Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Dua estetiği..
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Muvahhid1" data-source="post: 264074" data-attributes="member: 1003203"><p><img src="http://www.nurmektebi.net/cache/multithumb_thumbs/b_360_0_0_00___files_images_content_resized-2059-1317380811.jpg" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /></p><p></p><p><strong><span style="font-family: 'comic sans ms'">Rabb'imiz Mûsa Aleyhisselâm'a sormuştu: "Elindeki nedir?" Mûsa Aleyhisselam ise "Bu asâmdır" demiş ve sonra açıklamıştı, "ona dayanırım, onunla hayvanlarıma yaprak silkelerim..." Pekâlâ, Mûsa Aleyhisselam da biliyordu ki Rabbi elindekinin ne olduğunu bilir. Üstelik asânın dayanmaya yaradığını, hayvanlara yaprak silkmekte kullanıldığını, her şeyi bilen Alîm-i Küllî Şey'e ayrıca söylemesi fazla değil mi? Hayır, fazla değil; hatta eksik gibi. Çünkü Sevgili'nin huzurunda olunca laf uzatılır, uzatılmak istenir.</span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'comic sans ms'"></span></strong><strong><span style="font-family: 'comic sans ms'"></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'comic sans ms'">Daha çok huzurda kalmak için yeni yeni konular açılır. Huzurda iken, konuşulanın ne olduğu önemli değildir; önemli olan konuşmaktır. Çünkü konuşmak huzurda kalmayı uzatacaktır. Dua da böyledir işte, kulun Rabb'iyle söyleşmesidir. İster ayakkabımızın kaybolan bağcığı gibi sıradan bir şey için, ister ebedî hayat gibi en başta gelen hacetimiz için dua etmek Rabb'in huzurunda kalma vesilesidir... Mümin için dua etmek, duanın kabul olup olmamasından daha önce gelir. Çünkü dua, içeriği ne olursa olsun, sonucu nereye varırsa varsın, Sevgilinin huzurunda kalmaktır. Yani ki, duanın kendisi duanın sonucundan önemlidir, önceliklidir.</span></strong><strong><span style="font-family: 'comic sans ms'">* * *</span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'comic sans ms'">Dua ediyor olabilmek de, O'na muhatap olmayı, O'nu muhatap olarak bulmuş olmak gibi eşsiz ayrıcalıkları içerdiğine göre, çok önemli ve öncelikli bir duanın kabul edilmiş halidir. Dua edemeyen, dua edemediğinin farkında değildir; dua etmek için dua etmek gerektiğini bile bilemez. Dua edemeyen, dua edememekle neyi kaybettiğinin farkında değildir; bir şeyi kaybettiğini bilmeyen ise aramaz, aramadıkça bulamaz, bulsa bile eline almaz. Öyleyse, dua edebiliyor olmakla, nasıl derin bir kuyudan çıkarıldığımızı görelim. Dua eden adam bilmeli ki, dua ediyor olmakla, kaybettiğini bulmuştur, kaybettiğini bile bilmediği bir kaybını bulmuştur, eksikliğini bile çekemeyecek kadar gafil olduğu bir eksiğini tamamlamıştır. Birileri hakkında dua etmiş olmalı ki, dua edebiliyor.</span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'comic sans ms'"></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'comic sans ms'"></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'comic sans ms'">* * *</span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'comic sans ms'">"İnsanları ve cinleri bana ibadet etsinler diye yarattım, beni beslesinler diye değil..."</span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'comic sans ms'"></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'comic sans ms'"></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'comic sans ms'">Kulluk, Rab tarafından rızıklandığını bilmekle başlar. İnsanın secdesi tevekkül seccadesinde gerçekleşir. Kul alnını yere değdirdiğinde, Rabb'inden başka kimseye muhtaç olmadığını kabullenir. Secde ile sadece kafasını değil varlığını da toprağa indirir. Rabb'inin kendisine verdiğinden şüphesi olanın secdesi tam değildir; alnı yerde olduğu halde, aklı yukarıda kalmıştır. "Yalnız Sana kulluk edelim diye yalnız Senden yardım dileriz!" dedirttiğine göre Rabb'imiz, kulluğumuzu O'na yardımmış gibi görmek yerine, O'nun bize yardımı olarak bilmeliyiz.</span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'comic sans ms'">* * *</span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'comic sans ms'">"Kim kötü bir iş işler, nefsine zulmeder de, sonra/gecikerek tövbe ederse Allah'ı Gafûr ve Rahîm olarak bulur." Aziz Mahmud Hudâyî, bu ayeti yorumlarken, tövbenin pek dikkat edemediğimiz bir inceliğine dikkat çeker. İnsan kötü işi bedeniyle yapar, eliyle gerçekleştirir, açık bir eylem koyar ortaya. Tövbe ise dille yapılır, hatta dile gelmeden de yapıldığı olur. Hüdâyî Hazretleri, işte bu farkı hatırlatarak, fiilen yapılan isyanın sözle yapılan itaatle affedilmesindeki lütfu gözler önüne seriyor.</span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'comic sans ms'">* * *</span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'comic sans ms'">Bir dostumdan duymuştum: "Allah, kendisi için terk ettiğiniz şeyleri terk ettiğinize sizi sevindirsin." Hayatın özünü yakalayan bir yakarış bu. Çünkü her an bir tercihte bulunuyoruz; bir tercih bize bin terk edişi yaşatıyor. Rabb'imizin rızası için tercih ettiklerimiz ne çok terki gerektiriyor. Bir helâl için bin haramdan yüz çeviriyoruz. Sözgelimi, bir kadını kendimize helâl ederken, diğerlerini terk ediyoruz. Bir erkeği kendimize eş seçerken, başka bütün erkeklerden yüz çeviriyoruz. Eşlerin birbirleri için böylesi sözel ve fiilî dualarda bulunması gerekir. Başkalarını terk ederek kendisi eş olarak tercih edilen bir kadın ya da erkek, eşini kendisi için terk ettiklerini terk ettiğine memnun etmek için elinden geleni yapmalı.</span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'comic sans ms'">* * *</span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'comic sans ms'">Fatiha, dilimize değen en güzel duadır. Duayı kabul edecek olan Zâtın dilimize dua vermesi, bize yakarış temrinleri yaptırması, O'nun o duaları çoktan kabul etmeye hazır olduğunu gösteriyor değil mi? Dua ile duanın kabulü arasında sadece o duanın dilimize değmesi bahanesi var. Adı üzerinde "açılış"tır Fatiha; varlığın yüzünü Var edene çevirir, bize ötelerle "ağız birliği" ettirir. Bize verileceklerin hepsi Fatiha'da saklıdır; tek Fatiha ile istediklerimiz bize verilse yeter aslında. Bizi yokluğun dehşetinden alıp kimsenin yapamayacağı iyiliği yapan Rabb'imiz, Fatiha ile kendimiz için neyi istemenin hayırlı olduğunu öğretir bize ve onları kendisinden istetir. Vermek istemeseydi, ısrarla istememizi ister miydi?</span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'comic sans ms'"></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'comic sans ms'"></span></strong></p><p></p><p><strong><span style="font-family: 'comic sans ms'">Senai Demirci</span></strong></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Muvahhid1, post: 264074, member: 1003203"] [IMG]http://www.nurmektebi.net/cache/multithumb_thumbs/b_360_0_0_00___files_images_content_resized-2059-1317380811.jpg[/IMG] [B][FONT=comic sans ms]Rabb'imiz Mûsa Aleyhisselâm'a sormuştu: "Elindeki nedir?" Mûsa Aleyhisselam ise "Bu asâmdır" demiş ve sonra açıklamıştı, "ona dayanırım, onunla hayvanlarıma yaprak silkelerim..." Pekâlâ, Mûsa Aleyhisselam da biliyordu ki Rabbi elindekinin ne olduğunu bilir. Üstelik asânın dayanmaya yaradığını, hayvanlara yaprak silkmekte kullanıldığını, her şeyi bilen Alîm-i Küllî Şey'e ayrıca söylemesi fazla değil mi? Hayır, fazla değil; hatta eksik gibi. Çünkü Sevgili'nin huzurunda olunca laf uzatılır, uzatılmak istenir. [/FONT][/B][B][FONT=comic sans ms] Daha çok huzurda kalmak için yeni yeni konular açılır. Huzurda iken, konuşulanın ne olduğu önemli değildir; önemli olan konuşmaktır. Çünkü konuşmak huzurda kalmayı uzatacaktır. Dua da böyledir işte, kulun Rabb'iyle söyleşmesidir. İster ayakkabımızın kaybolan bağcığı gibi sıradan bir şey için, ister ebedî hayat gibi en başta gelen hacetimiz için dua etmek Rabb'in huzurunda kalma vesilesidir... Mümin için dua etmek, duanın kabul olup olmamasından daha önce gelir. Çünkü dua, içeriği ne olursa olsun, sonucu nereye varırsa varsın, Sevgilinin huzurunda kalmaktır. Yani ki, duanın kendisi duanın sonucundan önemlidir, önceliklidir.[/FONT][/B][B][FONT=comic sans ms]* * *[/FONT][/B] [B][FONT=comic sans ms]Dua ediyor olabilmek de, O'na muhatap olmayı, O'nu muhatap olarak bulmuş olmak gibi eşsiz ayrıcalıkları içerdiğine göre, çok önemli ve öncelikli bir duanın kabul edilmiş halidir. Dua edemeyen, dua edemediğinin farkında değildir; dua etmek için dua etmek gerektiğini bile bilemez. Dua edemeyen, dua edememekle neyi kaybettiğinin farkında değildir; bir şeyi kaybettiğini bilmeyen ise aramaz, aramadıkça bulamaz, bulsa bile eline almaz. Öyleyse, dua edebiliyor olmakla, nasıl derin bir kuyudan çıkarıldığımızı görelim. Dua eden adam bilmeli ki, dua ediyor olmakla, kaybettiğini bulmuştur, kaybettiğini bile bilmediği bir kaybını bulmuştur, eksikliğini bile çekemeyecek kadar gafil olduğu bir eksiğini tamamlamıştır. Birileri hakkında dua etmiş olmalı ki, dua edebiliyor. [/FONT][/B] [B][FONT=comic sans ms]* * *[/FONT][/B] [B][FONT=comic sans ms]"İnsanları ve cinleri bana ibadet etsinler diye yarattım, beni beslesinler diye değil..." [/FONT][/B] [B][FONT=comic sans ms]Kulluk, Rab tarafından rızıklandığını bilmekle başlar. İnsanın secdesi tevekkül seccadesinde gerçekleşir. Kul alnını yere değdirdiğinde, Rabb'inden başka kimseye muhtaç olmadığını kabullenir. Secde ile sadece kafasını değil varlığını da toprağa indirir. Rabb'inin kendisine verdiğinden şüphesi olanın secdesi tam değildir; alnı yerde olduğu halde, aklı yukarıda kalmıştır. "Yalnız Sana kulluk edelim diye yalnız Senden yardım dileriz!" dedirttiğine göre Rabb'imiz, kulluğumuzu O'na yardımmış gibi görmek yerine, O'nun bize yardımı olarak bilmeliyiz.[/FONT][/B] [B][FONT=comic sans ms]* * *[/FONT][/B] [B][FONT=comic sans ms]"Kim kötü bir iş işler, nefsine zulmeder de, sonra/gecikerek tövbe ederse Allah'ı Gafûr ve Rahîm olarak bulur." Aziz Mahmud Hudâyî, bu ayeti yorumlarken, tövbenin pek dikkat edemediğimiz bir inceliğine dikkat çeker. İnsan kötü işi bedeniyle yapar, eliyle gerçekleştirir, açık bir eylem koyar ortaya. Tövbe ise dille yapılır, hatta dile gelmeden de yapıldığı olur. Hüdâyî Hazretleri, işte bu farkı hatırlatarak, fiilen yapılan isyanın sözle yapılan itaatle affedilmesindeki lütfu gözler önüne seriyor.[/FONT][/B] [B][FONT=comic sans ms]* * *[/FONT][/B] [B][FONT=comic sans ms]Bir dostumdan duymuştum: "Allah, kendisi için terk ettiğiniz şeyleri terk ettiğinize sizi sevindirsin." Hayatın özünü yakalayan bir yakarış bu. Çünkü her an bir tercihte bulunuyoruz; bir tercih bize bin terk edişi yaşatıyor. Rabb'imizin rızası için tercih ettiklerimiz ne çok terki gerektiriyor. Bir helâl için bin haramdan yüz çeviriyoruz. Sözgelimi, bir kadını kendimize helâl ederken, diğerlerini terk ediyoruz. Bir erkeği kendimize eş seçerken, başka bütün erkeklerden yüz çeviriyoruz. Eşlerin birbirleri için böylesi sözel ve fiilî dualarda bulunması gerekir. Başkalarını terk ederek kendisi eş olarak tercih edilen bir kadın ya da erkek, eşini kendisi için terk ettiklerini terk ettiğine memnun etmek için elinden geleni yapmalı.[/FONT][/B] [B][FONT=comic sans ms]* * *[/FONT][/B] [B][FONT=comic sans ms]Fatiha, dilimize değen en güzel duadır. Duayı kabul edecek olan Zâtın dilimize dua vermesi, bize yakarış temrinleri yaptırması, O'nun o duaları çoktan kabul etmeye hazır olduğunu gösteriyor değil mi? Dua ile duanın kabulü arasında sadece o duanın dilimize değmesi bahanesi var. Adı üzerinde "açılış"tır Fatiha; varlığın yüzünü Var edene çevirir, bize ötelerle "ağız birliği" ettirir. Bize verileceklerin hepsi Fatiha'da saklıdır; tek Fatiha ile istediklerimiz bize verilse yeter aslında. Bizi yokluğun dehşetinden alıp kimsenin yapamayacağı iyiliği yapan Rabb'imiz, Fatiha ile kendimiz için neyi istemenin hayırlı olduğunu öğretir bize ve onları kendisinden istetir. Vermek istemeseydi, ısrarla istememizi ister miydi? [/FONT][/B] [B][FONT=comic sans ms]Senai Demirci[/FONT][/B] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Dua estetiği..
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst