Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi
İslama Göre Hayat
Dostlarınızı Nasıl Seviyorsunuz?
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="ABDULLAH4" data-source="post: 242506" data-attributes="member: 1004566"><p><span style="color: brown"><em><strong><span style="font-size: 15px">Dostlarınızı Nasıl Seviyorsunuz?</span> </strong></em></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="color: darkblue"><em><strong>Cenâb-ı Hak buyuruyor:</strong></em></span> </p><p> </p><p><span style="color: green"><em><strong>“Sizin dostunuz ancak Allâh, O’nun peygamberi ve namaz kılan, zekât veren, rükû eden mü’minlerdir.” (Mâide, 55) </strong></em></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="color: darkblue"><em><strong>Rasûlullah (sav) buyurdular:</strong></em></span> </p><p> </p><p><span style="color: green"><em><strong>“Kişi, dostlarının dîni üzeredir. Bu sebeple herkes kiminle arkadaşlık yaptığına iyi baksın.” (Ahmed bin Hanbel, II, 303, 334)</strong></em></span> </p><p> </p><p> </p><p><span style="color: black"><em><strong>Nahşebî Hazretleri şöyle bir hikâye rivâyet eder: </strong></em></span></p><p> </p><p><em><strong><span style="color: black">“Bir genç, pâdişâhın kızının kapısına gelmiş ve kendisinin ona âşık olduğunu söylemişti. Haber pâdişâhın kızına iletilince hanım sultan kapıya geldi ve gence: </span></strong></em></p><p> </p><p><em><strong><span style="color: black">«–Al şu bin dirhemi de; bir daha bana da sana da zarar verecek böyle bir şey söyleme!» dedi. </span></strong></em></p><p> </p><p><em><strong><span style="color: black">Genç vazgeçmeyince: </span></strong></em></p><p> </p><p><em><strong><span style="color: black">«–Öyleyse iki bin dirhem al!» teklifinde bulundu. </span></strong></em></p><p> </p><p><em><strong><span style="color: black">Nihâyet pazarlık on bin dirheme varınca, genç, kabul etti. Bu durumu gören pâdişâh kızı: </span></strong></em></p><p> </p><p><em><strong><span style="color: black">«–Sen beni nasıl seviyorsun ki, gözün para pul ile kamaşıp beni görmez oldu. Beni benden başkasına tercih edenlerin cezâsı nedir biliyor musun? Boynunun vurulmasıdır!» dedi ve sahte aşkı sebebiyle onu kendisinden uzaklaştırdı. </span></strong></em></p><p> </p><p><em><strong><span style="color: black">Bu hâli duyan bir ârif, düşüp bayıldı. Kendine geldiğinde şöyle dedi: </span></strong></em></p><p> </p><p><em><strong><span style="color: black">«Ey insanlar! Bakın dünyada sahte sevgilerin başına neler geliyor! Ya Hakk’ı sevdiğini iddiâ edip de O’ndan başkasına yönelenlerin başına âhirette neler gelmez ki!..»” </span></strong></em></p><p> </p><p><em><strong><span style="color: black">Sevginin büyüklüğü, gerektiğinde sevilen uğrunda yapılan fedâkarlık ve girilen risk ile ölçülür. Çok seven biri, îcâbında dostu için canını verir de bir fedakârlık yaptığı hissini taşımaz. Aşk ve dostluğu tanımayıp muhabbet ve dostluktan nasib alamayan bir kimse, kemâle erme yoluna girmemiş, nefsi ile yaşıyor demektir. Çünkü sevmeyi bilmeyenin kalbi ham toprak gibidir. Mârifet ise sevmektedir. Zîrâ varlığın sebebi muhabbettir. (Osman Nûri Topbaş, Son Nefes, Erkam Yay.)</span></strong></em> </p><p> </p><p> </p><p><span style="color: darkblue"><em><strong>Her Güne Bir Esma-ül Hüsna (Allah’ın En Güzel İsimleri)</strong></em></span> </p><p> </p><p><span style="color: brown"><em><strong>el-Vâlî</strong></em></span> </p><p> </p><p><span style="color: black"><em><strong>Mülkünü tek başına idare eden, kâinatın tek yöneticisi, bütün varlıkların hükümdarı, onların üzerinde istediği şekilde tasarrufta bulunan ve onlar üzerinde bol bağış ve ihsanda bulunan demektir.</strong></em></span> </p><p> </p><p> </p><p><span style="color: darkblue"><em><strong>Kısa Günün Kârı</strong></em></span> </p><p> </p><p><span style="color: black"><em><strong>Dostlarınıza fedakar olursanız vefa duygusu daha fazla gelişir!</strong></em></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="ABDULLAH4, post: 242506, member: 1004566"] [COLOR=brown][I][B][SIZE=4]Dostlarınızı Nasıl Seviyorsunuz?[/SIZE] [/B][/I][/COLOR] [COLOR=darkblue][I][B]Cenâb-ı Hak buyuruyor:[/B][/I][/COLOR] [COLOR=green][I][B]“Sizin dostunuz ancak Allâh, O’nun peygamberi ve namaz kılan, zekât veren, rükû eden mü’minlerdir.” (Mâide, 55) [/B][/I][/COLOR] [COLOR=darkblue][I][B]Rasûlullah (sav) buyurdular:[/B][/I][/COLOR] [COLOR=green][I][B]“Kişi, dostlarının dîni üzeredir. Bu sebeple herkes kiminle arkadaşlık yaptığına iyi baksın.” (Ahmed bin Hanbel, II, 303, 334)[/B][/I][/COLOR] [COLOR=black][I][B]Nahşebî Hazretleri şöyle bir hikâye rivâyet eder: [/B][/I][/COLOR] [I][B][COLOR=black]“Bir genç, pâdişâhın kızının kapısına gelmiş ve kendisinin ona âşık olduğunu söylemişti. Haber pâdişâhın kızına iletilince hanım sultan kapıya geldi ve gence: [/COLOR][/B][/I] [I][B][COLOR=black]«–Al şu bin dirhemi de; bir daha bana da sana da zarar verecek böyle bir şey söyleme!» dedi. [/COLOR][/B][/I] [I][B][COLOR=black]Genç vazgeçmeyince: [/COLOR][/B][/I] [I][B][COLOR=black]«–Öyleyse iki bin dirhem al!» teklifinde bulundu. [/COLOR][/B][/I] [I][B][COLOR=black]Nihâyet pazarlık on bin dirheme varınca, genç, kabul etti. Bu durumu gören pâdişâh kızı: [/COLOR][/B][/I] [I][B][COLOR=black]«–Sen beni nasıl seviyorsun ki, gözün para pul ile kamaşıp beni görmez oldu. Beni benden başkasına tercih edenlerin cezâsı nedir biliyor musun? Boynunun vurulmasıdır!» dedi ve sahte aşkı sebebiyle onu kendisinden uzaklaştırdı. [/COLOR][/B][/I] [I][B][COLOR=black]Bu hâli duyan bir ârif, düşüp bayıldı. Kendine geldiğinde şöyle dedi: [/COLOR][/B][/I] [I][B][COLOR=black]«Ey insanlar! Bakın dünyada sahte sevgilerin başına neler geliyor! Ya Hakk’ı sevdiğini iddiâ edip de O’ndan başkasına yönelenlerin başına âhirette neler gelmez ki!..»” [/COLOR][/B][/I] [I][B][COLOR=black]Sevginin büyüklüğü, gerektiğinde sevilen uğrunda yapılan fedâkarlık ve girilen risk ile ölçülür. Çok seven biri, îcâbında dostu için canını verir de bir fedakârlık yaptığı hissini taşımaz. Aşk ve dostluğu tanımayıp muhabbet ve dostluktan nasib alamayan bir kimse, kemâle erme yoluna girmemiş, nefsi ile yaşıyor demektir. Çünkü sevmeyi bilmeyenin kalbi ham toprak gibidir. Mârifet ise sevmektedir. Zîrâ varlığın sebebi muhabbettir. (Osman Nûri Topbaş, Son Nefes, Erkam Yay.)[/COLOR][/B][/I] [COLOR=darkblue][I][B]Her Güne Bir Esma-ül Hüsna (Allah’ın En Güzel İsimleri)[/B][/I][/COLOR] [COLOR=brown][I][B]el-Vâlî[/B][/I][/COLOR] [COLOR=black][I][B]Mülkünü tek başına idare eden, kâinatın tek yöneticisi, bütün varlıkların hükümdarı, onların üzerinde istediği şekilde tasarrufta bulunan ve onlar üzerinde bol bağış ve ihsanda bulunan demektir.[/B][/I][/COLOR] [COLOR=darkblue][I][B]Kısa Günün Kârı[/B][/I][/COLOR] [COLOR=black][I][B]Dostlarınıza fedakar olursanız vefa duygusu daha fazla gelişir![/B][/I][/COLOR] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi
İslama Göre Hayat
Dostlarınızı Nasıl Seviyorsunuz?
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst