"Dostuma yakışayım" diye susuyorum!

bardak

Well-known member
730.gif


Dostuma yakışayım" diye susuyorum!​

sırtımı sıvazlıyor,​

-sırtıma yükle(n)diğim tüm yüklerim-​

ağırlığına rağmen seviyorum sırtımdakileri,​

seviyorum sorumluluklarımı,​

seviyorum içime gelen soruları,​

cevaplarını yüklüyorum arkamdaki heybeye.​

ve yürüyorum,​

heybemdekiler, güç oluyor takatsiz ayaklarıma,​

heybemdekiler hatrına güç veriliyor adımlarıma,​

yürüyorum,​

ardımda bıraktıklarım mahsûn olsa da,​

ben mahsûn kalsam da arkalarda​

yanımdakiler mesud,​

ben o’nun yanında mesûd…..​

................
dostum ,​

730.gif
​

sırtımdakilerle kıymetliyim bir’in katında, inanıyorum...şimdilerde semayı, yaslandığım bir omuz biliyorum; içimi çeke çeke hüznü yudumlasam da, içime inşirahı çekiyorum; içime çektiğim havadan inşirahı süzüyorum...​

kayboluyorum sokağımda; ama alışıyorum...​

dostum...​

730.gif
​

”eslem” olmak yakışmadı bana hiç bu kadar; nokta’m hiç bu kadar mana kazanmamıştı; hiç bir cümlemin son buluşu beni bu kadar yıkmamıştı; ama hiç bir cümlem de bu kadar çabuk nokta’sıyla vuslatı yaşamamıştı...ân şahit dostum, gezdiğim mekanlar şahit, niyaza durduğum vakit simam şahit, yağmur şahit, kalem şahit, kelam şahit; talimdi benimkisi...bir talebe acemiliğinde yaşanan, kelimeleri hikmetle seçilememiş bir talep sonrasında yaşanan bir talim ..yürek ilminin kıyısında gezinebilmenin bedeli belki de...bilmiyorum dostum, bilemiyorum; sadece soru sormamam gerekiyor, bunu biliyorum...bu yolda soru sormak edepsizlik imiş; bunu öğrenebildim...bunu soludum; bununla nefes aldım; soru sormadan “eslem olarak halimi o’na anlatmakla....”​

dostum,​

730.gif
​

sokağıma o kadar çok yağmur dokunuyor ki şimdilerde; ama rahmet olamıyor sanırım sineme...ben hala özlüyorum...ben hala “can” diyorum..korkularım var dostum, korkuyorum göklerin gürlemesinden; sokağımın lambaları kırılmış – karanlık olmuş havası-, pervaneleri aşk’ı öle öle anlatıp gitmişler artık; bir çakan şimşeğim var semada; yani korkum ve ümidim var...semamda çakan şimşekler ve duamı o’na ulaştıracak olan, rahmeti indiren melekler...dostum, ne demeli şimdi...susmalı mı...söz dokunur mu, yâr dediğime..​

dostum, bana bir şeyler söyle artık sükûtunla; bana bir’den bahset... yaslandığım bir omuz biliyorum seni, ayağımı yaslayıp hasbihâl ettiğim kaldırımlar gibi...dostum, simama tebessüm yakışır imiş; dilime hamdin yakıştığı kadar; lâl olup içten içe niyaza durmak yakışırmış; bana hayret yakışırmış, hasretimi yoğuran her hal o’nun yedinden imiş...​

dostum, ben susuyorm artık...sen iç-inle konuş; iç-ime haber yolla, niyazınla...​
 
Üst