, ibâdet ve hizmet ile tezyîn eyle. Bizleri kalb-i selîme vâsıl eyle… Bizleri, üsve-i hasene olan Habîb-i Edîbi’nin hâliyle hâllendir. Gönül fetihlerinden bizleri de hissedâr eyle!.. Amin. [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Tasavvuf
Nakşıbendi ve Nakşıbendilik
Sufinin Dünyası
Dost Kapısına Yolculuk
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst