Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi
İslama Göre Hayat
Dünya Hırsı
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="ABDULLAH4" data-source="post: 249440" data-attributes="member: 1004566"><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: #8b0000">Nasıl Kurtulabiliriz?</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: #8b0000"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: #8b0000"></span><span style="color: #2f4f4f">Tamahkârlıktan en önemli kurtulma vesilesi, kendimizden aşağı seviyede olanlara değer vermek, onları küçük görmemektir. Böyle davranırsak kendimizde olan varlıkların kıymetini anlamaya başlayabiliriz: </span><span style="color: darkgreen">“Siz kendinizden aşağı olanlara bakınız; sizden yukarı olanlara bakmayınız. Çünkü böyle yapmak, Allah’ın üzerinizdeki nimetlerini küçümsememeniz için daha uygundur.” </span></span></strong><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: #2f4f4f">(İbn Mâce)</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: #2f4f4f"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: #2f4f4f">Cenab-ı Hakk’ın lütfettiği mal, bizlerin yaşayabilmesi ve nice hayırlara vesile olabilmesi için bir araçtır. Sahip olduklarımıza karşı tamahtan kurtulabilmemiz için, İmam-ı Azam Hazretleri’nin aşağıda aktarılan anekdotta yapabildiği gibi, kalbimizde mal kazanma sevgisi veya mal kaybetme acısı bulunmamalıdır:</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: #2f4f4f"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: #2f4f4f">İmam-ı Azam Ebu Hanîfe’nin ilmi faaliyetleri yanında ticaretle de meşgul zengin bir zat olduğu bilinmektedir. Bu büyük insan, gündüz öğleye kadar mescitte talebelerine ders verir, öğleden sonra da ticari işleri ile uğraşırdı. İmamın ticari mal taşıyan gemileri vardı. Bir gün ders verdiği sırada bir adam mescidin kapısından seslendi:</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: #2f4f4f">– </span><span style="color: darkgreen">Ya imam, gemin battı!…</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: #2f4f4f">İmam-ı Azam bir anlık tereddütten sonra, </span><span style="color: darkred">“Elhamdülillah”</span></span></strong><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: #2f4f4f"> dedi. Bir müddet sonra aynı adam yeniden gelip haber verdi:</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: #2f4f4f">– </span><span style="color: darkgreen">Ya imam, bir yanlışlık oldu; batan gemi senin değilmiş!</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: #2f4f4f">İmam bu yeni habere de</span><span style="color: darkred"> “Elhamdülillah”</span></span></strong><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: #2f4f4f"> diyerek mukabele etti. Haber getiren kişi hayrete düştü:</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: #2f4f4f">– Ya imam, gemin battı diye haber getirdik, “Elhamdülillah” dedin. Batan geminin seninki olmadığını söyledim, yine “Elhamdülillah” dedin. Bu nasıl hamd etme böyle?</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: #2f4f4f"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: #2f4f4f">İmam-ı Azam şükrünü izah etti:</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: #2f4f4f">– </span><span style="color: darkred">Sen gemin battı diye haber getirdiğinde iç alemimi, kalbimi şöyle bir yokladım. Dünya malının yok olmasından, elden çıkmasından dolayı en küçük bir üzüntü yoktu. Bu nedenle Allah’a hamd ettim. Batan geminin benimki olmadığı haberini getirdiğinde de aynı şeyi yaptım. Dünya malına kavuşmaktan dolayı kalbimde bir sevinç yoktu. Dünya malına karşı bu ilgisizliği bağışladığı için de Allah’a şükrettim.</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"></span></strong><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: #2f4f4f">Tamahkârlık şükürsüzlük demektir. Şükredebildiğimiz ölçüde hırslarımızdan kurtulabiliriz. Şükür için de gözümüz başkalarının nasıl mal kazandığında değil, kendimizde olmalıdır. Şükretmek için sadece mahallemizde veya şehrimizdeki insanlarla varlıklarımızı karşılaştırmamız da yeterli olmayacaktır; dünyanın değişik bölgelerinde çok zor şartlar altında yaşayan, içecek su bulamayan, uyuyacak bir döşeği olmayan insanları düşünmeliyiz.</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: #2f4f4f"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: #2f4f4f">Tamahın zıddına </span><span style="color: darkgreen">“tefvîz”</span><span style="color: #2f4f4f"> denir. Tefvîz ise, helal olan şeyleri kazanmak için çalıştıktan sonra bunlara kavuşmayı Allah Tealâ’dan beklemektir. </span><span style="color: darkred">“Yeryüzünde yaşayan hiçbir canlı yoktur ki rızkı Allah’a ait olmasın.” </span><span style="color: #2f4f4f">(Hûd, 6) ayetine kalben inanıp, rızık konusunda Allah’a tevekkül edebildikçe bizleri dünyaya bağlayan hırslarımızdan kurtulabilecek ve ötelere doğru yol almaya başlayabileceğiz. Peygamberimiz s.a.v. bu kurtuluşun reçetesini bizlere bildirmiştir: </span><span style="color: darkred">“Müslüman olan, yeterli geçime sahip kılınan ve Allah’ın kendisine verdiklerine kanaat etmesini bilen kurtulmuştur.” </span></span></strong><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: #2f4f4f">(Müslim; Tirmizî). Böylece bereket dediğimiz şey, hırs göstermeksizin bizlere nasip olan malda ortaya çıkar. Başkasının elindekilere göz dikerek tamah ettiklerimizle oluşan mallarımızda bereket olur mu?</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: #2f4f4f"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: #2f4f4f">Eğer Allah’a, O’nun dostlarına, yarattıklarına aşık olabilseydik, vazgeçemediğimiz tutkularımız, cimriliğimiz, yükselme hırslarımız, malın çokluğuna sonsuz güvenimiz olur muydu? Aşk, insanı daha rikkatli, daha tok gözlü, daha alımlı, daha kanaatkâr biri yapmaz mı?</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: #2f4f4f"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: #2f4f4f">Sonuç olarak bir karar vermeliyiz: Dünyayı ve içindekileri bütün ağırlığına rağmen ve iki büklüm olmak uğruna sırtımızda mı taşıyacağız, yoksa sevgisi kalbimize girmeksizin onu avuçlarımızın arasına mı alacağız? Vereceği karara göre kişi kendi akıbetini hazırlamış olacaktır.</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: #2f4f4f"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: #2f4f4f"></span></span></strong>::Ahmet ALEMDAR::</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="ABDULLAH4, post: 249440, member: 1004566"] [B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=#8b0000]Nasıl Kurtulabiliriz? [/COLOR][COLOR=#2f4f4f]Tamahkârlıktan en önemli kurtulma vesilesi, kendimizden aşağı seviyede olanlara değer vermek, onları küçük görmemektir. Böyle davranırsak kendimizde olan varlıkların kıymetini anlamaya başlayabiliriz: [/COLOR][COLOR=darkgreen]“Siz kendinizden aşağı olanlara bakınız; sizden yukarı olanlara bakmayınız. Çünkü böyle yapmak, Allah’ın üzerinizdeki nimetlerini küçümsememeniz için daha uygundur.” [/COLOR][/FONT][/B][B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=#2f4f4f](İbn Mâce) Cenab-ı Hakk’ın lütfettiği mal, bizlerin yaşayabilmesi ve nice hayırlara vesile olabilmesi için bir araçtır. Sahip olduklarımıza karşı tamahtan kurtulabilmemiz için, İmam-ı Azam Hazretleri’nin aşağıda aktarılan anekdotta yapabildiği gibi, kalbimizde mal kazanma sevgisi veya mal kaybetme acısı bulunmamalıdır: İmam-ı Azam Ebu Hanîfe’nin ilmi faaliyetleri yanında ticaretle de meşgul zengin bir zat olduğu bilinmektedir. Bu büyük insan, gündüz öğleye kadar mescitte talebelerine ders verir, öğleden sonra da ticari işleri ile uğraşırdı. İmamın ticari mal taşıyan gemileri vardı. Bir gün ders verdiği sırada bir adam mescidin kapısından seslendi: – [/COLOR][COLOR=darkgreen]Ya imam, gemin battı!…[/COLOR] [COLOR=#2f4f4f]İmam-ı Azam bir anlık tereddütten sonra, [/COLOR][COLOR=darkred]“Elhamdülillah”[/COLOR][/FONT][/B][B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=#2f4f4f] dedi. Bir müddet sonra aynı adam yeniden gelip haber verdi: – [/COLOR][COLOR=darkgreen]Ya imam, bir yanlışlık oldu; batan gemi senin değilmiş![/COLOR] [COLOR=#2f4f4f]İmam bu yeni habere de[/COLOR][COLOR=darkred] “Elhamdülillah”[/COLOR][/FONT][/B][B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=#2f4f4f] diyerek mukabele etti. Haber getiren kişi hayrete düştü: – Ya imam, gemin battı diye haber getirdik, “Elhamdülillah” dedin. Batan geminin seninki olmadığını söyledim, yine “Elhamdülillah” dedin. Bu nasıl hamd etme böyle? İmam-ı Azam şükrünü izah etti: – [/COLOR][COLOR=darkred]Sen gemin battı diye haber getirdiğinde iç alemimi, kalbimi şöyle bir yokladım. Dünya malının yok olmasından, elden çıkmasından dolayı en küçük bir üzüntü yoktu. Bu nedenle Allah’a hamd ettim. Batan geminin benimki olmadığı haberini getirdiğinde de aynı şeyi yaptım. Dünya malına kavuşmaktan dolayı kalbimde bir sevinç yoktu. Dünya malına karşı bu ilgisizliği bağışladığı için de Allah’a şükrettim.[/COLOR] [/FONT][/B][B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=#2f4f4f]Tamahkârlık şükürsüzlük demektir. Şükredebildiğimiz ölçüde hırslarımızdan kurtulabiliriz. Şükür için de gözümüz başkalarının nasıl mal kazandığında değil, kendimizde olmalıdır. Şükretmek için sadece mahallemizde veya şehrimizdeki insanlarla varlıklarımızı karşılaştırmamız da yeterli olmayacaktır; dünyanın değişik bölgelerinde çok zor şartlar altında yaşayan, içecek su bulamayan, uyuyacak bir döşeği olmayan insanları düşünmeliyiz. Tamahın zıddına [/COLOR][COLOR=darkgreen]“tefvîz”[/COLOR][COLOR=#2f4f4f] denir. Tefvîz ise, helal olan şeyleri kazanmak için çalıştıktan sonra bunlara kavuşmayı Allah Tealâ’dan beklemektir. [/COLOR][COLOR=darkred]“Yeryüzünde yaşayan hiçbir canlı yoktur ki rızkı Allah’a ait olmasın.” [/COLOR][COLOR=#2f4f4f](Hûd, 6) ayetine kalben inanıp, rızık konusunda Allah’a tevekkül edebildikçe bizleri dünyaya bağlayan hırslarımızdan kurtulabilecek ve ötelere doğru yol almaya başlayabileceğiz. Peygamberimiz s.a.v. bu kurtuluşun reçetesini bizlere bildirmiştir: [/COLOR][COLOR=darkred]“Müslüman olan, yeterli geçime sahip kılınan ve Allah’ın kendisine verdiklerine kanaat etmesini bilen kurtulmuştur.” [/COLOR][/FONT][/B][B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=#2f4f4f](Müslim; Tirmizî). Böylece bereket dediğimiz şey, hırs göstermeksizin bizlere nasip olan malda ortaya çıkar. Başkasının elindekilere göz dikerek tamah ettiklerimizle oluşan mallarımızda bereket olur mu? Eğer Allah’a, O’nun dostlarına, yarattıklarına aşık olabilseydik, vazgeçemediğimiz tutkularımız, cimriliğimiz, yükselme hırslarımız, malın çokluğuna sonsuz güvenimiz olur muydu? Aşk, insanı daha rikkatli, daha tok gözlü, daha alımlı, daha kanaatkâr biri yapmaz mı? Sonuç olarak bir karar vermeliyiz: Dünyayı ve içindekileri bütün ağırlığına rağmen ve iki büklüm olmak uğruna sırtımızda mı taşıyacağız, yoksa sevgisi kalbimize girmeksizin onu avuçlarımızın arasına mı alacağız? Vereceği karara göre kişi kendi akıbetini hazırlamış olacaktır. [/COLOR][/FONT][/B]::Ahmet ALEMDAR:: [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi
İslama Göre Hayat
Dünya Hırsı
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst