Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Dostluk iplerini koparmamalıyız....
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="GuL-i YaReN" data-source="post: 142706" data-attributes="member: 8333"><p><span style="font-size: 15px"><p style="text-align: center"><p style="text-align: left"><span style="color: Purple"><img src="http://www.birliknet.net/uploads/2/rrrrrrrrrrrrrrrrrrrr.jpg" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /></span></p></span></p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></p></span></p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">Genç adam iyi bir terziymiş. Bir dikiş makinesi ve küçücük bir dükkânı varmış. Sabahlara kadar uğraşıp didinir ama pek az para kazanırmış. Çok soğuk bir kış gecesi dükkanı kapatırken elektrik sobasını açık unutmuş ve çıkan yangın onun felaketi olmuş. Artık ne bir işi varmış ne de parası. Günler boyu iş aramış ama bulamamış... Yük taşımış, bulaşıkçılık yapmış, yine de evinin kirasını ödeyecek kadar para kazanamamış. Sonunda ev sahibinin de sabrı taşınca, küçük bir bavula sığan eşyalarıyla sokakta bulmuş kendini... </span></p></span></p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">Mevsim kış, hava ayaz olsa da genç adamın köşedeki parktan başka gidecek yeri yokmuş. Bir sabah iş arayacak derman bulamamış bacaklarında. Açlıktan ve soğuktan bitkin bir şekilde bankta otururken, kocaman bir araba yanaşmış kaldırıma. Arka kapıyı açmaya çalışan şoförü kızgınlıkla yana itmiş arabadan inen yaşlı adam, </span></p></span></p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">"Yalnız bırakın beni, parkta dolaşırsam belki sinirim geçer" diye söylenmiş. </span></p></span></p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">Zengin bir işadamı olduğu her halinden belli olan ihtiyar, birkaç adım attıktan sonra bankta titreyen terziyi görmüş. Terzi, adamın üzerindeki paltoya bakıyormuş dikkatle. Birden siniri geçiveren ihtiyar,</span></p></span></p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">"Zavallı adamcağız kim bilir nasıl üşüyordur, ona nasıl yardım etsem acaba?" diye düşünmeye başlamış. </span></p></span></p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">Oysa terzinin düşlediği paltonun sıcaklığı değilmiş. O, çok kalın ve kaliteli bir kumaştan üretilen bu paltonun sahibine hiç de yakışmadığını ve onun vücuduna uygun şekilde dikilmediğini düşünüyormuş. Yaşlı işadam, terzinin yanına yaklaşıp, </span></p></span></p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">"Ne o evlat, bu ayazda parkta donmuşsun. İstersen paltomu sana verebilirim" deyince, </span></p></span></p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">"Hayır, teşekkür ederim. Ben sadece bu paltonun size göre olmadığını düşünüyordum. Kumaşı fazla kalın ve sizi olduğunuzdan şişman göstermiş" diye yanıt vermiş terzi. </span></p></span></p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">Yaşlı adam bu cevabı alınca hayli şaşırmış. Çünkü o da üzerindeki paltoya onca para ödediği halde kendisine bir türlü yakıştıramıyormuş. </span></p></span></p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">"Soğuktan titrerken nasıl böyle bir şeye dikkat edebiliyorsun?" diye soran yaşlı adam, </span></p></span></p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">"Ben terziyim" yanıtını alınca </span></p></span></p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">"Benimle gel, hayat hikayeni yolda anlatırsın" diyerek arabaya bindirmiş bizim terziyi. </span></p></span></p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">Bu karşılaşma, terzinin hayatındaki dönüm noktası olmuş. Böyle yetenekli bir insanın işsiz ve evsiz kalmasına çok üzülen iyiliksever yaşlı adam, terziye bir dükkan açmasına yetecek kadar para vermiş. Bunun karşılığında tek istediği kendi giysilerini bu genç adamın dikmesiymiş. Terzi yeniden bir işe hem de kendi işine başlamanın heyecanıyla deliler gibi çalışmaya başlamış. Bu arada yaşlı işadamı da desteğini esirgemiyor, onu kendi çevresinden zengin kişilerle tanıştırarak yeni siparişler almasını sağlıyormuş. Küçük dükkân önce kocaman bir modaevine dönüşmüş, sonra da pek çok ünlü marka için üretim yapmaya başlamış. Terzi artık "ünlü işadamı" diye anılır olmuş. </span></p></span></p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">Bir gün ihtiyar adam onu ziyarete gitmiş. Terzi çok büyük bir iş bağlantısı yapmak üzere yurt dışına gidecekmiş ve uçağa yetişmesine az bir zaman varmış. Biraz sohbet ettikten sonra yaşlı adam birden fenalaşmış, kalp krizi geçiriyormuş. Hemen bir ambulans çağırılarak hastaneye kaldırılmasını sağlamış. Yeni işadamımız ise büyük işi kaçırmak istemediği için uçağa yetişmiş. Yaşlı adam krizi atlatmış ve uzun süre hastanede yatmış, bir yandan da sadece bir kez telefon ederek durumunu soran terziyi bekliyormuş. Fakat terzi daha çok para kazanmak için oradan oraya koştururken bir türlü yaşlı adamı ziyarete gidememiş. </span></p></span></p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">Aradan o kadar uzun bir süre geçmiş ki bu sefer de utancından yaşlı adamın kapısını çalamaz olmuş. Bir süre sonra terzinin işleri yolunda gitmemeye başlamış. Fabrikalarını kapatmak zorunda kalmış ve elinde kala kala yine küçücük bir dükkan kalmış. Utana sıkıla yaşlı adama koşmuş hemen nerede hata yaptığını sormak için. Son derece kırgın olan ihtiyar yine de onu kabul etmiş ama anlatacağı öyküyü dinledikten sonra hemen çıkıp gitmesini istemiş. </span></p></span></p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">Ve başlamış anlatmaya: </span></p></span></p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">"Bir zamanlar fakir bir oduncu varmış. Ormandaki bir kulübede yaşar ve odun keserek hayatını kazanırmış. Bir gün kulübesinde yangın çıkmış ve bu yangın bütün ormanı kül etmiş. O çevrede kimse ona güvenip iş vermeyince, çıkınını alan oduncu, eşeğine binip yola koyulmuş. </span></p></span></p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">Ağaçların arasında yürürken birinin kendisine seslendiğini duymuş. Başını kaldırınca konuşanın bir bülbül olduğunu görmüş. Bülbül ona </span></p></span></p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">"Senin haline çok üzüldüm, şimdi öyle bir büyü yapacağım ki eşeğin çok güzel şarkı söylemeye başlayacak, sen de onunla gösteriler yapıp çok para kazanacaksın" demiş. </span></p></span></p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">Gerçekten de eşek birbirinden güzel şarkılar söylemeye başlamış. Oduncu o şehir senin bu kasaba benim dolaşıp eşeğine şarkı söyletiyor ve herkes onları izlemek için birbiriyle yarışıyormuş. Oduncu ve şarkı söyleyen eşeği bütün ülkede ünlenmişler. Bir gün yine bir gösteriye yetişmek için koştururlarken, bülbülün yardım isteyen sesini duymuş oduncu. Bir kedi bülbülü yakalamış ve yemek üzereymiş. Şöyle bir duraklamış ama gösteriye gitmemeyi, onca parayı kaçırmayı gözü yememiş, arkasına bakmadan kaçmış oradan. Gösteri başladığında ise eşeği her zamanki gibi güzel şarkılar söylemek yerine sadece bir eşeğin çıkarabileceği sesleri çıkarmış. </span></p></span></p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">Oduncu kendisini şarlatanlıkla suçlayan izleyicilerin elinden canını zor kurtarmış. İşte o zaman bülbül ölünce büyünün bozulduğunu anlamış. Ben de senin bülbülündüm ve sen beni öldürdün, büyü de o yüzden bozuldu. Keşke güzel giysiler dikerken dostluk ipliğini koparmasaydın..." </span></p></span></p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">Öyküyü dinleyince hemen çıkıp gitmiş terzi, çünkü söyleyecek bir sözü yokmuş... </span></p></span></p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">Dostluk iplerinizi koparmamanız dileğiyle....... </span></p> </p><p></span></p><p> </p><p> </p><p style="text-align: left"></p> <p style="text-align: left"><span style="color: Green"></span></p> <p style="text-align: left"><span style="color: Green"></span> <span style="color: Green"><span style="font-size: 15px"><p style="text-align: left">Yalnızlığa dayanırım da, bir başınalığa asla, </p></p> <p style="text-align: left"></span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="color: Green"></span><span style="color: Green"><span style="font-size: 15px"><p style="text-align: left"> Yaşlanmak hoş değil, duvarlara baka baka.</p></p> <p style="text-align: left"></span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="color: Green"></span><span style="color: Green"><span style="font-size: 15px"><p style="text-align: left"> Bir dost göz arayışıyla, </p></p> <p style="text-align: left"></span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="color: Green"></span><span style="color: Green"><span style="font-size: 15px"><p style="text-align: left"> Saat tıkırtısıyla...</p></p> <p style="text-align: left"></span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="color: Green"></span><span style="color: Green"><span style="font-size: 15px"><p style="text-align: left"> Korkmam geçinip gideriz biz mutlulukla,</p></p> <p style="text-align: left"></span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="color: Green"></span><span style="color: Green"><span style="font-size: 15px"><p style="text-align: left"> Ama;</p></p> <p style="text-align: left"></span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="color: Green"></span><span style="color: Green"><span style="font-size: 15px"><p style="text-align: left"> ''Günün aydın, akşamın iyi olsun'' diyen biri olmalı.</p></p> <p style="text-align: left"></span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="color: Green"></span><span style="color: Green"><span style="font-size: 15px"><p style="text-align: left"> Bir telefon çalmalı ara sıra da olsa kulağımda.</p></p> <p style="text-align: left"></span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="color: Green"></span><span style="color: Green"><span style="font-size: 15px"><p style="text-align: left"> </p></p> <p style="text-align: left"></span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="color: Green"></span><span style="color: Green"><span style="font-size: 15px"><p style="text-align: left"> Yoksa zor değil, hiç zor değil,</p></p> <p style="text-align: left"></span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="color: Green"></span><span style="color: Green"><span style="font-size: 15px"><p style="text-align: left"> Demli çayı bardakta karıştırıp,</p></p> <p style="text-align: left"></span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="color: Green"></span><span style="color: Green"><span style="font-size: 15px"><p style="text-align: left"> Bir başına yudumlamak doyasıya.</p></p> <p style="text-align: left"></span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="color: Green"></span><span style="color: Green"><span style="font-size: 15px"><p style="text-align: left"> Ama ''Çaya kaç şeker alırsın?''</p></p> <p style="text-align: left"></span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="color: Green"></span><span style="color: Green"><span style="font-size: 15px"><p style="text-align: left"> Diye soran bir ses olmalı ya ara sıra...</p></p> <p style="text-align: left"></span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="color: Red"><span style="font-size: 15px"><p style="text-align: left"> </p></p> <p style="text-align: left"></span></span><span style="color: Navy"></span></p> <p style="text-align: left"><span style="color: Navy"></span><span style="color: Navy"><span style="font-size: 15px"><p style="text-align: left"> <u>CAN YÜCEL</u></p></p> <p style="text-align: left"></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="GuL-i YaReN, post: 142706, member: 8333"] [SIZE=4][CENTER][LEFT][COLOR=Purple][img]http://www.birliknet.net/uploads/2/rrrrrrrrrrrrrrrrrrrr.jpg[/img] Genç adam iyi bir terziymiş. Bir dikiş makinesi ve küçücük bir dükkânı varmış. Sabahlara kadar uğraşıp didinir ama pek az para kazanırmış. Çok soğuk bir kış gecesi dükkanı kapatırken elektrik sobasını açık unutmuş ve çıkan yangın onun felaketi olmuş. Artık ne bir işi varmış ne de parası. Günler boyu iş aramış ama bulamamış... Yük taşımış, bulaşıkçılık yapmış, yine de evinin kirasını ödeyecek kadar para kazanamamış. Sonunda ev sahibinin de sabrı taşınca, küçük bir bavula sığan eşyalarıyla sokakta bulmuş kendini... Mevsim kış, hava ayaz olsa da genç adamın köşedeki parktan başka gidecek yeri yokmuş. Bir sabah iş arayacak derman bulamamış bacaklarında. Açlıktan ve soğuktan bitkin bir şekilde bankta otururken, kocaman bir araba yanaşmış kaldırıma. Arka kapıyı açmaya çalışan şoförü kızgınlıkla yana itmiş arabadan inen yaşlı adam, "Yalnız bırakın beni, parkta dolaşırsam belki sinirim geçer" diye söylenmiş. Zengin bir işadamı olduğu her halinden belli olan ihtiyar, birkaç adım attıktan sonra bankta titreyen terziyi görmüş. Terzi, adamın üzerindeki paltoya bakıyormuş dikkatle. Birden siniri geçiveren ihtiyar, "Zavallı adamcağız kim bilir nasıl üşüyordur, ona nasıl yardım etsem acaba?" diye düşünmeye başlamış. Oysa terzinin düşlediği paltonun sıcaklığı değilmiş. O, çok kalın ve kaliteli bir kumaştan üretilen bu paltonun sahibine hiç de yakışmadığını ve onun vücuduna uygun şekilde dikilmediğini düşünüyormuş. Yaşlı işadam, terzinin yanına yaklaşıp, "Ne o evlat, bu ayazda parkta donmuşsun. İstersen paltomu sana verebilirim" deyince, "Hayır, teşekkür ederim. Ben sadece bu paltonun size göre olmadığını düşünüyordum. Kumaşı fazla kalın ve sizi olduğunuzdan şişman göstermiş" diye yanıt vermiş terzi. Yaşlı adam bu cevabı alınca hayli şaşırmış. Çünkü o da üzerindeki paltoya onca para ödediği halde kendisine bir türlü yakıştıramıyormuş. "Soğuktan titrerken nasıl böyle bir şeye dikkat edebiliyorsun?" diye soran yaşlı adam, "Ben terziyim" yanıtını alınca "Benimle gel, hayat hikayeni yolda anlatırsın" diyerek arabaya bindirmiş bizim terziyi. Bu karşılaşma, terzinin hayatındaki dönüm noktası olmuş. Böyle yetenekli bir insanın işsiz ve evsiz kalmasına çok üzülen iyiliksever yaşlı adam, terziye bir dükkan açmasına yetecek kadar para vermiş. Bunun karşılığında tek istediği kendi giysilerini bu genç adamın dikmesiymiş. Terzi yeniden bir işe hem de kendi işine başlamanın heyecanıyla deliler gibi çalışmaya başlamış. Bu arada yaşlı işadamı da desteğini esirgemiyor, onu kendi çevresinden zengin kişilerle tanıştırarak yeni siparişler almasını sağlıyormuş. Küçük dükkân önce kocaman bir modaevine dönüşmüş, sonra da pek çok ünlü marka için üretim yapmaya başlamış. Terzi artık "ünlü işadamı" diye anılır olmuş. Bir gün ihtiyar adam onu ziyarete gitmiş. Terzi çok büyük bir iş bağlantısı yapmak üzere yurt dışına gidecekmiş ve uçağa yetişmesine az bir zaman varmış. Biraz sohbet ettikten sonra yaşlı adam birden fenalaşmış, kalp krizi geçiriyormuş. Hemen bir ambulans çağırılarak hastaneye kaldırılmasını sağlamış. Yeni işadamımız ise büyük işi kaçırmak istemediği için uçağa yetişmiş. Yaşlı adam krizi atlatmış ve uzun süre hastanede yatmış, bir yandan da sadece bir kez telefon ederek durumunu soran terziyi bekliyormuş. Fakat terzi daha çok para kazanmak için oradan oraya koştururken bir türlü yaşlı adamı ziyarete gidememiş. Aradan o kadar uzun bir süre geçmiş ki bu sefer de utancından yaşlı adamın kapısını çalamaz olmuş. Bir süre sonra terzinin işleri yolunda gitmemeye başlamış. Fabrikalarını kapatmak zorunda kalmış ve elinde kala kala yine küçücük bir dükkan kalmış. Utana sıkıla yaşlı adama koşmuş hemen nerede hata yaptığını sormak için. Son derece kırgın olan ihtiyar yine de onu kabul etmiş ama anlatacağı öyküyü dinledikten sonra hemen çıkıp gitmesini istemiş. Ve başlamış anlatmaya: "Bir zamanlar fakir bir oduncu varmış. Ormandaki bir kulübede yaşar ve odun keserek hayatını kazanırmış. Bir gün kulübesinde yangın çıkmış ve bu yangın bütün ormanı kül etmiş. O çevrede kimse ona güvenip iş vermeyince, çıkınını alan oduncu, eşeğine binip yola koyulmuş. Ağaçların arasında yürürken birinin kendisine seslendiğini duymuş. Başını kaldırınca konuşanın bir bülbül olduğunu görmüş. Bülbül ona "Senin haline çok üzüldüm, şimdi öyle bir büyü yapacağım ki eşeğin çok güzel şarkı söylemeye başlayacak, sen de onunla gösteriler yapıp çok para kazanacaksın" demiş. Gerçekten de eşek birbirinden güzel şarkılar söylemeye başlamış. Oduncu o şehir senin bu kasaba benim dolaşıp eşeğine şarkı söyletiyor ve herkes onları izlemek için birbiriyle yarışıyormuş. Oduncu ve şarkı söyleyen eşeği bütün ülkede ünlenmişler. Bir gün yine bir gösteriye yetişmek için koştururlarken, bülbülün yardım isteyen sesini duymuş oduncu. Bir kedi bülbülü yakalamış ve yemek üzereymiş. Şöyle bir duraklamış ama gösteriye gitmemeyi, onca parayı kaçırmayı gözü yememiş, arkasına bakmadan kaçmış oradan. Gösteri başladığında ise eşeği her zamanki gibi güzel şarkılar söylemek yerine sadece bir eşeğin çıkarabileceği sesleri çıkarmış. Oduncu kendisini şarlatanlıkla suçlayan izleyicilerin elinden canını zor kurtarmış. İşte o zaman bülbül ölünce büyünün bozulduğunu anlamış. Ben de senin bülbülündüm ve sen beni öldürdün, büyü de o yüzden bozuldu. Keşke güzel giysiler dikerken dostluk ipliğini koparmasaydın..." Öyküyü dinleyince hemen çıkıp gitmiş terzi, çünkü söyleyecek bir sözü yokmuş... Dostluk iplerinizi koparmamanız dileğiyle....... [/COLOR][/LEFT] [/CENTER] [/SIZE] [LEFT] [COLOR=Green] [/COLOR] [COLOR=Green][SIZE=4][LEFT]Yalnızlığa dayanırım da, bir başınalığa asla, [/LEFT] [/SIZE] [/COLOR][COLOR=Green][SIZE=4][LEFT] Yaşlanmak hoş değil, duvarlara baka baka.[/LEFT] [/SIZE] [/COLOR][COLOR=Green][SIZE=4][LEFT] Bir dost göz arayışıyla, [/LEFT] [/SIZE] [/COLOR][COLOR=Green][SIZE=4][LEFT] Saat tıkırtısıyla...[/LEFT] [/SIZE] [/COLOR][COLOR=Green][SIZE=4][LEFT] Korkmam geçinip gideriz biz mutlulukla,[/LEFT] [/SIZE] [/COLOR][COLOR=Green][SIZE=4][LEFT] Ama;[/LEFT] [/SIZE] [/COLOR][COLOR=Green][SIZE=4][LEFT] ''Günün aydın, akşamın iyi olsun'' diyen biri olmalı.[/LEFT] [/SIZE] [/COLOR][COLOR=Green][SIZE=4][LEFT] Bir telefon çalmalı ara sıra da olsa kulağımda.[/LEFT] [/SIZE] [/COLOR][COLOR=Green][SIZE=4][LEFT] [/LEFT] [/SIZE] [/COLOR][COLOR=Green][SIZE=4][LEFT] Yoksa zor değil, hiç zor değil,[/LEFT] [/SIZE] [/COLOR][COLOR=Green][SIZE=4][LEFT] Demli çayı bardakta karıştırıp,[/LEFT] [/SIZE] [/COLOR][COLOR=Green][SIZE=4][LEFT] Bir başına yudumlamak doyasıya.[/LEFT] [/SIZE] [/COLOR][COLOR=Green][SIZE=4][LEFT] Ama ''Çaya kaç şeker alırsın?''[/LEFT] [/SIZE] [/COLOR][COLOR=Green][SIZE=4][LEFT] Diye soran bir ses olmalı ya ara sıra...[/LEFT] [/SIZE][/COLOR] [COLOR=Red][SIZE=4][LEFT] [/LEFT] [/SIZE][/COLOR][COLOR=Navy] [/COLOR][COLOR=Navy][SIZE=4][LEFT] [U]CAN YÜCEL[/U][/LEFT] [/SIZE][/COLOR][/LEFT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Dostluk iplerini koparmamalıyız....
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst