Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Aile ve Yaşam
Modern Tıp ve Sağlık
Down sendromu
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="fasafiso" data-source="post: 128338" data-attributes="member: 12191"><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: Green">Down Sendromu Nedir ?</span></span></span></strong></p><p></p><p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: Green"> Down Sendromlu çocuk sahibi ailelerin en büyük düşmanı bilgi eksikliğidir. Bu yüzden, "Down Sendromu nedir?" sorusunu cevaplamaya çalışacağız. Bunu yaparken kullanacağımız bazı terimler size yabancı gelse de endişelenmeyin, bunların daha doyurucu açıklamalarını gönüllü ailelerimizde bulacaksınız.</span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: Green">En basit tanımıyla Down Sendromu çocuğunuzun vücudundaki hücrelerin 46 yerine fazladan bir kromozoma, yani 47 kromozoma sahip olmasıdır. Down Sendromu bir hastalık değil genetik bir farklılıktır.</span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: Green">İnsan vücudunu oluşturan hücrelerin çekirdekleri, kromozomlarla birbirlerine bağlanmış olan genlerden oluşmuştur. İşte bu genler ve kromozomlar fizyolojik ve kişilik yapımızın ana unsurlarıdır, dolayısıyla çocuğunuzun fazladan sahip olduğu bir kromozom onun hayatını etkileyecektir. Kromozom anomalilerinin çoğunda embriyo gelişemez. Down Sendromu embriyonun gelişimini tamamlayabildiği bir durumdur.</span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: Green">Çocuğunuzun fiziksel görünümü diğer çocuklardan biraz farklı olabilir, bir takım sağlık sorunları bulunabilir. Fakat unutmayın ki, bazı çocukların sarı saçlı, bazılarının mavi gözlü olması gibi sizin çocuğunuzun da Down Sendromlu olması bir genetik farklılıktır.</span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: Green">Down Sendromu konusunda iki şey kesindir. Birincisi, Down Sendromunun kaynağı anne-baba değildir ve hamilelik öncesi veya sırası olan hiç bir şey çocuğun Down Sendromlu doğmasına yol açmaz. İkincisi, diğer çocuklar gibi Down Sendromlu çocukların da kendilerine özgü kişilikleri, yetenekleri ve düşünceleri vardır. Diğer çocuklar gibi onlar da farklı kişiliğe sahip bir birey olarak büyüyeceklerdir.</span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: Green">Dünyanın her yerinde ve tüm insan ırklarında Down Sendromu mevcuttur ve zamanla ortaya çıkan bir durum değildir. Down Sendromlu insanların, insanoğlunun oluşumundan beri var olduğu düşünülmektedir. Dolayısıyla Down Sendromunu yaşamın doğal bir parçası olarak kabul etmek yanlış olmasa gerek.</span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: Green">Down Sendromu nasıl oluşur? </span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: Green">Down Sendromunun nasıl oluştuğunu anlayabilmek için genetik konusunda biraz daha detaylı bilgiye gereksinim duyacağız. Sahip olduğumuz hücrelerin çekirdeklerinin genlerden oluştuğunu ve taşıdığımız fiziksel özelliklerle, kişiliğimizin ana unsurlarının bu genlerde kodlanmış olduğundan söz etmiştik. Genlerimiz birbirlerine kromozom denilen çubuklarla bağlıdır. Çoğumuzun her hücresinde, 46 kromozom bulunmaktadır. Kromozomlar da çiftler halinde kümelenmişlerdir, yani hücrelerimiz 23 çift kromozoma sahiptirler.</span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: Green">Kromozom çiftlerimizin biri annemizin yumurtasından, diğeri babamızın sperminden gelmektedir. İnsan vücudundaki yumurta veya spermlerin hücrelerine "germ hücreler" denir ve bir tek bunlara ait hücreler 23 kromozomdan oluşmuştur.Yumurta ve sperm hücrelerinin birleşmesiyle 46 kromozomlu bir küme ortaya çıkmakta ve bunun oluşturduğu ilk hücre bölünüp ikinci bir hücre ortaya çıktığında yeni hücre ilkinin özelliklerini taşımaktadır. Dolayısıyla bebeğin genetik yapısı oluşacak ilk hücreye bağlıdır. Kromozomlar ikişerli gruplar halinde 23 çift olarak denge halindedirler.</span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: Green">Herhangi bir nedenle bu çiftlerin fazla kromozoma sahip olması dengeyi bozacaktır. Bu durum, yani üç kromozoma sahip olma Trizomi olarak tanımlanır. Down Sendromu durumunda üç kromozom oluşumu gen zincirinin 21. Kromozom halkasında oluştuğundan bu oluşum Trizomi 21 olarak da adlandırılır. Embriyo geliştikçe bu durum yeni oluşan hücrelere aktarılarak tüm hücrelerin fazladan bir kromozoma sahip olmasına neden olur. Down Sendromlu insanların %95'i söz ettiğimiz Nondisjuction Trisomy 21 türüdür. Yani 21. Kromozom bölünürken, tepesi koparak gövdenin alt kısmı diğerine yapışarak 21. Kromozom çiftini oluşturmuştur. Translocation türünün %60'ı döllenme sırasında oluşur, kalan kısmı aileden kalıtım yoluyla gelmektedir. Dolayısıyla Translocation türü kalıtımsal yolla oluşabilen tek Down Sendromu türüdür ve sonraki hamileliklerde tekrar etme olasılığı yüksektir.</span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: Green">Diğer bir tür olan Mosaicism, Down Sendromlu insanların %1'inde görülür. Mosaicism'de döllenme sonrasındaki ilk hücre bölünmelerinden birinde yanlış bir bölünme oluşur. Böylece gelişen embriyonun bazı hücreleri 46 kromozoma sahipken, bir kısmı 47 kromozoma sahip olur. 47 kromozoma sahip hücrelerin oranı çocuktan çocuğa değişkenlik gösterir ve bu çocuklar Down Sendromu özelliklerinin sadece bir kısmına sahip olurlar.</span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: Green">Down Sendromlu çocukların fazladan bir 21. Kromozomu olmasına rağmen, diğer tüm kromozomları normaldir ve görevlerini gereği gibi yerine getirmektedirler. Dolayısıyla bazı özellikleri fazla kromozomun neden olduğu artı proteinlerden dolayı olumsuz yönde etkilense bile kişiliğinin ana hatları diğer 46 kromozomu tarafından belirlenir.</span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: Green">Neden çocuğum Down Sendromlu?</span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: Green">Down Sendromuna neden olan belirleyici faktörler konusunda, annenin yaşı, radyasyon, troit antibodies, uyuşturucu ve alkol kullanımı gibi çeşitli tezler ortaya atılmış olsa da bunların içinde kesinlik kazanmış olanı yoktur. Sonuçta 21. Kromozom bilinmedik bir nedenle bölünememiş ve yeni hücrede yerini korumuştur.</span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: Green">Annenin yaşının ilerlemiş olması, sendromun sıklığı ile ilişkili olan tek istatistik veridir. Son yıllarda yapılan çalışmalar kromozom bölünmezliğinin yalnızca anne yumurtasından değil baba sperminden de kaynaklanabileceğini göstermiştir.</span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: Green">*Tüm doğumlar ile karşılaştırıldığında Down Sendromlu çocuk sayısı</span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: Green">Sonraki çocukların Down Sendromlu olma riski nedir?</span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: Green">Bu sorunun cevabı çocuğun kromozom değişiminin türüne bağlıdır. Çocuk doğduktan sonra tekrar etme riski Trizomi 21'de % 1'in altındadır. Anne ve babanın yaşlarına bağlı değildir.</span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: Green">Mozaik formda risk yüksek değildir, fakat istisnalar oluşmaktadır.</span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: Green">Translokasyonlar çocukta yeni oluşmuş olabilir, o zaman tekrar etme riski yoktur.</span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: Green">Translokasyon bir ebeveyn tarafından genetik olarak aktarıldığında, o zaman tekrar etme riski % 8 ile % 10 arasında değişmektedir.</span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: Green">Doğumdan sonra, emzirme hakkında notlar...</span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: Green">Bir annenin tecrübeleri...</span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: Green">"Üçüncü çocuğumuzun doğumuna iyi hazırlanmıştık. Ve iki çocuktan sonra bu bebeğimizin bakımıyla ilgili hiçbir problem yaşamayacağımızı düşünmüştük. Fakat her şey çok farklı gelişti. Doğumdan yarım saat sonra Tolga'nın Down Sendromlu olduğunu öğrendik. Bu bizim için bir şoktu. İki sağlıklı çocuktan sonra böyle bir sorunla karşı karşıya kalabileceğimiz aklımızın ucundan bile geçmemişti.</span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: Green">Diğer çocuklarımı emzirdiğimden Tolga'yı emzirmek kadar doğal bir şey yoktu benim için. Fakat çocuk kliniğindeki doktorlar böyle bir çocuğun emzirilmesinin son derece güç olduğunu düşünüyorlardı. Fakat anne sütü ile beslemenin önemini de gözardı etmiyorlardı. </span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: Green">Böylelikle sütümü pompalayıp çocuğumu anne sütü ile beslemeye başladım. Özellikle onu kabullenememekten dolayı hissettiğim suçluluk duygusundan sonra, çocuğumun büyümesine katkıda bulunabilmek benim için çok güzel bir histi.</span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: Green">Göğüsten emmeyi Tolga ancak 4 hafta sonra başarabilmişti. Enfeksiyonlara karşı anne sütünden dolayı korunmuştu. Ağız ve çene kasları anne göğsünü emmesinden dolayı kuvvetlenmişti. Emzirme esnasındaki yakın ilişki sayesinde bizi çok yakın zamanda algıladı ve 10 haftalıkken bize gülücükler dağıtıyordu."</span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: Green">Ayşe Tekneci , İstanbul Emzirmek, tüm bebekler için olduğu gibi Down Sendromlu çocuklar için de son derece önemlidir. Bu çocukların anne sütü ile beslenmeleri, ağız sistemlerinin kuvvetlenmesini sağlar. Kuvvetli şekilde emmek, normal bir ağız yapısının oluşmasının en iyi yoludur. Emzirme ile alt çenenin gelişimi ve dil hareketi sayesinde ağzın kapatılmasının öğrenilmesi daha kolaydır. Çünkü Down Sendromlu çocuklar bu konuda bazı zorluklar yaşarlar. Ağzın kapatılmasına yönelik erken müdahaleler olumlu sonuçlar vermektedir.</span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: Green">Sizin ve çocuğunuz için önemli olan birlikte olmak ve iyi bir ilişki kurmaktır. Emzirme buna da yardımcı olabilir, fakat zorunlu değildir. Emzirmenin mümkün olamadığı durumlarda çocukla besleme sırasında da sıkı bir bağ kurulabilir. İlk günlerde çocuğu beslemek çok zor olabilir, fakat pes etmeyin. </span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: Green">Çocuğunuzun ağzını kapamayı öğrenmesi, göğüsten emzirmede biberona nazaran daha kolay olmaktadır. Ayrıca bebeği emzirirken, emzirme ritmine uygun bastırma veya çene altından hafiften okşamayla yardımcı olunabilir. Bazen ilk etapta bir damla sütü göğüsten ele alıp çocuğun ağzına itmek de yararlı olabilir. Bu durumda, emzirme isteğini uyandırmak için, parmak çocuğun ağzında hafiften sağa sola oynatılmalı, bebek ancak emmeye başladığında göğüs verilmelidir.</span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: Green">Emzirme esnasında da ara sıra parmakla bu şekilde davranmak çocuğun emzirme isteğini çoğaltabilir. Bebekteki emmeyi kolaylaştırabilmek için diğer bir hareket de göğüsün ufak pompalamalarla ovuşturulmasıdır. Göğüs ucu bebek tarafından daha kolay yakalanır ve süt hemen gelir. Ayrıca bu yöntem sütün çoğalmasına da yardımcı olmaktadır. Bebek tam doyurulamadığında sütün pompalanıp biberondan verilmesi bebeğin sağlığı için önemlidir. </span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: Green">Çoğu zaman birkaç hafta sonra bebeği sağlıklı bir şekilde doyurmak mümkün olabilir. Bebeği emzirirken farklı problemlerle karşılaşıldığında, anne bir doktora başvurmalıdır. Diğer bilgileri ilgili kurum ve kuruluşlardan alabilirsiniz. İletişim adresleri broşürün arka sayfalarındadır.</span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: Green">Down Sendromlu çocuklar nasıl gelişir?</span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: Green">Fazla kromozom çocuğun gelişimini negatif olarak etkilemektedir. Bu durum her zaman da önemli olacaktır. Çünkü kromozom değişimini geri almak mümkün değildir. Fakat unutulmamalıdır ki bir çocuğun gelişimi sadece genetik faktörlere bağlı değildir. Çevre ve öğrenme faktörleri de çocuğun gelişiminde çok önemli ve etkilidir. Down Sendromlu çocukların ihtiyaçları diğer çocukların ihtiyaçlarından farklı değildir. Onlar da anne, baba ve kardeşleriyle birlikte olmaktan mutluluk duyarlar. Çevrelerini keşfetmek, oynamak, öğrenmek, gülmek isterler. Down Sendromlu bir çocuğun mümkün olduğu kadar sosyal bir ortamda büyütülmesi, gelişimi için son derece yararlıdır.</span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: Green">Çocuklar 1 yaşına kadar bazı önemli gelişmeler gösterirler. Bu gelişmeler anne ve baba tarafından sevinçle karşılanır. Örneğin ilk gülücük veya kendi başına oturması, emeklemesi, ilk adım vb. Down Sendromlu çocuklar birçok şeyi diğer çocuklardan daha geç öğrenir ve normal gelişme prosedürünü daha geç tamamlarlar. Fakat çocuğunuzun bunların hepsini öğreneceğine emin olabilirsiniz. Down Sendromlu çocuklar için aile içi yardımın yanı sıra geliştirme ve rehabilitasyon merkezlerinin yardımı da çok önemlidir.</span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: Green">Down Sendromlu çocuklar birçok olağanüstü işin üstesinden gelebiliyorlar. Fakat bu çocukların öğrenimleri ve gelişimleri engelli olmayan diğer çocuklar ile asla kıyaslanmamalıdır.</span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: Green">Beraber oynanan oyunlar tüm çocukların gelişmesi için önemlidir. Oyunların özellikle engelli çocuklar için daha büyük bir önemi vardır. Çocuk oyunları, tekerlemeler ve şarkılar anne ve çocuğa keyif verir. Çevre ile kurulan ilişkiler ise konuşma ve sosyal gelişmeyi destekleyerek, çocuğa, kendisine uygun olana katılma imkanı sağlar.</span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: Green">Diğer çocuklar gibi, Down Sendromlu çocukların da fazla oyuncağa ihtiyacı yoktur. Sadece hareket kabiliyetlerini arttıracak ve tecrübe kazandırabilecek oyuncak madde ve materyallerine ihtiyaçları vardır. Oyunda önemli bir diğer nokta ise başka çocukların da bulunmasıdır. Çevrenizde çocuğunuza birlikte oynayabileceği arkadaşlar arayın. Bunlar engelli olmayan çocuklar olabilir. Göreceksiniz bu çocuğunuzun çok hoşuna gidecektir.</span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: Green">Birlikte oynamaktan engelli olmayan çocuklar da zevk alacaktır. Çocuğun kardeşleri varsa doğal olarak en iyi oyun arkadaşları onlar olacaktır.</span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: Green">İlk yıllarda çocuğun gelişimi için bir destekleme programı oldukça önemlidir. Erken destekleme sayesinde çocuğunuz birçok şeyi daha erken öğrenebilir ve böylelikle kendisini de geliştirebilir.</span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: Green">Çocuğa uygulanan fizyoterapi özel bazı zorlukları azaltabilir ve hareket gelişimini hızlandırabilir.</span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: Green">Çocuğun gelişebilmesi için yapılan yardım, öğrenme ve geliştirme programları, tüm zihinsel ve gelişim zorluğu çeken engelli çocuklar için aynıdır. Fakat her çocuk tektir ve tek başına bir kişiliktir. Bu nokta asla unutulmamalıdır.</span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: Green">Erken destekleme programları çok olumlu sonuç vermektedir. Ancak bu tür programlar uygulanırken sevgiyle yaklaşmanın önemi büyüktür. Takdir edersiniz ki çocukların zorunlu bir çalışma programına kıyasla sevgiye ihtiyaçları çok daha fazladır. Ve anne-baba, eğitim konusunu gereğinden fazla ön plana çıkarırsa çocuğunun psikolojik dengesini olumsuz etkileyebileceğini unutmamalıdır. Unutulmaması gereken bir diğer nokta da Down Sendromlu çocukların her ne kadar birbirine çok fazla benzese de her birinin farklı yetenekleri ve kişilik özellikleri taşıdığıdır.</span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: Green">2yaşında konuşmayı destekleme programları önem kazanacaktır. Çocuğun kendisini daha iyi ifade edebilmesi ve algılamasını kolaylaştırabilmek için çocuk şarkıları, kafiyeler, resimli kitaplar ve basit oyuncak materyalleri çok önem taşımaktadır. Fakat doğru bir seçim şarttır. Örneğin seçilen bir kitabın içinde yer alan resim ya da fotoğrafların tanınması ya da gündelik işlerde kullanılan türden olması daha iyi sonuç verecektir.</span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: Green">Down Sendromu ile bağlantılı birçok hastalık ve problem vardır. Çocukların üçte birinde kalp problemleri vardır. Birçoğunun da mide ve bağırsak, duyma ve görme problemlerinin yanı sıra yüksek bir enfeksiyon olasılığı da vardır. Bu tür sorunlarda erken teşhis ve uygun tedavi Down Sendromlu çocukların hayat şartlarını pozitif olarak etkilemektedir.</span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: Green">Özel Eğitim</span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: Green">Eğitimin önemini yıllar önce kabul eden modern toplumlar, bu yönde hizmetler geliştirmeye devam ediyor. Türkiye'de ise şu an ve gelecek için yapılması gereken çok şey var. Hepimiz bunun bilincinde olmalıyız. Kuşkusuz yeni nesli eğitirken daha toleranslı ve herkesin aktif rol alabileceği bir toplum hazırlamak bizim elimizde. Bunun için ise öncelikle hepimizin birbirimizden farklı olduğunu kabul etmemiz gerekiyor. Dünyadaki pek çok Down Sendromlu insanın toplumda aktif rol aldığı ya da almayı arzu ettiği düşünüldüğünde ise onları hazırlamak yine bizim görevimiz.</span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: Green">Başlarken; diğer insanlar arasında ne kadar fark varsa Down Sendromlular arasında da o kadar fark olduğunu benimsememiz şarttır. Doğumdan hemen sonra beyin fonksiyonlarını korumak, harekete geçirmek, arttırmak önemlidir. Ayrıca genetik farklılıklar, çeşitli sağlık problemleri (kalp, görme, işitme, troit vb.) teşhis veya yeterli tedavi edilmediğinde, görülebilen davranış sorunları (dikkat eksikliği, aşırı hareketlilik, otizm vb.), çevre faktörleri çocuklarımızın bilişsel gelişimini etkilemektedir. Fakat topluma uyum sağlamaları için ne olursa olsun bütün çocuklar gibi bilişsel, sosyal ve duygusal gelişim eğitimin bir parçası olmalı ve bu çocuklar başarabilecekleri konusunda desteklenmelidir.</span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: Green">Çoğu araştırma, erken müdahale programına katılmalarının potansiyellerini en iyi şekilde kullanmalarına yardımcı olduğunu göstermektedir. (Oelwein, Fewell&Pruess 1985. Gibson&Fields 1984). Down Sendromlu çocukların ekstra 21. kromozomlarının olması nedeniyle özel öğrenme tarzları vardır. Unutmayın ki ne kadar çocuk varsa o kadar da fark mevcuttur. Bu nedenle eğitimde hazır reçete olabileceğini düşünmek imkansız ve yanlıştır. Eğitimlerini desteklemek için bir çok program var (!) Fakat bu uzun maceraya atılırken, bize göre şu prensipler önemli ve düşünmeye değer:</span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: Green"> * Profesyonellerle (doktor, fizyoterapist, dil terapist, özel eğitimci) anne- baba, çocuk arasındaki ilişki tutarlı ve pozitif olmalı. Bu doğrudan çocuğun öz güvenini etkileyecektir.</span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: Green"> * Çocuk için en etkili faktörün anne- baba olduğu düşünülürse onlara yeterli desteğin verilmesi şarttır.</span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: Green"> * Çocuğun ihtiyaçlarına uygun, esnek ve her çocuğun adapte olabileceğibir program hazırlanmalıdır.</span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: Green"> * İlerlemeyi sağlamak ve hedeflere ulaşabilmek için eğitimin sürekliliği unutulmamalıdır.</span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: Green"> * İstenmeyen davranışlar yerine istenen davranışları görmek, bunlara ağırlık vermek ve ödüllendirmek çok önemlidir.</span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: Green"> * Hoş ve motive eden bir çevre yaratmak çocuğun gelişimin destekler.</span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: Green"> * Bilişsel gelişimini desteklemede eğitsel arak olarak oyunun rolü yadsınamaz (Mc Cune, Nicolich & Carroll 1981).</span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: Green"> * Doğru ve ilginç materyal kullanımı bir yandan çocuğu motive ederken bir yandan da çocuğun görsel anlamda gelişimini destekler.</span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: Green"> * Çocuğun öğrendiklerini tekrarlaması, pekiştirmesi ve genellemesi için günlük yaşantısında fırsatlar yaratılmalıdır.</span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: Green"> * Eğitimi mümkün olduğunca normal çocuklar arasında da desteklenmelidir.</span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: Green">Bu prensiplere dayanarak iyi bir eğitsel program şunları destekler:</span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: Green"> 1. Sosyal ve duygusal gelişimi (gülümseme, göz kontağı, iletişim)</span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: Green"> 2. Bilişsel gelişimini (düşünme, hatırlama, çözme)</span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: Green"> 3. Motor gelişimini (yakalama, tutma, emekleme, yürüme)</span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: Green"> 4. Görsel ve duyusal alanları harekete geçirme</span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: Green"> 5. Alıcı dil ve konuşma becerileri</span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: Green">Elbette söylenecek daha çok şey var. Arzumuz bunu bir davet olarak görmeniz (!) Bu çocukların eğitimlerine katkıda bulunan profesyonel olsun, anne baba olsun herkes işbirliği içinde olmalı, beraber hareket edilmeli, tecrübeler ve yeni bilgiler paylaşılmalıdır. Anne- babalar, unutmayın, çocuğunuza verebileceğiniz en değerli hediye sevgidir. Bunu da en samimi şekilde göstermeniz, onunla konuşmanız, oynamanız, birlikte zaman geçirmeniz önemlidir. Bu şekilde çocuğunuzu, sağlıklı bir duygusal gelişim içerisinde, dünyayı keşfetmeye hazırlarsınız. Ayrıca özel eğitime ihtiyacı olan çocuklar da en eski eğitim prensibi olan taklit etme yoluyla çok şey öğreniyor. Bunu dikkate alarak toplumdan ve eğitimden izole edilen çocukların toplumun bir parçası olmalarını bekleyemeyiz. Bitirirken bu inancımızı bir kez daha size aktarmak istedik:</span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: Green">Down Sendromlu Çocuklarda Konuşma Bozuklukları</span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: Green">Hepimizin bildiği gibi, kimse konuşarak dünyaya gelmiyor. Konuşma; öğrenerek, taklit yoluyla sonradan kazanılan bir beceri. Bu nedenle çocuklarımızla doğuştan itibaren konuşmaya başlayabiliriz. Eğer çocuklarımızın konuşmasını kendine bırakır, sadece öz bakımları ile ilgilenirsek konuşması çok gecikebilir. Onun için biz anne ve babalara çocuk bebek de olsa onunla konuşmalarını tavsiye ediyoruz. Örneğin göz kontağı sağlayarak "tabağını getirdim" gibi konuşmalar konuşmanın bir adımıdır.</span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: Green">Down Sendromlu çocuklarda başlıca problem konuşmanın gecikmesi ve tekrarlamalı konuşma . Hemen hemen 2-2,5 bazen 1,5 yaşlarda konuşma başlayabilir. Kimi çocuk daha çabuk kavrıyor, algılaması daha iyi, kimi ise yalnız anlıyor ama kendini güzel ifade edemiyor. Tekrarlamalı konuşma ise masa yerine da da, pencere yerine pe pe pe gibi yetersiz bir konuşmadır. Çocuk ritmi kavramış ama konuşmanın henüz başlangıcını kavrayamamıştır. Down Sendromlu çocuklar birbirlerine ne kadar benzeseler de onların da algılaması, ince motor becerileri, dil dudak hareketleri birbirinden farklıdır. Bu nedenle bazılarında gecikme daha uzun bazılarında daha kısa sürebilir.</span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: Green">Çocuklarımızda bazı organik nedenlerden kaynaklanan konuşma yetersizliği de olabilir. Organik neden dediğimiz yapısal nedenlerdir. Bu durumda zihinsel açıdan biraz daha geç kavramalarla birlikte algılama da daha yavaş oluyor. Biz konuşmalarımızda uzun cümleler kurduğumuzda, çocuk sadece bir veya iki sözcüğü anlıyor. Bu nedenle başlangıçta tek sözcükle bir şey ifade edebiliriz. Örneğin " Sen masada oturup yemeğini yedin mi?" yerine "yedin mi?" demeliyiz.</span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: Green">Kısa, küçük dil veya üst damaktaki büyük bir boşluk, kubbe damak ...vb. organik nedenler de bazı seslerin çıkartılmasına engel olabiliyor. Bununla birlikte çocuğun diş yapısı da önemlidir. Eğer dişleri yoksa S, Ş, V, sesleri çıkartılamıyor. Dişlerde bir çaprazlılık varsa bu durum aparatlarla düzeltilebilir. Ayrıca geniz etleri de konuşmayı etkileyebilmektedir. Eğer genizde et fazla ise ve büyükse M, N, sesleri doğru çıkamıyor.</span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: Green">Bir diğer organik neden de Down Sendromlu olmalarına rağmen kulaklarda işitme kaybının olmasıdır. Anne babalar bunu çok geç fark edebilir. Eğer bu kayıp zamanında fark edilirse çocuğun durumuna göre müdahale edilebilir.</span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: Green">Diğer konuşma yetersizliği nedenlerinden biri de sadece beyinden kaynaklanan değil, artikülasyondandır.</span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: Green">Çocuklarımızın bazılarının dilleri daha büyüktür. Ve bu büyük dil bazı seslerin çıkartılmasını engellemektedir. Bu nedenle tavsiyemiz daha küçük yaşlarda çocuğun dilini içeriye çekmesini sağlamaktır. Dildeki esneklik bazı çocuklarımızda yetersiz olabilir. Dil-dudak hareketleri ile dilin esnekliğini arttırabiliriz. Ayrıca dil altı bağına da bakılmalıdır. Eğer çocuk dilini çok az bile kıvırabiliyorsa masajla ve egzersizlerle dil hareketliliği yerine gelebilir.</span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: Green">Konuşmanın en önemli unsurlarından biri de kontrollü nefestir. Bazen 4-5 yaşında ki çocuk bile kontrollü üfleme yapamıyor. Bunu yapamazsa o nefesi yalnız genizden verebilir. Ancak asıl üfleme ağızdan üflemedir ve bu nefesle bizler sözcükler söyleyebiliyoruz. Bunun için çocuklarımıza ve velilere nefes egzersizleri yapılmasını tavsiye ediyoruz.</span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: Green">Diğer konuşma yetersizliği de bazı seslerin çıkartılamaması. Eğer çocuk bazı sesleri telaffuz edemiyorsa, tek tek çalıştırarak, belki biraz geç ama o sesleri çıkarabilir. Daha sonra hecelerde, açık ve kapalı hecelerde, iki seslinin arasında o sesi çıkarma çalışmaları yapılır. Çocuk artık basit sözcükler de , daha uzun sözcüklerde veya basit cümlelerde, daha geniş cümlelerde o sesi kullanabilir.</span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: Green">Fonematik işitme yetersizliği, sesi diğer seslerden ayırt edememe demektir. Örneğin çocuk için kas, kaz, gaz aynı şeyi ifade etmektedir. Çünkü çocuk bu seslerin anlam değiştirdiğinin farkında değildir veya bir ses olarak kabul etmektedir. Fonematik ayrım bu çocuklarda çok önemlidir. Bunu muhakkak uygulayalım. Eğer biz bu sesleri anlamlı hale getirebilirsek, hele de Down Sendromlu çocuklarda, çocuk bu sesi konuşmasında uygulayabiliyor ve konuşmasında ilerleme oluyor.</span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: Green">Seslerin çıkartılamamasının da çeşitleri vardır. Sigmatizm dediğimiz S, Ş, Z seslerinin çıkartılamaması. Bundan başka çocuk R ve L'yi söylemiyor, ancak başka bir sesle değiştiriyor. Diğer taraftan Kapasizm, K sesleri ile T'yi değiştirme. En çokta bizim çocuklarda bu görülür. Örneğin Kabak yerine Tabak. Tetizm dediğimiz bir yetersizlik de vardır. Yani bütün ünsüzleri Te Te ve De De olarak konuşulması. Bu ağır bir dislali olay bizim için.</span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: Green">Bütün sesleri yerine getirmemiz gerekiyor. Bunun için öncelikle 8 tane sesli ( A, E, İ,...) harften başlıyoruz. Başlarken ona en yakın olanı, çocuğun en kolay söyleyebileceğinden başlıyoruz. Çünkü çocukta güvenin oluşması önemlidir. Çalışmada konuşmanın resimlerle ve ayna ile desteklenmesi gerekir. Ayna karşısında konuşma ve taklit tek başına yeterli değildir. Örneğin V sesini Y ile değiştirenler, N ile veya L ile de değiştirenler var. Eğer biz Vapur resmi çizerken dişlerimizle de V derken ona "bak ben böyle yapıyorum , sen de ısırdın mı bunu söylerken" diyerek çalışmayı bütünleştirmeliyiz. Başlangıçta öyle başlanınca çocuk onu görüyor ve gördüğünü de uyguluyor. Ama "Aaaaaa şimdi sen bebek gibi konuştun, hayır böyle konuşman gerekiyor" dediğimizde veya "Bak sen benden bile güzel konuştun" deyince onda bir güven oluşmakta ve ilerleme olmaktadır.</span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: Green">Bazen çocuklarımız bir şeyi çabuk çabuk ve her sözcükten tek heceler ile anlatıyor (Acelecilik). Ve yine konuşma yetersiz olmaktadır. Biz buna Batarizm diyoruz. Bu durumda konuşma ritmini azaltma, yavaşlatma metotları kullanılmaktadır. Aceleciliği kısıtlamak ve yalnız bu yönde çalışmak gerekiyor. Konuşma ile ilgili bazen birden fazla yetersizlik olabilir, gecikme, seslerin çıkartılamaması ve konuşma ritmi gibi. Böylesi durumlarda mutlaka çok yönlü çalışma gerekmektedir.</span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: Green">Başlangıçta dediğimiz gibi konuşma, bir taklit olayı. Çocuk evde düzgün bir konuşma duyarsa konuşması da düzgün gelişmektedir. Ancak sesleri tam çıkartamadığı zaman kelimeler düzgün çıkmamakta veya Agramatik bir konuşma gelişmektedir. Agramatik konuşma dediğimiz, kelimelerin eklerinin söylenememesidir. "Geliyorum" yerine "Geliyo veya Geldi" diyebiliyor. Daha ileri ki zamanlarda bunun da üstesinden gelinebilir ve konuşma yerine gelebilir.</span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: Green">Son olarak erken teşhis ve tedavi çok önemli. Çocuğun durumunu tam olarak bilmek, yani çocuğun konuşma yetersizliğinin ne seviyede olduğunu bilmek. Konuşamıyor ama nedir bu konuşamama? Ses mi çıkartamıyor, anlama algılama ne derecede? Organik midir, çocuk anlamıyor da onun için mi konuşamıyor? Bu soruların yanıtları çok önemli. Eğer erken bir yaşta başlanırsa çok daha kolay ve hızlı ilerleme olabilmektedir. Çünkü çocuğun kimi yanlışlıkları erkenden önlenebilmektedir. Çocuk başlangıçta yeniye ve doğruya alışırsa, veliler tarafından doğru yönlendirilir ve iyi bir eğitim verilirse, o yetersizlikler daha başlangıçta ortadan kalkmaktadır.</span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: Green">Ayrıca Down Sendromlu çocuklar için şunu söyleyebilirim. Onlar sevecen oldukları için, onlara yaklaşım çok daha kolay oluyor. Bizler; uzmanlar, eğitimciler, anne ve babalar, onların kalbine giren yolu bulursak, başarı mutlak oluyor.</span></span></span> </p></blockquote><p></p>
[QUOTE="fasafiso, post: 128338, member: 12191"] [B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=Green]Down Sendromu Nedir ?[/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [CENTER][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=Green] Down Sendromlu çocuk sahibi ailelerin en büyük düşmanı bilgi eksikliğidir. Bu yüzden, "Down Sendromu nedir?" sorusunu cevaplamaya çalışacağız. Bunu yaparken kullanacağımız bazı terimler size yabancı gelse de endişelenmeyin, bunların daha doyurucu açıklamalarını gönüllü ailelerimizde bulacaksınız.[/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4] [/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=Green]En basit tanımıyla Down Sendromu çocuğunuzun vücudundaki hücrelerin 46 yerine fazladan bir kromozoma, yani 47 kromozoma sahip olmasıdır. Down Sendromu bir hastalık değil genetik bir farklılıktır.[/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4] [/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=Green]İnsan vücudunu oluşturan hücrelerin çekirdekleri, kromozomlarla birbirlerine bağlanmış olan genlerden oluşmuştur. İşte bu genler ve kromozomlar fizyolojik ve kişilik yapımızın ana unsurlarıdır, dolayısıyla çocuğunuzun fazladan sahip olduğu bir kromozom onun hayatını etkileyecektir. Kromozom anomalilerinin çoğunda embriyo gelişemez. Down Sendromu embriyonun gelişimini tamamlayabildiği bir durumdur.[/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4] [/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=Green]Çocuğunuzun fiziksel görünümü diğer çocuklardan biraz farklı olabilir, bir takım sağlık sorunları bulunabilir. Fakat unutmayın ki, bazı çocukların sarı saçlı, bazılarının mavi gözlü olması gibi sizin çocuğunuzun da Down Sendromlu olması bir genetik farklılıktır.[/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4] [/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=Green]Down Sendromu konusunda iki şey kesindir. Birincisi, Down Sendromunun kaynağı anne-baba değildir ve hamilelik öncesi veya sırası olan hiç bir şey çocuğun Down Sendromlu doğmasına yol açmaz. İkincisi, diğer çocuklar gibi Down Sendromlu çocukların da kendilerine özgü kişilikleri, yetenekleri ve düşünceleri vardır. Diğer çocuklar gibi onlar da farklı kişiliğe sahip bir birey olarak büyüyeceklerdir.[/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4] [/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=Green]Dünyanın her yerinde ve tüm insan ırklarında Down Sendromu mevcuttur ve zamanla ortaya çıkan bir durum değildir. Down Sendromlu insanların, insanoğlunun oluşumundan beri var olduğu düşünülmektedir. Dolayısıyla Down Sendromunu yaşamın doğal bir parçası olarak kabul etmek yanlış olmasa gerek.[/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4] [/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=Green]Down Sendromu nasıl oluşur? [/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4] [/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=Green]Down Sendromunun nasıl oluştuğunu anlayabilmek için genetik konusunda biraz daha detaylı bilgiye gereksinim duyacağız. Sahip olduğumuz hücrelerin çekirdeklerinin genlerden oluştuğunu ve taşıdığımız fiziksel özelliklerle, kişiliğimizin ana unsurlarının bu genlerde kodlanmış olduğundan söz etmiştik. Genlerimiz birbirlerine kromozom denilen çubuklarla bağlıdır. Çoğumuzun her hücresinde, 46 kromozom bulunmaktadır. Kromozomlar da çiftler halinde kümelenmişlerdir, yani hücrelerimiz 23 çift kromozoma sahiptirler.[/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4] [/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=Green]Kromozom çiftlerimizin biri annemizin yumurtasından, diğeri babamızın sperminden gelmektedir. İnsan vücudundaki yumurta veya spermlerin hücrelerine "germ hücreler" denir ve bir tek bunlara ait hücreler 23 kromozomdan oluşmuştur.Yumurta ve sperm hücrelerinin birleşmesiyle 46 kromozomlu bir küme ortaya çıkmakta ve bunun oluşturduğu ilk hücre bölünüp ikinci bir hücre ortaya çıktığında yeni hücre ilkinin özelliklerini taşımaktadır. Dolayısıyla bebeğin genetik yapısı oluşacak ilk hücreye bağlıdır. Kromozomlar ikişerli gruplar halinde 23 çift olarak denge halindedirler.[/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4] [/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=Green]Herhangi bir nedenle bu çiftlerin fazla kromozoma sahip olması dengeyi bozacaktır. Bu durum, yani üç kromozoma sahip olma Trizomi olarak tanımlanır. Down Sendromu durumunda üç kromozom oluşumu gen zincirinin 21. Kromozom halkasında oluştuğundan bu oluşum Trizomi 21 olarak da adlandırılır. Embriyo geliştikçe bu durum yeni oluşan hücrelere aktarılarak tüm hücrelerin fazladan bir kromozoma sahip olmasına neden olur. Down Sendromlu insanların %95'i söz ettiğimiz Nondisjuction Trisomy 21 türüdür. Yani 21. Kromozom bölünürken, tepesi koparak gövdenin alt kısmı diğerine yapışarak 21. Kromozom çiftini oluşturmuştur. Translocation türünün %60'ı döllenme sırasında oluşur, kalan kısmı aileden kalıtım yoluyla gelmektedir. Dolayısıyla Translocation türü kalıtımsal yolla oluşabilen tek Down Sendromu türüdür ve sonraki hamileliklerde tekrar etme olasılığı yüksektir.[/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4] [/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=Green]Diğer bir tür olan Mosaicism, Down Sendromlu insanların %1'inde görülür. Mosaicism'de döllenme sonrasındaki ilk hücre bölünmelerinden birinde yanlış bir bölünme oluşur. Böylece gelişen embriyonun bazı hücreleri 46 kromozoma sahipken, bir kısmı 47 kromozoma sahip olur. 47 kromozoma sahip hücrelerin oranı çocuktan çocuğa değişkenlik gösterir ve bu çocuklar Down Sendromu özelliklerinin sadece bir kısmına sahip olurlar.[/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4] [/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=Green]Down Sendromlu çocukların fazladan bir 21. Kromozomu olmasına rağmen, diğer tüm kromozomları normaldir ve görevlerini gereği gibi yerine getirmektedirler. Dolayısıyla bazı özellikleri fazla kromozomun neden olduğu artı proteinlerden dolayı olumsuz yönde etkilense bile kişiliğinin ana hatları diğer 46 kromozomu tarafından belirlenir.[/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4] [/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=Green]Neden çocuğum Down Sendromlu?[/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4] [/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=Green]Down Sendromuna neden olan belirleyici faktörler konusunda, annenin yaşı, radyasyon, troit antibodies, uyuşturucu ve alkol kullanımı gibi çeşitli tezler ortaya atılmış olsa da bunların içinde kesinlik kazanmış olanı yoktur. Sonuçta 21. Kromozom bilinmedik bir nedenle bölünememiş ve yeni hücrede yerini korumuştur.[/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4] [/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=Green]Annenin yaşının ilerlemiş olması, sendromun sıklığı ile ilişkili olan tek istatistik veridir. Son yıllarda yapılan çalışmalar kromozom bölünmezliğinin yalnızca anne yumurtasından değil baba sperminden de kaynaklanabileceğini göstermiştir.[/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4] [/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=Green]*Tüm doğumlar ile karşılaştırıldığında Down Sendromlu çocuk sayısı[/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4] [/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=Green]Sonraki çocukların Down Sendromlu olma riski nedir?[/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4] [/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=Green]Bu sorunun cevabı çocuğun kromozom değişiminin türüne bağlıdır. Çocuk doğduktan sonra tekrar etme riski Trizomi 21'de % 1'in altındadır. Anne ve babanın yaşlarına bağlı değildir.[/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4] [/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=Green]Mozaik formda risk yüksek değildir, fakat istisnalar oluşmaktadır.[/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4] [/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=Green]Translokasyonlar çocukta yeni oluşmuş olabilir, o zaman tekrar etme riski yoktur.[/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4] [/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=Green]Translokasyon bir ebeveyn tarafından genetik olarak aktarıldığında, o zaman tekrar etme riski % 8 ile % 10 arasında değişmektedir.[/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4] [/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=Green]Doğumdan sonra, emzirme hakkında notlar...[/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4] [/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=Green]Bir annenin tecrübeleri...[/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4] [/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=Green]"Üçüncü çocuğumuzun doğumuna iyi hazırlanmıştık. Ve iki çocuktan sonra bu bebeğimizin bakımıyla ilgili hiçbir problem yaşamayacağımızı düşünmüştük. Fakat her şey çok farklı gelişti. Doğumdan yarım saat sonra Tolga'nın Down Sendromlu olduğunu öğrendik. Bu bizim için bir şoktu. İki sağlıklı çocuktan sonra böyle bir sorunla karşı karşıya kalabileceğimiz aklımızın ucundan bile geçmemişti.[/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4] [/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=Green]Diğer çocuklarımı emzirdiğimden Tolga'yı emzirmek kadar doğal bir şey yoktu benim için. Fakat çocuk kliniğindeki doktorlar böyle bir çocuğun emzirilmesinin son derece güç olduğunu düşünüyorlardı. Fakat anne sütü ile beslemenin önemini de gözardı etmiyorlardı. [/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4] [/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=Green]Böylelikle sütümü pompalayıp çocuğumu anne sütü ile beslemeye başladım. Özellikle onu kabullenememekten dolayı hissettiğim suçluluk duygusundan sonra, çocuğumun büyümesine katkıda bulunabilmek benim için çok güzel bir histi.[/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4] [/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=Green]Göğüsten emmeyi Tolga ancak 4 hafta sonra başarabilmişti. Enfeksiyonlara karşı anne sütünden dolayı korunmuştu. Ağız ve çene kasları anne göğsünü emmesinden dolayı kuvvetlenmişti. Emzirme esnasındaki yakın ilişki sayesinde bizi çok yakın zamanda algıladı ve 10 haftalıkken bize gülücükler dağıtıyordu."[/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4] [/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=Green]Ayşe Tekneci , İstanbul Emzirmek, tüm bebekler için olduğu gibi Down Sendromlu çocuklar için de son derece önemlidir. Bu çocukların anne sütü ile beslenmeleri, ağız sistemlerinin kuvvetlenmesini sağlar. Kuvvetli şekilde emmek, normal bir ağız yapısının oluşmasının en iyi yoludur. Emzirme ile alt çenenin gelişimi ve dil hareketi sayesinde ağzın kapatılmasının öğrenilmesi daha kolaydır. Çünkü Down Sendromlu çocuklar bu konuda bazı zorluklar yaşarlar. Ağzın kapatılmasına yönelik erken müdahaleler olumlu sonuçlar vermektedir.[/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4] [/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=Green]Sizin ve çocuğunuz için önemli olan birlikte olmak ve iyi bir ilişki kurmaktır. Emzirme buna da yardımcı olabilir, fakat zorunlu değildir. Emzirmenin mümkün olamadığı durumlarda çocukla besleme sırasında da sıkı bir bağ kurulabilir. İlk günlerde çocuğu beslemek çok zor olabilir, fakat pes etmeyin. [/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4] [/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=Green]Çocuğunuzun ağzını kapamayı öğrenmesi, göğüsten emzirmede biberona nazaran daha kolay olmaktadır. Ayrıca bebeği emzirirken, emzirme ritmine uygun bastırma veya çene altından hafiften okşamayla yardımcı olunabilir. Bazen ilk etapta bir damla sütü göğüsten ele alıp çocuğun ağzına itmek de yararlı olabilir. Bu durumda, emzirme isteğini uyandırmak için, parmak çocuğun ağzında hafiften sağa sola oynatılmalı, bebek ancak emmeye başladığında göğüs verilmelidir.[/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4] [/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=Green]Emzirme esnasında da ara sıra parmakla bu şekilde davranmak çocuğun emzirme isteğini çoğaltabilir. Bebekteki emmeyi kolaylaştırabilmek için diğer bir hareket de göğüsün ufak pompalamalarla ovuşturulmasıdır. Göğüs ucu bebek tarafından daha kolay yakalanır ve süt hemen gelir. Ayrıca bu yöntem sütün çoğalmasına da yardımcı olmaktadır. Bebek tam doyurulamadığında sütün pompalanıp biberondan verilmesi bebeğin sağlığı için önemlidir. [/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4] [/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=Green]Çoğu zaman birkaç hafta sonra bebeği sağlıklı bir şekilde doyurmak mümkün olabilir. Bebeği emzirirken farklı problemlerle karşılaşıldığında, anne bir doktora başvurmalıdır. Diğer bilgileri ilgili kurum ve kuruluşlardan alabilirsiniz. İletişim adresleri broşürün arka sayfalarındadır.[/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4] [/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=Green]Down Sendromlu çocuklar nasıl gelişir?[/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4] [/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=Green]Fazla kromozom çocuğun gelişimini negatif olarak etkilemektedir. Bu durum her zaman da önemli olacaktır. Çünkü kromozom değişimini geri almak mümkün değildir. Fakat unutulmamalıdır ki bir çocuğun gelişimi sadece genetik faktörlere bağlı değildir. Çevre ve öğrenme faktörleri de çocuğun gelişiminde çok önemli ve etkilidir. Down Sendromlu çocukların ihtiyaçları diğer çocukların ihtiyaçlarından farklı değildir. Onlar da anne, baba ve kardeşleriyle birlikte olmaktan mutluluk duyarlar. Çevrelerini keşfetmek, oynamak, öğrenmek, gülmek isterler. Down Sendromlu bir çocuğun mümkün olduğu kadar sosyal bir ortamda büyütülmesi, gelişimi için son derece yararlıdır.[/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4] [/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=Green]Çocuklar 1 yaşına kadar bazı önemli gelişmeler gösterirler. Bu gelişmeler anne ve baba tarafından sevinçle karşılanır. Örneğin ilk gülücük veya kendi başına oturması, emeklemesi, ilk adım vb. Down Sendromlu çocuklar birçok şeyi diğer çocuklardan daha geç öğrenir ve normal gelişme prosedürünü daha geç tamamlarlar. Fakat çocuğunuzun bunların hepsini öğreneceğine emin olabilirsiniz. Down Sendromlu çocuklar için aile içi yardımın yanı sıra geliştirme ve rehabilitasyon merkezlerinin yardımı da çok önemlidir.[/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4] [/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=Green]Down Sendromlu çocuklar birçok olağanüstü işin üstesinden gelebiliyorlar. Fakat bu çocukların öğrenimleri ve gelişimleri engelli olmayan diğer çocuklar ile asla kıyaslanmamalıdır.[/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4] [/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=Green]Beraber oynanan oyunlar tüm çocukların gelişmesi için önemlidir. Oyunların özellikle engelli çocuklar için daha büyük bir önemi vardır. Çocuk oyunları, tekerlemeler ve şarkılar anne ve çocuğa keyif verir. Çevre ile kurulan ilişkiler ise konuşma ve sosyal gelişmeyi destekleyerek, çocuğa, kendisine uygun olana katılma imkanı sağlar.[/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4] [/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=Green]Diğer çocuklar gibi, Down Sendromlu çocukların da fazla oyuncağa ihtiyacı yoktur. Sadece hareket kabiliyetlerini arttıracak ve tecrübe kazandırabilecek oyuncak madde ve materyallerine ihtiyaçları vardır. Oyunda önemli bir diğer nokta ise başka çocukların da bulunmasıdır. Çevrenizde çocuğunuza birlikte oynayabileceği arkadaşlar arayın. Bunlar engelli olmayan çocuklar olabilir. Göreceksiniz bu çocuğunuzun çok hoşuna gidecektir.[/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4] [/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=Green]Birlikte oynamaktan engelli olmayan çocuklar da zevk alacaktır. Çocuğun kardeşleri varsa doğal olarak en iyi oyun arkadaşları onlar olacaktır.[/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4] [/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=Green]İlk yıllarda çocuğun gelişimi için bir destekleme programı oldukça önemlidir. Erken destekleme sayesinde çocuğunuz birçok şeyi daha erken öğrenebilir ve böylelikle kendisini de geliştirebilir.[/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4] [/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=Green]Çocuğa uygulanan fizyoterapi özel bazı zorlukları azaltabilir ve hareket gelişimini hızlandırabilir.[/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4] [/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=Green]Çocuğun gelişebilmesi için yapılan yardım, öğrenme ve geliştirme programları, tüm zihinsel ve gelişim zorluğu çeken engelli çocuklar için aynıdır. Fakat her çocuk tektir ve tek başına bir kişiliktir. Bu nokta asla unutulmamalıdır.[/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4] [/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=Green]Erken destekleme programları çok olumlu sonuç vermektedir. Ancak bu tür programlar uygulanırken sevgiyle yaklaşmanın önemi büyüktür. Takdir edersiniz ki çocukların zorunlu bir çalışma programına kıyasla sevgiye ihtiyaçları çok daha fazladır. Ve anne-baba, eğitim konusunu gereğinden fazla ön plana çıkarırsa çocuğunun psikolojik dengesini olumsuz etkileyebileceğini unutmamalıdır. Unutulmaması gereken bir diğer nokta da Down Sendromlu çocukların her ne kadar birbirine çok fazla benzese de her birinin farklı yetenekleri ve kişilik özellikleri taşıdığıdır.[/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4] [/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=Green]2yaşında konuşmayı destekleme programları önem kazanacaktır. Çocuğun kendisini daha iyi ifade edebilmesi ve algılamasını kolaylaştırabilmek için çocuk şarkıları, kafiyeler, resimli kitaplar ve basit oyuncak materyalleri çok önem taşımaktadır. Fakat doğru bir seçim şarttır. Örneğin seçilen bir kitabın içinde yer alan resim ya da fotoğrafların tanınması ya da gündelik işlerde kullanılan türden olması daha iyi sonuç verecektir.[/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4] [/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=Green]Down Sendromu ile bağlantılı birçok hastalık ve problem vardır. Çocukların üçte birinde kalp problemleri vardır. Birçoğunun da mide ve bağırsak, duyma ve görme problemlerinin yanı sıra yüksek bir enfeksiyon olasılığı da vardır. Bu tür sorunlarda erken teşhis ve uygun tedavi Down Sendromlu çocukların hayat şartlarını pozitif olarak etkilemektedir.[/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4] [/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=Green]Özel Eğitim[/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4] [/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=Green]Eğitimin önemini yıllar önce kabul eden modern toplumlar, bu yönde hizmetler geliştirmeye devam ediyor. Türkiye'de ise şu an ve gelecek için yapılması gereken çok şey var. Hepimiz bunun bilincinde olmalıyız. Kuşkusuz yeni nesli eğitirken daha toleranslı ve herkesin aktif rol alabileceği bir toplum hazırlamak bizim elimizde. Bunun için ise öncelikle hepimizin birbirimizden farklı olduğunu kabul etmemiz gerekiyor. Dünyadaki pek çok Down Sendromlu insanın toplumda aktif rol aldığı ya da almayı arzu ettiği düşünüldüğünde ise onları hazırlamak yine bizim görevimiz.[/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4] [/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=Green]Başlarken; diğer insanlar arasında ne kadar fark varsa Down Sendromlular arasında da o kadar fark olduğunu benimsememiz şarttır. Doğumdan hemen sonra beyin fonksiyonlarını korumak, harekete geçirmek, arttırmak önemlidir. Ayrıca genetik farklılıklar, çeşitli sağlık problemleri (kalp, görme, işitme, troit vb.) teşhis veya yeterli tedavi edilmediğinde, görülebilen davranış sorunları (dikkat eksikliği, aşırı hareketlilik, otizm vb.), çevre faktörleri çocuklarımızın bilişsel gelişimini etkilemektedir. Fakat topluma uyum sağlamaları için ne olursa olsun bütün çocuklar gibi bilişsel, sosyal ve duygusal gelişim eğitimin bir parçası olmalı ve bu çocuklar başarabilecekleri konusunda desteklenmelidir.[/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4] [/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=Green]Çoğu araştırma, erken müdahale programına katılmalarının potansiyellerini en iyi şekilde kullanmalarına yardımcı olduğunu göstermektedir. (Oelwein, Fewell&Pruess 1985. Gibson&Fields 1984). Down Sendromlu çocukların ekstra 21. kromozomlarının olması nedeniyle özel öğrenme tarzları vardır. Unutmayın ki ne kadar çocuk varsa o kadar da fark mevcuttur. Bu nedenle eğitimde hazır reçete olabileceğini düşünmek imkansız ve yanlıştır. Eğitimlerini desteklemek için bir çok program var (!) Fakat bu uzun maceraya atılırken, bize göre şu prensipler önemli ve düşünmeye değer:[/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4] [/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=Green] * Profesyonellerle (doktor, fizyoterapist, dil terapist, özel eğitimci) anne- baba, çocuk arasındaki ilişki tutarlı ve pozitif olmalı. Bu doğrudan çocuğun öz güvenini etkileyecektir.[/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4] [/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=Green] * Çocuk için en etkili faktörün anne- baba olduğu düşünülürse onlara yeterli desteğin verilmesi şarttır.[/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4] [/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=Green] * Çocuğun ihtiyaçlarına uygun, esnek ve her çocuğun adapte olabileceğibir program hazırlanmalıdır.[/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4] [/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=Green] * İlerlemeyi sağlamak ve hedeflere ulaşabilmek için eğitimin sürekliliği unutulmamalıdır.[/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4] [/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=Green] * İstenmeyen davranışlar yerine istenen davranışları görmek, bunlara ağırlık vermek ve ödüllendirmek çok önemlidir.[/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4] [/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=Green] * Hoş ve motive eden bir çevre yaratmak çocuğun gelişimin destekler.[/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4] [/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=Green] * Bilişsel gelişimini desteklemede eğitsel arak olarak oyunun rolü yadsınamaz (Mc Cune, Nicolich & Carroll 1981).[/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4] [/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=Green] * Doğru ve ilginç materyal kullanımı bir yandan çocuğu motive ederken bir yandan da çocuğun görsel anlamda gelişimini destekler.[/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4] [/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=Green] * Çocuğun öğrendiklerini tekrarlaması, pekiştirmesi ve genellemesi için günlük yaşantısında fırsatlar yaratılmalıdır.[/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4] [/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=Green] * Eğitimi mümkün olduğunca normal çocuklar arasında da desteklenmelidir.[/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4] [/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=Green]Bu prensiplere dayanarak iyi bir eğitsel program şunları destekler:[/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4] [/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=Green] 1. Sosyal ve duygusal gelişimi (gülümseme, göz kontağı, iletişim)[/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4] [/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=Green] 2. Bilişsel gelişimini (düşünme, hatırlama, çözme)[/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4] [/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=Green] 3. Motor gelişimini (yakalama, tutma, emekleme, yürüme)[/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4] [/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=Green] 4. Görsel ve duyusal alanları harekete geçirme[/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4] [/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=Green] 5. Alıcı dil ve konuşma becerileri[/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4] [/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=Green]Elbette söylenecek daha çok şey var. Arzumuz bunu bir davet olarak görmeniz (!) Bu çocukların eğitimlerine katkıda bulunan profesyonel olsun, anne baba olsun herkes işbirliği içinde olmalı, beraber hareket edilmeli, tecrübeler ve yeni bilgiler paylaşılmalıdır. Anne- babalar, unutmayın, çocuğunuza verebileceğiniz en değerli hediye sevgidir. Bunu da en samimi şekilde göstermeniz, onunla konuşmanız, oynamanız, birlikte zaman geçirmeniz önemlidir. Bu şekilde çocuğunuzu, sağlıklı bir duygusal gelişim içerisinde, dünyayı keşfetmeye hazırlarsınız. Ayrıca özel eğitime ihtiyacı olan çocuklar da en eski eğitim prensibi olan taklit etme yoluyla çok şey öğreniyor. Bunu dikkate alarak toplumdan ve eğitimden izole edilen çocukların toplumun bir parçası olmalarını bekleyemeyiz. Bitirirken bu inancımızı bir kez daha size aktarmak istedik:[/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4] [/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=Green]Down Sendromlu Çocuklarda Konuşma Bozuklukları[/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4] [/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=Green]Hepimizin bildiği gibi, kimse konuşarak dünyaya gelmiyor. Konuşma; öğrenerek, taklit yoluyla sonradan kazanılan bir beceri. Bu nedenle çocuklarımızla doğuştan itibaren konuşmaya başlayabiliriz. Eğer çocuklarımızın konuşmasını kendine bırakır, sadece öz bakımları ile ilgilenirsek konuşması çok gecikebilir. Onun için biz anne ve babalara çocuk bebek de olsa onunla konuşmalarını tavsiye ediyoruz. Örneğin göz kontağı sağlayarak "tabağını getirdim" gibi konuşmalar konuşmanın bir adımıdır.[/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4] [/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=Green]Down Sendromlu çocuklarda başlıca problem konuşmanın gecikmesi ve tekrarlamalı konuşma . Hemen hemen 2-2,5 bazen 1,5 yaşlarda konuşma başlayabilir. Kimi çocuk daha çabuk kavrıyor, algılaması daha iyi, kimi ise yalnız anlıyor ama kendini güzel ifade edemiyor. Tekrarlamalı konuşma ise masa yerine da da, pencere yerine pe pe pe gibi yetersiz bir konuşmadır. Çocuk ritmi kavramış ama konuşmanın henüz başlangıcını kavrayamamıştır. Down Sendromlu çocuklar birbirlerine ne kadar benzeseler de onların da algılaması, ince motor becerileri, dil dudak hareketleri birbirinden farklıdır. Bu nedenle bazılarında gecikme daha uzun bazılarında daha kısa sürebilir.[/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4] [/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=Green]Çocuklarımızda bazı organik nedenlerden kaynaklanan konuşma yetersizliği de olabilir. Organik neden dediğimiz yapısal nedenlerdir. Bu durumda zihinsel açıdan biraz daha geç kavramalarla birlikte algılama da daha yavaş oluyor. Biz konuşmalarımızda uzun cümleler kurduğumuzda, çocuk sadece bir veya iki sözcüğü anlıyor. Bu nedenle başlangıçta tek sözcükle bir şey ifade edebiliriz. Örneğin " Sen masada oturup yemeğini yedin mi?" yerine "yedin mi?" demeliyiz.[/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4] [/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=Green]Kısa, küçük dil veya üst damaktaki büyük bir boşluk, kubbe damak ...vb. organik nedenler de bazı seslerin çıkartılmasına engel olabiliyor. Bununla birlikte çocuğun diş yapısı da önemlidir. Eğer dişleri yoksa S, Ş, V, sesleri çıkartılamıyor. Dişlerde bir çaprazlılık varsa bu durum aparatlarla düzeltilebilir. Ayrıca geniz etleri de konuşmayı etkileyebilmektedir. Eğer genizde et fazla ise ve büyükse M, N, sesleri doğru çıkamıyor.[/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4] [/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=Green]Bir diğer organik neden de Down Sendromlu olmalarına rağmen kulaklarda işitme kaybının olmasıdır. Anne babalar bunu çok geç fark edebilir. Eğer bu kayıp zamanında fark edilirse çocuğun durumuna göre müdahale edilebilir.[/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4] [/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=Green]Diğer konuşma yetersizliği nedenlerinden biri de sadece beyinden kaynaklanan değil, artikülasyondandır.[/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4] [/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=Green]Çocuklarımızın bazılarının dilleri daha büyüktür. Ve bu büyük dil bazı seslerin çıkartılmasını engellemektedir. Bu nedenle tavsiyemiz daha küçük yaşlarda çocuğun dilini içeriye çekmesini sağlamaktır. Dildeki esneklik bazı çocuklarımızda yetersiz olabilir. Dil-dudak hareketleri ile dilin esnekliğini arttırabiliriz. Ayrıca dil altı bağına da bakılmalıdır. Eğer çocuk dilini çok az bile kıvırabiliyorsa masajla ve egzersizlerle dil hareketliliği yerine gelebilir.[/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4] [/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=Green]Konuşmanın en önemli unsurlarından biri de kontrollü nefestir. Bazen 4-5 yaşında ki çocuk bile kontrollü üfleme yapamıyor. Bunu yapamazsa o nefesi yalnız genizden verebilir. Ancak asıl üfleme ağızdan üflemedir ve bu nefesle bizler sözcükler söyleyebiliyoruz. Bunun için çocuklarımıza ve velilere nefes egzersizleri yapılmasını tavsiye ediyoruz.[/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4] [/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=Green]Diğer konuşma yetersizliği de bazı seslerin çıkartılamaması. Eğer çocuk bazı sesleri telaffuz edemiyorsa, tek tek çalıştırarak, belki biraz geç ama o sesleri çıkarabilir. Daha sonra hecelerde, açık ve kapalı hecelerde, iki seslinin arasında o sesi çıkarma çalışmaları yapılır. Çocuk artık basit sözcükler de , daha uzun sözcüklerde veya basit cümlelerde, daha geniş cümlelerde o sesi kullanabilir.[/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4] [/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=Green]Fonematik işitme yetersizliği, sesi diğer seslerden ayırt edememe demektir. Örneğin çocuk için kas, kaz, gaz aynı şeyi ifade etmektedir. Çünkü çocuk bu seslerin anlam değiştirdiğinin farkında değildir veya bir ses olarak kabul etmektedir. Fonematik ayrım bu çocuklarda çok önemlidir. Bunu muhakkak uygulayalım. Eğer biz bu sesleri anlamlı hale getirebilirsek, hele de Down Sendromlu çocuklarda, çocuk bu sesi konuşmasında uygulayabiliyor ve konuşmasında ilerleme oluyor.[/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4] [/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=Green]Seslerin çıkartılamamasının da çeşitleri vardır. Sigmatizm dediğimiz S, Ş, Z seslerinin çıkartılamaması. Bundan başka çocuk R ve L'yi söylemiyor, ancak başka bir sesle değiştiriyor. Diğer taraftan Kapasizm, K sesleri ile T'yi değiştirme. En çokta bizim çocuklarda bu görülür. Örneğin Kabak yerine Tabak. Tetizm dediğimiz bir yetersizlik de vardır. Yani bütün ünsüzleri Te Te ve De De olarak konuşulması. Bu ağır bir dislali olay bizim için.[/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4] [/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=Green]Bütün sesleri yerine getirmemiz gerekiyor. Bunun için öncelikle 8 tane sesli ( A, E, İ,...) harften başlıyoruz. Başlarken ona en yakın olanı, çocuğun en kolay söyleyebileceğinden başlıyoruz. Çünkü çocukta güvenin oluşması önemlidir. Çalışmada konuşmanın resimlerle ve ayna ile desteklenmesi gerekir. Ayna karşısında konuşma ve taklit tek başına yeterli değildir. Örneğin V sesini Y ile değiştirenler, N ile veya L ile de değiştirenler var. Eğer biz Vapur resmi çizerken dişlerimizle de V derken ona "bak ben böyle yapıyorum , sen de ısırdın mı bunu söylerken" diyerek çalışmayı bütünleştirmeliyiz. Başlangıçta öyle başlanınca çocuk onu görüyor ve gördüğünü de uyguluyor. Ama "Aaaaaa şimdi sen bebek gibi konuştun, hayır böyle konuşman gerekiyor" dediğimizde veya "Bak sen benden bile güzel konuştun" deyince onda bir güven oluşmakta ve ilerleme olmaktadır.[/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4] [/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=Green]Bazen çocuklarımız bir şeyi çabuk çabuk ve her sözcükten tek heceler ile anlatıyor (Acelecilik). Ve yine konuşma yetersiz olmaktadır. Biz buna Batarizm diyoruz. Bu durumda konuşma ritmini azaltma, yavaşlatma metotları kullanılmaktadır. Aceleciliği kısıtlamak ve yalnız bu yönde çalışmak gerekiyor. Konuşma ile ilgili bazen birden fazla yetersizlik olabilir, gecikme, seslerin çıkartılamaması ve konuşma ritmi gibi. Böylesi durumlarda mutlaka çok yönlü çalışma gerekmektedir.[/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4] [/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=Green]Başlangıçta dediğimiz gibi konuşma, bir taklit olayı. Çocuk evde düzgün bir konuşma duyarsa konuşması da düzgün gelişmektedir. Ancak sesleri tam çıkartamadığı zaman kelimeler düzgün çıkmamakta veya Agramatik bir konuşma gelişmektedir. Agramatik konuşma dediğimiz, kelimelerin eklerinin söylenememesidir. "Geliyorum" yerine "Geliyo veya Geldi" diyebiliyor. Daha ileri ki zamanlarda bunun da üstesinden gelinebilir ve konuşma yerine gelebilir.[/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4] [/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=Green]Son olarak erken teşhis ve tedavi çok önemli. Çocuğun durumunu tam olarak bilmek, yani çocuğun konuşma yetersizliğinin ne seviyede olduğunu bilmek. Konuşamıyor ama nedir bu konuşamama? Ses mi çıkartamıyor, anlama algılama ne derecede? Organik midir, çocuk anlamıyor da onun için mi konuşamıyor? Bu soruların yanıtları çok önemli. Eğer erken bir yaşta başlanırsa çok daha kolay ve hızlı ilerleme olabilmektedir. Çünkü çocuğun kimi yanlışlıkları erkenden önlenebilmektedir. Çocuk başlangıçta yeniye ve doğruya alışırsa, veliler tarafından doğru yönlendirilir ve iyi bir eğitim verilirse, o yetersizlikler daha başlangıçta ortadan kalkmaktadır.[/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4] [/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=Green]Ayrıca Down Sendromlu çocuklar için şunu söyleyebilirim. Onlar sevecen oldukları için, onlara yaklaşım çok daha kolay oluyor. Bizler; uzmanlar, eğitimciler, anne ve babalar, onların kalbine giren yolu bulursak, başarı mutlak oluyor.[/COLOR][/SIZE][/FONT] [/CENTER] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Aile ve Yaşam
Modern Tıp ve Sağlık
Down sendromu
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst