Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Aile ve Yaşam
Kişisel Gelişim
Dünya 2. olduk ama neyde
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Eyvàh!" data-source="post: 1175" data-attributes="member: 12"><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="color: #ff0000">Biraz düşünelim: Türkiye acaba dünyada hangi konularda önde gidiyor? </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="color: #ff0000">Ama artık göğsümüzü kabartacak bir dünya ikinciliğimiz var, Hayır hayır, halterde veya güreşte değil. Yüzyılın son milli gururunu yaşamak için şu tabloya bir bakıverin: </span></span></span></strong></p><p></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px">Ortalama günlük TV seyretme süresi; </span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px">ABD 4 saat </span></span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: green">TÜRKİYE 3,5 saat </span></span></strong></span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px">İngiltere 3 saat 20 dakika </span></span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px">Japonya 3 saat 15 dakika </span></span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px">Avustralya 3 saat </span></span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px">Almanya 2 saat 55 dakika </span></span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px">Fransa 2 saat 50 dakika </span></span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px">Peru 2 saat 40 dakika </span></span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px">İsveç 2,5 saat </span></span></p><p></p><p></p><p><em><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px">Evet, yanlış okumadınız! Türkiye nihayet uygar ülkeler düzeyine ulaşarak, televizyon karşısında çakılıp kalmada ikinciliği yakaladı. Almanya’ya bakın siz. Nasıl da nal topluyor. Fransa ve İngiltere de öyle. Yani, yedi düvele fark atmışız çoktan. ABD hâlâ önde ama gayret edersek onları da geçeceğimize şüphe yok. Aynen trafik kazalarında olduğu gibi, uygarlığın bu alanında da dünya efendisi olmamız şart. </span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px">Neredeyse bir Türk vatandaşı gününün üçbuçuk saatini bizim o muhteşem yayınlarla dolu TV kanallarımızı seyrederek geçiriyor. Yani belki 7-8 saat uyuyor, 8 saat çalışıyor ama, televizyonu da ihmal etmiyor. Üçbuçuk saat, neredeyse yarım gün eğitim yapan bir okulda bir günde alacağımız eğitimin süresine eşit. Üçbuçuk saatte neler yapılmaz ki? </span></span></em></p><p></p><p></p><p><em><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px">Ama biz yine de ne yapacağımızı biliyoruz: Uykudan uyanma ve uyuma saatlerimizi TV’ye göre ayarlıyoruz. Elimizde uzaktan kumanda, dünyaya hükmediyoruz. O sihirli alet ile haber haber geziyoruz, rezalet zaplaması yapıyoruz, bir kanala küfredip, diğerinin kucağına düşüyoruz. Olup biteni öğrenmek için açtığımız haber programı denilen şeyin içinde bile her şey var: Kedi, köpek, maymun, uzun adam, cüce adam, deha adam, ahmak adam, komplo, cinayet, adam kaçırma, adam dövme, adliye arbedeleri, ahlâksızlıkla şarkıcı olanlar, şarkıcılıkla ahlâksız olanlar... </span></span></em></p><p></p><p></p><p><em><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: red">Beşikten Mezara Televizyon! </span></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px">Sabah kalktığımızda, elimizi yüzümüzü yıkamadan o günkü gazete haberlerini veren programları açıyoruz ilk önce. Kahvaltı etmeden önce çizgi film seyretmek isteyen çocuklarımızla bu konuda tartışıyoruz. Allah’tan biz işe giderken onlar da okullarına gidiyorlar. Tabii biz işte, onlar da okulda arkadaşlarımızla televizyonda gördüklerimizden, kaçırdıklarımızdan bahsederek günü geçiriyoruz </span></span></em></p><p></p><p><em><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px">Hanımlar erkeklerden neredeyse sadece televizyon konusunda şanslılar. Günboyu televizyon açık duruyor. Mübarek aleti kapatsak bir daha açılmayacak sanki. Zaten kapalı olsa da akşam evin beyi geldiğinde açacak. Bu arada, televizyondaki muhteşem programları izlerken, ders soran çocuğunu hafifçe tersleyecek, karısının anlattıklarına “he, he” deyip gözünü ona bile çevirmeyecek, ihtiyacını giderme saatlerini bile televizyona göre ayarlayacak. Yatsı namazından sonra haberleri, sabah namazından önce filmleri bitirmeyi bekleyecek. </span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px">Böylece mükemmel bir baba, bir anne, bir çocuk, bir aile, bir toplum olarak yaşayıp gideceğiz. Hayatımızda değişen tek şey, elevizyonda değişen diziler olacak. İlim televizyonda gördüğümüz tartışmalarla haberlerdeki garip olaylar, eğitim de Çarkıfelek’te bulmaya çalıştığımız şarkı sözleri olarak kalacak. </span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px">Bayramlarda açık televizyona bakarak büyüklerin ellerini, küçüklerin gözlerini öpüyoruz. Misafirliklerde birbirimizle değil, televizyonu aracı kılarak konuşuyoruz. Bir dükkana bir şey almaya gittiğimizde, tezgahın arkasında duran televizyona dikkatle bakıyoruz, esnafın bize ne verdiğine değil. </span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px">Hayatımıza bu denli egemen olan şey bu televizyon denen alet değil de, mesela başka bir insan olsaydı acaba ona dayanabilir miydik? Bir yanlışını gördüğümüzde kızmaz mıydık? </span></span></em></p><p></p><p><em><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px">Günde üçbuçuk saat kiminle sohbet ediyoruz, görüşüyoruz? Üçbuçuk saati bırakın, üç dakika neyin kapağını açıp bakıyoruz? Üçbuçuk saat bir yana, çocuğumuzla ve ailemizle oturup, yarım saat Allah’tan ve örnek insanlardan bahsedebiliyor muyuz? Çocuğumuzun üç sorusuna yardım edebiliyor muyuz? </span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px">Hepimiz biliyoruz: Üçbuçuk saat içinde bir kitabı yarılayabiliriz. Okumayla aramız yoksa (ki elbette yoktur!) ailecek bir dostu ziyarete gidebiliriz. Çocuğumuzun elinden tutup, vakit namazına camiye gidebiliriz. Onlara Kur’an alfabesini öğretebiliriz. Biz bilmiyorsak öğrenebiliriz. Her gün bırakın üçbuçuk saati, yarım saat versek öte dünyada sorulacak amellerimiz için şart olan ilmihal bilgilerini bir ay içinde sular-seller gibi öğrenebiliriz. Bunların hiçbirisini yapamıyorsak bile, mutlaka yararlı ve bizi koltuğa bağlamayan başka şeyler yapabiliriz. Öyle değil mi?</span></span></em></p><p></p><p></p><p></p><p></p><p><em><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 10px">-alinit-</span></span></em></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Eyvàh!, post: 1175, member: 12"] [B][SIZE=3][FONT=Trebuchet MS][COLOR=#ff0000]Biraz düşünelim: Türkiye acaba dünyada hangi konularda önde gidiyor? Ama artık göğsümüzü kabartacak bir dünya ikinciliğimiz var, Hayır hayır, halterde veya güreşte değil. Yüzyılın son milli gururunu yaşamak için şu tabloya bir bakıverin: [/COLOR][/FONT][/SIZE][/B] [FONT=Trebuchet MS][SIZE=3]Ortalama günlük TV seyretme süresi; [/SIZE][/FONT] [FONT=Trebuchet MS][SIZE=3]ABD 4 saat [/SIZE][/FONT] [FONT=Trebuchet MS][B][SIZE=3][COLOR=green]TÜRKİYE 3,5 saat [/COLOR][/SIZE][/B][/FONT] [FONT=Trebuchet MS][SIZE=3]İngiltere 3 saat 20 dakika [/SIZE][/FONT] [FONT=Trebuchet MS][SIZE=3]Japonya 3 saat 15 dakika [/SIZE][/FONT] [FONT=Trebuchet MS][SIZE=3]Avustralya 3 saat [/SIZE][/FONT] [FONT=Trebuchet MS][SIZE=3]Almanya 2 saat 55 dakika [/SIZE][/FONT] [FONT=Trebuchet MS][SIZE=3]Fransa 2 saat 50 dakika [/SIZE][/FONT] [FONT=Trebuchet MS][SIZE=3]Peru 2 saat 40 dakika [/SIZE][/FONT] [FONT=Trebuchet MS][SIZE=3]İsveç 2,5 saat [/SIZE][/FONT] [I][FONT=Trebuchet MS][SIZE=3]Evet, yanlış okumadınız! Türkiye nihayet uygar ülkeler düzeyine ulaşarak, televizyon karşısında çakılıp kalmada ikinciliği yakaladı. Almanya’ya bakın siz. Nasıl da nal topluyor. Fransa ve İngiltere de öyle. Yani, yedi düvele fark atmışız çoktan. ABD hâlâ önde ama gayret edersek onları da geçeceğimize şüphe yok. Aynen trafik kazalarında olduğu gibi, uygarlığın bu alanında da dünya efendisi olmamız şart. [/SIZE][/FONT][/I] [I][FONT=Trebuchet MS][SIZE=3]Neredeyse bir Türk vatandaşı gününün üçbuçuk saatini bizim o muhteşem yayınlarla dolu TV kanallarımızı seyrederek geçiriyor. Yani belki 7-8 saat uyuyor, 8 saat çalışıyor ama, televizyonu da ihmal etmiyor. Üçbuçuk saat, neredeyse yarım gün eğitim yapan bir okulda bir günde alacağımız eğitimin süresine eşit. Üçbuçuk saatte neler yapılmaz ki? [/SIZE][/FONT][/I] [I][FONT=Trebuchet MS][SIZE=3]Ama biz yine de ne yapacağımızı biliyoruz: Uykudan uyanma ve uyuma saatlerimizi TV’ye göre ayarlıyoruz. Elimizde uzaktan kumanda, dünyaya hükmediyoruz. O sihirli alet ile haber haber geziyoruz, rezalet zaplaması yapıyoruz, bir kanala küfredip, diğerinin kucağına düşüyoruz. Olup biteni öğrenmek için açtığımız haber programı denilen şeyin içinde bile her şey var: Kedi, köpek, maymun, uzun adam, cüce adam, deha adam, ahmak adam, komplo, cinayet, adam kaçırma, adam dövme, adliye arbedeleri, ahlâksızlıkla şarkıcı olanlar, şarkıcılıkla ahlâksız olanlar... [/SIZE][/FONT][/I] [I][FONT=Trebuchet MS][SIZE=3][COLOR=red]Beşikten Mezara Televizyon! [/COLOR][/SIZE][/FONT][/I] [I][FONT=Trebuchet MS][SIZE=3]Sabah kalktığımızda, elimizi yüzümüzü yıkamadan o günkü gazete haberlerini veren programları açıyoruz ilk önce. Kahvaltı etmeden önce çizgi film seyretmek isteyen çocuklarımızla bu konuda tartışıyoruz. Allah’tan biz işe giderken onlar da okullarına gidiyorlar. Tabii biz işte, onlar da okulda arkadaşlarımızla televizyonda gördüklerimizden, kaçırdıklarımızdan bahsederek günü geçiriyoruz [/SIZE][/FONT][/I] [I][FONT=Trebuchet MS][SIZE=3]Hanımlar erkeklerden neredeyse sadece televizyon konusunda şanslılar. Günboyu televizyon açık duruyor. Mübarek aleti kapatsak bir daha açılmayacak sanki. Zaten kapalı olsa da akşam evin beyi geldiğinde açacak. Bu arada, televizyondaki muhteşem programları izlerken, ders soran çocuğunu hafifçe tersleyecek, karısının anlattıklarına “he, he” deyip gözünü ona bile çevirmeyecek, ihtiyacını giderme saatlerini bile televizyona göre ayarlayacak. Yatsı namazından sonra haberleri, sabah namazından önce filmleri bitirmeyi bekleyecek. [/SIZE][/FONT][/I] [I][FONT=Trebuchet MS][SIZE=3]Böylece mükemmel bir baba, bir anne, bir çocuk, bir aile, bir toplum olarak yaşayıp gideceğiz. Hayatımızda değişen tek şey, elevizyonda değişen diziler olacak. İlim televizyonda gördüğümüz tartışmalarla haberlerdeki garip olaylar, eğitim de Çarkıfelek’te bulmaya çalıştığımız şarkı sözleri olarak kalacak. [/SIZE][/FONT][/I] [I][FONT=Trebuchet MS][SIZE=3]Bayramlarda açık televizyona bakarak büyüklerin ellerini, küçüklerin gözlerini öpüyoruz. Misafirliklerde birbirimizle değil, televizyonu aracı kılarak konuşuyoruz. Bir dükkana bir şey almaya gittiğimizde, tezgahın arkasında duran televizyona dikkatle bakıyoruz, esnafın bize ne verdiğine değil. [/SIZE][/FONT][/I] [I][FONT=Trebuchet MS][SIZE=3]Hayatımıza bu denli egemen olan şey bu televizyon denen alet değil de, mesela başka bir insan olsaydı acaba ona dayanabilir miydik? Bir yanlışını gördüğümüzde kızmaz mıydık? [/SIZE][/FONT][/I] [I][FONT=Trebuchet MS][SIZE=3]Günde üçbuçuk saat kiminle sohbet ediyoruz, görüşüyoruz? Üçbuçuk saati bırakın, üç dakika neyin kapağını açıp bakıyoruz? Üçbuçuk saat bir yana, çocuğumuzla ve ailemizle oturup, yarım saat Allah’tan ve örnek insanlardan bahsedebiliyor muyuz? Çocuğumuzun üç sorusuna yardım edebiliyor muyuz? [/SIZE][/FONT][/I] [I][FONT=Trebuchet MS][SIZE=3]Hepimiz biliyoruz: Üçbuçuk saat içinde bir kitabı yarılayabiliriz. Okumayla aramız yoksa (ki elbette yoktur!) ailecek bir dostu ziyarete gidebiliriz. Çocuğumuzun elinden tutup, vakit namazına camiye gidebiliriz. Onlara Kur’an alfabesini öğretebiliriz. Biz bilmiyorsak öğrenebiliriz. Her gün bırakın üçbuçuk saati, yarım saat versek öte dünyada sorulacak amellerimiz için şart olan ilmihal bilgilerini bir ay içinde sular-seller gibi öğrenebiliriz. Bunların hiçbirisini yapamıyorsak bile, mutlaka yararlı ve bizi koltuğa bağlamayan başka şeyler yapabiliriz. Öyle değil mi?[/SIZE][/FONT][/I] [I][FONT=Trebuchet MS][SIZE=2]-alinit-[/SIZE][/FONT][/I] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Aile ve Yaşam
Kişisel Gelişim
Dünya 2. olduk ama neyde
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst