Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi
Duâmızın kabûl olmasını istiyorsak
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="&amp;#304;lim-irfan" data-source="post: 184457" data-attributes="member: 8679"><p><strong><span style="font-family: 'Arial Black'"><span style="color: darkorange"><em>Duâ, Allahü teâlâya yalvararak murâdını, dileğini istemek demektir. Allahü teâlâ, duâ eden kulunu çok sever, duâ etmeyene de gadab eder. Duâ mü’minin silâhı, dînin temel direklerinden biridir ve yerleri, gökleri aydınlatan nûrdur. Duâ, gelmiş olan dertleri, belâları giderir, gelmemiş olanların da gelmelerine mâni olur. Âyet-i kerîmede meâlen;</em></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Arial Black'"><span style="color: darkorange"><em>(Bana hâlis kalb ile duâ ediniz! Böyle duâları kabûl ederim) buyurulmaktadır.</em></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Arial Black'"><span style="color: darkorange"><em>Allahü teâlâ, her şeyi sebep ile yaratmakta, ni’metlerini sebeplerin arkasından göndermektedir. Zararları, dertleri gidermek için ve faydalı şeyleri vermek için de, duâ etmeyi sebep yapmıştır. Bütün Peygamberler, duâ ettikleri gibi ümmetlerine de duâ etmelerini emretmişlerdi. </em></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Arial Black'"><span style="color: darkorange"><em>Duânın kabûlü için önce, günâhlara pişmân olup, tövbe etmeli, istiğfâr okumalı, sadaka vermeli, îmânını Ehl-i sünnet âlimlerinin bildirdiklerine uygun olarak düzeltmeli, kabûl olacağına inanmalı, güvenmeli, iki dizi üzerine kıbleye karşı oturup, önce hamd ve salevât okumalıdır. Böyle yapılan duâ, kabûl olmazsa da, sevâb hâsıl olur. Duânın kabûl olması için, helâl yemeli, helâlden giymelidir. Harâm lokma yiyenin duâsı kırk gün kabûl olmaz. </em></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Arial Black'"><span style="color: darkorange"><em></em></span></span></strong></p><p><span style="color: red"><strong>KALB UYANIK OLMALIDIR<img src="http://www.islamiforum.info/images/smilies/nokta.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" />.</strong></span></p><p><span style="color: red"><strong></strong></span><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: blue">Duâ ederken, kalb uyanık olmalıdır. Söylediğinden haberi olmayan gâfilin duâsı kabûl olmaz. Duânın kabûlü için acele etmemeli, duâya devâm etmeli, usanmamalıdır. Allahü teâlâ, duâ etmeyi ve duâ edeni sever. Kabûl ettiği hâlde, istenileni vermeyi geciktirerek, duânın ve sevâbının çok olmasını ister. Duâyı, hiç olmazsa, yedi kerre tekrâr etmelidir. Râhat ve huzûr zamânlarında çok duâ edenin, dert ve belâ zamânlarındaki duâları çabuk kabûl olur. </span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: blue">Vaktiyle Mısır’da kıtlık olmuş, yağmurlar da yağmamış. Herkes yağmur yağması için çare aramış, duâ etmiş ama bir türlü yağmur yağmıyormuş. Mübârek bir zât, bir gün camide cemâatin arasında;</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: blue">-Ben bunun çaresini, yağmur nasıl yağdırılacağını biliyorum. Herkes sadaka versin, sonra duâ kabul olur demiş ve benim bu cübbemden başka bir şeyim yok, ben cübbemi veriyorum deyip cübbesini çıkarmış koymuş.</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: blue">Bunun üzerine herkes nesi varsa vermişler ve bunları fakirlere dağıtmışlar. Sonra da duâ için ellerini açmışlar ve; </span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: blue">“Yâ Rabbî senin kullarını sevindirdikten sonra yapılan duâyı kabûl edeceğini buyuruyorsun, biz senin fakir kullarını sevindirdik yâ Rabbî” derken masmavi gökyüzü simsiyah bulutlarla dolmuş ve hemen yağmur başlamış.</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: blue">Sebeplere yapışmadan yapılan duâya, faydasız temennî denir. Ümîd edilmeyen şeyi istemeye temennî denir. Ümîd edilen şeyi istemeye recâ denir. İstenilen şeyin sebeplerine kavuşturmasını dilemelidir. Hadîs-i şerîfte;</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: blue">(Çalışmadan duâ eden, silâhsız harbe giden gibidir) buyuruldu.</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: blue">İlâç almak, âyet-i kerîme okumak, duâ etmek, insanın ömrünü uzatmaz, ölüme mâni olmaz, eceli geciktirmez. Ancak ömrü olanın dertlerini, ağrılarını giderip, sıhhatli, râhat ve neşeli yaşamasına sebep olurlar. Kalb nakli gibi ameliyâtlar, aşılar, serûmlar, ölüme mâni olmaz, ömrü olanlara faydalı olur. Eceli gelen çok kimsenin ameliyât esnâsında öldüklerini bilmeyen yoktur. </span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: blue"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: blue"></span></span><span style="color: red">SEBEPLERE YAPIŞMAK LAZIM<img src="http://www.islamiforum.info/images/smilies/nokta.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" />.</span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: blue">Duânın kabûl olması için, istenilen şeyin sebebine yapışmak lâzımdır. Allahü teâlâ, her şeyi sebep ile yaratmıştır. Tedbîr almak, sebebi aramak lâzımdır. Duâ edince, Allahü teâlâ sebebe kavuşturur ve sebepte te’sîr, kuvvet yaratır. Namâzlardan sonra, Peygamber efendimizin ve evliyânın kabirleri yanında, onları vesîle ederek yapılan duâlar çabuk kabûl olunur.</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: blue">Netice olarak, eğer duâlarımızın kabul olmasını istiyorsak, şartlarına uymamız, birinin duâsını almamız, birini sevindirmemiz lâzımdır. Bir mübârek zâta gelip;</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: blue">-Efendim çocuğumuz çok hasta, şifâ bulması için duâ eder misiniz demişler. O zât da;</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: blue">-Şurada fakir biri var, evvela onu sevindirin, sonra gelin buyurmuş. Fakir sevindirildikten sonra yapılan duâ ile çocuk sıhhatine kavuşmuş. Allahü teâlânın duâmızı kabûl etmesi, bizi sevmesi için, duânın şartlarına uymamız ve Onun kullarını sevindirmemiz lâzımdır.</span></span></strong></p><p></p><p></p><p><span style="color: blue"><span style="font-family: 'Tahoma'">Gönül Pınarı</span></span></p><p><span style="color: blue"><span style="font-family: 'Tahoma'">Osman Ünlü</span></span> - <strong><span style="color: red">Türkiye Gazetesi</span></strong></p><p><strong>01/03/2010</strong></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="İlim-irfan, post: 184457, member: 8679"] [B][FONT=Arial Black][COLOR=darkorange][I]Duâ, Allahü teâlâya yalvararak murâdını, dileğini istemek demektir. Allahü teâlâ, duâ eden kulunu çok sever, duâ etmeyene de gadab eder. Duâ mü’minin silâhı, dînin temel direklerinden biridir ve yerleri, gökleri aydınlatan nûrdur. Duâ, gelmiş olan dertleri, belâları giderir, gelmemiş olanların da gelmelerine mâni olur. Âyet-i kerîmede meâlen; (Bana hâlis kalb ile duâ ediniz! Böyle duâları kabûl ederim) buyurulmaktadır. Allahü teâlâ, her şeyi sebep ile yaratmakta, ni’metlerini sebeplerin arkasından göndermektedir. Zararları, dertleri gidermek için ve faydalı şeyleri vermek için de, duâ etmeyi sebep yapmıştır. Bütün Peygamberler, duâ ettikleri gibi ümmetlerine de duâ etmelerini emretmişlerdi. Duânın kabûlü için önce, günâhlara pişmân olup, tövbe etmeli, istiğfâr okumalı, sadaka vermeli, îmânını Ehl-i sünnet âlimlerinin bildirdiklerine uygun olarak düzeltmeli, kabûl olacağına inanmalı, güvenmeli, iki dizi üzerine kıbleye karşı oturup, önce hamd ve salevât okumalıdır. Böyle yapılan duâ, kabûl olmazsa da, sevâb hâsıl olur. Duânın kabûl olması için, helâl yemeli, helâlden giymelidir. Harâm lokma yiyenin duâsı kırk gün kabûl olmaz. [/I][/COLOR][/FONT][/B] [COLOR=red][B]KALB UYANIK OLMALIDIR[IMG]http://www.islamiforum.info/images/smilies/nokta.gif[/IMG]. [/B][/COLOR][B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=blue]Duâ ederken, kalb uyanık olmalıdır. Söylediğinden haberi olmayan gâfilin duâsı kabûl olmaz. Duânın kabûlü için acele etmemeli, duâya devâm etmeli, usanmamalıdır. Allahü teâlâ, duâ etmeyi ve duâ edeni sever. Kabûl ettiği hâlde, istenileni vermeyi geciktirerek, duânın ve sevâbının çok olmasını ister. Duâyı, hiç olmazsa, yedi kerre tekrâr etmelidir. Râhat ve huzûr zamânlarında çok duâ edenin, dert ve belâ zamânlarındaki duâları çabuk kabûl olur. Vaktiyle Mısır’da kıtlık olmuş, yağmurlar da yağmamış. Herkes yağmur yağması için çare aramış, duâ etmiş ama bir türlü yağmur yağmıyormuş. Mübârek bir zât, bir gün camide cemâatin arasında; -Ben bunun çaresini, yağmur nasıl yağdırılacağını biliyorum. Herkes sadaka versin, sonra duâ kabul olur demiş ve benim bu cübbemden başka bir şeyim yok, ben cübbemi veriyorum deyip cübbesini çıkarmış koymuş. Bunun üzerine herkes nesi varsa vermişler ve bunları fakirlere dağıtmışlar. Sonra da duâ için ellerini açmışlar ve; “Yâ Rabbî senin kullarını sevindirdikten sonra yapılan duâyı kabûl edeceğini buyuruyorsun, biz senin fakir kullarını sevindirdik yâ Rabbî” derken masmavi gökyüzü simsiyah bulutlarla dolmuş ve hemen yağmur başlamış. Sebeplere yapışmadan yapılan duâya, faydasız temennî denir. Ümîd edilmeyen şeyi istemeye temennî denir. Ümîd edilen şeyi istemeye recâ denir. İstenilen şeyin sebeplerine kavuşturmasını dilemelidir. Hadîs-i şerîfte; (Çalışmadan duâ eden, silâhsız harbe giden gibidir) buyuruldu. İlâç almak, âyet-i kerîme okumak, duâ etmek, insanın ömrünü uzatmaz, ölüme mâni olmaz, eceli geciktirmez. Ancak ömrü olanın dertlerini, ağrılarını giderip, sıhhatli, râhat ve neşeli yaşamasına sebep olurlar. Kalb nakli gibi ameliyâtlar, aşılar, serûmlar, ölüme mâni olmaz, ömrü olanlara faydalı olur. Eceli gelen çok kimsenin ameliyât esnâsında öldüklerini bilmeyen yoktur. [/COLOR][/FONT][COLOR=red]SEBEPLERE YAPIŞMAK LAZIM[IMG]http://www.islamiforum.info/images/smilies/nokta.gif[/IMG].[/COLOR] [FONT=Comic Sans MS][COLOR=blue]Duânın kabûl olması için, istenilen şeyin sebebine yapışmak lâzımdır. Allahü teâlâ, her şeyi sebep ile yaratmıştır. Tedbîr almak, sebebi aramak lâzımdır. Duâ edince, Allahü teâlâ sebebe kavuşturur ve sebepte te’sîr, kuvvet yaratır. Namâzlardan sonra, Peygamber efendimizin ve evliyânın kabirleri yanında, onları vesîle ederek yapılan duâlar çabuk kabûl olunur. Netice olarak, eğer duâlarımızın kabul olmasını istiyorsak, şartlarına uymamız, birinin duâsını almamız, birini sevindirmemiz lâzımdır. Bir mübârek zâta gelip; -Efendim çocuğumuz çok hasta, şifâ bulması için duâ eder misiniz demişler. O zât da; -Şurada fakir biri var, evvela onu sevindirin, sonra gelin buyurmuş. Fakir sevindirildikten sonra yapılan duâ ile çocuk sıhhatine kavuşmuş. Allahü teâlânın duâmızı kabûl etmesi, bizi sevmesi için, duânın şartlarına uymamız ve Onun kullarını sevindirmemiz lâzımdır.[/COLOR][/FONT][/B] [COLOR=blue][FONT=Tahoma]Gönül Pınarı[/FONT][/COLOR] [COLOR=blue][FONT=Tahoma]Osman Ünlü[/FONT][/COLOR] - [B][COLOR=red]Türkiye Gazetesi[/COLOR][/B] [B]01/03/2010[/B] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi
Duâmızın kabûl olmasını istiyorsak
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst