Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Dua Ediyorum
Duada ellerin durumu
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="nurcu ASLI" data-source="post: 146934" data-attributes="member: 14932"><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><strong><em>DUADA ELLERİN DURUMU</em></strong></span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><strong><em>-Duada elleri kaldırmak esastır,aslında elleri kaldırmak bir nevi dua manasınadır.Dua elleri kaldırmak iledir.Hadislerde muhtelif şekillerde gelmiş,standart bir bağlayıcı özelliği olmamakla birlikte,kulun kendi konsantrasyonunu sağlaması ile gerçekleşir.</em></strong></span></span></p><p> </p><p><strong><em>Hadislerde duanın keyfiyeti konusunda değişik ifadeler zikredilmiş,hale göre vaziyet alınmıştır.</em></strong></p><p><strong><em>Suyûtî (ö. 911/1505) “İthâmu’d-Dirâye bi şerhi’n-Nihâye”de der ki: “Duada elleri kaldırma hususunda gelen hadisleri bir cüz’de topladım. Duada elleri kaldırma ile ilgili (hadisin pek çok) geliş yolları bana gelmiş olup (bunların sayısı) 100’e ulaşmıştır.”</em></strong></p><p><strong><em>Hadislerde:</em></strong></p><p><strong><em>-Ebû Mûsâ el-Eş'arî: Peygamber (S) duâ etti, sonra ellerini yukarı kaldırdı, demiştir.</em></strong></p><p><strong><em>Yine Ebû Mûsâ:Ben Peygamberin koltuk altlarının beyazlığını gördüm, demiştir.</em></strong></p><p><strong><em>Abdullah ibn Ömer de: Peygamber ellerini yukarıya kaldırdı da "Allâhumme innî ebreu iîeyke mimmâ sanaa Hâlidun (= Yâ Allah! Hâlid'in işlediği bu işten Sana sığınırım)" dedi.</em></strong></p><p><strong><em>Ebû AbdiUah el-Buhârî dedi ki:Ve bana el-Uveysî söyledi: Bana Muhammed ibn Ca'fer, Yahya ibn Saîd'den ve Serik'ten; onlar da Enes'ten işittiler diye tahdîs etti ki, Enes: Peygamber ellerini kaldırdı, hattâ ben O'nun iki koltuk altı beyazlığını gördüm, demiştir.()Buhari</em></strong></p><p><strong><em>- İbnu Abbas (radıyallâhu anhümâ) hazretleri anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:"Duvarları örtmeyin. Kim kardeşinin mektubuna, onun izni olmadan bakarsa, tıpkı ateşe bakmış gibi olur. Allah'tan avuçlarınızın içiyle isteyin, sırtlarıyla istemeyin; duayı tamamlayınca avucunuzu yüzlerinize sürün."</em></strong><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: #0066cc"><strong><em>[1]</em></strong></span></span></p><p><strong><em>- Hz. Enes (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) dua ederken ellerini öyle kaldırdı ki, koltuk altlarının beyazlığını gördüm."</em></strong><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: #0066cc"><strong><em>[2]</em></strong></span></span></p><p><strong><em>- Hz. Ömer (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) ellerini dua ederken kaldırınca, onları yüzlerine sürmedikçe geri bırakmazlardı."</em></strong><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: #0066cc"><strong><em>[3]</em></strong></span></span></p><p><strong><em>- Ebû Hüreyre (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Adamın biri iki parmağı ile dua ediyordu. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm):"Birle! Birle!" diye müdâhale etti."</em></strong><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: #0066cc"><strong><em>[4]</em></strong></span></span></p><p><strong><em>- Sehl İbnu Sa'd (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Ben Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ı ne minberde ne de bir başka şey üzerinde dua yaparken ellerini uzattığını görmedim. Bilakis şöyle gördüm" dedi ve baş ve orta parmaklarını kapayıp şehâdet parmağını açmış vaziyette işaret etti."</em></strong><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: #0066cc"><strong><em>[5]</em></strong></span></span></p><p><strong><em>- Eşaz b. Süleyman'dan Rasulullah ensardan bir adamın yanından geçti avuçlarını ayrı ayrı açtığı halde dua ediyordu. Rasulullah:"Avuçlarını birleştir ve tek yap çünkü Allah'ta tektir" dedi. </em></strong></p><p><strong><em>-Ömer İbnü'I-Hattab'dan (Radiyallahu Anh) yapılan rivayetde demiştir ki: "Resûlüliah Sallallahu Aleyhi ve Sellem duada ellerini kaldırdığı zaman, onları yüzüne sürmeden indirmezdi."</em></strong></p><p><strong><em><span style="font-size: 12px"><span style="color: purple">Rasulullah salat-ı Nariyeyi yani cehennemden korunmak için yapılan duada bulunduğunda,elini ters çevirerek,muhafaza edilmesini dil gibi halende ifade etmiştir.</span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-size: 12px"><span style="color: purple">Yağmur duasında da ellerini ters çevirerek duada bulunmuştur.</span></span></em></strong></p><p><strong><em>Duada makamın muktezası önemlidir.Bazen makam o keyfiyeti iktiza etmektedir.</em></strong></p><p><strong><em>Bu durumda kişi kendisini en güzel hangi surette hissediyorsa,en güzel hal ve mahviyet içerisinde duada bulunmalıdır.Adeta zorlamadan uzak,fıtri ve huşu içerisinde olmalıdır.</em></strong></p><p><strong><em>Dua kul ile Allah arasındaki en güzel bir irtibat anıdır.</em></strong></p><p><strong><em>Bediüzzamanın duanın manası ile ilgili olarak ifade ettiği gibi;</em></strong></p><p><strong><em>Kul dua ile,<span style="color: black"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'">hazine-i rahmet kapısını bulur.</span></span></em></strong></p><p><span style="font-size: 12px"><strong><em><span style="color: black"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'">İhtiyacını </span></span><span style="color: red"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'">dua</span></span><span style="color: black"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'"> lisanıyla izhar eder.</span></span></em></strong></span></p><p><span style="font-size: 12px"><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'">Ubudiyet-i Ahmediyenin (A.S.M.)</span> <span style="font-family: 'Times New Roman TUR'">ruhu, <span style="color: red">dua</span>dır. Belki kâinatın harekâtı ve hidematı, bir nevi <span style="color: red">dua</span>dır. Meselâ: Bir çekirdeğin hareketi; Hâlıkından, bir ağaç olmasına bir nevi <span style="color: red">dua</span>dır.</span></em></strong></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'"><span style="font-size: 12px"><strong><em>Peygamberimiz dua ile ibadet çekirdeğini ruhlandırmakta,neşvü nema vermektedir.</em></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><strong><em><span style="color: red"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'">Dua</span></span><span style="color: black"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'">nın şe'ni; terdad ile takrirdir.Dua tekrar ile kökleşmektedir.</span></span></em></strong></span></p><p><span style="font-size: 12px"><strong><em><span style="color: black"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'">Belki esbabı dest-i kudretin perdesi bilip riayet ederek; esbaba teşebbüs ise, bir nevi </span></span><span style="color: red"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'">dua</span></span><span style="color: black"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'">-i fiilî telakki ederek; müsebbebatı yalnız Cenab-ı Hak'tan istemek ve neticeleri ondan bilmek ve ona minnettar olmaktan ibarettir.</span></span></em></strong></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'"><span style="font-size: 12px"><strong><em>Fiili dua kavli duayı tekmil etmektedir. </em></strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><strong><em><span style="color: black"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'">İnsanın vazife-i asliyesi, iman ve </span></span><span style="color: red"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'">dua</span></span><span style="color: black"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'">dır.Yaratılışının sırrında dua vardır.</span></span></em></strong></span></p><p><span style="font-size: 12px"><strong><em><span style="color: black"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'">İnsanın vazife-i fıtriyesi; taallümle tekemmüldür, </span></span><span style="color: red"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'">dua</span></span><span style="color: black"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'"> ile ubudiyettir.</span></span></em></strong></span></p><p><span style="font-size: 12px"><strong><em><span style="color: black"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'">İnsan bu âleme ilim ve </span></span><span style="color: red"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'">dua</span></span><span style="color: black"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'"> vasıtasıyla tekemmül etmek için gelmiştir.Tekemmülün anahtarı duadır.</span></span></em></strong></span></p><p><span style="font-size: 12px"><strong><em><span style="color: black"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'">Vazife-i asliye-i fıtriyesi, imandan sonra "</span></span><span style="color: red"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'">dua</span></span><span style="color: black"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'">"dır. </span></span><span style="color: red"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'">Dua</span></span><span style="color: black"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'"> ise, esas-ı ubudiyettir.</span></span></em></strong></span></p><p><span style="font-size: 12px"><strong><em><span style="color: black"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'">Cenab-ı Hak dahi "</span></span><span style="color: red"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'">Dua</span></span><span style="color: black"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'">nız olmazsa ne ehemmiyetiniz var?İnsana duası ile değer ve ehemmiyet verilmektedir.</span></span></em></strong></span></p><p><span style="font-size: 12px"><strong><em><span style="color: black"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'">Cevab vermek ayrıdır, kabul etmek ayrıdır. Her </span></span><span style="color: red"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'">dua</span></span><span style="color: black"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'"> için cevab vermek var; fakat kabul etmek, hem ayn-ı matlubu vermek Cenab-ı Hakk'ın hikmetine tâbi'dir.</span></span></em></strong></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'"><span style="font-size: 12px"><strong><em>Allah kendisinin rahmet kapısını çalana mutlaka buyur eder ancak kabulünün şartlarına göre gereğini yapar.</em></strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><strong><em><span style="color: black"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'">Esbab-ı kabul dairesinde olmalı. Çünki bazı şerait dâhilinde </span></span><span style="color: red"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'">dua</span></span><span style="color: black"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'"> makbul olur. Şerait-i kabulün içtimaı nisbetinde makbuliyeti ziyadeleşir. Ezcümle: </span></span><span style="color: red"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'">Dua</span></span><span style="color: black"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'"> edileceği vakit, istiğfar ile manevî temizlenmeli, sonra makbul bir </span></span><span style="color: red"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'">dua</span></span><span style="color: black"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'"> olan salavat-ı şerifeyi şefaatçı gibi zikretmeli ve âhirde yine salavat getirmeli. Çünki iki makbul </span></span><span style="color: red"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'">dua</span></span><span style="color: black"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'">nın ortasınd</span></span><span style="color: black">a bir </span><span style="color: red"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'">dua</span></span><span style="color: black"> makbul olur.Dualar şarta tabidir.</span></em></strong></span></p><p><span style="font-size: 12px"><strong><em><span style="color: red"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'">Dua</span></span><span style="color: black"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'"> bir sırr-ı azîm-i ubudiyettir.Allah ibadetin önemli sırrını duada saklamıştır.</span></span></em></strong></span></p><p><span style="font-size: 12px"><strong><em><span style="color: black">Üç nevi dua vardır:</span><span style="color: black">Birinci nevi </span><span style="color: red"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'">dua</span></span><span style="color: black">:</span><span style="color: black"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'"> İstidad lisanıyladır ki; bütün hububat, tohumlar lisan-ı istidad ile Fâtır-ı Hakîm'e </span></span><span style="color: red"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'">dua</span></span><span style="color: black"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'"> ederler ki: "Senin nukuş-u esmanı mufassal göstermek için, bize neşv ü nema ver, küçük hakikatımızı sünbülle ve ağacın büyük hakikatına çevir."</span></span></em></strong></span></p><p><span style="font-size: 12px"><strong><em><span style="color: black"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'">İkinci nevi </span></span><span style="color: red"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'">dua</span></span><span style="color: black"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'">:</span></span><span style="color: black"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'"> İhtiyac-ı fıtrî lisanıyladır ki; bütün zîhayatların iktidar ve ihtiyarları dâhilinde olmayan hacetlerini ve matlablarını ummadıkları yerden vakt-i münasibde onlara vermek için, Hâlık-ı Rahîm'den bir nevi </span></span><span style="color: red"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'">dua</span></span><span style="color: black"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'">dır.</span></span></em></strong></span></p><p><span style="font-size: 12px"><strong><em><span style="color: black">Üçüncü nevi </span><span style="color: red"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'">dua</span></span><span style="color: black">:</span><span style="color: black"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'"> İhtiyaç dairesinde zîşuurların </span></span><span style="color: red"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'">dua</span></span><span style="color: black"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'">sıdır</span></span></em></strong></span></p><p><span style="font-size: 12px"><strong><em><span style="color: red"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'">Dua</span></span><span style="color: black"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'">nın tesiri azîmdir. Hususan </span></span><span style="color: red"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'">dua</span></span><span style="color: black"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'"> külliyet kesbederek devam etse; netice vermesi galibdir, belki daimîdir. Hattâ denilebilir ki: Sebeb-i hilkat-ı âlemin birisi de </span></span><span style="color: red"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'">dua</span></span><span style="color: black"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'">dır. Yani, kâinatın hilkatinden sonra, başta nev'-i beşer ve onun başında âlem-i İslâm ve onun başında Muhammed-i Arabî Aleyhissalâtü Vesselâm'ın muaz</span></span><span style="color: black">z</span><span style="color: black"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'">am olan </span></span><span style="color: red"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'">dua</span></span><span style="color: black"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'">sı, bir sebeb-i hilkat-ı âlemdir.</span></span></em></strong></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'"><span style="font-size: 12px"><strong><em>Dua ile açılmaz çok kapılar açılır olur.</em></strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><strong><em><span style="color: red"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'">Dua</span></span><span style="color: black"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'">, ubudiyetin ruhudur ve hâlis bir imanın neticesidir. Çünki </span></span><span style="color: red"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'">dua</span></span><span style="color: black"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'"> eden adam, </span></span><span style="color: red"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'">dua</span></span><span style="color: black"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'">sı ile gösteriyor ki: Bütün kâinata hükmeden birisi var ki; en küçük işlerime ıttıla'ı var ve bilir, en uzak maksadlarımı yapabilir, benim her halimi görür, sesimi işitir.</span></span></em></strong></span></p><p><span style="font-size: 12px"><strong><em><span style="color: black"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'">Hadîste vardır ki: "Hastaların </span></span><span style="color: red"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'">dua</span></span><span style="color: black"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'">sını alınız, onların </span></span><span style="color: red"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'">dua</span></span><span style="color: black"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'">sı makbuldür."</span></span></em></strong></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'"><span style="font-size: 12px"><strong><em>Acziyyet anındaki dua,kabulü hızlandırmakta,acil müdahale edilmesi gerekenlerin sırasına alınmaktadır.</em></strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><strong><em><span style="color: black"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'">Hastanın </span></span><span style="color: red"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'">dua</span></span><span style="color: black"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'">sının makbuliyeti, ehemmiyetli bir mes'eledir. Ben otuz-kırk seneden beri, bendeki kulunç denilen bir hastalıktan şifa için </span></span><span style="color: red"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'">dua</span></span><span style="color: black"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'"> ederdim. Ben anladım ki, hastalık </span></span><span style="color: red"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'">dua</span></span><span style="color: black"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'"> için verilmiş. </span></span><span style="color: red"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'">Dua</span></span><span style="color: black"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'"> ile </span></span><span style="color: red"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'">dua</span></span><span style="color: black"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'">yı, yani </span></span><span style="color: red"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'">dua</span></span><span style="color: black"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'"> ke</span></span><span style="color: black">n</span><span style="color: black"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'">di kendini kaldırmadığından anladım ki, </span></span><span style="color: red"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'">dua</span></span><span style="color: black"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'">nın neticesi uhrevîdir;kendisi de bir nevi ibadettir ve hastalık ile aczini anlayıp dergâh-ı İlahiyeye iltica eder. Onun için otuz senedir şifa </span></span><span style="color: red"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'">dua</span></span><span style="color: black"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'">sını ettiğim halde, </span></span><span style="color: red"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'">dua</span></span><span style="color: black"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'">m zahirî kabul olmadığından, </span></span><span style="color: red"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'">dua</span></span><span style="color: black"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'">yı terketmek kalbime gelmedi. Zira hastalık, </span></span><span style="color: red"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'">dua</span></span><span style="color: black"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'">nın vaktidir; şifa, </span></span><span style="color: red"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'">dua</span></span><span style="color: black"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'">nın neticesi değil. Belki Cenab-ı Hakîm-i Rahîm şifa verse, fazlından verir. Hem </span></span><span style="color: red"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'">dua</span></span><span style="color: black"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'">, istediğimiz tarzda kabul olmazsa makbul olmadı denilmez. Hâlık-ı Hakîm daha iyi biliyor, menfaatimi</span></span><span style="color: black">z</span><span style="color: black"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'">e hayırlı ne ise onu verir. Bazan dünyaya ait </span></span><span style="color: red"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'">dua</span></span><span style="color: black"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'">larımızı, menfaatimiz için âhiretimize çevirir, öyle kabul eder. Her ne ise...</span></span></em></strong></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'"><span style="font-size: 12px"><strong><em>Böylece hastalıklar duaları yaptırmakla,ibadete vesile olmaktadırlar.Böylece bazen duanın kabul olmaması,dua ibadetinin devamındaki sırda saklıdır.</em></strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><strong><em><span style="color: black"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'">Ve keza zalimlerin tasallutu ve belaların nüzulü, bazı hususî </span></span><span style="color: red"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'">dua</span></span><span style="color: black"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'">lara vakittir. Bu vakitler bâki kaldıkça, o namazlar, o </span></span><span style="color: red"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'">dua</span></span><span style="color: black"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'">lar yapılır. Eğer bu vakitlerde dünyevî maksadlar hasıl olursa, zâten nurun alâ nur. Ve illâ, icabet </span></span><span style="color: red"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'">dua</span></span><span style="color: black"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'">ya iktiran etmedi, diyemezsin. Ancak, henüz vakit inkıza etmemiş, </span></span><span style="color: red"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'">dua</span></span><span style="color: black"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'">ya devam l</span></span><span style="color: black">â</span><span style="color: black"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'">zımdır, diyebilirsin. Çünki o maksadlar </span></span><span style="color: red"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'">dua</span></span><span style="color: black"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'">ların mukaddemesidir, neticesi değillerdir. Cenab-ı Hakk'ın </span></span><span style="color: red"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'">dua</span></span><span style="color: black"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'">ların icabetine va'detmesi ise, icabet ayn-ı kabul değildir. Yani, icabet kabulü istilzam etmez. </span></span><span style="color: red"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'">Dua</span></span><span style="color: black"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'">ya her halde cevab verilir. Cevabsız bırakılmaz. </span></span><span style="color: black">M</span><span style="color: black"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'">atluba olan is'af ise, Mucîbin hikmetine tâbidir.</span></span></em></strong></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'"><span style="font-size: 12px"><strong><em>Başa gelen bazı şeylerde,dualara birer vesiledirler.Çünki o dua o zamanda ve o durumda yapılması gerekmektedir.Tıpkı kuraklığın,yağmur duasını yapmayı gerektirdiği gibi…</em></strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'"><span style="font-size: 12px"><strong><em>Herbir <span style="color: red">dua</span> umuma bakar.Hususa az bakar veya bakmaz.Kabulde bu durum göz önünde bulundurulmalıdır.Tıpkı ziraatçının aksine,inşaatçının yağmuru istememesi,yazın çabuk gelmesini beklemesi gibi…</em></strong></span></span></p><p> </p><p style="text-align: right"><strong><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'">Mehmet ÖZÇELİK</span></strong></p><p></p><p> </p><p style="text-align: right"><strong><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'">31-12-2005</span></strong></p><p></p><p> </p><p><strong><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: #0066cc">[1]</span></span></strong><strong> Kütübü sitte.1. (1765) [Ebû Dâvud, Salât 358, (1489, 1490, 1491)</strong></p><p> </p><p><strong><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: #0066cc">[2]</span></span></strong><strong> Age. (1766) [Buhârî, İstiska 21.</strong></p><p> </p><p><strong><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: #0066cc">[3]</span></span></strong><strong> Age. (1767) [Tirmizî, Daavât 11, (3383)</strong></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: #0066cc">[4]</span></span> Age.<strong> (1768) [Tirmizî, Daavât 117, (3552); Nesâî, Sehv 37, (3, 38)</strong></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: #0066cc">[5]</span></span> <strong>(1769) [Ebû Dâvud, Salât 230, (1105)</strong></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="nurcu ASLI, post: 146934, member: 14932"] [FONT=Times New Roman][SIZE=3][B][I]DUADA ELLERİN DURUMU[/I][/B][/SIZE][/FONT] [FONT=Times New Roman][SIZE=3][B][I]-Duada elleri kaldırmak esastır,aslında elleri kaldırmak bir nevi dua manasınadır.Dua elleri kaldırmak iledir.Hadislerde muhtelif şekillerde gelmiş,standart bir bağlayıcı özelliği olmamakla birlikte,kulun kendi konsantrasyonunu sağlaması ile gerçekleşir.[/I][/B][/SIZE][/FONT] [B][I]Hadislerde duanın keyfiyeti konusunda değişik ifadeler zikredilmiş,hale göre vaziyet alınmıştır.[/I][/B] [B][I]Suyûtî (ö. 911/1505) “İthâmu’d-Dirâye bi şerhi’n-Nihâye”de der ki: “Duada elleri kaldırma hususunda gelen hadisleri bir cüz’de topladım. Duada elleri kaldırma ile ilgili (hadisin pek çok) geliş yolları bana gelmiş olup (bunların sayısı) 100’e ulaşmıştır.”[/I][/B] [B][I]Hadislerde:[/I][/B] [B][I]-Ebû Mûsâ el-Eş'arî: Peygamber (S) duâ etti, sonra ellerini yukarı kaldırdı, demiştir.[/I][/B] [B][I]Yine Ebû Mûsâ:Ben Peygamberin koltuk altlarının beyazlığını gördüm, demiştir.[/I][/B] [B][I]Abdullah ibn Ömer de: Peygamber ellerini yukarıya kaldırdı da "Allâhumme innî ebreu iîeyke mimmâ sanaa Hâlidun (= Yâ Allah! Hâlid'in işlediği bu işten Sana sığınırım)" dedi.[/I][/B] [B][I]Ebû AbdiUah el-Buhârî dedi ki:Ve bana el-Uveysî söyledi: Bana Muhammed ibn Ca'fer, Yahya ibn Saîd'den ve Serik'ten; onlar da Enes'ten işittiler diye tahdîs etti ki, Enes: Peygamber ellerini kaldırdı, hattâ ben O'nun iki koltuk altı beyazlığını gördüm, demiştir.()Buhari[/I][/B] [B][I]- İbnu Abbas (radıyallâhu anhümâ) hazretleri anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:"Duvarları örtmeyin. Kim kardeşinin mektubuna, onun izni olmadan bakarsa, tıpkı ateşe bakmış gibi olur. Allah'tan avuçlarınızın içiyle isteyin, sırtlarıyla istemeyin; duayı tamamlayınca avucunuzu yüzlerinize sürün."[/I][/B][FONT=Times New Roman][COLOR=#0066cc][B][I][1][/I][/B][/COLOR][/FONT] [B][I]- Hz. Enes (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) dua ederken ellerini öyle kaldırdı ki, koltuk altlarının beyazlığını gördüm."[/I][/B][FONT=Times New Roman][COLOR=#0066cc][B][I][2][/I][/B][/COLOR][/FONT] [B][I]- Hz. Ömer (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) ellerini dua ederken kaldırınca, onları yüzlerine sürmedikçe geri bırakmazlardı."[/I][/B][FONT=Times New Roman][COLOR=#0066cc][B][I][3][/I][/B][/COLOR][/FONT] [B][I]- Ebû Hüreyre (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Adamın biri iki parmağı ile dua ediyordu. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm):"Birle! Birle!" diye müdâhale etti."[/I][/B][FONT=Times New Roman][COLOR=#0066cc][B][I][4][/I][/B][/COLOR][/FONT] [B][I]- Sehl İbnu Sa'd (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Ben Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ı ne minberde ne de bir başka şey üzerinde dua yaparken ellerini uzattığını görmedim. Bilakis şöyle gördüm" dedi ve baş ve orta parmaklarını kapayıp şehâdet parmağını açmış vaziyette işaret etti."[/I][/B][FONT=Times New Roman][COLOR=#0066cc][B][I][5][/I][/B][/COLOR][/FONT] [B][I]- Eşaz b. Süleyman'dan Rasulullah ensardan bir adamın yanından geçti avuçlarını ayrı ayrı açtığı halde dua ediyordu. Rasulullah:"Avuçlarını birleştir ve tek yap çünkü Allah'ta tektir" dedi. [/I][/B] [B][I]-Ömer İbnü'I-Hattab'dan (Radiyallahu Anh) yapılan rivayetde demiştir ki: "Resûlüliah Sallallahu Aleyhi ve Sellem duada ellerini kaldırdığı zaman, onları yüzüne sürmeden indirmezdi."[/I][/B] [B][I][SIZE=3][COLOR=purple]Rasulullah salat-ı Nariyeyi yani cehennemden korunmak için yapılan duada bulunduğunda,elini ters çevirerek,muhafaza edilmesini dil gibi halende ifade etmiştir.[/COLOR][/SIZE][/I][/B] [B][I][SIZE=3][COLOR=purple]Yağmur duasında da ellerini ters çevirerek duada bulunmuştur.[/COLOR][/SIZE][/I][/B] [B][I]Duada makamın muktezası önemlidir.Bazen makam o keyfiyeti iktiza etmektedir.[/I][/B] [B][I]Bu durumda kişi kendisini en güzel hangi surette hissediyorsa,en güzel hal ve mahviyet içerisinde duada bulunmalıdır.Adeta zorlamadan uzak,fıtri ve huşu içerisinde olmalıdır.[/I][/B] [B][I]Dua kul ile Allah arasındaki en güzel bir irtibat anıdır.[/I][/B] [B][I]Bediüzzamanın duanın manası ile ilgili olarak ifade ettiği gibi;[/I][/B] [B][I]Kul dua ile,[COLOR=black][FONT=Times New Roman TUR]hazine-i rahmet kapısını bulur.[/FONT][/COLOR][/I][/B] [SIZE=3][B][I][COLOR=black][FONT=Times New Roman TUR]İhtiyacını [/FONT][/COLOR][COLOR=red][FONT=Times New Roman TUR]dua[/FONT][/COLOR][COLOR=black][FONT=Times New Roman TUR] lisanıyla izhar eder.[/FONT][/COLOR][/I][/B][/SIZE] [SIZE=3][B][I][FONT=Times New Roman TUR]Ubudiyet-i Ahmediyenin (A.S.M.)[/FONT] [FONT=Times New Roman TUR]ruhu, [COLOR=red]dua[/COLOR]dır. Belki kâinatın harekâtı ve hidematı, bir nevi [COLOR=red]dua[/COLOR]dır. Meselâ: Bir çekirdeğin hareketi; Hâlıkından, bir ağaç olmasına bir nevi [COLOR=red]dua[/COLOR]dır.[/FONT][/I][/B][/SIZE] [FONT=Times New Roman TUR][SIZE=3][B][I]Peygamberimiz dua ile ibadet çekirdeğini ruhlandırmakta,neşvü nema vermektedir.[/I][/B][/SIZE][/FONT] [SIZE=3][B][I][COLOR=red][FONT=Times New Roman TUR]Dua[/FONT][/COLOR][COLOR=black][FONT=Times New Roman TUR]nın şe'ni; terdad ile takrirdir.Dua tekrar ile kökleşmektedir.[/FONT][/COLOR][/I][/B][/SIZE] [SIZE=3][B][I][COLOR=black][FONT=Times New Roman TUR]Belki esbabı dest-i kudretin perdesi bilip riayet ederek; esbaba teşebbüs ise, bir nevi [/FONT][/COLOR][COLOR=red][FONT=Times New Roman TUR]dua[/FONT][/COLOR][COLOR=black][FONT=Times New Roman TUR]-i fiilî telakki ederek; müsebbebatı yalnız Cenab-ı Hak'tan istemek ve neticeleri ondan bilmek ve ona minnettar olmaktan ibarettir.[/FONT][/COLOR][/I][/B][/SIZE] [COLOR=black][FONT=Times New Roman TUR][SIZE=3][B][I]Fiili dua kavli duayı tekmil etmektedir. [/I][/B][/SIZE][/FONT][/COLOR] [SIZE=3][B][I][COLOR=black][FONT=Times New Roman TUR]İnsanın vazife-i asliyesi, iman ve [/FONT][/COLOR][COLOR=red][FONT=Times New Roman TUR]dua[/FONT][/COLOR][COLOR=black][FONT=Times New Roman TUR]dır.Yaratılışının sırrında dua vardır.[/FONT][/COLOR][/I][/B][/SIZE] [SIZE=3][B][I][COLOR=black][FONT=Times New Roman TUR]İnsanın vazife-i fıtriyesi; taallümle tekemmüldür, [/FONT][/COLOR][COLOR=red][FONT=Times New Roman TUR]dua[/FONT][/COLOR][COLOR=black][FONT=Times New Roman TUR] ile ubudiyettir.[/FONT][/COLOR][/I][/B][/SIZE] [SIZE=3][B][I][COLOR=black][FONT=Times New Roman TUR]İnsan bu âleme ilim ve [/FONT][/COLOR][COLOR=red][FONT=Times New Roman TUR]dua[/FONT][/COLOR][COLOR=black][FONT=Times New Roman TUR] vasıtasıyla tekemmül etmek için gelmiştir.Tekemmülün anahtarı duadır.[/FONT][/COLOR][/I][/B][/SIZE] [SIZE=3][B][I][COLOR=black][FONT=Times New Roman TUR]Vazife-i asliye-i fıtriyesi, imandan sonra "[/FONT][/COLOR][COLOR=red][FONT=Times New Roman TUR]dua[/FONT][/COLOR][COLOR=black][FONT=Times New Roman TUR]"dır. [/FONT][/COLOR][COLOR=red][FONT=Times New Roman TUR]Dua[/FONT][/COLOR][COLOR=black][FONT=Times New Roman TUR] ise, esas-ı ubudiyettir.[/FONT][/COLOR][/I][/B][/SIZE] [SIZE=3][B][I][COLOR=black][FONT=Times New Roman TUR]Cenab-ı Hak dahi "[/FONT][/COLOR][COLOR=red][FONT=Times New Roman TUR]Dua[/FONT][/COLOR][COLOR=black][FONT=Times New Roman TUR]nız olmazsa ne ehemmiyetiniz var?İnsana duası ile değer ve ehemmiyet verilmektedir.[/FONT][/COLOR][/I][/B][/SIZE] [SIZE=3][B][I][COLOR=black][FONT=Times New Roman TUR]Cevab vermek ayrıdır, kabul etmek ayrıdır. Her [/FONT][/COLOR][COLOR=red][FONT=Times New Roman TUR]dua[/FONT][/COLOR][COLOR=black][FONT=Times New Roman TUR] için cevab vermek var; fakat kabul etmek, hem ayn-ı matlubu vermek Cenab-ı Hakk'ın hikmetine tâbi'dir.[/FONT][/COLOR][/I][/B][/SIZE] [COLOR=black][FONT=Times New Roman TUR][SIZE=3][B][I]Allah kendisinin rahmet kapısını çalana mutlaka buyur eder ancak kabulünün şartlarına göre gereğini yapar.[/I][/B][/SIZE][/FONT][/COLOR] [SIZE=3][B][I][COLOR=black][FONT=Times New Roman TUR]Esbab-ı kabul dairesinde olmalı. Çünki bazı şerait dâhilinde [/FONT][/COLOR][COLOR=red][FONT=Times New Roman TUR]dua[/FONT][/COLOR][COLOR=black][FONT=Times New Roman TUR] makbul olur. Şerait-i kabulün içtimaı nisbetinde makbuliyeti ziyadeleşir. Ezcümle: [/FONT][/COLOR][COLOR=red][FONT=Times New Roman TUR]Dua[/FONT][/COLOR][COLOR=black][FONT=Times New Roman TUR] edileceği vakit, istiğfar ile manevî temizlenmeli, sonra makbul bir [/FONT][/COLOR][COLOR=red][FONT=Times New Roman TUR]dua[/FONT][/COLOR][COLOR=black][FONT=Times New Roman TUR] olan salavat-ı şerifeyi şefaatçı gibi zikretmeli ve âhirde yine salavat getirmeli. Çünki iki makbul [/FONT][/COLOR][COLOR=red][FONT=Times New Roman TUR]dua[/FONT][/COLOR][COLOR=black][FONT=Times New Roman TUR]nın ortasınd[/FONT][/COLOR][COLOR=black]a bir [/COLOR][COLOR=red][FONT=Times New Roman TUR]dua[/FONT][/COLOR][COLOR=black] makbul olur.Dualar şarta tabidir.[/COLOR][/I][/B][/SIZE] [SIZE=3][B][I][COLOR=red][FONT=Times New Roman TUR]Dua[/FONT][/COLOR][COLOR=black][FONT=Times New Roman TUR] bir sırr-ı azîm-i ubudiyettir.Allah ibadetin önemli sırrını duada saklamıştır.[/FONT][/COLOR][/I][/B][/SIZE] [SIZE=3][B][I][COLOR=black]Üç nevi dua vardır:[/COLOR][COLOR=black]Birinci nevi [/COLOR][COLOR=red][FONT=Times New Roman TUR]dua[/FONT][/COLOR][COLOR=black]:[/COLOR][COLOR=black][FONT=Times New Roman TUR] İstidad lisanıyladır ki; bütün hububat, tohumlar lisan-ı istidad ile Fâtır-ı Hakîm'e [/FONT][/COLOR][COLOR=red][FONT=Times New Roman TUR]dua[/FONT][/COLOR][COLOR=black][FONT=Times New Roman TUR] ederler ki: "Senin nukuş-u esmanı mufassal göstermek için, bize neşv ü nema ver, küçük hakikatımızı sünbülle ve ağacın büyük hakikatına çevir."[/FONT][/COLOR][/I][/B][/SIZE] [SIZE=3][B][I][COLOR=black][FONT=Times New Roman TUR]İkinci nevi [/FONT][/COLOR][COLOR=red][FONT=Times New Roman TUR]dua[/FONT][/COLOR][COLOR=black][FONT=Times New Roman TUR]:[/FONT][/COLOR][COLOR=black][FONT=Times New Roman TUR] İhtiyac-ı fıtrî lisanıyladır ki; bütün zîhayatların iktidar ve ihtiyarları dâhilinde olmayan hacetlerini ve matlablarını ummadıkları yerden vakt-i münasibde onlara vermek için, Hâlık-ı Rahîm'den bir nevi [/FONT][/COLOR][COLOR=red][FONT=Times New Roman TUR]dua[/FONT][/COLOR][COLOR=black][FONT=Times New Roman TUR]dır.[/FONT][/COLOR][/I][/B][/SIZE] [SIZE=3][B][I][COLOR=black]Üçüncü nevi [/COLOR][COLOR=red][FONT=Times New Roman TUR]dua[/FONT][/COLOR][COLOR=black]:[/COLOR][COLOR=black][FONT=Times New Roman TUR] İhtiyaç dairesinde zîşuurların [/FONT][/COLOR][COLOR=red][FONT=Times New Roman TUR]dua[/FONT][/COLOR][COLOR=black][FONT=Times New Roman TUR]sıdır[/FONT][/COLOR][/I][/B][/SIZE] [SIZE=3][B][I][COLOR=red][FONT=Times New Roman TUR]Dua[/FONT][/COLOR][COLOR=black][FONT=Times New Roman TUR]nın tesiri azîmdir. Hususan [/FONT][/COLOR][COLOR=red][FONT=Times New Roman TUR]dua[/FONT][/COLOR][COLOR=black][FONT=Times New Roman TUR] külliyet kesbederek devam etse; netice vermesi galibdir, belki daimîdir. Hattâ denilebilir ki: Sebeb-i hilkat-ı âlemin birisi de [/FONT][/COLOR][COLOR=red][FONT=Times New Roman TUR]dua[/FONT][/COLOR][COLOR=black][FONT=Times New Roman TUR]dır. Yani, kâinatın hilkatinden sonra, başta nev'-i beşer ve onun başında âlem-i İslâm ve onun başında Muhammed-i Arabî Aleyhissalâtü Vesselâm'ın muaz[/FONT][/COLOR][COLOR=black]z[/COLOR][COLOR=black][FONT=Times New Roman TUR]am olan [/FONT][/COLOR][COLOR=red][FONT=Times New Roman TUR]dua[/FONT][/COLOR][COLOR=black][FONT=Times New Roman TUR]sı, bir sebeb-i hilkat-ı âlemdir.[/FONT][/COLOR][/I][/B][/SIZE] [COLOR=black][FONT=Times New Roman TUR][SIZE=3][B][I]Dua ile açılmaz çok kapılar açılır olur.[/I][/B][/SIZE][/FONT][/COLOR] [SIZE=3][B][I][COLOR=red][FONT=Times New Roman TUR]Dua[/FONT][/COLOR][COLOR=black][FONT=Times New Roman TUR], ubudiyetin ruhudur ve hâlis bir imanın neticesidir. Çünki [/FONT][/COLOR][COLOR=red][FONT=Times New Roman TUR]dua[/FONT][/COLOR][COLOR=black][FONT=Times New Roman TUR] eden adam, [/FONT][/COLOR][COLOR=red][FONT=Times New Roman TUR]dua[/FONT][/COLOR][COLOR=black][FONT=Times New Roman TUR]sı ile gösteriyor ki: Bütün kâinata hükmeden birisi var ki; en küçük işlerime ıttıla'ı var ve bilir, en uzak maksadlarımı yapabilir, benim her halimi görür, sesimi işitir.[/FONT][/COLOR][/I][/B][/SIZE] [SIZE=3][B][I][COLOR=black][FONT=Times New Roman TUR]Hadîste vardır ki: "Hastaların [/FONT][/COLOR][COLOR=red][FONT=Times New Roman TUR]dua[/FONT][/COLOR][COLOR=black][FONT=Times New Roman TUR]sını alınız, onların [/FONT][/COLOR][COLOR=red][FONT=Times New Roman TUR]dua[/FONT][/COLOR][COLOR=black][FONT=Times New Roman TUR]sı makbuldür."[/FONT][/COLOR][/I][/B][/SIZE] [COLOR=black][FONT=Times New Roman TUR][SIZE=3][B][I]Acziyyet anındaki dua,kabulü hızlandırmakta,acil müdahale edilmesi gerekenlerin sırasına alınmaktadır.[/I][/B][/SIZE][/FONT][/COLOR] [SIZE=3][B][I][COLOR=black][FONT=Times New Roman TUR]Hastanın [/FONT][/COLOR][COLOR=red][FONT=Times New Roman TUR]dua[/FONT][/COLOR][COLOR=black][FONT=Times New Roman TUR]sının makbuliyeti, ehemmiyetli bir mes'eledir. Ben otuz-kırk seneden beri, bendeki kulunç denilen bir hastalıktan şifa için [/FONT][/COLOR][COLOR=red][FONT=Times New Roman TUR]dua[/FONT][/COLOR][COLOR=black][FONT=Times New Roman TUR] ederdim. Ben anladım ki, hastalık [/FONT][/COLOR][COLOR=red][FONT=Times New Roman TUR]dua[/FONT][/COLOR][COLOR=black][FONT=Times New Roman TUR] için verilmiş. [/FONT][/COLOR][COLOR=red][FONT=Times New Roman TUR]Dua[/FONT][/COLOR][COLOR=black][FONT=Times New Roman TUR] ile [/FONT][/COLOR][COLOR=red][FONT=Times New Roman TUR]dua[/FONT][/COLOR][COLOR=black][FONT=Times New Roman TUR]yı, yani [/FONT][/COLOR][COLOR=red][FONT=Times New Roman TUR]dua[/FONT][/COLOR][COLOR=black][FONT=Times New Roman TUR] ke[/FONT][/COLOR][COLOR=black]n[/COLOR][COLOR=black][FONT=Times New Roman TUR]di kendini kaldırmadığından anladım ki, [/FONT][/COLOR][COLOR=red][FONT=Times New Roman TUR]dua[/FONT][/COLOR][COLOR=black][FONT=Times New Roman TUR]nın neticesi uhrevîdir;kendisi de bir nevi ibadettir ve hastalık ile aczini anlayıp dergâh-ı İlahiyeye iltica eder. Onun için otuz senedir şifa [/FONT][/COLOR][COLOR=red][FONT=Times New Roman TUR]dua[/FONT][/COLOR][COLOR=black][FONT=Times New Roman TUR]sını ettiğim halde, [/FONT][/COLOR][COLOR=red][FONT=Times New Roman TUR]dua[/FONT][/COLOR][COLOR=black][FONT=Times New Roman TUR]m zahirî kabul olmadığından, [/FONT][/COLOR][COLOR=red][FONT=Times New Roman TUR]dua[/FONT][/COLOR][COLOR=black][FONT=Times New Roman TUR]yı terketmek kalbime gelmedi. Zira hastalık, [/FONT][/COLOR][COLOR=red][FONT=Times New Roman TUR]dua[/FONT][/COLOR][COLOR=black][FONT=Times New Roman TUR]nın vaktidir; şifa, [/FONT][/COLOR][COLOR=red][FONT=Times New Roman TUR]dua[/FONT][/COLOR][COLOR=black][FONT=Times New Roman TUR]nın neticesi değil. Belki Cenab-ı Hakîm-i Rahîm şifa verse, fazlından verir. Hem [/FONT][/COLOR][COLOR=red][FONT=Times New Roman TUR]dua[/FONT][/COLOR][COLOR=black][FONT=Times New Roman TUR], istediğimiz tarzda kabul olmazsa makbul olmadı denilmez. Hâlık-ı Hakîm daha iyi biliyor, menfaatimi[/FONT][/COLOR][COLOR=black]z[/COLOR][COLOR=black][FONT=Times New Roman TUR]e hayırlı ne ise onu verir. Bazan dünyaya ait [/FONT][/COLOR][COLOR=red][FONT=Times New Roman TUR]dua[/FONT][/COLOR][COLOR=black][FONT=Times New Roman TUR]larımızı, menfaatimiz için âhiretimize çevirir, öyle kabul eder. Her ne ise...[/FONT][/COLOR][/I][/B][/SIZE] [COLOR=black][FONT=Times New Roman TUR][SIZE=3][B][I]Böylece hastalıklar duaları yaptırmakla,ibadete vesile olmaktadırlar.Böylece bazen duanın kabul olmaması,dua ibadetinin devamındaki sırda saklıdır.[/I][/B][/SIZE][/FONT][/COLOR] [SIZE=3][B][I][COLOR=black][FONT=Times New Roman TUR]Ve keza zalimlerin tasallutu ve belaların nüzulü, bazı hususî [/FONT][/COLOR][COLOR=red][FONT=Times New Roman TUR]dua[/FONT][/COLOR][COLOR=black][FONT=Times New Roman TUR]lara vakittir. Bu vakitler bâki kaldıkça, o namazlar, o [/FONT][/COLOR][COLOR=red][FONT=Times New Roman TUR]dua[/FONT][/COLOR][COLOR=black][FONT=Times New Roman TUR]lar yapılır. Eğer bu vakitlerde dünyevî maksadlar hasıl olursa, zâten nurun alâ nur. Ve illâ, icabet [/FONT][/COLOR][COLOR=red][FONT=Times New Roman TUR]dua[/FONT][/COLOR][COLOR=black][FONT=Times New Roman TUR]ya iktiran etmedi, diyemezsin. Ancak, henüz vakit inkıza etmemiş, [/FONT][/COLOR][COLOR=red][FONT=Times New Roman TUR]dua[/FONT][/COLOR][COLOR=black][FONT=Times New Roman TUR]ya devam l[/FONT][/COLOR][COLOR=black]â[/COLOR][COLOR=black][FONT=Times New Roman TUR]zımdır, diyebilirsin. Çünki o maksadlar [/FONT][/COLOR][COLOR=red][FONT=Times New Roman TUR]dua[/FONT][/COLOR][COLOR=black][FONT=Times New Roman TUR]ların mukaddemesidir, neticesi değillerdir. Cenab-ı Hakk'ın [/FONT][/COLOR][COLOR=red][FONT=Times New Roman TUR]dua[/FONT][/COLOR][COLOR=black][FONT=Times New Roman TUR]ların icabetine va'detmesi ise, icabet ayn-ı kabul değildir. Yani, icabet kabulü istilzam etmez. [/FONT][/COLOR][COLOR=red][FONT=Times New Roman TUR]Dua[/FONT][/COLOR][COLOR=black][FONT=Times New Roman TUR]ya her halde cevab verilir. Cevabsız bırakılmaz. [/FONT][/COLOR][COLOR=black]M[/COLOR][COLOR=black][FONT=Times New Roman TUR]atluba olan is'af ise, Mucîbin hikmetine tâbidir.[/FONT][/COLOR][/I][/B][/SIZE] [COLOR=black][FONT=Times New Roman TUR][SIZE=3][B][I]Başa gelen bazı şeylerde,dualara birer vesiledirler.Çünki o dua o zamanda ve o durumda yapılması gerekmektedir.Tıpkı kuraklığın,yağmur duasını yapmayı gerektirdiği gibi…[/I][/B][/SIZE][/FONT][/COLOR] [FONT=Times New Roman TUR][SIZE=3][B][I]Herbir [COLOR=red]dua[/COLOR] umuma bakar.Hususa az bakar veya bakmaz.Kabulde bu durum göz önünde bulundurulmalıdır.Tıpkı ziraatçının aksine,inşaatçının yağmuru istememesi,yazın çabuk gelmesini beklemesi gibi…[/I][/B][/SIZE][/FONT] [RIGHT][B][FONT=Times New Roman TUR]Mehmet ÖZÇELİK[/FONT][/B][/RIGHT] [RIGHT][B][FONT=Times New Roman TUR]31-12-2005[/FONT][/B][/RIGHT] [B][FONT=Times New Roman][COLOR=#0066cc][1][/COLOR][/FONT][/B][B] Kütübü sitte.1. (1765) [Ebû Dâvud, Salât 358, (1489, 1490, 1491)[/B] [B][FONT=Times New Roman][COLOR=#0066cc][2][/COLOR][/FONT][/B][B] Age. (1766) [Buhârî, İstiska 21.[/B] [B][FONT=Times New Roman][COLOR=#0066cc][3][/COLOR][/FONT][/B][B] Age. (1767) [Tirmizî, Daavât 11, (3383)[/B] [FONT=Times New Roman][COLOR=#0066cc][4][/COLOR][/FONT] Age.[B] (1768) [Tirmizî, Daavât 117, (3552); Nesâî, Sehv 37, (3, 38)[/B] [FONT=Times New Roman][COLOR=#0066cc][5][/COLOR][/FONT] [B](1769) [Ebû Dâvud, Salât 230, (1105)[/B] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Dua Ediyorum
Duada ellerin durumu
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst