Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Dünya Hayatının Trafik İşaretleri
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Huseyni" data-source="post: 131970" data-attributes="member: 27"><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">İnsan şu dünyada bir yolcudur. Yolcuya en çok yardımcı olan işaretler trafik levhalarıdır. Trafik levhaları doğruysa ve insan doğru anlayabilirse hedefine kolay gider. </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">Müslümanın hayatı bazı kayıtlar altına alınmıştır. Meşrû dairede şahane yaşayabilir. Peki meşrû dairenin sınırları nasıl belirlenir? </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"><strong>Dinî ıstılâhta en çok karşılaştığımız iki kelimeyi hatırlayalım: Takva ve amel-i salih.</strong> <strong>Bana göre bu kelimeler Müslümanların hareket alanlarını belirler, tehlikeli yerlere yaklaşıldığında kırmızı ışık yanar. </strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"><strong></strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">Şimdi kelimeleri anlamaya çalışalım. </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"><em>“Takvâ, menhiyattan ve günahlardan içtinab etmek ve amel-i salih, emir dairesinde hareket ve hayrat kazanmaktır.”</em>1 </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"><strong>Demek ki, takva</strong> yasakların sınırlarını belirliyor. Menhiyat; şer’an haram edilenler, yasak edilmiş, İlâhî emirle men’edilmiş olanlar, nehyedilenler, yasak olanlardır. <strong>Günah ise;</strong> Allah’ın emirlerine aykırı davranış, uygunsuz fiil, dinî suçlardır. Bir başka ifadeyle takva, Allah’ın haram kıldıklarından ve emirlerine karşı gelmekten sakınmaktır. İnsan korktuğu şeylere yanaşmaz, uzaklaşır. İşlediği günahları tevbe ve istiğfar ile çabuk imha eder. <strong>Salih amel, Allah’ın emirlerine göre hareket etmek ve hayırlar yapmaktır. </strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"><strong>Takva ve salih amelde öncelik hangisinindir? </strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"><strong>Her zaman şerleri def etmek, faydalı şeyleri celb etmekten önce gelir.</strong> Meselâ, oturduğunuz evde yangın çıkmış, ne yaparsınız? Her halde önce yangını söndürürsünüz. Manevî yangınları buna kıyas edebilirsiniz. <strong>Manevî tahribat, sefahet ve câzibeli heveslerin arttığı asrımızda bozgunculukları def etmek ve büyük günahları terk etmek sağlam temel olup büyük bir üstünlük ve öncelik kazanmıştır ki bu takvâdır.</strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"><strong></strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"><strong></strong> </span></span></span><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Bu zamanda tahribat ve menfî cereyanlar dehşetlendiği için, takvâ bu tahribata karşı en büyük esastır. Takvâ adeta bir zırhtır. Çünkü günahlar her taraftan hücum eden zehirli oklardır. </span></span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"><strong>Bediüzzaman’da takva-salih amel dengesi şöyledir:</strong> <em>“Farzlarını yapan, kebîreleri (büyük günahları) işlemeyen, kurtulur. Böyle kebâir-i azime içinde amel-i salihin ihlâsla muvaffakiyeti pek azdır. Hem, az bir amel-i salih, bu ağır şerâit içinde çok hükmündedir.”</em> Bu sözlerden asrımızdaki tehlikelerin ne kadar büyük olduğunu anlıyoruz.</span></span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">Hem, takva içinde bir nev’î salih amel vardır. <strong>Çünkü, bir haramın terki vaciptir. Haramın terkinden gelen sevaplar küçümsenmeyecek kadar büyüktür.</strong> Üstadın ifadesiyle, <em>“Bir vacibi işlemek, çok sünnetlere mukabil sevabı var. Takvâ, böyle zamanlarda, binler günahın tehâcümünde bir tek içtinab, az bir amelle, yüzer günah terkinde, yüzer vacip işlenmiş oluyor. Bu ehemmiyetli nokta, niyetle, takvâ namıyla ve günahtan kaçınmak kastıyla menfî ibadetten gelen ehemmiyetli âmâl-i salihadır.”</em>2 </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">Haramların terkinde önemli olan şu noktayı bir kere daha hatırlayalım: <strong>İki çeşit ibadet vardır: Müsbet ibadet, menfî ibadet.</strong> <em>Namaz kılmak, oruç tutmak müsbet ibadettir. Günahlardan kaçınmak da menfî ibadettir.</em> İbadetin ibadet olabilmesi için niyet öncelikli şarttır. <strong>İki gününüzü yemeden içmeden geçirmek bir gün oruç tutmak yerine geçmez.</strong> Oruç tutmaya niyet etmeyen kimse ancak gün boyu aç kalmış olur. Hatta nefsine zulmetmiş olur. </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">Mimsiz medeniyet insanlığın ihtiyaçlarını şiddetlendirip sefahet meyli, ölümü her zaman hatıra getiren pek çok hastalıklar ve dinsizlik cereyanlarının o medeniyetin içlerine yayılmasıyla intibaha gelip uyanmış insanlığın gözü önünde ölümü ebedî bir idam sûretinde gösterip her zaman insanlığı tehdit ediyor, bir çeşit cehennem azâbı veriyor. Cehenneme gitmeden cehennemî hayatı yaşatıyor. </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">İşte bu dehşetli insanlık musîbetine karşı Kur’ân-ı Hakîm’in bir buçuk milyar mensubunun uyanmasıyla ve içinde semavî, kudsî kanunlarıyla bin dört yüz sene önce gösterdiği gibi, yine bu bir buçuk milyar insanın kendi kudsî esasî kanunlarıyla insanlığın bu dehşetli yaralarını tedavi edecektir. Eğer yakında kıyamet kopmazsa, insanlığın hem dünya mutluluğunu, hem ahiret mutluluğunu kazandıracaktır. Ölümü, ebedî idamdan çıkarıp Nur âlemine bir terhis tezkeresi gösterecektir. Ondan çıkan medeniyetin iyilikleri, kötülüklerine tam galebe edecektir. <strong>Şimdiye kadar olduğu gibi dinin bir kısmını, medeniyetin bir kısmını kazanmak için rüşvet vermek değil, belki medeniyeti ona, o semavî kanunlara bir hizmetkâr, bir yardımcı edeceğini, Kur’ân-ı Mu’cizü’l-Beyânın işâret ve rumuzlarından anlaşıldığı gibi, Allah’ın rahmetinden şimdiki uyanmış beşer bekliyor, yalvarıyor, arıyor. </strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"><strong></strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">Biz burada olaya Müslümanlar açısından bakmak istiyoruz. Müslümanların önünde helâl-haram ölçüsü vardır. Bediüzzaman’ın ifadesiyle <em>“Helâl dairesi geniştir, keyfe kâfî gelir. Harama girmeye hiç lüzum yoktur.” </em></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"><em></em></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"><strong>Tiryakilik, görenek ve alışkanlıklar haramı helâl etmez.</strong> Bediüzzaman en son dersinde bir tehlikeye daha dikkat çekmektedir: Dünya-ahiret dengesi. Dünya-ahiret dengesinde ölçü şu hadis-i şeriftir: <em>“Hiç ölmeyecek gibi dünya için, yarın ölecekmiş gibi ahiret için çalışınız!” </em></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"><em></em></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">Şu dünyadan kimler geldi, kimler geçti. Geçenler kabirde günahlarının ezici baskısı altında veya sevaplarının güzellikleriyle baş başa kıyametin kopmasını beklemektedirler. Bizler ise her an onlara katılabiliriz. Dünya fanidir. Bize verilen ömür dakikalarla sınırlıdır. Ama burada çok önemli vazifelerimiz vardır. Dünya ahiretin tarlası olduğuna göre ebedî hayatı burada kazanacağız. Dünyanın sahibi biz değiliz. <strong>Bu dünya bir misafirhane, biz ise çok az bir süre kalacak bir misafiriz. </strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">Said Nursî dünyayı şu sözleriyle ne güzel özetlemiştir: <em>“Dünya madem fânidir. Hem madem ömür kısadır. Hem madem gayet lüzumlu vazifeler çoktur. Hem madem hayat-ı ebediye burada kazanılacaktır. Hem madem dünya sahipsiz değil. Hem madem şu misafirhane-i dünyanın gayet Hakîm ve Kerîm bir müdebbiri var. Hem madem ne iyilik ve ne fenalık cezasız kalmayacaktır. Hem madem ‘Allah kimseye gücünden fazlasını yüklemez’</em>3 <em>sırrınca teklif-i mâlâyutak yoktur. Hem madem zararsız yol, zararlı yola müreccahtır. Hem madem dünyevî dostlar ve rütbeler kabir kapısına kadardır. </em></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"><em></em></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"><em>“Elbette, en bahtiyar odur ki, dünya için âhireti unutmasın, âhiretini dünyaya feda etmesin, hayat-ı ebediyesini hayat-ı dünyevîye için bozmasın, mâlâyâni şeylerle ömrünü telef etmesin, kendini misafir telâkki edip misafirhane sahibinin emirlerine göre hareket etsin, selâmetle kabir kapısını açıp saadet-i ebediyeye girsin.”</em>4 </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">Hayatta Müslümanlara rehber olacak ölçüler Resûl-i Ekrem’in (asm) sünnet-i seniyyesinde mevcuttur. <strong>O neyi yapmışsa en güzelini yapmıştır. </strong>Neyi terk etmişse kötü bir şeyi terk etmiştir. Resûl-i Ekrem’i (asm) rehber edinenler yanlış yola gitmezler. Çünkü, o ne güzel rehberdir. </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">Özetle söylemek gerekirse, <em>“Hayatın lezzetini ve zevkini isterseniz, hayatınızı imân ile hayatlandırınız ve ferâizle (farzlarla) zînetlendiriniz ve günahlardan çekinmekle muhâfaza ediniz.”</em>5 </span></span></span></p><p> </p><p><em><u><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: DarkSlateGray"><strong>Dipnotlar:</strong></span></span></span></u></em> </p><p> <em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: DarkSlateGray">1- Bediüzzaman Said Nursî, Kastamonu Lâhikası, s. 205 </span></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: DarkSlateGray">2- Bediüzzaman Said Nursî, Kastamonu Lâhikası, s. 205 </span></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: DarkSlateGray">3- Bakara Sûresi, 286. </span></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: DarkSlateGray">4- Bediüzzaman Said Nursî, Mektûbât, s.118-119 </span></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: DarkSlateGray">5- Bediüzzaman Said Nursî, Sözler, s. 238</span></span></span></em></p><p></p><p> <p style="text-align: left"><u><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen"><span style="font-size: 10px"> Ahmet ÖZDEMİR</span></span></span></span></strong></u></p> <p style="text-align: left"><u><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: DarkGreen">01.06.2009</span></span></span></strong></u></p> <p style="text-align: left"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"><u><strong><span style="font-size: 10px"><span style="color: DarkGreen">Yeniasya</span></span></strong></u></span></span></span> </p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Huseyni, post: 131970, member: 27"] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]İnsan şu dünyada bir yolcudur. Yolcuya en çok yardımcı olan işaretler trafik levhalarıdır. Trafik levhaları doğruysa ve insan doğru anlayabilirse hedefine kolay gider. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]Müslümanın hayatı bazı kayıtlar altına alınmıştır. Meşrû dairede şahane yaşayabilir. Peki meşrû dairenin sınırları nasıl belirlenir? [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray][B]Dinî ıstılâhta en çok karşılaştığımız iki kelimeyi hatırlayalım: Takva ve amel-i salih.[/B] [B]Bana göre bu kelimeler Müslümanların hareket alanlarını belirler, tehlikeli yerlere yaklaşıldığında kırmızı ışık yanar. [/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]Şimdi kelimeleri anlamaya çalışalım. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray][I]“Takvâ, menhiyattan ve günahlardan içtinab etmek ve amel-i salih, emir dairesinde hareket ve hayrat kazanmaktır.”[/I]1 [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray][B]Demek ki, takva[/B] yasakların sınırlarını belirliyor. Menhiyat; şer’an haram edilenler, yasak edilmiş, İlâhî emirle men’edilmiş olanlar, nehyedilenler, yasak olanlardır. [B]Günah ise;[/B] Allah’ın emirlerine aykırı davranış, uygunsuz fiil, dinî suçlardır. Bir başka ifadeyle takva, Allah’ın haram kıldıklarından ve emirlerine karşı gelmekten sakınmaktır. İnsan korktuğu şeylere yanaşmaz, uzaklaşır. İşlediği günahları tevbe ve istiğfar ile çabuk imha eder. [B]Salih amel, Allah’ın emirlerine göre hareket etmek ve hayırlar yapmaktır. [/B] [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray][B]Takva ve salih amelde öncelik hangisinindir? [/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray][B]Her zaman şerleri def etmek, faydalı şeyleri celb etmekten önce gelir.[/B] Meselâ, oturduğunuz evde yangın çıkmış, ne yaparsınız? Her halde önce yangını söndürürsünüz. Manevî yangınları buna kıyas edebilirsiniz. [B]Manevî tahribat, sefahet ve câzibeli heveslerin arttığı asrımızda bozgunculukları def etmek ve büyük günahları terk etmek sağlam temel olup büyük bir üstünlük ve öncelik kazanmıştır ki bu takvâdır. [/B] [/COLOR][/SIZE][/FONT][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray] [FONT=Comic Sans MS]Bu zamanda tahribat ve menfî cereyanlar dehşetlendiği için, takvâ bu tahribata karşı en büyük esastır. Takvâ adeta bir zırhtır. Çünkü günahlar her taraftan hücum eden zehirli oklardır. [/FONT][/COLOR][/SIZE] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray][B]Bediüzzaman’da takva-salih amel dengesi şöyledir:[/B] [I]“Farzlarını yapan, kebîreleri (büyük günahları) işlemeyen, kurtulur. Böyle kebâir-i azime içinde amel-i salihin ihlâsla muvaffakiyeti pek azdır. Hem, az bir amel-i salih, bu ağır şerâit içinde çok hükmündedir.”[/I] Bu sözlerden asrımızdaki tehlikelerin ne kadar büyük olduğunu anlıyoruz.[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]Hem, takva içinde bir nev’î salih amel vardır. [B]Çünkü, bir haramın terki vaciptir. Haramın terkinden gelen sevaplar küçümsenmeyecek kadar büyüktür.[/B] Üstadın ifadesiyle, [I]“Bir vacibi işlemek, çok sünnetlere mukabil sevabı var. Takvâ, böyle zamanlarda, binler günahın tehâcümünde bir tek içtinab, az bir amelle, yüzer günah terkinde, yüzer vacip işlenmiş oluyor. Bu ehemmiyetli nokta, niyetle, takvâ namıyla ve günahtan kaçınmak kastıyla menfî ibadetten gelen ehemmiyetli âmâl-i salihadır.”[/I]2 [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]Haramların terkinde önemli olan şu noktayı bir kere daha hatırlayalım: [B]İki çeşit ibadet vardır: Müsbet ibadet, menfî ibadet.[/B] [I]Namaz kılmak, oruç tutmak müsbet ibadettir. Günahlardan kaçınmak da menfî ibadettir.[/I] İbadetin ibadet olabilmesi için niyet öncelikli şarttır. [B]İki gününüzü yemeden içmeden geçirmek bir gün oruç tutmak yerine geçmez.[/B] Oruç tutmaya niyet etmeyen kimse ancak gün boyu aç kalmış olur. Hatta nefsine zulmetmiş olur. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]Mimsiz medeniyet insanlığın ihtiyaçlarını şiddetlendirip sefahet meyli, ölümü her zaman hatıra getiren pek çok hastalıklar ve dinsizlik cereyanlarının o medeniyetin içlerine yayılmasıyla intibaha gelip uyanmış insanlığın gözü önünde ölümü ebedî bir idam sûretinde gösterip her zaman insanlığı tehdit ediyor, bir çeşit cehennem azâbı veriyor. Cehenneme gitmeden cehennemî hayatı yaşatıyor. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]İşte bu dehşetli insanlık musîbetine karşı Kur’ân-ı Hakîm’in bir buçuk milyar mensubunun uyanmasıyla ve içinde semavî, kudsî kanunlarıyla bin dört yüz sene önce gösterdiği gibi, yine bu bir buçuk milyar insanın kendi kudsî esasî kanunlarıyla insanlığın bu dehşetli yaralarını tedavi edecektir. Eğer yakında kıyamet kopmazsa, insanlığın hem dünya mutluluğunu, hem ahiret mutluluğunu kazandıracaktır. Ölümü, ebedî idamdan çıkarıp Nur âlemine bir terhis tezkeresi gösterecektir. Ondan çıkan medeniyetin iyilikleri, kötülüklerine tam galebe edecektir. [B]Şimdiye kadar olduğu gibi dinin bir kısmını, medeniyetin bir kısmını kazanmak için rüşvet vermek değil, belki medeniyeti ona, o semavî kanunlara bir hizmetkâr, bir yardımcı edeceğini, Kur’ân-ı Mu’cizü’l-Beyânın işâret ve rumuzlarından anlaşıldığı gibi, Allah’ın rahmetinden şimdiki uyanmış beşer bekliyor, yalvarıyor, arıyor. [/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]Biz burada olaya Müslümanlar açısından bakmak istiyoruz. Müslümanların önünde helâl-haram ölçüsü vardır. Bediüzzaman’ın ifadesiyle [I]“Helâl dairesi geniştir, keyfe kâfî gelir. Harama girmeye hiç lüzum yoktur.” [/I][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray][B]Tiryakilik, görenek ve alışkanlıklar haramı helâl etmez.[/B] Bediüzzaman en son dersinde bir tehlikeye daha dikkat çekmektedir: Dünya-ahiret dengesi. Dünya-ahiret dengesinde ölçü şu hadis-i şeriftir: [I]“Hiç ölmeyecek gibi dünya için, yarın ölecekmiş gibi ahiret için çalışınız!” [/I][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]Şu dünyadan kimler geldi, kimler geçti. Geçenler kabirde günahlarının ezici baskısı altında veya sevaplarının güzellikleriyle baş başa kıyametin kopmasını beklemektedirler. Bizler ise her an onlara katılabiliriz. Dünya fanidir. Bize verilen ömür dakikalarla sınırlıdır. Ama burada çok önemli vazifelerimiz vardır. Dünya ahiretin tarlası olduğuna göre ebedî hayatı burada kazanacağız. Dünyanın sahibi biz değiliz. [B]Bu dünya bir misafirhane, biz ise çok az bir süre kalacak bir misafiriz. [/B] [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]Said Nursî dünyayı şu sözleriyle ne güzel özetlemiştir: [I]“Dünya madem fânidir. Hem madem ömür kısadır. Hem madem gayet lüzumlu vazifeler çoktur. Hem madem hayat-ı ebediye burada kazanılacaktır. Hem madem dünya sahipsiz değil. Hem madem şu misafirhane-i dünyanın gayet Hakîm ve Kerîm bir müdebbiri var. Hem madem ne iyilik ve ne fenalık cezasız kalmayacaktır. Hem madem ‘Allah kimseye gücünden fazlasını yüklemez’[/I]3 [I]sırrınca teklif-i mâlâyutak yoktur. Hem madem zararsız yol, zararlı yola müreccahtır. Hem madem dünyevî dostlar ve rütbeler kabir kapısına kadardır. [/I][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray][I]“Elbette, en bahtiyar odur ki, dünya için âhireti unutmasın, âhiretini dünyaya feda etmesin, hayat-ı ebediyesini hayat-ı dünyevîye için bozmasın, mâlâyâni şeylerle ömrünü telef etmesin, kendini misafir telâkki edip misafirhane sahibinin emirlerine göre hareket etsin, selâmetle kabir kapısını açıp saadet-i ebediyeye girsin.”[/I]4 [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]Hayatta Müslümanlara rehber olacak ölçüler Resûl-i Ekrem’in (asm) sünnet-i seniyyesinde mevcuttur. [B]O neyi yapmışsa en güzelini yapmıştır. [/B]Neyi terk etmişse kötü bir şeyi terk etmiştir. Resûl-i Ekrem’i (asm) rehber edinenler yanlış yola gitmezler. Çünkü, o ne güzel rehberdir. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]Özetle söylemek gerekirse, [I]“Hayatın lezzetini ve zevkini isterseniz, hayatınızı imân ile hayatlandırınız ve ferâizle (farzlarla) zînetlendiriniz ve günahlardan çekinmekle muhâfaza ediniz.”[/I]5 [/COLOR][/SIZE][/FONT] [I][U][FONT=Comic Sans MS][SIZE=2][COLOR=DarkSlateGray][B]Dipnotlar:[/B][/COLOR][/SIZE][/FONT][/U][/I] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=2][COLOR=DarkSlateGray]1- Bediüzzaman Said Nursî, Kastamonu Lâhikası, s. 205 [/COLOR][/SIZE][/FONT][/I] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=2][COLOR=DarkSlateGray]2- Bediüzzaman Said Nursî, Kastamonu Lâhikası, s. 205 [/COLOR][/SIZE][/FONT][/I] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=2][COLOR=DarkSlateGray]3- Bakara Sûresi, 286. [/COLOR][/SIZE][/FONT][/I] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=2][COLOR=DarkSlateGray]4- Bediüzzaman Said Nursî, Mektûbât, s.118-119 [/COLOR][/SIZE][/FONT][/I] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=2][COLOR=DarkSlateGray]5- Bediüzzaman Said Nursî, Sözler, s. 238[/COLOR][/SIZE][/FONT][/I] [LEFT][U][B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkGreen][SIZE=2] Ahmet ÖZDEMİR[/SIZE][/COLOR][/SIZE][/FONT][/B][/U] [U][B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=2][COLOR=DarkGreen]01.06.2009[/COLOR][/SIZE][/FONT][/B][/U] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray][U][B][SIZE=2][COLOR=DarkGreen]Yeniasya[/COLOR][/SIZE][/B][/U][/COLOR][/SIZE][/FONT] [/LEFT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Dünya Hayatının Trafik İşaretleri
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst